26-02-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow CERN,Büyük Patlama Ve Bir Dua
CERN,Büyük Patlama Ve Bir Dua PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 7
KötüÇok iyi 
Yazar Raci DURCAN   
13-09-2008

                        CERN, Büyük Patlama Ve Bir Dua
                                                         Raci DURCAN       

Basının bir fizik deneyine gösterdiği ilgi halka yansımakta gecikmedi. Hepimiz neredeyse nükleer fizikçi olduk. Çok satan gazetelerden birinde çıkan habere göre, deneyin sonuçlarından korkan bazı anneler çocuklarını 10 Eylül’de okula göndermemişler. Bu haber, deneyi yapan bilim adamlarına ve modern bilime ne kadar güvenildiğini göstermek için hazırlanmış olmalı olmalı.

   Fransa sınırında kurulu CERN laboratuarının çalışmaları basında 1–2 yıldır yer alıyordu. 10 Eylüle kadar bilim meraklısı insanların ilgisini çeken bu haberleri, bu tarih itibariyle duymayan kalmadı. Benim ilgimi çeken şey başkaydı.
  
   Basında yer alan haberler, deneyin sanki daha önce hiç yapılmadığını, bu tarihte ilk defa davetlilerin önünde yapılacağı şeklinde aktarılıyordu. Beklenenin olması halinde ön görülmez olaylara sebebiyet verecek böyle bir deneyin bu şekilde yapılması bana tuhaf göründü. Eğer kâinat, teoride olduğu gibi, çok küçük cisimlerin birbiriyle çarpışması sonucu oluşmuşsa bu deney sonucunda da böyle bir netice ortaya çıkabilirdi. Bu kontrolsüz ve devasa enerji herhalde önce oradaki ziyaretçilere zarar verecektir. Fakat dünya çapında ünlü oldukları söylenen bunca fizikçi bunu umursamaz görünüyor, deneyi izlemek üzere toplanıyorlardı.

   Deney ilk defa yapılıyorsa burada ortaya çıkacak bilgilerin herkes tarafından paylaşılmaya hazır olması tuhaftır. Mesela ben önem verdiğim bir konuda deney yapacak olsam bunu kimseyle paylaşmak istemem. Çünkü benim onca emek ve harcama sonucu elde ettiğim bilgiye başkaları bunları yapmadan ulaşma imkânı bulacaktır. Altı milyar avroya mal olduğu söylenen böyle bir araştırma sonuçları, hiç çaba sarf etmeyenlere, bu sürece katkıda bulunmayanlara hemen aktarılabilir mi? Avrupa bu kadar cömert ve bu kadar bilim aşığı mıdır? Eğer öyleyse Nükleer silah uzmanı Fransa, cömertliğini bu konuda niçin sergilememektedir? CERN’de yapılan deney nükleer fizikle ilgilidir ve bu bilim dalının pratikteki en önemli sonucu nükleer santraller ve silahlardır. Ben şahsen şimdiye kadar bir deneyin ilk seferinde halka açık olarak yapıldığına yeni şahit oluyorum.

   Yoktan var olan evrenin büyük bir patlamayla birden ortay çıktığı, bilim çevrelerince kabul gören teorilerden biridir. Böyle bir şeyi deneysel olarak ispata çalışmak, bilimde sona varmak; vardığını düşünmeyi gerektirir. Kaldı ki bu teoriyi kabul edenler, milyarlarca yıl önce olduğu söylenen bu olayın niçin tekrarlanmadığını izah edemezler. Bir şey bir kere oluyorsa başka bir zaman yine olabileceğine otomatik olarak inanmayı gerektirir. Kâinatın böyle bir patlamayla oluştuğuna, evrenin sürekli olarak genişlediğine inanılması gerekçe oluşturuyor. Bu patlamada aldıkları itki gücüyle cisimler uzayda yol alabiliyor ve böylece evren genişliyor. Peki, evrenin genişlediği nereden biliniyor? Uzay’da yaklaşan cisimler mavi, uzaklaşanlarsa kırmızı renkte ışık yayıyorlar. Gözlemcilerin uzak galaksilerdeki incelemeleri sonucu evrenin genişlediğine inanıldı. Gördüğünüz gibi teori gücünü, uzak galaksilerden gelen kırmızıya dönüşmüş ışının yorumundan almaktadır. Işındaki kırmızıya dönüşmeyi başka şeyle izah ettiğinizde Big bang teorisi dayanaksız kalmaktadır. Stephan Hawking ve birçok fizikçi kırmızı ışığı farklı yorumlamakta ve Big-Bang teorisinin günümüzde geçerliliğini yitirdiğini iddia etmektedir.

    Kâinatın oluşumuyla ilgili açıklamalar teoriden öte değildir. Teori; deneysel olarak ispatlanmamış, konu hakkında masa başında üretilmiş yorum demektir. Hem fizik hem de diğer bilimler nezdinde Amerika ve Rusya’nın gerisinde kalmış yaşlı Avrupa’nın, bu eksiğini kapatmak için kurduğu CERN, niçin zafiyetleri bulunan bir teoriyi ispata çalışmaktadır? Altı milyar Avro ile ifade edilen bu büyük harcama, deney olumlu sonuç vermezse çöpe mi gitmiş olacaktır?

    Basında hadisenin bu kadar yer bulması, yapılan denemelerden sonuç alınamaması üzerine reklam yoluna girildiği intibaı uyandırıyor. Bush’un deyimiyle ‘yaşlı Avrupa’ bilimde geri düşmüşlüğünü reklam yaparak kapatmak istemektedir. Böylece yapılan harcamaların bir kısmının kurtulduğunu düşünecekler.

    Ya da bizim bilemeyeceğimiz fakat nükleer fizikçilerin tahmin edebileceği bir şeyin üzeri örtülmektedir.

     Evrim teorisinin en güçlü dayanağı olan Big-Bang teorisini ispatlamayı hedefleyen bu deneye, ülkemizin gazetecilerinin başarı için Allah’a duaları hadiseyi daha da renklendirdi (Bknz. Taraf Gazetesi, Yasemin Çongar). Bildiğiniz üzere Evrim teorisi yaradılışı red eder.

Yorum
Laf Aramızda
Yazar ismetsoner açık 2008-09-15 00:27:38
Efendim yazının tamamında aktarılmak istenen görüş hakkında tarafsızım. Çünkü bu konuda elimizde doyurucu bilgi ve belge yok. Neyin ne olduğunu zaman gösterecektir. Ben iki husustaki hataya dikkat çekmek istedim: 1. Uzaklaşan ışık kaynağının kırmızı frekansa kayması bir "yorum" değil, deneysel bir realitedir. 2. "Big Bang" ve bağlı olarak "Evrenin Sürekli Genişliyor Olması" teorisi evrim teorisini değil yaratılış teorisini destekler. Saygılar.
Yazar girisim açık 2008-09-15 11:27:00
Eleştirilerinizde haklılık payı var. Uzaklaşan cisimlerin kırmızıya kayan frekansta ışık yaydıkları biliniyor. Yani bu konuda yoruma gerek yok Fakat bunun genişleyen evrene değil; çekilen evrene işaret edebileceği söyleniyor. Çünkü uzak galaksilerden gelen bu ışıklardan yakınlaşmaya işaret eden mavi frekansta olanlar da var. Yani herhangi bir galaksinin merkezine doğru çöktüğü kabul edilince bilgiler yerine oturuyor. Yıldızların bazıları bizden uzaklaşacak, bazıları da yakınlaşıyor gibi görünecektir. Bu yorum doğru kabul edildiğinde(ki diğerine göre daha anlamlıdır- mavi ışığı izah açısından) genişleyen evren teorisi geçersiz olacaktır. Yazı fazla uzamasın diye detayları aktarmamıştım, uyarınıza teşekkür ederim. 
Evrenin sürekli genişliyor olmasının yaradılış teorisini destekleyeceğini sanmıyorum. Çünkü her şey küçük bir şeyden meydana gelmişse yaradılışa inanmaya ihtiyaç kalmaz. Fizik, evrenin nereden geldiği ve gök cisimlerini neyin hareket ettirdiği sorusunu cevaplamak için büyük patlama teorisini ortaya atmıştır. Devasa büyüklükteki cisimleri yörüngelerinde inanılmaz hızlarda hareket ettirmek için korkunç enerjiye ihtiyaç vardır. Bu enerji ya dışarıdan cisimlere verilmiş olabilir (yaratıcı) yahut büyük patlamada elde ettikleri enerjiyi halen kullanmaktadırlar. Tabii cevaplanmamış birçok soru kalmaktadır fakat fizik bunları birden değil, zaman içinde açıklamayı tercih ediyor. 
Aslında paradoks şurada yatıyor; bilim adamları akla takılan her ‘nasıl’ sorusunu yaradılışla izaha kalktıklarında bilimsel araştırma akamete uğruyor. Diğerleriyse bu araştırmaların devamı için ‘nasıl’ sorusuna olaylar arasındaki bağlantıları bularak devam etmek istiyorlar. Buna Hıristiyanlık inancı müsaade etmemektedir. Hâlbuki İslam’da hiçbir şeyin rastgele olmadığı, her şeyin bir ilim üzere olduğu anlayışı belirgin olarak kendini gösterir. Sebep-sonuç arasındaki bağlantı bilimdir ve Allah’ın kudretine işaret eder. Onlarsa Tanrısallıkta kuralsızlığı (mucize) ararlar. İslam dışı inanışlar yaratıcının kendini ilimle sınırlamasını anlayamazlar. Allah büyük kudretini insanın, ilimle kavrayabilmesi bize verilmiş bir nimettir.  
Bilim dünyası İslam’ın bu yaklaşımını kavrasa, din-bilim ikilemi ortadan kalkar diye düşünüyorum. 
Konu geniş… 
Raci D. 
Bir Haber
Yazar Sanih açık 2008-09-27 07:04:01
Cern tüneli bahara kadar kapalı kalacak!.. 
 
Maddenin yapı taşlarını anlamayı amaçlayan deneylerin yapıldığı dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcı tüneli Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, onarımlar ve kışın planlanan ara nedeniyle bahara kadar kapalı kalacak.  
 
http://www.habervaktim.com/haber/35217/cern_tuneli_bahara_kadar_kapali_kalacak.html 
Kapatılıyor mu?
Yazar girisim açık 2008-09-27 15:04:03
Bence bu labaratuvar kapatılacak. Bu haberlerle hazırlık yapıyorlar. 6 Milyar Avroluk araştırma boşa gidecek. Hiç değilse reklamdan kazanmış olacaklar. 
Labaratuvar 1952 de kurulmuş ve şimdiye kadar dişe değer buldukları birşey yok. Bu dönemde Amerika ve Rusyadaki ilerlemeler herkesin gözünün önüde. 'Kocamış Avrupa' bilimde de tükeniyor. Bizdeki gazeteler her ne kadar reklam tezcanlısı olsalar da... 
Raci D

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 22-09-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
64848623 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net