14-08-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Çeviriler arrow Genel arrow LİBERAL EĞİTİMİN BAŞARISIZLIĞI
LİBERAL EĞİTİMİN BAŞARISIZLIĞI PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 14
KötüÇok iyi 
Yazar Hurşit AHMET-Nuri BİRTEK   
26-01-2008

LİBERAL EĞİTİMİN BAŞARISIZLIĞI(*)

                                                                              Hurşit AHMET

                                                                              İng. Çev. admin

         Çağdaş liberal eğitim kavramı      daha önce(**)  tartışılan yaklaşımın tam zıddıdır. Başlangıçta liberal eğitim kölelere ya da serflere uygun olandan farklı olarak, hür insan için uygun olduğu kabul edilen bir eğitim tarzıydı. Yunanlılar da, Romalılar gibi yüksek ilimleri hür vatandaşa mahsus çalışmalar olarak görürlerdi. Ortaçağ döneminde aynı görüş egemendi. Yüksek ilimler gramer, hitabet ve mantıktan oluşan “trivium” ile aritmetik, geometri, astronomi ve müzikten oluşan “quadrivium” adlı iki gruba ayrılmıştı.
Bu çağda liberal eğitim tedricen (azar azar) ideallere karşı hedefsiz ve tarafsız oldu. Bireycilik diğer bütün düşüncelerin pahasına vurgulandı. Eğitim dini ve ahlaki değerlerden ayrıldı. Özgürlük dikkat çeken bir kelime oldu. Konular ve bölümler hususunda seçimli sistem getirildi. Öğrenciye, ortaya çıkmamış melekelerine göre büyümesi ve gelişmesi için geniş hürriyet verilmesi ve kendi düşüncesi ile karakterini belli kalıplar mal edecek hiçbir harici etkiye müsaade edilmemesi gerektiği iddia edildi. Eğitimin bu tarzı Birleşik Devletlerde çok yaygınlaştığı gibi Avrupa ülkelerinde de tutundu.

       Liberal eğitimin meydana getirmiş olduğu sonuçlar hiçbir şekilde cesaretlendirici değildir. Önemli sonuçlardan bazıları aşağıdaki gibidir:

a)      Eğitim öğrenciler arasında sosyal fikirleri geliştirmede başarısız olmuştur. Ve her ne zaman bir toplum kendisine aksiyon ve fedakarlık ilham eden ideallerden yoksun olursa yavaş yavaş tarih üzerindeki kavrayışlarını kaybederler ve çöküş başlar. İkbal’in sözlerinde :

           “Kişinin hayatı, bedenin ve ruhun ilişkisine bağlıdır

             Milletin hayatı gelenek ve kültürlerinin korunmasına bağlıdır.

             Kişi, eğer hayat akışı kesilirse ölür; millet, eğer hayat gayesi reddedilirse ölür”

b)      Böyle bir eğitim yeni nesillerin kalplerine ve ruhlarına ahlaki değerleri takdim etmede başarısızdır. O sadece zihnin istekleri ile uğraşır ve ruhun isteklerini karşılayamaz. Bu ikisi arasında bir çatlak vuku bulur ve bu da büyük bir milli kayba neden olur. İkbal’in söylediği gibi :

             “Bilgi, eğer onu (yalnız) bedenini büyütmek için kullanırsan sana bir yılan (yani zehir) dir.

                Eğer, bilgi ruhu azad için kullanılırsa en iyi dosttur sana.”

c)      bu tarz eğitim ilmin bölümlere ayrılmasıyla sonuçlanmıştır. Liberal eğitim bilgiyi herhangi bir ahenkli bütün içinde organize etmeyi ve tamamlamayı başaramaz. Öğrenciler yaşamı ve dünyayı küçük, ilişkisiz parçalar içerisinde görmeye başlarlar, onların birlik ve anlamını idrak edemezler (kavrayamazlar). Onlar sadece ağaçları görürler, ormanı değil.

d)      Liberal eğitim, son analizlerde hayatın temel ve yaşayan konularında hiçbir idraki (kavraması) olmayan kişiler meydana getirmiştir. Bilfiil uygulamada, bilgileri herhangi bir tecrübe (deneysel) değeri haiz olması için çok sathi (yüzeysel) bulunmaktadır. Ulusal görüş noktasından böyle bir eğitim semere vermeyi başaramaz.

     Çağdaş liberal eğitimin bu sakıncaları şimdi gitgide daha aşikar oluyor. Dr. Frank Adylotte, Amerikan eğitimi hakkında diyor ki: “Başkasına yer bırakmayan teknikle, gayelere karşıt vasıtalarla zihnin işgali; zihni, herhangi bir liberal unsurun edebiyatının, felsefesinin, tarihinin veya dininin etüdünden mahrum bırakıyor” (1)

     Meşhur sosyal felsefeci Walter Lipmann, “Dertli Dünyamızda Eğitimin Durumu” hakkındaki konuşmasında diyor ki:

     “Okullar ve kolejler dünyaya, içinde yaşamaya mecbur oldukları cemiyetin yaratıcı prensiplerini artık anlamayan kişiler göndermekteler. Kültürel an’anelerinden mahrum kalan yeni eğitilmiş batı insanları artık: kendi dimağ ve ruhlarının biçimine ve özüne, fikirlerine, yargılarına, temel prensiplerine, mantığına, Batı Medeniyetini yıkması mukadderdir, ve doğrusu yıkıyor da” (2)

      Uluslar arası Eğitim Enstitüsü ikinci başkanı son makalesinde yazıyor:

      “Birleşik Devletler eğitiminin merkezi problemi, ki diğer bütün problemler buna teğettir, hedeflerin ve felsefenin tanımlanması ve uygulama mevkiine konulmasıdır. Eğitim sisteminin, bu hususlarda hizmet ettiği cemiyeti aksettirdiğini söylemek bu probleme cevap değildir. Eğitim ayrıca bir vasıtadır ki, bununla cemiyet geleceğinin imajını şuurla tasarlaması gerekir.” (3)

    Birleşik Devletler Eğitimi konusundaki son Rockefeller raporları açıkça bu eksikliğe işaret ediyor:

    “Bunlar (öğrenciler) yaşamlarında mana istiyorlar. Eğer dönemleri, kültürleri ve liderleri onlara önemli manalar, büyük gayeler, büyük inançlar teklif etmez ya da edemez ise, onlar da yüzeysel ve ehemmiyetsiz manalara bağlanacaklar. Gayesizce yaşayıp, yaşamalarında mana aramayı şüpheli ve sahte deneyimlere bırakan kişiler, basitçe diğer alternatif mefhumlarla dini gayeler ahlaki değerler, sosyal ve sivil mesuliyet görüşleri ve kendini kavramanın yüksek standardı ile canlandırılmamışlardır. Bu hepimizin mesuliyet taşıdığı bir eksikliktir.

      Eğitimin, mana ve gaye ile telkin edilmesi gereken bir işlem olduğunu farz etmeliyiz. O kadar ki herkes doktrin benimsemiş olacak, o kadar ki her genç kişi kendini büyütmüş ve başlı başına eğitimini ve iradesini mümkün kılmış değere hizmet etmeyi isteyecek.”

      İngiltere’de bir seri çalışmaların oluşturduğu “Üniversite’de Kriz” adlı bir kitapta Sir Walter Moberly diyor ki:

      “Bizim halimiz şudur: Öğrencilerin çoğu gerçekten mühim olan konular üzerinde akıllarına egzersiz yaptırmaya hiç mecbur edilmeden üniversitelerimizden geçmekteler. Akademik tarafsızlığın etkisi altında bunlar, üzerinde hiçbir zaman ciddiyetle durmadıkları sosyal ve politik istatükoda ve laiklik içerisinde “peki” demeye (uysallığa) belirsiz şekilde şartlandırılırlar. Etütlerin yaygın parçalanmışlığı sebebiyle onlar bir yaşam gayesi üzerinde mesuliyet kararlaştırmaya davet edilmezler veya böyle akıllı bir karar vermek için donatılmazlar… Esasta onlar eğitilmemişlerdir. (4)

    Prof. Haroid H. Titus tüm eğitim perspektiflerini gözden geçirdikten sonra yazıyor:

    “Umumi bilgi yığınının eksikliğinden daha da ciddi olan umumi ideal ve inanç eksikliğidir. Eğitim çok sık olarak bazı hayati iddiaları, inançları ve disiplinleri geliştirmeyi başaramaz. Bilim ve araştırmanın, insani değerlerden ve sadakatten tehlikeli bir ayrılışı olmuştur. Eğitim kendi kendini geçmişin manevi mirasından ayırmış, yerine herhangi bir yeterli şey koymayı başaramamıştır. Sonuçta, eğitilmemiş kişiler dahi, sabit bir dünya görüşü olmadığı gibi değer yargıları veya inançları olmaksızın bırakılırlar.”(5)

     M.V.C. Jaffreys şikayet ediyor:

    “Modern Eğitimde en ciddi zayıflık, onun gayeleri hakkındaki belirsizliktir. Tarih üzerine bir bakış, en hayati ve etkili eğitim sistemlerinin; hedeflerini, şahsi yetenekler ve sosyal durumları noktasından çok net biçim şekillendirmiş olduğunu bize hatırlatır; Ispartalı, feodal, Nazi ve komünist eğitimciler buna müşterek olarak sahiptiler, neye inandıklarını ve ne yaptıklarını biliyorlardı. Tersine, liberal demokrasilerde eğitim üzücü şekilde gayelerinde bulanıktır.”(6)

     Bu yeni düşünce akımları, eğitimin ideolojik tarafsızlığı kavramının sönmekte; ve katiyetle bu kavramın kültür ve gelişmeyi zedeleyici nitelikte olduğunu göstermiştir.
1– Adylotte, Frank, Breaking the Academic Lock Step, Harper and Brothers Newyork, 1944,
       p.7
2 – Lippman Walter, “The State of Education in This Troubled World” Vital Speeches for the
       Day, Jan. 15, 1941, p. 200
3 – Current History, Sept. 1958, p. 174
4 – Moberly, Sir Walter, The Crisis in the University, London, 1940, p. 70
5 – Titus Harold H., Living Issues in Philosophy, New York, 1953 pp. 420-21
6 – M.V.C. Jaffreys, Glaneon, An Inquiry into the Aims of Education, Pitman, London, 1950,
       p.61.
(*) kriter, aralık, 83, C. 4, sayı 38, den alınmıştır
(**) bkz.  http://www.kriter.org/index.php?option=com_content&task=view&id=458&Itemid=52

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 27-07-2009 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
85711258 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net