20-11-2017
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
Son Eklenenler
 
Duyurular
AKIL İÇİN YOL BİRDİR

(THERE İS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleriSAĞ TIKLAYIN
lütfen)





























 
Önerdiğimiz sayfalar:
M. SAİD ÇEKMEGİL 
anısına
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090


Nuri BİRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek



Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   kardeşimizin
(facebook sayfasından
dikkate değer görüşler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52



M.Selami Çekmegil'den
(twitter'da kısa beyan 
                ve tartışmalar)
https://twitter.com/M
SelamiCekmegil



M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!
1-
http://tr.wikipedia.org/
w
iki/Selami_%C3%87
cekm
egil
2-
http://www.biyografya.com
/biyografi/5959



    ____________________
BU SİTE
    Selami ÇEKMEGİL’in
Yeğenleri:
    MelikeTANBERK ve 
    Fatih ZEYVELİ'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGİL 
  anısına ARMAĞANIDIR!  


   Anasayfa
Anasayfa
SİCİLYA'DA PORTAKAL TADI
Kullanıcı Oylama: / 24
Yazar Sebahattin Özden   
10-08-2006

Sicilya’da Portakal Tadı 

Sebahattin Özden 
 
 

ImageBu benim sinema üzerine ilk yazım ve öyle derinlemesine bir sinema yazısı yazmaya filan da hiç niyetli değilim; üstelik de bunun, kendime karşı yapacağım acımasızca bir gaddarlık olduğunu düşünürken. Onun haricinde bir film analizi yapmayacağımı böylece –altını çizerek- belirttikten sonra, şu meşhur portakal faslına geçmeden, filmden yüzeysel de olsa bahsetmeliyim, sanırım. Bahsi geçen filmi, ‘Baba’yı defaatle izleyen biri olarak söylemeliyim ki, bu filmden bahsetmek, hele de benim gibi ilk sinema yazısını kaleme alan biri olarak, oldukça güç ve benim kadar umursamaz birini bile umarsız bırakabilecek olması da şahsım adına ukalalık ancak bir film eleştirmeni olmadığıma göre –ve binlerce defa Sevin Okyay’dan özür dileyerek- bu filmi anlatabileceğime, belki tahlil edemesem de en azından şu portakal meselesine değineceğime olan inancım, tamamen filme olan ruhani bağlılığımdan kaynaklanıyor.

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 10-08-2006 )
Devamı...
BEYAZ YÜRÜYÜŞ
Kullanıcı Oylama: / 16
Yazar Necmettin EVCİ   
29-07-2006
BEYAZ YÜRÜYÜŞ  
 
ImageKar denizinin tam ortasındaydılar. 
Hava soğuk mu soğuk. 
Diz boyu gömüle gömüle yürüyorlardı. Belli belirsiz keçi yollarından. 
 
İçlerinden biri durdu. Avuçlarını ağzına götürdü, hohladı sıcak nefesiyle. Cebinden çıkardığı tütünden aldı biraz. Sakız yaptı. Diğeri bir elini koynuna,  diğer elini paltosunun cebine sokup şeker çıkardı ağzına attı. Arkadaşı ‘Dayanamıyorum, geri dönelim’ der gibi ritmik bir düzenle kaldırıp indirmeye başladı ayaklarını. Kasılarak yerinde sayıyordu tek tek. 
 

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 29-07-2006 )
Devamı...
SEBO'NUN TERLİKLERİ
Kullanıcı Oylama: / 17
Yazar Raci Durcan   
26-07-2006
SEBO’NUN TERLİKLERİ
                                                                                                                         Raci Durcan 

 
Yaz geldi, kalın paltolarınızı atıp haififlediniz. Muhtemelen zihninizi de hafif tutmak isteyecek, vatan kurtarmak gibi ağır konulardan uzak duracaksınız. Belki beş yıldızlı tatil yörelerine gidip havuzlarında yüzerek zayıflama hayalleri kuraksınız. Sebo’nun terliklerinin yazı konusu olması her bakımdan durumunuza uygun düşüyor...

   Geçenlerde ‘bizim Sebo’ bana hediyesi 20 liradan bir çift terlik verdi. Terlik dediysem deniz kenarlarında giyilen yazlık şıpıdık terlik değil. Onlar ayak rahat etsin, kolay yürünsün diye yapılır. Bunların tabanında çivi gibi değilse de üzerine bastığınızda ayağa batan sivri uçlar var ki, on dakika üzerinde durabilene aşkolsun! Bir ay önceden haber edip terlikleri sipariş verdiğini ve yakında eline geçeceğini müjde(!)lemişti. Burada paragraf girişinde kullanmış olduğum isim tamlaması için bir parantez açmak gerekecek. ‘Bizim’ kelimesi Kriter’i, Sebo’ da Kriter’in şu Ağustos Böceği’nin zedelenmiş itibarını iade eden yazarı Sebahattin Özden’i tarif içindir... Kriter için ‘bizim’ diye bahis açınca ayrı bir parantez de Selami Ağbiye  gerekiyor.  ‘Ya bu adam herşeyimizi sahipleniyor!’ diye telaşlanması ihtimal dahilindedir.

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 26-07-2006 )
Devamı...
ÖLÜM YOKLUK MU?
Kullanıcı Oylama: / 20
Yazar Bahattin Bilhan   
26-07-2006
ÖLÜM YOKLUK MU?
ImageMerhum M. Sait Çekmengil'den ayrı kalmanın acısı büyük oldu, ancak ölümün hem iyiler için hem de iyi olmayanlar için kötü bir olay olmadığı düşüncesindeyim. Kanaatımca M. sait Çekmengil çok iyi insandı. Ölüm, onu çok iyi bir yurda gitmeye kapı olmuştur. Bu düşünce ile şu satırları yazdım;

Sanma ölüm bir yokluktur,
Ölüm yeni bir soluktur,
Daha aydınlık aleme,
Pek hayırlı yolculuktur.


Ölüm kutlu bir hadise,
Nefestir her zi'nefese,
Doğum ne kadar  kutluysa,
Ölümde kutlu hadise. Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 26-07-2006 )
Devamı...
KARDEŞLERİME SELAM OLSUN
Kullanıcı Oylama: / 12
Yazar Hayreddin BİLGE   
26-07-2006
ImageKARDEŞLERİME SELAM OLSUN

kahpe gecenin sabahında,
     yeryüzünde doğan bir güneş.
yorgun şehrin hükümdarı,
           nemrud'a karşı,
                 elinde baltası,
                       dilinde tevhid kelimesi.

hatırlarsın hani,
   mubarak kitabın övdüğü insanı,
                                                ibrahimi...

Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( 15-11-2007 )
Devamı...
TEŞEKKÜRLER MARC! HARİKA BİR GİRİŞ
Kullanıcı Oylama: / 20
Yazar Sebahattin Özden   
30-06-2006
Teşekkürler Marc! Harika Bir Giriş 

Sebahattin Özden* 

     ImageHenüz 20 yaşımdaydım ve hani neredeyse doğru ile yanlışı ayırt edemeyecek kadar da toydum. Kelime dağarcığım sadece hayatımı idame ettirmeme yeterliydi fakat ben bu durumdan oldukça şikayetçiydim. O zaman Liberte Yayınları’na giderek iki çanta dolusu -zorlukla taşıyabilecek kadar- kitap aldığımı anımsıyorum. Aldığım kitapların arasında ‘Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Para Kurulları El kitabı’ndan tutun da, Mises’in ‘Bürokrasi’sine kadar, uzmanlaşmanıza yardımcı olacak düşünce kitapları vardı ama bunların hiçbiri bir giriş mahiyetinde değildi, bense her şeyden önce bir giriş kitabı okumanın gerekip gerekmediğinden bile haberdar değildim. Tüm kitapları okumalı, aynı ortamı paylaştığımız insanlarla, siyasi ve iktisadi konular üzerinde konuşabilmeliydim.

      İlk önce ‘Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Para Kurulları El Kitabı’nı okuduğumu hatırlıyorum, kitap biter bitmez dolmuşa atlayıp LDT’ye gitmeli, herkese Merkez Bankasının başına geçsem idare edebileceğimi göstermeliydim; öyle de yaptım. Atilla Hoca her zamanki yerinde, kağıtların ve kitapların arasına gömülmüştü; hemen karşısında yerimi aldım. Ona Türkiye’de Merkez Bankasının büyük bir külfet olduğunu, Merkez Bankasının derhal kapatılarak yerine az sayıda kişiden ve bir IMF temsilcisinden oluşan bir kurul oluşturulması gerektiğini söylemiştim. Atilla Hoca her zamanki öğretici kimliğiyle bana ‘Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Para Kurulları El kitabı’nı tavsiye etmişti ve ben de ona çoktan okuduğumu söyleyecek kadar ukalaydım. Hoca o kitabı okumadığı için, kendimi gösterme fırsatı bile bulamamıştım. Bu benim ilk hayal kırıklığım değildi ve son da olmayacaktı.

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 01-07-2006 )
Devamı...
MEALLER KONUSUNDA BAŞKA ELEŞTİRİLER
Kullanıcı Oylama: / 26
Yazar M. Selami ÇEKMEGİL   
30-06-2006
ImageM. Selami ÇEKMEGİL 
      “Kur’an Mealleri konusunda Bazı Eleştiriler” yazımın yayınlanmasını takiben bazı eleştiriler geldi. Yazıya yönelik bu eleştiriler başlıca şu iki hususta yoğunlaşıyor: 1- Diyanet mealinden ve Ali Özek – Hayrettin Karaman mealinden alıntıyla gösterdiğimiz yanlış meallerin ilişkin bulunduğu Kur’an  ayetlerinin doğru çevirilerinin nasıl olması gerektiği; Bu ayetlerin Türkçe karşılıklarını kavram saptırmadan veren meal bulunup bulunmadığı; 2- Yazıda neden sadece belli bir alana yönelik yanlışlar üzerinde yoğunlaşılıp başka yanlışlar da varsa onların da belirtilmediği...

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 25-03-2011 )
Devamı...
SENE 1963; SAİD AĞBİ
Kullanıcı Oylama: / 28
Yazar Mustafa Saraç   
30-06-2006
Image
       Sene 1963, İzmir’de görevliydim. Zamanın hava kuvvetleri komutanı, ilgililere mükâfat olarak benim Amerika’ya gönderilmemi emretti. Ben bu tayini beklerken Malatya’ya tayinim çıktı. O kadar çok üzüldüm ki… Burada bunu anlatmam mümkün değil. Ve ben 5 sene Malatya da kaldım.Ağlayarak gittim, inanın ağlayarak döndüm. ”Sizin hoşunuza gitmeyen şeyler beklide sizin için hayırlıdır. Siz bilmezsiniz; Allah bilir.” Diyen İlahi hikmete muhatap olmuştum zannediyorum. 

     Biraz eski halimden  bahsedeyim:  Okuyan bir solcuydum, yerli hiçbir şey umurumda değil… Bir nevî  şartlandırılmış bir kafa taşıyordum. Bulduğum kitap, yada roman yabancıysa okuyorum, yerliyse dönüp bakmıyorum. Kendimi o kadar çok beğenmiştim ki her şeyi bildiğimi zannediyordum. Bu arada sağda entelektüel bir kimse olan M. Sait Çekmegil’in ismi dolaşıyor, hakkında da bir çok dedikodu duyuyoruz. Bir akşam üzeri yolda yürürken komşum olan İbrahim Yavaş (şimdi rahmetli ) bir grup insanla bana doğru geldi. Merhabalaştık; beraberinde bulunduğu insanları bana takdim etti. İşte M. Sait Çekmegil ile bu ilk tanışmamdı. 

    

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 01-07-2006 )
Devamı...
BAŞKA YOL VAR MI?
Kullanıcı Oylama: / 17
Yazar Raci Durcan   
30-06-2006
  Image Hatalı bir algılama, farkedilene kadar insana yüksek bir maliyet getirebiliyor. Hata yapmadan, doğru bir şekilde sürekli yaşamak mümkün görünmüyor. Ancak eleştirlere ve farklı bakış açılarına duyarlı bir yaklaşımla bunları minumuma indirerek, az zararla kurtulmak belki mümkündür.

   Bu yanlış algılamalardan bir tanesi, erdemlerin sadece belirli bir kitleye, gruba yahut din mensuplarına ait olduğuna inanmaktır. Eğer Türk’lerin kahraman bir millet olduğunu öğrenmişseniz, başka ulusların (mesela Japonların) yaptıkları savaşlarda gösterdikleri yararlılıkları anlamakta zorlanırsınız. Müslümanlığın insanı her türlü fedakarlığa olağanüstü motive etmekte oldukça haklı gerekçeleri(cennet) olduğuna inamışsanız, ahiret inancı olmayan bir ateistin toplum adına kendini feda etmesine şaşırır kalırsınız. Allah’ın dediklerine aldırış etmeyen bir Tüccarın ticaretini dürüstce yaparken görmek şizi şaşırtabilir.

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 17-07-2006 )
Devamı...
<< İlk < Önceki 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 Sonraki > Son >>

Sonuç 2011 - 2020 Toplam: 2096


Advertisement

Anket
Kullanıcı Girişi
Kimler Çevrimiçi
Şuan 186 misafir çevrimiçi
Ziyaretçi Sayısı
29460239 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net