09-08-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa
ÇOBAN KUR'AN'I ANLAR MI? (Sempozyumdan..) PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 49
KötüÇok iyi 
Yazar M.Selami Çekmegil   
07-07-2004
Makale Ana Sayfası
ÇOBAN KUR'AN'I ANLAR MI? (Sempozyumdan..)
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7

 
Evet muhterem arkadaşlar Kur'an'ı tanımak önemli bir olay. Çünkü Kur'an önemli bir rehberdir. Kur'an olmasza kurtuluşa erer miyiz bilmem ama Kur'an kurtuluşumuz için çok yararlı, çok rahmet, çok büyük bir kolaylık. Bu kolaylıktan istifade etmekten geri durmak bir takım softalara mahkum olmamıza müncer olur. Softalara, sahtelere teslim olmak bir insanın onuruna yakışır mı? O halde ilme, gerçeğe, olaylara yönelmeli. Kevni ayetlerle kavli ayetlerin arasını açmamalıyız. Açamayız da...

Ondan sonra aklımızı rafa koymamalı ve aklımızla hayatı algılamaya yönelmeliyiz. Bu takdirde Allah'ın rahmetinin hep üzerimizde olacağı kanaatindeyim. Bunlar benim düşüncelerim. Birazda tahrik ifade eden cümlelerim oldu, yanlışlarım olmuştur... En büyük mutluluğum muhterem hocalarımın huzurunda olmaktır. Çünkü düzelmek ve şu andaki yanlışlarımı da sizlere duyurmak fırsatı içindeyim ve böylece yanlışlığın mahkumu olmayacağım. Bir de, sorularla tahrik ettim; karşı sorularla tartışma zemini açmak istiyorum. Aslında eğitimde iki yöntem var; bir: pasif metod diyorlar; bir kişi konuşuyor diğerleri dinliyor, diğeri de, aktif metod diyorlar: burada herkes katılarak meseleyi birlikte müzakere ediyorlar.Bu ikincisi  Ebu Hanife'nin yöntemi imiş. Aslında bu tür toplantıları herkesin katıldığı aktif eğitim yöntemiyle yapabilsek o zaman bereket çok daha fazla artar. O zaman üstün nitelikli insanlar ortaya çıkar... Bugün son olarak İngiltere'den bir hatıramı söyleyeceğim. Çocuğumu 5 yaşında bir okula götürdüm eğitim ihtiyacım var. Falan okul çok iyidir dediler. Çok övdüler; devlet okulu... Kapıyı çaldım, açtım; bir baktım odada çocuklar kimi yere yatmış, kiminin elinde masamsı birşey, kimi oturuyor, kiminin elinde boya, kiminin elinde defter; böyle.. kimi boyuyor, kimi yırtıyor, kimi yapıştırıyor bir de köşede bir bayan. Masanın önünde oturuyor. Kapıyı açtığımda bu manzarayı görünce  -gençliğimde bir mahalle mektebi propagandası vardı. zihnimde yer etmiş-  onu çağrıştırdım ve ürktüm. Refleks olarak kapıyı çektım ve çıktım. İradi değil, refleks olarak. Fakat çok zeki bir öğretmenmiş, çok akıllı bir bayan herhalde, dışarı çıktı ve: ‘galiba’ dedi, ‘görüntü hoşunuza gitmedi. Bakın’ dedi ‘bu okul bu yörenin en iyi okuludur.  Çocuğunuzu verin’... Ücret falan yok, ha.. Ama kadın bana rica ediyor... Çünkü neden; görev bilinci var herhalde, ondan... Aldığı maaş için ülkeye katkıda bulunmak istiyor. ‘Çocuğunuzu bu okula verin’ dedi. ‘Eğer 15 gün sonra farkı hissetmezseniz, alın; çok okul var hangisine isterseniz götürün’ dedi. Utandım. O, kapıyı çekişimdeki zihnimin gerisinde saklı olan düşünceden dolayı utandım. Ve çocuğumu  verdim o okula.15 gün bana vaad edilmişti; bir hafta on gün sonra çocuğumun davranışlarının değiştiğini farkettim. Bu fark nerden; bu fark çocuğa papagan gibi bir şey ezberletilmiyordu orada, ondan. Bir takım sloganlar, bir takım şeyler ezberletilmiyordu. Orada çocuklara bir yetenek kazandırılmak isteniliyordu. Daha ilk çağlarda çocukları hayat denen engebeli yolda yolu aşarken kendi kabiliyetleriyle nelere dikkat etmesi gerektiği yeteneğini kazandırmak istiyor adamlar. İyi ve kötüyü kendi aklıyla görmesi için egzersiz yaptırıyorlar. Ve öğretmen arkadan sadece izliyor. Hepsinin ne yaptığını izliyor ama müdahalesi yok; emri yok, şunu yok, bunu yok. Fakat bir bakıyorsunuz ileri yıllarda, ileri günlerde, önünü açıyor; çocuğun kabiliyetini keşfediyor. O, istikametteki çocuğun  sadece önünü açıyor. Ve çocuk açılan bu  yoldan yürüyor. Onun için 15 yaşına geldiği zaman marangoz olacaksa marangozluğa, pilot olacaksa pilotluğa yöneliyor, yani çocuk mecrasında yürüyor. Bizim gibi üniversiteleri bitirip de 7 milyon insan işsiz kalmıyor. Bu eğitimin farklılığıdır... İşte değerli arkadaşlar böyle aktif bir eğitim tarzı içerisinde meselelerimizi müzakere edip tartışabilecek bir yeteneğe  ulaşmak dileğimi de tekrar etmek istiyorum.
 
Hepinize tekrar en derin saygılarımı sunuyorum, eleştireliriniz ve sorularınz varsa almak isterim. Teşekkür ederim. Görüşlerimin haklı olmayan tarafları var; bunu tahmin ediyorum...

*Bakara: 2

** Kasas: 23-27

*** Furkan: 7

**** Mülk: 3

***** Bakara: 286

****** Cin: 14

******* Yusuf 108

******** Vakıa: 27

********* Hud: 39

********** Zümer: 45

*********** Ali İmran: 7

*********** Bakara 47

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!



Son Güncelleme ( 24-09-2016 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
56607075 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net