22-11-2017
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
Son Eklenenler
 
Duyurular
AKIL İÇİN YOL BİRDİR

(THERE İS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleriSAĞ TIKLAYIN
lütfen)





























 
Önerdiğimiz sayfalar:
M. SAİD ÇEKMEGİL 
anısına
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090


Nuri BİRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek



Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   kardeşimizin
(facebook sayfasından
dikkate değer görüşler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52



M.Selami Çekmegil'den
(twitter'da kısa beyan 
                ve tartışmalar)
https://twitter.com/M
SelamiCekmegil



M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!
1-
http://tr.wikipedia.org/
w
iki/Selami_%C3%87
cekm
egil
2-
http://www.biyografya.com
/biyografi/5959



    ____________________
BU SİTE
    Selami ÇEKMEGİL’in
Yeğenleri:
    MelikeTANBERK ve 
    Fatih ZEYVELİ'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGİL 
  anısına ARMAĞANIDIR!  


   Anasayfa
İngiltere'nin anayasası ve anayasa mahkemesi niçin yok? PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 19
KötüÇok iyi 
Yazar Av.Cüneyt Toraman   
03-08-2008

İngiltere’nin “anayasası” ve “anayasa mahkemesi” niçin yok? 
                       Av. Cüneyt TORAMAN

Anayasalar bilindiği gibi, devletin, yönetim biçimini, temel yapısını, işleyişini ve organlarını gösteren, hak ve özgürlükleri güvence altına alan, diğer yasaların da uygun olmak zorunda olduğu “temel” bir yasadır. Anayasa hukukunda, anayasalar, (Hobbes ve Rousseau’dan mülhem) “toplumsal sözleşme” olarak da nitelendirilmektedir. Toplumun bütün katmanlarının, bu temel yasanın (anayasanın) ilkelerine uymayı kabul ettiği varsayılır. Yasaların anası olarak kabul edildiğinden, değişiklik için, her gelen iktidarın bu çatıyı bozmaması için, “nitelikli çoğunluk” aranmaktadır. Anayasayı, birlikte ve barış içinde yaşamanın “kırmızı çizgileri” olarak nitelemek de mümkündür. Anayasası bulunan ülkelerde,
yasama organı tarafından çıkarılan yasaların anayasaya aykırılıklarını denetlemek için, “anayasa mahkemesi” kurulmuştur. Yasada anayasaya aykırılık varsa, anayasanın ilgili maddesinde değişiklik yapılmadığı sürece o yasa yürürlüğe giremez. Anayasa mahkemelerinin kaç üyeden oluşacağı, nasıl seçileceği, görev ve yetkilerinin ne olacağı, “anayasa” ile belirleneceğinden, anayasanın hazırlanış sürecine göre ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Bizde, -anayasa metnine göre- yasama organı, değiştirilmesi dahi teklif edilemeyen bir-kaç madde dışında istediği değişikliği yapabilir. Anayasa mahkemesinin, bu değişiklikleri esas yönünden denetleme yetkisi bulunmamaktadır.

Dünyanın hemen her devletinde, -İngiltere gibi- istisnalar hariç, bir “anayasa” bulunuyor. İngiltere’nin “anayasasının” ve “anayasa mahkemesinin” olmamasından çeşitli anlamlar çıkaranlar olabilir. Ancak ben; bunun, İngiltere’nin “imparatorluk geleneğinin bir sonucu” ve “siyasal tercihi” diye düşünüyorum. Zaten anayasacılık hareketleri, son yüzyıllarda ortaya çıkmış bir kavram olup, milyonlarca kilometrekarelik alanlarda hüküm süren büyük imparatorlukların (Sasani, Bizans, Osmanlı, vs.) hiç birinin anayasası olmamıştır. Anayasaların, hak ve özgürlüklerin teminatı için “gerekli/zorunlu” olduğu öne sürülmekte ise de, günümüz anayasalarının, yeterli bir koruma sağlayamadığı görülmektedir. Anayasası olmayan Osmanlı toprakları üzerinde yaşayan, dini, dili, ırkı farklı yüzlerce etnik grubun insan hakları standardının, “Avrupa insan hakları sözleşmesi” standartlarının çok çok üzerinde olduğunu düşünüyorum.

Bir toplumun anayasasız yönetilebilmesi için, Osmanlı devleti gibi, sağlam ahlak ilkeleriyle donatılmış, köklü ve güçlü geleneklerinin olması gerekir. Böyle bir gelenek yoksa, toplumun bir kesimi diğerlerine üstünlük sağlamaya ve sindirmeye çalışıyorsa, sosyal barışın temini için, azınlıkta kalan kesimin haklarını korumak için “anayasa” ihtiyaçtır. Ancak anayasanın, böyle bir barışı kurabilmesi için, anayasa hazırlanırken, toplumun bütün katmanlarının katılımı ve hak ve özgürlükleri güvence altına alması gerekir. Toplumun (hazırlık aşamasında) söz sahibi olmadığı bir anayasa, barış bir yana, çatışma sebebi bile olabilir. Türkiye’nin son atmış yıllık siyasi tarihinde, (siyasal-ekonomik-sosyal) gerginliklerin en önemli sebeplerinden birinin, darbe ürünü (mevcut) “anayasalar” olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Osmanlı devletinin yıkılmasından sonra, bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar arasında ulusal ve uluslar arası güçler tarafından uygulanan sistematik “ayırımcılık”, yüzyıllardır barış içinde yaşayan farklı kimlikler arasında, derin yarıklar oluşturmuş, güvensizlik meydana getirmiştir. Güveninin kalmadığı bir ortamda, anayasasız bir yönetimin olamayacağı ortadadır. Bu güvenin tekrar tesis edilebilmesi için, her kesimin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alacak, milletin iradesini esas alacak “sivil bir anayasaya” ihtiyaç vardır. İyi bir anayasa, milletin iradesinin, sadece başkalarının hak ve özgürlüklerinin ihlali nedeniyle sınırlandırıldığı, toplumun bütün kesimlerinin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alındığı, herkesin onaylayabileceği bir anayasadır. Egemenliği, atanan bürokratik kurumlar arasında paylaştıran, milleti tehdit olarak algılayan bir anayasanın, barış ve huzur getiremeyeceği açıktır. Dünyadaki anayasaların çok azı, o ülkede yaşayan vatandaşların iradesini yansıtmakta, büyük çoğunluğu, “egemen güçlerin”, sipariş üzerine hazırlattıkları anayasalardır. İngiltere, kendisi için bir anayasaya ihtiyaç duymazken, sömürgelerinde anayasaya gerek duyması, anayasadaki kurumlar eliyle o ülkedeki denetimi sürdürme amacı olabilir.

Ancak, şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki; anayasalar, hiçbir zaman, “hukuka uygunluğun” güvencesi olmadığı gibi, anayasanın olmaması veya yasakçı anayasalar da, (daimi) hukuksuzluğun göstergesi olamaz! İngiltere’nin sömürgeleri için hazırladığı anayasaların yetersiz kalması gibi. Yeter ki bir toplum, kendini değiştirmeye karar versin!

Yorum
kriter, ufuk açıyor!..
Yazar Melitenli açık 2008-08-05 08:49:08
kriter, ufuk açıyor!..  
İ. Melitenli
Yazar Fahri açık 2008-08-05 22:13:43
İngiltere'nin, niçin anayasası yok.? 
-Demekki, ihtiyaç hasıl olmamış.!
Re:Önemli bir tartışma
Yazar girisim açık 2008-08-25 16:00:42
 
Yazı pek önemli tartışmalara yol açacak giriş niteliği taşıyor. Bu yazıdan sonra ‘Yöneten devletlerin anayasası olmaz, tabi devletlerin olur’ şeklinde bir tarihçiden bilgi edindim ki; konuyu tamamlar niteliktedir. Osmanlı Devletinin yıkılma süreci içinde yayınlanmış Tanzimat Fermanın işlevi, konuyu aydınlatır nitelik taşıyor. Altı yüzyıl dünyayı yöneten Osmanlı, bir anayasa yapma ihtiyacı duymamış ve onca geniş toprakları idare etmiştir. Tam küçülmeye başlayınca anayasa ilan edilmesi ilginçtir. 
Günümüzde İngiltere’nin bir anayasasının olmaması, dünyayı aslında kimin yönettiğinin ipucunu veriyor. Kudret sahibi kendini, yine kendi yaptığı yasalarla sınırlar mı? Dev gibi bir adamın kendini iple bağlayarak bir cüceden dayak yemesine benzer bu! Aklı başında kimse böyle bir şey yapar mı? 
Anayasa ihtiyacı duymayan yönetici devletler tabi devletlere baskı yaparak anayasa yapmalarını isterler. Çünkü tabiiyetleri, anayasanın güvencesindeki kurumlar aracılığıyla sağlanır. Anayasalar, imtiyaz sahiplerinin haklarını güvence altına almaktan başka bir şeye yaramazlar. Bir ülkenin yöneticileri eğer gerçek yerliyse yani boyun eğmeleri gereken başka bir dış güç yoksa, onları Allah’tan başka sınırlayacak ta yoktur. 
Binlerce yıldır anayasa yapma ihtiyacı duymayan Müslümanların ortaya koydukları muhteşem uygarlıklar göz önündeyken şimdiki anayasa heveslerini hiç anlamıyorum. Bu insanlar eğer samimiyse, mutlak otorite sahibi oldukları evde de bir anayasa(hane içi yasalar) yapıp kendilerini uymaya mecbur etsinler bakalım. Mesela senede 15 gün tatil, çocuklara şu kadar harçlık vs. gibi. (Aslında bu kurlar zaten vardır fakat uygulanmadığında kimse bunu niye yapmadın diye soramaz babaya. Sorsa bile soranın yaptırım gücü yoktur.) Bunun olabilirliğine inananlar, güç sahibi bir devletin de Allah’tan başkasının yasalarıyla sınırlandırabileceğini söyleyebilir. 
Raci D. 
İngiltere’nin "anayasası" ve ̶
Yazar Melitenli açık 2008-10-28 10:49:15
Soru: İngiltere’nin “anayasası” ve “anayasa mahkemesi” niçin yok?  
 
Cevap: sanırım Allah'ın yürümek için lutfettiği kendi ayaklarını kendisi bağlamasın diyedir.  
İ.MELİTENLİ
Ya idare Mahkemesi veya Danıştayı var mı
Yazar Sanih açık 2008-12-28 01:24:18
Peki İngiltere'nin İdare Mahkemesi veya Danıştayı var mı? Bir bilen var mı? 

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 28-09-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Anket
Kullanıcı Girişi
Kimler Çevrimiçi
Şuan 228 misafir çevrimiçi
Ziyaretçi Sayısı
29497167 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net