31-10-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
Son Eklenenler
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa
ÇOBAN KUR'AN'I ANLAR MI? (Sempozyumdan..) PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 49
KötüÇok iyi 
Yazar M.Selami Çekmegil   
07-07-2004
Makale Ana Sayfası
ÇOBAN KUR'AN'I ANLAR MI? (Sempozyumdan..)
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7

 
Kur'an'da, bu insana yönelik hitaplar içinde  bir de bize enteresan bir yöntem daha görünüyor. Bilmiyorum -herkes muhakkak dikkat etmiştir de- şu düşüncemi ortaya getirmek istiyorum. Kur'an'da 'Ya Beni İsrail' diye bir hitap var. Beni İsrail bir kavmin adı; İsrail oğulları... Ey İsrail Oğulları diye Kur'an hitap ediyor. Ey İsrail Oğulları diye hitap eden Kur'an'da 'Ya Beni İsmail' diye bir hitaba ben rastlamadım, 'Ya beni Osman' diye bir hitaba rastlamadım. Ey Araplar diye, Ey Türkler diye, Ey Oğuz nesli diye bir hitaba ben rastlamadım ve bu beni düşündürdü. Acaba, Kur'an'ı Azimüşşan 'Ya Eyyühennas' dedikten sonra, bütün insanları kapsamına aldıktan sonra, niçin özellikle 'Ya Beni İsrail' diye bir hitap seçiyor? Bu gerçekten calibi dikkat bir şeydir. Çünkü Allah'a  muhatap olmanın bir ayrı şerefi var, bir ayrı onuru var. İnsanın bütün mahlukat arasında eşref olması, onurlu olması, Allah'a muhatap olmasından kaynaklanıyor. Yani Allah'ın onu muhatap edinip, ona teklifler vermesi, onu imtihan etmesi.. insanın şerefi bununla alakalı, bundan kaynaklanıyor. O halde insana şeref veren Allah, 'Ya Beni İsrail' diye ayrıca bu kavme hitap ederken, bu kavme ayrı bir imtiyaz mı veriyor, bu kavme ayrıcalık mı tanıyor? Bu beni düşündürdü. Niçin 'Ya Beni Arap' yok, 'Ey Araplar' yok veya 'Ey Osmanoğulları' yok, bu neden böyle olabilir?..
 
Bir defa Kur'an kavmiyetçiliğe karşı... İnsanların üstünlüğünü takva ile tarif ediyor. O’nun emirlerine, onun nehiylerine riayetle tarif ediyor... O halde Beni İsrail de insanlardan bir insan olduğuna göre, onun üstünlüğü de bununla tayin edilir. 'Niçin Kur'an'da özel muhatap oluyor' diye düşündüm. Sonra baktım, tarihi bilgilerimle, bize öğretilenlerle, müşahedelerimle ve bugünkü müşahadelerimle baktım: İsrail oğullarının 'herkese problem olma', 'herkesin konusu olmak' bakımından bir imtiyazı var. Yani bu bir realite, insanlığın realitesi. Yani geçmişteki yurtlarından çıkarılışları, yurtlarından ayrılışları, bunun gibi bir takım imtihanlara tabi oluşları, Kızıldeniz'i geçip, onları zulümle takip edenlerin boğuluşu, mesela Romalıların onlara farklı muamele etmeleri, İspanyollar katletmeye yöneldikleri zaman Osmanoğullarının yönetiminde İslam adaletiyle korunmaları, mesela Hitler'in fırınlara atıp işkence ettiği bu kavmin işkencecisinin de neticede intihar edip kendini helak etmesi, Yahudi düşmanı Musollini'nin hezimete uğrayıp o terzil edici konuma gelmesi ve bugün Yahudi'nin bir takım insan toplulukları tarafından farklı farklı muamelelere veya prestij veya tahkir tavırlarına hedef olması ve aynı zamanda bugün dünyada, bütün dünya sorunları içerisinde İsrail oğullarının bir mihrak mevki işgal etmesi. Ve ondan sonra dünyanın ekonomik işleyişinde Yahudilerin ağırlıklı bir faktör olması.. bunlar benim dikkatimi çekti. Hiçbir kavimde bu kadar böylesine örnekleşmiş modeller karşıma çıkmıyor. Ençok bunlarda çıkıyor ve bir bakıyorum Yahudi hem şatoda yaşıyor hem de gettolarda burun sürtüyor. Bir bakıyorum Yahudi bir toplumun en zengin zümlereleri arasında oluyor hem de en sefaletli yaşayan insanları oluyor. Ve bakıyorum bazı toplumlarda en prestij verilen bir camia, aynı zamanda tersi oluyor. Şimdi o halde, zeka: mesela büyük alimler çıkıyor, Einstain çıkıyor, Marks çıkıyor, alim demeyim hadi, nazariyeciler çıkıyor. Einstain bir alimdi, alim çıkıyor. Bunun yanında Yahudinin ahmaklığı karikatürlere veya anlatımlara konu oluyor... Yani, dengeleri tarifte Yahudi en üst ve en alt uçları temsil ediyor...

O halde ben şöyle bir sonuca vardım. Kur'an, insanlara hayat rehberi olabilecek soyut düsturları tarif ederken, arkasından insanı örneklendirmek ve somut bir insan maketi göstererek, soyut düsturların bu maket üzerinde somutlaştırılarak algılanmasını kolaylaştırıyor. Bu yolla biz, bu çerçeve içerisinde, insana özgü fazilet, meziyet ve tersi kavramların  hepsini bu camiada bir arada bulma imkanına sahip olabiliyoruz. Ve başlıyor Bakara Süresi, münafıkları, kafirleri tarif ettikten sonra, cezalardan bahsettikten sonra geliyor; 'Ya Beni İsrail' diyor. 'Size verdiğim nimeti  ve 'Sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayın' diye devam edip  rehberliğini somut bir insan maketi, bir insan modeli çizerek, onlar üzerindeki anlatımlarıyla, derinleştiriyor...

İşte ben de, beni bu sohbete davet eden kardeşimizin konu ne olsun dediği zaman telefonda, o anda davetçi kuruluş olarak  'Kur'an Araştırmaları Vakfı" ismini işitince, bu yöntemsel çağrışımla bir insan tipi olarak  zihnimde 'çoban' tecessüm etti ve  konu ‘Çoban Kur'an'ı anlayabilir mi?' olsun dedim.
 
Gerçekten Yahudi, nasıl toplumlar arasında 'Eyyühen nas' diye hitap eden Allah'ımızın, insanlara çizdiği somut bir maket ise, biz de insana ilişkin meselelerimizi müzakere ederken, 'çoban' diye bir tip ortaya getirip, bu çoban tipi üzerinde meselelerimizi  irdeleyebiliriz diye düşündüm. Ama böyle simgesel bir tip için neden  çoban aklıma geldi? Çünkü onda da simgesel bazı özellikler var. Çoban, iki şeyi, daha doğrusu  üç şeyi simgeler:
 
Birincisi, çoban samimiyeti simgeler, çobanın önünde sade bir çizgi vardır, yaptığı görevlerin unsurları vardır, yapacağı görevin netliği ve sadeliği vardır. Bu çizgisi içerisinde samimiyet ve sadelik onun en belirgin özelliği olur; sırtında abasıyla o, dağlara meralara gider, karşısında fazlaca muamele yapacağı insanlar yok. O halde girift hesaplara da fazla ihtiyaç duymaz. Kurnazlık düşünme ortamında değildir. Bir bu var.
 
İkincisi, çoban okumamışlığı simgeler. Yani çoban tahsil imkanı bulamamıştır, sadece tefekkür ve tezekkür ile belki irfanını geliştirmiş, belki ruhi yeteneklerini ileri düzeye çıkartmış, deruni his ve karizma içerisinde sade insana özgü bir idrak düzeyi kazanmıştır. Bu da birşeyi simgeler, yani ümmi, yani süslü felsefelerle zihni fazla kirlenmemiş dediğimiz insan tipini simgeler...
 
Üçüncüsü, çoban insanlar arasında çok önemli bir gerek, bir vasıf olarak yönetim, yönetme ve bir topluluğu bir yerden alıp başka bir yere götürmeyi simgeler. Ve o bu ameliye için bir takım şeyleri kullanarak, mesela kaval çalarak, idaresindeki sürüyü  kendi isteğiyle sulamaya götürmeyi temsil eder. Köpekleriyle sürünün dağılmamasını temin eder; bir de böyle bir yeteneğin temsilcisidir o. O halde, çobanda da en alt ve en üst düzeyde yetenekleri simgeleyen uç özellikler var. Çoban tipik ve sade bir hayat adamıdır.


Son Güncelleme ( 24-09-2016 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Anket
Kullanıcı Girişi
Kimler Çevrimiçi
Şuan 45 misafir çevrimiçi
Ziyaretçi Sayısı
60540968 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net