14-07-2024
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow YÜCE YOLUN BERRAK YAPISI
YÜCE YOLUN BERRAK YAPISI PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 4
KötüÇok iyi 
Yazar Ercan ARSLANER   
27-08-2008
YÜCE YOLUN BERRAK YAPISI

                                                        Ercan ARSLANER
         Günümüz insanı dünyevi heves ve dertlerin peşine takılmış gitmektedir. Bir yandan da teknolojinin getirdiği kolaylıklar ve renk cümbüşü ile insanın gaibe uzanan yolu kesilmektedir. Aşağıdaki örnek davranış ise, yıllar önce Orta Asya şehirlerinden birinde geçer.

Şehir sakinlerinden biri uzakça yerleri görme hevesine düşer. Sabahın erken saatlerinde fırından sıcak ekmek alıp yoluna devam edecektir. İçerde oturan iki insan İslam hukukuna ait bir konu üzerinde ileri dereceli bir tartışma yapmaktadır.


         Bizim seyyah “Fırınında bile ilmi sohbetler yapılan yerden nereye gidiyorum?” diyerek yolculuktan vazgeçer. Fikri konuşmalar yapılan ortamlarda ise yanlışlar eleştirilir. Şimdi diyelim ki 28 Şubattan sonra bir TV programında bu hareketi yapanlar bir içtihada göre hareket etmişlerdir. İçtihat yapanlar ise isabet etmişlerse, iki; etmemişlerse bir mükâfat (artı puan) almışlardır. Bu işin doğrusunu bilenler ise hemen itirazla işin gidişatında bir eksiklik olduğunu söyleyeceklerdir.

         Bize yardım edecek şu kuralları dikkatle izleyelim:

         Hz. Peygamberin (S.A.) Muaz’a” Aradığın hükmü kitap ve sünnette bulamazsan’ demesi, bu iki kaynağın her hadisenin açık hükmünü ihtiva etmediğini göstermektedir.(İslam Hukukunda İçtihat-Hayreddin Karaman, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Sh.27
Bu sözlerden anlaşılan olaylara uygulanacak kural nas olabilir veya olmayabilir. Diğer bir anlatımla çözecek hüküm Kuran veya sünnette yoksa o zaman içtihat yapılarak sonuca gidilir.

Burada en önemli özellik problemi çözecek kuralın önce Kuran veya sünnette aranması, değilse içtihada geçilmesidir. Günümüzdeki mahkemeler de içtihat yapmakta “İçtihadı birleştirme kararları çıkarmaktadırlar. İkisi arasındaki fark en başta Kuran ve sünnete bakmaktır.

Bizim problemimiz nedir veya bu yazıyı niçin yazıyorum? İslami konuları içeren epeyce kitap yayınlamış bir şahıs,”’28 Şubatı yapanlar yanlış içtihat yaptıysa bir sevap kazanır.” dediği için yazmak gereğini hissettim.  Bu hareketi yapanları mükâfat alacak müçtehitler olarak görmek konusunda 

Eğri oturup doğru konuşmak yerine doğru oturup doğru konuşmak daha iyidir. Yazıma daha açık örneklerle devam edebilirdim. Fakat aydın insanlar ne demek istediğimi herhalde anlamış olmalı. Ayrıca kim, hangi lider olursa olsun o hareketi yanlış veya doğru içtihatlarla açıklamak hevesinde ise onlar için şiddetli bir uyarı vardır (7/37).

Yine görüyoruz ki dünyaya insanların gelişinden beri onlar için çok açık kolaylıklar gelmiştir. Bu emirleri yüce Allah peygamberleri ile göndermiştir. Dinin sahibi doğrudan Allah’tır. Peygamber gelişlerinde zamanların akıp gitmesi yanında insanlarla birlikte problemlerin çoğalması da vardır. Hukuk kurallarının belli bir noktada engellenip kalmaması için Kuran ve sünnet ışığında içtihatların yol açtığını görürüz.

Yukarda nass ve içtihat üzerinde dururken ”Hz. Peygamber’den sonraki bir çağda ameli bir meselenin şer’i hükmü üzerinde İslam müçtehitlerinin birleşmesidir(İslam Hukuku Metodolojisi-Prof. Ebu Zehra-Çev. Dr. Abdülkadir Şener. A.Ü.Basımevi–1973.Sh.194)” cümlesinde İ C M A tarifini görüyoruz. İcma ile yol bulunurken bilenlerin katılımlarıyla topumda birlik sağlanmaktadır. Yukarıdaki 28 Şubatçılar üzerine karar veren kişi bir de çevresindekilerin fikrini sorabilseydi.

Bu noktada adı geçen kuralların kişi ve topluma yansıması insanları tümüyle yücelten yollara götürecektir.Bir yanda doğru usullerle  doğru kararlara varmak öte yanda Allah korkusu daima doğru ve hayırlı sonuçların ortaya çıkmasına sebep olur.,

İçinde yaşadığımız toplum ise her gün yeni bir hırsızlık haberiyle çalkanmaktadır. İşin akıl almaz yanı bu toplumda Güneydoğu’da şehit edilen öğretmen ailelerine verilmek üzere 23 510 DM’yi toplayıp bakanlığına gönderen Eğitim Ataşesi taltif bir yana cezalandırılmıştır.”Ben halkımı uçururum, göklere çıkarırım.” diyenlerin yaptıklarını görmek oldukça hazindir. Fakat hepsi öldüler ve gittiler. Şimdi orada Allah’ın kimseye iltimas yapmadığını, rüşvet almadığını görüyorlar.”Yollarda Yollarını Bulanlar” ve halka ait paraları onun ihtiyaçları göklere çıkarken Atatürkçüler Derneklerine bağışlayanlar halktan aldıklarının yüz katını rüşvet verseler,  oradaki ateşten kurtulamazlar. Kurtulamayanlar arasında özellikle İÇTİHAT SAPTIRANLAR OLACAKTIR. Biri bana “Hep cezadan, ateşten bahsediyorsun.”derse ,”Beni halen anlamıyorsun “demek zorunda kalırım sadece.  
   
SONUÇ
Nas ve onun olmadığı yerdeki içtihatçın günlük hayatımızla ilgisi ne olabilir? Yaşarken en çok kişisel hayatımız içinde problemlerle karşılaşmamız olağandır. Daha iyi bilenlerle istişare edecek durumda değilsek, şahsen düşünmek ve doğru karar vermek zorunda oluruz. Naslardan sonra arayacağımız çözümde yanılırsak bir, isabet edersek iki mükâfat almamız oldukça sevindirici değil midir? Zaten bir hadis meali şöyle der:”Müminin işi taaccübe şayandır. O, bir sıkıntı ile karşılaşırsa sabreder ecir alır; nimetle karşılaşırsa, şükreder ecir alır.”Yeter ki insan Kuran, Sünnet, İçtihat, İcma-ı Ümmet yolunda olsun. Kadıyanilik’in temel görüşünü bilmiyorum ama o şayet bu çizgi dışında ise yol, durum ve konumunu tekrar gözden geçirmelidir.

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 28-08-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
115955423 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net