17-05-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow M. Said Çekmegil arrow &. DÜZEN ARANIYOR
&. DÜZEN ARANIYOR PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 3
KötüÇok iyi 
Yazar (Merhum) M. Said ÇEKMEGİL   
27-09-2008
        “…. DÜZEN ARANIYOR”
                                                          (Merhum) M. Said ÇEKMEGİL
   Bir denemeler sahası ve insanın ebediyetine hazırlanma yeri olmaktan öte mümeyyiz bir vasfı görülmeyen dünyamız mutlak huzur yeri değildir. Bunun böyle oluşunun tarihin başlatılabilen bölümünden günümüze kadar tespit edilebilen yönleriyle, daha da belirgin şekilde anlaşılmış olması gerekir. Böyle iken, yolunu tayin edememiş insanların dünya heveslerine musallat kılabildikleri safsataları ademoğlunun gerçekleri görmesine engel oluyor. Hala beşer müfekkiresine ambargo koyan maddeci dikta, insanların normal düşünce yolunda bir engel, bir perdedir. Ama yine de, çoğunlukla zavallılaşmasına rağmen, insanlık çırpınıyor; kurtuluş arıyor. Yine de çoğunlukla farkına varmadığı eziyetlerinden kurtulmak için çareler arayıp duruyor.

Bu cümleden olarak geçtiğimiz Ağustos ayında “Yeni Uluslar arası  Ekonomik Düzen” konulu bir seminere muttali olduk. Şu karanlıklar arasında, sanki adil düzeni bulmuşlar gibi “Daha da Adil Bir Düzen Aranıyor” diye çağrılar yapılıyordu. 

   “Uzmanın Görüşü” diye verilen özet şöyle : “Yeni Uluslar arası Ekonomik Düzen, dünya ülkelerinin tümünün refah ve mutluluğuna yönelik yeni bir sistem araştırmasıdır. Dünya nimetlerinin hoyratça tahribatından, akılsız ve zararlı tüketimden ve özellikle kalkınmış ülkelerle geri kalmışlar arasındaki uçurumun büyümesinden herkes şikayetçidir.

    Yeni düzen araştırmaları bugüne kadar entelektüel seviyenin ve fikir birikiminin üstüne geçerek aksiyon haline geçmiş değildir. 

     Bir kısım karamsar görüşlüler ve tecrübeliler bu türlü yeni düzen taramalarının herhangi bir yapıcı sonuca varacağına inanmamakta, bekleyiş ve ümitlerin içine geri kalmış ülkeleri de angaje ederek tansiyon azaltmak düşüncesinin hakim olduğunu belirtmektedirler. 

    Ne olursa olsun bu konunun tanınmış sözcüler tarafından İstanbul’da tartışılması, fikir seviyesinde de kalsa, bir takım gerçeklerin ortaya çıkmasına yardımcı olacaktır.” (Tercüman 6.8.1978)

    Görülüyor ki dünyayı, dünyada yaşayan insanı tanıyabilmekten çok uzakta olanlar, hala “dünya ülkelerinin tümünün refah ve mutluluğuna yönelik yeni bir sistem araştırması”ndan başka bir şey düşünemiyor. Hala çılgın A. Comte’nin çaresiz kalarak icat etmek istediği “İnsanlık Dini”nin Karl Marks’ta “bir dünya cenneti” ütopyasına dönen masalının etrafa sıçratıp durduğu kirlerden başka ortalarda bir şey yok. Ne acı bir tecellidir ki, hala insanın ebedi mutluluğunun sözü bile edilemiyor.

    Zavallı maddeciliğin başlangıcından günümüze kadar Epikür’lerden geçe geçe gelen,  Marks ve benzerlerinin kaba ihtiraslarında katılaşan, katılaştığı için de bir kısım insanın beynine çarptıkça sarsan, sarsabildiği kadar da ejderleşen azgın materyalizmin çok tehlikeli olma vakıasıyla karşı karşıya bulunuyoruz. Teknik gelişmelerle o kadar küçüldü ki dünyamız, bölgevi sunuşlardan ziyade kürrevî ve küllî hamlelerin dinamik tebliğlerinin aynı anda muhatabı haline gelmiş bulunuyor. Müminler için vazife olan baş iş, başta bu muhataba, İslam’ın davet ettiği hakkı duyurabilmektir. 

   “Daha Adil Bir Düzen” arayanlar, oyun içinde oyun taktiğinin dışında samimi iseler hemen haber verelim ki, değişmez gaye olan insanın ebediliği – unutularak değil, ihmal edilerek hiç değil – her şeyden önce öne alınmadan yapılacak dünyacı araştırmalar bir şifa veremeyecektir, kendilerine. 

   Ebedi mutluluğu mutlak gaye edinen aziz insanın, hakka bağlı (hakça) bir nizamı dünyasına hükümran kılmadan bekleyeceği saadet yoktur. Doğruyu arayan, güzele talip olan, ebedi huzur isteyenler artık İSLAM’I anlamaya yönelmelidirler.
                                                                                                    M. Said ÇEKMEGİL
                                                                                                  1978 Eylül Sayı: 29 Cilt : 3    

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 30-10-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
82131121 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net