15-04-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow AİHM Hakimleri Hakkında!..
AİHM Hakimleri Hakkında!.. PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 10
KötüÇok iyi 
Yazar Mehmet YAMAN   
12-09-2011
AİHM HÂKİMLERİ İLE İLGİLİ SUÇ DUYURUSU HAKKINDA
BASIN BİLDİRİSİDİR

                                                                     Mehmet YAMAN(*)
Toplumumuzun gözü kulağı, eli kolu olan, saygıdeğer basın mensupları!..
Hemen hepinizin bildiği gibi, ülkemiz ve insanlarımızın yıllardır içinde yaşadığı bir kaosla ilgili olarak, gelinen son noktada, bu zaruri basın toplantısının yapmamıza neden olan bazı olayları, siz kıymetli basın mensuplarımızla birlikte paylaşmak istedik. Şöyle ki:
Bildiğiniz gibi, başörtüsü konusu bir özgürlük sorunu olarak, ciddi bir biçimde problem halinde durmaktadır. Bu konu ile ilgili yapılan siyasal yorumları ve ondan kaynaklanan davranış biçimlerini bir kenara bırakarak, başörtüsü konusunun sadece teknik ve hukuki yönden bir değerlendirmesini hep birlikte gözden geçirelim:

                 

A - LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI (TRAİTE DE PAİX) NDA DURUM:

24.7.1923 tarihli Lozan Antlaşmasının 37. ve 38. maddeleri şöyledir:                                                                                                                                                                   Madde 37-: Türkiye, 38.den 48.e dek Maddelerde belirtilen hükümlerin temel yasalar  [Les Lois fondamentales] olarak tanınmasını ve hiçbir yasa, hiçbir yönetmelik ve hiçbir resmi işlemin bu hükümlerle çelişkili ya da onlara aykırı olmamasını ve hiçbir yasanın, hiçbir yönetmeliğin ve hiçbir resmi işlemin söz konusu hükümlere üstün sayılmamasını yükümlenir.                                                                                                                                                                                                                                         Madde 38-:Türkiye Hükümeti, …Türk halkının tümünün yaşam ve özgürlüklerini, en geniş biçimde korumayı yükümlenir.
Türkiye’nin tüm halkı, kamu düzeni ve genel ahlak ile bağdaşmazlık göstermeyen her din, mezhep ya da inanışın gerek genel, gerek özel biçimde özgürce kullanılmasını hakkına sahip olacaktır.

B - ANAYASAMIZDA DURUM:

1 – Anayasa’mızın  6.maddesine,  “Hiçbir kimse veya organ, kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz. “ denmektedir.
2 ­­ - Anayasa’mızın 12.maddesine, “herkesin kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilemez, vazgeçilemez, müdahale edilemez temel hak ve hürriyetleri bulunduğu belirtilmekte olup, bu özgürlüklerin, ülke bütünlüğünün, Cumhuriyetin, milli egemenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, genel ahlakın, milli güvenliğin ve genel sağlığın korunması amacıyla, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak, KANUNLA SINIRLANABİLECEĞİ”  ifade edilmektedir.
3 – Anayasa’mızın 27.maddesine, “Herkesin (kadın erkek) bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme… Haklarının bulunduğu” ifade edilmektedir.
4 – Anayasa’mızın 38.maddesinde, “kimsenin, işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı” ve ayrıca, “her hangi bir suçu işlediği zaman da, o suç için konulmuş bulunan cezadan daha ağır bir ceza ile cezalandırılamayacağı” ifade edilmektedir.
5 – Anayasa’mızın 42/1 ve 8.fıkralarında, “kimse eğitim ve öğretim haklarından yoksun bırakılamaz… Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. BU FAALİYETLER, HER NE SURETLE OLURSA OLSUN ENGELENEMEZ” denmektedir.
6 – Anayasa’mızın 90?son fıkrasında, konumuz açısından çok önemli bulunan bir konuda şöyle denmektedir. “USULÜNE GÖRE YÜRÜRLÜĞE KONULMUŞ MİLLETLER ARASI ANDLAŞMALAR KANUN HÜKMÜNDEDİR. BUNLAR HAKKINDA ANAYASA’YA AYKIRILIK İDDİASI İLE ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULAMAZ. “
7 – Anayasa’mızın 153/2 fıkrasında ise, “Anayasa Mahkemesi, bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle,  yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.”  denmektedir.

C – ÜLKEMİZDE (Anayasa 90.maddeye göre) KANUN HÜKMÜNDE GEÇERLİ BULUNAN ULUSLAR ARASI SÖZLEŞMELERDE DURUM :

Anayasa’mızın bu maddesi delaletiyle, aşağıda usulüne göre, TBMM’den kanun olarak geçirilmiş ve Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş bulunan, Anayasa’ya aykırılığı hiçbir zaman iddia edilemeyecek ve Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılamayacak olan bazı Uluslar arası sözleşmelerin, ülkemizde kanun olarak geçerli bulunan ilgili maddelerini, aşağıda arz edelim:
1 – Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin, 18.maddesi şöyle demektedir:
“Herkes, düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, din ya da inanç değiştirmek özgürlüğünü, ya da inancını tek başına ya da topluca, açık olarak ya da özel biçimde öğretim, uygulama, tapınma ve ayinlerle göstermek özgürlüğünü de kapsamı içine alır.”
Bu bildirgenin 26.maddesi  ise, “Herkesin eğitime hakkı vardır… Yüksek öğretim, YETENEKLERİNE GÖRE (fiziksel yapıları, renkleri, cinsiyetleri, Harici görünümlerine göre değil )  HERKESE TAM EŞİTLİKLE AÇIK OLMALIDIR “  (İnsan hakları ve temel özgürlükler. Mehmet Genç. Baskı:1997, sh:242-244)

2 – Kişisel ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslar Arası Sözleşme’nin 18.maddesine şöyle denmektedir:
“…Bu hak, her kesin istediği dine, ya da inanca sahip olması, ya da bunları benimsemesi özgürlüğünü ve herkesin ister tek tek, isterse başkaları ile birlikte toplu olarak, kendi din ya da inancını tapınma, uyma, uygulama ya da öğretme bakımından, açık ya da kapalı biçimde ortaya koyma özgürlüğünü de içerir.
Hiç kimse, kendi seçtiği bir din ya da inanca sahip olma ya da bunu kabul etme özgürlüğünü zedeleyecek bir baskısıyla karşı karşıya bırakılamaz.
Bir kimsenin kendi dinini veya inançlarını ortaya koyma özgürlüğüne ancak, yasalarda gösterilen ve kamu güvenliğini, düzenini, sağlığını, ahlakını ya da başkalarının temel hak ve özgürlüklerini korumak için gerekli kısıtlamalar getirilebilir.
Bu sözleşmeye taraf olan devletler, ana-babaların, çocukların kendi inançlarına uygun bir dinsel, ahlaksal eğitim verme özgürlüklerine saygı göstermekle yükümlüdür. “(Eğitim-Öğretimde haklar ve yükümlülükler. Muharrem Balcı. Baskı:1998, sh:418)

3 – İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek Protokollerin 2. maddesinde şöyle denmektedir:

“Kimse eğitim hakkından mahrum edilemez. Devlet eğitim ve öğretim sahasında deruhte edeceği vazifelerin ifasında, anne-babanın, bu eğitim ve öğretimi, kendi dini ve felsefi inançlarına uygun temin etmek hakkına riayet edecektir.” (İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri, Mehmet Genç. Baskı:1007, sh:404)

4 – Kopenhag belgesinin 5/18.fıkrasında şöyle denmektedir:

“Hiç kimse, suçun unsurlarını açık ve belirgin bir biçimde tanımlayan bir yasayla öngörülmüş olmadıkça, bir suç işlediği savıyla suçlanamaz, yargılanamaz ve suçlu ilan edilemez.”

Yine, 9/4.fıkrasında ise, “Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, din ya da inancını değiştirme ve din ya da inancını bireysel ya da topluca, kamuya açık ya da özel olarak ibadet, öğretim, uygulama ve dinsel ödevlerin yerine getirilmesi yollarıyla dışa vurma özgürlüğünü içerir. Bu hakların kullanılması,yasayla öngörülen ve ortaklaşa kabul edilmiş uluslar arası normlarla bağdaşanlardan başka hiçbir sınırlamaya konu olamaz.”


D - SAİR KANUNLARIMIZDA KILIK-KIYAFET:

1 – ŞAPKA iKTiSASI HAKKINDA KANUN:

Madde – 1: TBMM azaları ile idare –i umumiye ve hususiye ve mahalliye ve bilumum müesses ata mensup MEMURİN ve MÜSTAHDEMİN, şapka giymek mecburiyetindedir.

2 – BAZI KİSVELERİN GİYİLEMEYECEĞİNE DAİR KANUN:

Madde – 1: Hangi din ve mezhebe mensup olurlarsa olsunlar, ruhanilerin (din adamlarının) mab’ed ve ayinler haricinde, ruhani kisve taşımaları yasaktır. Hükümet, her din ve mezhepten münasip göreceği yalnız bir ruhaniye, ma’bed ve ayin haricinde dahi, ruhani kisvelerini taşıyabilmek için muvakkat müsaadeler verebilir.

  3 – YÜKSEK ÖĞRETİM KANUNU:

   Ek madde – 17: Yürürlükteki kanunlara aykırı olmamak kaydıyla, yükseköğretim kurumlarında kılık ve kıyafet serbesttir.
E – BAŞÖRTÜSÜ HAKKINDA DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ RAPORU:

   Anayasa’mızın 136. maddesinin gereği olarak, genel idare içinde yer almış bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş Kanunun 5. maddesine göre, İslam dinine inanan insanların (İslam dininin her hangi bir mezhebine göre değil, mezhepler üstü bir teşkilatlanma biçimiyle) dinsel sorunlarının çözümlenmesi ve İslam’ın inanç esasları ile yaşam kurallarının belirlenmesinde, tarafsız ve objektif bir bilirkişi kurumu olduğunu görüyoruz.
Bu yasal esasa göre, İslam inançlılarını ilgilendiren konularda, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı, yine kanuna göre kurulan, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun, objektif kriterlere göre (hiçbir siyasal ya da ideolojik değerlendirmeye pirim vermeksizin), tarafsız bilirkişi kurumu olarak seçilmiş bulunduğu görülmektedir. Buna göre, ülkemiz hukuk mevzuatı itibariyle, İslam inancıyla ilgili olarak oluşacak bir problemin çözümünde, gerek idari ve gerekse yargısal olarak, seçilecek en yetkin bilirkişi kurumu bu makam olup,
idari ve yargısal kurumların, problemin çözümünde, bilimsel ve teknik incelemeyi gerektiren bir rapora ihtiyaç duymaları halinde, bu kuruma havale ile, buradan gelecek bulunan raporların işlem ve kararlarda esas alınması yasal bir gerekliliktir.
Nitekim A. İ H. Mahkemesi, 27.06.2000 tarihide, “Musevi mağdurlar” için, hem “Fransa Hahambaşısı” J. Struk’tan ve hem de “Paris Yahudi Fetva Kurumu’ndan olmak üzere iki ayrı görüş istemiş ve 95/27417 s.lı kararını da, o görüşlere göre vermişti.
Aşağıda örnekte, bu kararın ilk sahifesinin fotokopisi görülmektedir.
 Bu genel tespitten sonra, başörtüsü takma sorununun İslam İnancı ve tatbikatı açısından değerlendirilmesinde de, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun vereceği bilirkişi raporunun çok önem arz ettiğini ifade edebiliriz. Zira, başörtüsü takmak, İslam İnançlısı için inancının bir gereği ise, bu onun engellenemez, devredilemez ve vazgeçilemez temel hakları ve özgürlükleri arasındadır. Anayasa’mızın 12.maddesiyle, yukarıdaki uluslar arası sözleşmelerin maddelerine göre:  Değilse, bu konuda yasaklayıcı düzenlemeleri yapabiliriz. Bunu da kanunla yaparız. Tüzükle ya da yönetmelikle yapamayız. Bu Anayasa ve Uluslar arası sözleşmelere aykırı olur.
Din İşleri Yüksek Kurulu, Genel idarenin diğer birimlerince istenen, bu konudaki talepleri üzerine, zaman zaman bilirkişi raporları vermiş olup, aşağıda iki tanesini örnek olarak arz edelim:

1 -  20.12.1980 tarih 77 sayılı bilirkişi raporu, toplam 7 sahife olup, 8 ana başlıklı gerekçelerle verilen bu raporun sonucunda, “İslam İnançlısı bir hanımefendinin, inancının gereğini yaşamak istiyorsa, başörtüsünü takmak zorunda olduğu ve başörtüsü takmanın İslam inancını bir gereği bulunduğu” ifade edilmiştir.
2 –  03.02.1993 tarih ve 06 sayılı bilirkişi raporu da, toplam 5 sahife tutarındadır. Bu raporda da gerekli inceleme ve kritikler yapılarak, başörtüsünün “İslam İnancını yaşamanın zaruri bir prensibi olduğu” açıklıkla ifade edilmiştir. 

  Devamı: http://www.kriter.org/index.php?option=com_content&task=view&id=2087&Itemid=52
 

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 12-09-2011 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
66503402 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net