26-02-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow İstişare, Tahakküm ve Eleştiri
İstişare, Tahakküm ve Eleştiri PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 4
KötüÇok iyi 
Yazar Veysi ERKEN   
12-10-2008

İstişare, Tahakküm ve Eleştiri

                                     Veysi ERKEN                                                                   

             Dost meclislerinde en çok konuşulan mevzulardan birisi de teşkilatlarımızın başarısızlığıdır. Gerçekten de İslamî hassasiyetin yüksek olduğu varsayılan gönüllü teşkilatlarda başarısızlık söz konusudur. Hayırlı niyetlerle kurulun pek çok teşkilatın zamanla rutinleştiği, zayıfladığı, donuklaştığı ve başarısızlığa sürüklendiği malumdur.
            Siyasi partilerden derneklere, sendikalardan vakıflara kadar gönüllü teşekküllerde aynı durumla karşılaşmamız mümkündür.
            Kendi çapımda yaptığım tahlillere göre başarısızlığın temelinde Kur’an’a muhalif davranışları görürüz.
            Bu durumu birkaç misalle açayım. Kur’an bize “ veşavirhum fil amr” yani istişare ediniz dedikçe biz istişareden fersah fersah uzaklaşmaktayız.
            Bir dernek, sendika, vakıf veya partiyi düşünün.
            Genelde partinin veya derneğin yönetiminde resmi olarak yer alanlarla bile istişare edilmediğini görmekteyiz. Özellikle yönetimde “tahakküm”lerini kurmuş birkaç kişi yönetimde yer almadıkları halde dışarıdan gazel okuyarak yetkili olması gerekenleri yönlendirmekte ve tahakkümlerine almaktalar.
            Kongresini yapmak üzere olan bir parti ile ilgili çıkan haberler bu konu için tam bir ibretlik numunedir.
            İlgili partiyi bilenler bilir.
            Ve bahsettiğim konuyu açıklamaya yeterlidir. 
            Kurum ve kuruluşlarda oligarşik yapılanmalara dönüşen bu durumun temel nedenlerinden birisi birkaç kurucunun o yapıyı ebedi olarak kendi mülkleri olarak görmelerinden başka bir şey değildir.
             Başta iyi niyetlerle, zahmetlerle, fedakârlıkla ve diğerkâmlıkla oluşturulan gönüllü teşekküller zamanla çiftliğe dönüşebilmektedir.
Hatta denilebilir ki, artık o teşkilatlar birkaç kişinin çiftliği ve geçim kaynağı mesabesindedir.
              Tespitlerime göre başarısızlığın bir diğer nedeni de teşkilatta eleştiriden uzak durmaktır.
              Eleştiri büyük günahmış gibi algılatılır mensuplara ve üyelere.
              Büyükler ve kurucular her şeyin en iyisini ve doğrusunu bilir mantığı yerleştirilir teşkilatlara. Böylece yönetimi tahakkümü altına alan grup eleştirilere yani meşverete olduğu gibi kapalı hal alır.
              Büyükler eleştirilemez konumda olduklarından teşkilatlarda hatalar ve statikleşmeler had safhaya ulaşır. Dokunulmazların yenilere ve yeniliklere tahammülleri yoktur. Hatta büyükler zırvalarını prensip olarak yutturmaya kalkışırlar.
              Dolayısıyla teşkilatların dayandığı ilkeler ve kaideler rafa kaldırılır. Teşkilatlarda keyfilik başlar ve şeffaflık ortadan kalkar.
              Artık o teşkilatta yolsuzluk da olur çöküş de, güven kaybı da.
              Otuz kırk yıllık teşkilatlardaki durağanlık bu gözle tahlil edilirse karşımıza hep aynı sebeplerin ve aynı şahısların çıktığını görürüz.
              Şahıslar ne yol gösterir, ne yol bulur ne de yol verir. Adeta “takoz” görevi görür.
              Peki, bu durumdan teşkilatların çıkışı ve kurtuluşu mümkün mü?
              Elbette mümkündür.
              İlk yapılması gereken iş yönetimde yer alanların kendi konumlarını, yetki ve sorumluluklarını sahiplenmeleri ve “takoz” haline dönüşenleri kutsanmadan vazgeçmeleridir.
              Bu vazgeçiş teşkilatlarda şeffaflaşmayı ve gelişmeyi beraberinde getirir.
              Teşkilatlarda herkes yetki ve sorumluluğunu bilir ve ona göre işini yapar.
              Teşkilatlarda yeniden iş bölümü ve işbirliği esası hâkim olur.
              Böylece teşkilatlar bazılarının ebedi çiftliği olmaktan çıkarılmış olur.

                                                                                   Veysi ERKEN

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 12-10-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
64848174 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net