31-10-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
Son Eklenenler
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa
ÇOBAN KUR'AN'I ANLAR MI? (Sempozyumdan..) PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 49
KötüÇok iyi 
Yazar M.Selami Çekmegil   
07-07-2004
Makale Ana Sayfası
ÇOBAN KUR'AN'I ANLAR MI? (Sempozyumdan..)
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7

 
Demek ki arkadaşlar bunlardan arındığımız zaman, Kur'an'ı Azimüşşanı salt angaje olmamış akıl ve tefekkür ile -kendi mantığı içinde- anlamaya yönelirse -ki Kur'an insan olarak herkese hitap ediyor- çoban da Kur'an'ı böylelerinden daha iyi anlayabilir  ve de anlar... Zaten Muhammed İkbal'in çok iyi bir deyişi var. Şimdi şair adam, şairce söylüyor: 'Kur'an, her okuyuşunda yeniden sana inzal olup, yeniden birşey anlatmıyorsa, ne Razi'nin tefsiri sana birşey söyler, ne de Zemahşeri'nin Keşşaf'ından birşey anlayabilirsin' diyor. Mana olarak böyle diyor;aklımda böyle kalmış... Onun için dikkat edin İkbal'in bu sözü müthiş bir söz. Zemahşeri'nin tefsiri bugün için zaten bana fazla birşey ifade etmez. Neden? Çünki, Zemahşeri Kur'an'ı, o güzelim genel  kuralları o gün yorumlarken, içinde bulunduğu olaylar zihninde bulunarak yorumluyor. Halbuki bugün olayların boyutu farklı. Olaylar nitelik değiştirmiş, biçim değiştirmiş, boyut değiştirmiş. O halde bugün bu Kur'an'ı okuyan adam bu günkü olaylar boyutunda Kur'an'ı kendine yeniden nazil oluyormuş gibi yeni bir algılamayla telakki etmek durumunda. Ha bu demek değildir ki onlardan istifade edilmez. Kesinlikle böyle bir fikrim yok. Ama Kur'an kendisi sana bir şey ifade etmiyorsa, ki İkbal öyle diyor, Zemahşeri'nin Keşşaf'ı sana hiç birşey söylemez. Neticede o bir beşer kelamı. Ama bu Allah'ın kelamı. Hatta bu konuda Temimi de, ‘Fatiha süresi her  okuyuşunuzda  size yeni şeyler söyler’ diyormuş. Böyle ifadeler var...'
 
Değerli arkadaşlarım biz Kur'an'a muhatap olmakla mükellefiz. Yoksa onun yorumlarına, onun tefsirlerine  değil... Bizimle Allah arasında hiçbir perde yoktur. Allah bize şah damarımızdan daha yakındır. ve bizim akidemizde papazın yeri yoktur. Ve bizim akidemizde öğretmenin misyonu öğretmekle sınırlıdır. Hiçbir zaman öğretmenin misyonu Kur'an'ın önünü kesmek için kullanılamaz, bu mümkün değildir. Öğretmen dahi samimi müslüman olursa, Kur'an'a bağlı bu pozisyonuyla  sevapların en yücesine erişir ve cennete erer.. ama bu tavrını değiştirir de kendine ruhbani manada bir espri ile de bir mevki kazandırmaya yönelirse bu, Kur'ani espriye ters düşer. O halde biz Kur'an'la aramıza hiçbir mania koymamalıyız. Ve biz Kur'an'ı bize vahyeden Cenab-ı Allah'ın sözlerine eş değer  başka hiç bir söz düşünmemeliyiz. Hatta bir ayet bugün bazı şeyleri de çağrıştırıyor; diyor ki: 'Onlar Allah tek başına anıldığı zaman, kalpleri kararır. Yanlarında şunları şunları da zikrederseniz o zaman tebessüm eder, açılırlar'*********** diyor. Bakın bir tip çiziyor bize. Demekki biz Allah'ı tek olarak anmalıyız. Allah'a en ufak şekilde dahi yaklaştırılacak başka bir otorite düşünmemeliyiz. Çünkü Allah'tan sonra en yüksek seviye insanın seviyesidir. İnsandan daha üstün bir seviye yok. Melekler var, melekler insana hizmete memur. Yaratılış münasebetiyle  Cenab-ı Allah diyor ki, 'Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.' diyor. Bakın Allah melekleri bu kadar övmez sanıyorum. Meleklere bölye bir vasıf vermiyor Cenab-ı Allah. Cibrili Emin için dahi böyle bir vasıf vermiyor. Cibrili Emin'in o yüce yeri, yüce vasfı insanlığın en şereflisine vahiy getirmesiyle tarif ediliyor. Bu budur. Doğrudan  Allah'a inkiyat ettiği için... Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.’*********** Melekler’ -herhalde Cenab-ı Allah insanın vasıfları hakkında onlara birşeyler söylemiş- ‘Biz seni hamd ile tespih ile yüceliyorken, sen yeryüzünde kan dökecek, fitne fesat çıkaracak birini mi yaratacaksın' diyor. Allah, 'Sizin bilmediğinizi ben bilirim' diyor. Ve o zaman diyor ki Allah, 'Hadi anlatın bakalım bana şunların isimlerini' diyor. Melekler, tabii, biz, diyorlar, ‘biz beyan ederiz ki senin öğrettiklerin dışında birşey bilmeyiz.’ Meleğin üstün vasfı da bu. Haddini biliyor, şeytan gibi küstah değil. Şeytan gibi kendini kuruntuyla farklı tarif eden, yerini bilmeyen biri değil. Şeytan gibi saptırma misyonunu da üstlenmemiş o. Diyorlar ki 'biz beyan ederiz ki senin öğrettiklerin dışında bir şey bilmeyiz'. Dönüyor ademe, ‘söyle bunlara eşyanın isimlerini’; eşyanın isimleri bir anlamda -yorumla söylüyorum- eşyanın hakikatini işaret ediyor, o hakikate  nüfuz kabiliyetini, İşin mahiyetini anlama kabiliyetini işaret ediyor. Söyle bunlara diyor, afedersiniz lafızları  aktaramıyorum, mana olarak iletiyorum. Ve Adem söylüyor isimleri... ‘Demedim mi ben size, sizin bilmediklerinizi ben bilirim diye...’ Allah böylece İnsanın vasfının üstünlüğünü  ortaya koyuyor. Ve ‘secde edin!’ diyor. Melekler secde ediyor. İşin garibi şeytan yan çiziyor; neden? Çünkü o mevkini bilmiyor ve burnunu havaya dikiyor. Allah'a karşı kibirleniyor. Melek ve şeytanın bu farkı içerisinde insan, Allah'a muhatab olma şerefiyle yaratılıyor. Ve bu şerefi Allah bilgi ile tarif ediyor. O halde kim ilimde, bilgide daha ileri düzeyde ise insanlık şerefinde de o kadar ileridedir. Kim ilimden ve bilgiden daha uzakta ise insanlık şerefinde noksanlıklar vardır. Ama insan olduğu sürece, aklını kullandığı sürece, misyonunu unutmadığı sürece, Allah'a muhatab olduğundan gafil olmadığı sürece, insan çok şerefli varlıktır. Çünkü Allah böyle tarif ediyor...
 
Değerli kardeşlerim, çoban gerçekten iyi bir tiptir. Ve çoban da ön yargısız olarak, şartlanmış olmaksızın Kur'an'a yönelirse, onu olduğu gibi algılamaya hazır olduğunda  iyi anlama şansını haizdir. Bu itibarla Allah bize böyle saf, böyle samimi, böylesine cenneti hedefleyen bir bakışla –ki çobanın hedefi cennettir yanı- cennetine liyakati nasip etsin. Adama söylersen cennetten tegafül etmesi mümkünmüdür? Çobanın zaten kazanacağı dünyada pek fazla birşey de yok. Ona bir tek cenneti verebilirsiniz ödül olarak. Dünyadaki hiç bir şeyin onun önünde fazla hesabı da yapılmaz. Onun için Allah bize cennete yönelmiş çoban safiyetiyle İslam'a yönelmek lütfunu esirgemesin versin, bağışlasın. Biz o zaman kalbi hastalıklı olanları da çok iyi tanırız. Mesela bize çok hikmetli bir söz söylenir. Bir büyük zata atfen 'ya olduğun gibi görün, veya göründüğün gibi ol"... Birgün otobüste seyahat ediyorum. Bilkentli öğrenci arkadaşlarla karşılaştım. Değerli tiplerdi, bu söz doğru mu dedim. O zat söylediğine göre doğrudur dediler. Peki o zat söylememiş olsaydı da doğru muydu dedim. Doğrudur dediler.Biraz düşünerek doğrudur dediler. Bakın bana yanlış gözüküyor dedim. Olduğu gibi görünmek insana değil, hayvana özgü bir meziyettir. İnsan giyinik olur. İnsan giyinir, yani  bir giysi alır üzerine. Çıplaklar kampında olan insan bile o kadar uzaklaşmasına rağmen ağaçtan bir yaprak koparır saçına aksesuar niyetine takar, olduğundan daha güzel görünmeye çalışır. İnsanda böyle bir temayül vardır. Olduğu gibi görünmek koyunun kuzunun işidir. Ama siz başka platformdan aldınız dediler örneği... Sizin düşündüğünüz platformdan alalım, dedim. Oruç tutmamak nedir? Günahtır; ama oruç tutmadığını müslümanlara hakaret için sokak ortasında sigara tüttürerek, müslümanların yüzüne üfürerek, olduğu gibi görünmek temayülü -ben en kibar ifadeyi kullanayım- saygısız bir varlık görüntüsü verir. İnsan olan böyle birşey yapmaz, başka bir insana gereksiz hakaret etmez. Oruçlu olmadığını o topluluğa hürmeten gizler. Ha şu önemli bir husustur; adam olduğu gibi görünmez ama, bu arada şunu da gözden kaçırmamak gerekir, gelip müslümanlara ben sizdenim deyip, gidip başkalarına da  o beyinsizlerle eğlendim diyerek, aslında ben onları alaya aldım, onlardan değilim sizdenim diyenler sahtekarlar ve de hastalıklı kalplerdir. Çünkü bunlardaki söylem ve gizlenme insanı aldatma amacına matuftur. Güzel görünmek amacına değil... Eğer insanı aldatmak gibi bir hedefiniz varsa, bu çok çirkin birşeydir. Salt insanı aldatmaya iyi demek  mümkün değil. Güzel görünmek, ve güzelliğe temayül insani bir haslettir. Ve herkese karşıdır. Bundan maksat, kötülüklerini gizleyerek kötülüklerin kötü olduğu bilincinde olmaktır. Eğer siz kötülüğü teşhir ederek, onunla övünüyorsanız kötülüğün propagandasını yapıyorsunuz demektir. Esrar mesela vahim bir bela. Siz esrarı güzel diye propagandasını yapıyorsanız esrarkeşten betersiniz. Mesele şudur: insanı aldatma amacı olmaksızın, kötüyü güzel göstermemek, utanarak kötülüğünü gizlemek,. giyinik olmak bu bakımdan insani bir vasıf ve güzelliktir. 


Son Güncelleme ( 24-09-2016 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Anket
Kullanıcı Girişi
Kimler Çevrimiçi
Şuan 57 misafir çevrimiçi
Ziyaretçi Sayısı
60541892 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net