21-09-2018
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
Son Eklenenler
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)





































 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa
Anasayfa
ARALIK KAPI
Kullanıcı Oylama: / 12
Yazar Nurullah ÖZTÜRK   
30-08-2006
ARALIK KAPI
  
Nurullah ÖZTÜRK 

BAŞIMDA BİR RÜZGAR DÖNÜYOR BELLİ,

SAKIN BU DUYDUĞUM, SES KIŞ OLMASIN,

KAÇ ASIR TÜKETTİK AĞIR BEDELİ,

GÖZYAŞI TAKVİMDE, NAKIŞ OLMASIN, 

ARALIK BİR KAPI HAZANA DOĞRU,

ÖBÜR KANADINDA ISLAK AĞAÇLAR,

BATININ GÖZÜNDE, GECELER DOĞU,

AĞLASIN İÇİMDE, YETİMLER AÇLAR, 
















 
 Image
AŞİYAN! BAŞINI KALDIR DA BİR BAK,

ÖMRÜNÜ NELERLE HEBA EYLEDİN,

KIRILDI BAŞINDA BİNLERCE TABAK,

GÜZELİM SOFRAYI HEBA EYLEDİN, 

DÖNMEZLER, SESLENME, BEKLEME, UNUT!

GERİ DÖNENLERİN MESKENİ YOKMUŞ!

ŞİMDİ VUR BAŞINA BEYNİNİ UYUT!

KALBİ DURANLARA YAŞAMAK ÇOKMUŞ! 

EKİM 2004 ANKARA
 
Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 30-10-2007 )
BİR ZAMANDAYIZ Kİ, CEHALET TUFANI
Kullanıcı Oylama: / 20
Yazar Seyyid Ahmet ERRİFAİ   
29-08-2006
ImageEL-BURHANÜL MÜEYYED’den
GÜLDESTE (antoloji):

            BİR ZAMANDAYIZ Kİ, CEHALET TUFANI 

                                                          Seyyid Ahmet ERRİFAİ

                                                          Çev.: Kuddisizade KADRİ


   << Mevla hazretlerine iftiradan hazer ediniz. (ve men ezlamı mimmeni – iftira alellahi keziben ) Ulühiyyet aleyhinde yalan söyleyenden daha zalim kimdir? HALLAC ‘ın enel- hak dediği söyleniyor. Hakka tabi olsaydı böyle söylemezdi… Böyle sözler batıldır… Bu sözlere nasıl cesaret olunur. Evliyalık firavnlık değildir. Nemrutluk ta değildir… Peygamber efendimiz kisve-i ulviyeti, sıfatı amiriyeti, davayı tefevvuku kabul buyurmamış iken, merdi arif bunlara cesaret eder mi?>> 

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 30-08-2006 )
Devamı...
BİR HİTABE
Kullanıcı Oylama: / 24
Yazar Hz. Ali bn. Ebi Talip (r.a.)- Bahattin BİLHAN   
29-08-2006
 
 Müslüman insanın temel ölçüsü olan vahym bir bölümü, şüphesiz ki, sünnet – i seniyyedir. Her Müslüman için Allah Resulünün ( a.s. ), << din babında >> bütün tebliğleri bağlayıcıdır. Bu yüce tebliğ ve beyanları olduğu gibi muhafaza etmek için eslaf – ı kiram, mümkün olan bütün itinayı göstermişler ise de, türlü nedenlerle hakkı batıla karıştıranlar da, her devirde buluna gelmişlerdir.Uydurma hadisler, birbirini tutmayan rivayetler zaman zaman belirmiş, Hz. Ali (r.a.)ın hilafeti zamanında da günün konusu haline gelmiştir. Bu yüzden yüce Halife, tercemesini sunduğumuz hitabeyi yapmıştır
Müslümanlar İçin Hiçbirzaman Önemini Kaybetmeyecek Uyarıcı :

BİR HİTABE
Hitabe:
Hz. Ali bn. Ebi Talip (r.a.)
              Tercüme:
Bahaeddin BİLHAN 
   Şüphesiz insanlar arasında hak olduğu gibi batıl, doğru olduğu gibi yalan, nasih olduğu gibi mensuh da vardır. Bunun gibi, hükmü umumi olduğu gibi, özellik ifade eden emirler, muhkem olduğu gibi müteşabih ve ezberlenip zaptolunan (Hadis) ler olduğu gibi, iyice ezberlenmeyip vehme dayanan rivayetler de vardır.)  Resulullah (S.A.S.) zamanında bile O’nun adına yalan uydurup
Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 22-08-2010 )
Devamı...
OKUMAYI NASIL ANLAMALI?
Kullanıcı Oylama: / 22
Yazar Necmettin Evci   
17-08-2006
OKUMAYI NASIL ANLAMALI? 
 

ImageOkumak nedir?

Niçin okumalıdır?

Okumak yorumlamak ve anlam çoğaltmak mıdır?

Biz kitabı okurken kitapta bizi mi okur? 

“Oku” emriyle başlayan bir vahye muhatap olmuş toplumun (ümmet) şimdilerde pek az okuyor olmasının sebebi, sadece ‘yasaklar’ ve ‘kapalı siyasal yapı’ ile açıklanınca tutarlı bir izah olur mu?  

Okumayı, alışkanlığa, yaşam biçimine dönüştüremeyişimizin sebebini sadece bize tahakküm eden rejime indirgemek yanlış değil belki ama eksik bir tespit olmalıdır. Olayı esasen kültürel boyutuyla, geleneksel yapıyla açıklığa kavuşturmak bizi daha tutarlı sonuçlara götürebilir. Bir olgu olarak okumanın bizatihi yapısal anlamına uygun şekilde hangi dünya ulusunun neyi, nasıl okuduğu da ayrı bir tartışma konusudur. Kendi kültür kaynaklarımız geleneksel olarak daha çok şifahi yolla canlı tutulmakta, yaşanılır kılınmakta, çoğaltılmakta, kuşaklara aktarılmaktadır.(1) Bu noktayı öncelikle belirlemek gerekiyordu. O nedenle okumak, okuma eylemini ilim edinmenin, bilgilenmenin düşünmenin vazgeçilmez gerekliliği saymak, Kur-an’daki “oku” ayetini de bu bağlamda algılamak daha çok toplumsal üst yapının ana elemanları olan elit kesimi (havas, ilmiye) ilgilendirmiştir. Burada Volter, J. Ong’un ‘sözlü’, ‘sözel’ kavramları arasında yaptığı ayrımı göz önünde tutmalıdır. İlim çevreleri için belki sözlü (yazılı olmayan anlamıyla) tarzdan ziyade, sözel (düşünsel/ ilmi) tarzdan bahsetmek daha uygun düşecektir.

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 17-08-2006 )
Devamı...
BAZEN
Kullanıcı Oylama: / 11
Yazar Mahir KAYNAK   
17-08-2006
Bazen... 
Mahir KAYNAK
08.08.2006, Star gazetesi
http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=96610
ImageArada sırada kullandığım bir sözü tekrar etmek istiyorum: ‘Yenilmek güzeldir.’ Her zaman doğru olmasa bile yenilginin kendine özgü faydaları vardır. Yenilen arkasında kin ve intikam duyguları bırakmaz. Galip geldiğini düşünen, ulaştığı yeri, kendi hedefiymiş gibi algılar ve onu değiştirmeye çalışmaz. Aksine bu durumun savunucusu haline gelir.  
 
Genel kanı, ABD’nin Irak’ta hedeflerine ulaşamadığı ve arkasında küçültücü bir yenilgi bırakarak çekileceği yönünde. Eğer hedefin Irak’ın var olan sınırları içinde demokratik bir ülke haline getirmek olduğunu düşünüyorsanız bu yargınız doğrudur, ama eğer proje başka ise ve asıl amaç bölünmüş bir Irak oluşturmaksa neden başarısız olsun?  
 
Eğer bir ülkeyi yönetenlerden hoşnut değilseniz onu değiştirmeye çalışırsınız. Ama ülkenin, yöneten kim olursa olsun, sizin için bir sorun olacağını düşünüyorsanız o zaman onu değiştirmekten başka bir çareniz kalmaz.  

Yorum yazınız (0 Yorum)
Devamı...
OKUYUCU TEFSİRİ
Kullanıcı Oylama: / 25
Yazar Mehmet ÇELEN   
17-08-2006
Yeni Bir Kitap:  Okuyucu Tefsiri 

                              TAKDİM

                                                                                            Mehmet ÇELEN                  

      ImageKur´an aslî itibariyle nûr ve hidâyet kaynağıdır. Öyle bir kelamullah ki, i’caz ve belagat timsalidir. Onun eşi ve benzeri yoktur. Bugüne kadar, “bir benzerini getirin” meydan okuyuşuna, hiçbir edebiyat çevresi tarafından hâlâ karşılık verilememiştir. Bu da onun mucizevî yönünü göstermiştir. Onu okuyup anlayan ve hükümlerini uygulayan kimse, Sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Ona sarılan dosdoğru yola kavuşmuş hidayete ulaşmıştır. Ondan uzaklaşan , hükümlerine sırt çeviren kimse sapıklık girdapları arasında boğulup gitmiştir.
   O, ilimlerin esasıdır. Bütün ilimler ona dayanır. Kur’ân ilimlerinin başında da, tefsir ilmi gelir.Tefsir, Allah’ın son Kelamı’nın yorumlanması, açıklanması ve maksadının anlaşılmaya çalışılmasıdır. Tefsir, yöntem olarak dirâyet ve rivâyet olmak üzere iki şekilde gerçekleşmiştir.  Müfessirin kendi görüş ve düşüncelerini çoğunlukta olduğu tefsir şeklinde dirâyet, rivâyetlerin çoğunlukta olanına rivâyet tesiri denilmiştir. Birde bu ikisi arasında orta yolu tutan hem dirâyeti hem rivâyeti birleştiren tefsirler de yazılmıştır. Kur’an’ın ilk müfessiri, hükümetlerin ilk uygulayıcısı ve bu konudaki ilk numune-i imtisal, son nebî resûl-i ekrem efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) ‘dır.
Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 17-08-2006 )
Devamı...
SİCİLYA'DA PORTAKAL TADI
Kullanıcı Oylama: / 24
Yazar Sebahattin Özden   
10-08-2006

Sicilya’da Portakal Tadı 

Sebahattin Özden 
 
 

ImageBu benim sinema üzerine ilk yazım ve öyle derinlemesine bir sinema yazısı yazmaya filan da hiç niyetli değilim; üstelik de bunun, kendime karşı yapacağım acımasızca bir gaddarlık olduğunu düşünürken. Onun haricinde bir film analizi yapmayacağımı böylece –altını çizerek- belirttikten sonra, şu meşhur portakal faslına geçmeden, filmden yüzeysel de olsa bahsetmeliyim, sanırım. Bahsi geçen filmi, ‘Baba’yı defaatle izleyen biri olarak söylemeliyim ki, bu filmden bahsetmek, hele de benim gibi ilk sinema yazısını kaleme alan biri olarak, oldukça güç ve benim kadar umursamaz birini bile umarsız bırakabilecek olması da şahsım adına ukalalık ancak bir film eleştirmeni olmadığıma göre –ve binlerce defa Sevin Okyay’dan özür dileyerek- bu filmi anlatabileceğime, belki tahlil edemesem de en azından şu portakal meselesine değineceğime olan inancım, tamamen filme olan ruhani bağlılığımdan kaynaklanıyor.

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 10-08-2006 )
Devamı...
BEYAZ YÜRÜYÜŞ
Kullanıcı Oylama: / 16
Yazar Necmettin EVCİ   
29-07-2006
BEYAZ YÜRÜYÜŞ  
 
ImageKar denizinin tam ortasındaydılar. 
Hava soğuk mu soğuk. 
Diz boyu gömüle gömüle yürüyorlardı. Belli belirsiz keçi yollarından. 
 
İçlerinden biri durdu. Avuçlarını ağzına götürdü, hohladı sıcak nefesiyle. Cebinden çıkardığı tütünden aldı biraz. Sakız yaptı. Diğeri bir elini koynuna,  diğer elini paltosunun cebine sokup şeker çıkardı ağzına attı. Arkadaşı ‘Dayanamıyorum, geri dönelim’ der gibi ritmik bir düzenle kaldırıp indirmeye başladı ayaklarını. Kasılarak yerinde sayıyordu tek tek. 
 

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 29-07-2006 )
Devamı...
SEBO'NUN TERLİKLERİ
Kullanıcı Oylama: / 17
Yazar Raci Durcan   
26-07-2006
SEBO’NUN TERLİKLERİ
                                                                                                                         Raci Durcan 

 
Yaz geldi, kalın paltolarınızı atıp haififlediniz. Muhtemelen zihninizi de hafif tutmak isteyecek, vatan kurtarmak gibi ağır konulardan uzak duracaksınız. Belki beş yıldızlı tatil yörelerine gidip havuzlarında yüzerek zayıflama hayalleri kuraksınız. Sebo’nun terliklerinin yazı konusu olması her bakımdan durumunuza uygun düşüyor...

   Geçenlerde ‘bizim Sebo’ bana hediyesi 20 liradan bir çift terlik verdi. Terlik dediysem deniz kenarlarında giyilen yazlık şıpıdık terlik değil. Onlar ayak rahat etsin, kolay yürünsün diye yapılır. Bunların tabanında çivi gibi değilse de üzerine bastığınızda ayağa batan sivri uçlar var ki, on dakika üzerinde durabilene aşkolsun! Bir ay önceden haber edip terlikleri sipariş verdiğini ve yakında eline geçeceğini müjde(!)lemişti. Burada paragraf girişinde kullanmış olduğum isim tamlaması için bir parantez açmak gerekecek. ‘Bizim’ kelimesi Kriter’i, Sebo’ da Kriter’in şu Ağustos Böceği’nin zedelenmiş itibarını iade eden yazarı Sebahattin Özden’i tarif içindir... Kriter için ‘bizim’ diye bahis açınca ayrı bir parantez de Selami Ağbiye  gerekiyor.  ‘Ya bu adam herşeyimizi sahipleniyor!’ diye telaşlanması ihtimal dahilindedir.

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( 26-07-2006 )
Devamı...
<< İlk < Önceki 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 Sonraki > Son >>

Sonuç 2001 - 2010 Toplam: 2092


Advertisement

Anket
Kullanıcı Girişi
Kimler Çevrimiçi
Şuan 86 misafir çevrimiçi
Ziyaretçi Sayısı
35318818 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net