20-11-2017
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL İÇİN YOL BİRDİR

(THERE İS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleriSAĞ TIKLAYIN
lütfen)





























 
Önerdiğimiz sayfalar:
M. SAİD ÇEKMEGİL 
anısına
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090


Nuri BİRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek



Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   kardeşimizin
(facebook sayfasından
dikkate değer görüşler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52



M.Selami Çekmegil'den
(twitter'da kısa beyan 
                ve tartışmalar)
https://twitter.com/M
SelamiCekmegil



M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!
1-
http://tr.wikipedia.org/
w
iki/Selami_%C3%87
cekm
egil
2-
http://www.biyografya.com
/biyografi/5959



    ____________________
BU SİTE
    Selami ÇEKMEGİL’in
Yeğenleri:
    MelikeTANBERK ve 
    Fatih ZEYVELİ'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGİL 
  anısına ARMAĞANIDIR!  


   Anasayfa
TAKLİD ve... PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 19
KötüÇok iyi 
Yazar Burhan HOŞHAN   
10-10-2005
Image

      İnsanımızın en önemli problemi bilmek değil yaşamaktır.


      İnsan her şeyi bilebilir. Hatta karşı çıktığı, düşman olduğu düşünceleri dahi bilebilir. Bu nedenle bilmek değil, bilmek, inanmak ve yaşamak önemlidir.

      Ama ilimsiz yaşamak hiç bir şeyi ifade etmez. Anlatmak istediğimiz bilerek yaşamaktır. İlim olmadan yapılan hareketler takliddir. Taklid ise insanın beynini paslandıran bir hastalıktır.Çünkü, çalışan akıl (beyin) ışıldar.

      Taklid; neyi, niçin, nasıl sorularının cevabı aranmadan bazı fikirlerin veya hareketlerin şuursuzca tekrarıdır. Anne babayı toplumun sivri kişilerini veya liderleri olduğu gibi örf ve adetlerin, mezheplerin taklidi yapılmaktadır.

Taklidin ne yapana ne de taklid edilene bir faydası olmaz. Taklid edilen âlim olsa dahi taklidciye faydası yoktur. Çünkü her nefis kendi yaptığından sorumludur. Bir hareketi filan alim yapsa bile o kişi hatasız değil ki hareketleri de muhakkak doğru olsun. Doğru olabilirliğin yanında yanlış olma ihtimalide vardır. Günahsız olan yalnız peygamberlerdir. Onlarda olan küçük hataları Allah hemen düzelttiği için onlar hatasızdır, diyebiliyoruz. Filan alim şahsa veya bir başkasına vahy gelmiyor ki hatasız olabilsin. Zaten <<ben günahsızım>> diyebilen kimse var mıdır, yok ise niçin taklid edelim.

      Bir fikre inanmak ve yapmak taklid ile değil tahkik ile olur. Tahkik ney, niçin, nasıl sorularına cevap verilmesidir.

      Her şeyden önce bilgimiz araştırma sonucu olmalıdır. İşte bu bilgi istenilen sağlam bilgidir. Hareketlerimize yön vermelidir. Pasif şeklinde kalırsa meyvesiz ağaca benzer.

      Sanat, sanat için değildir. Sanat inancın estetik bir şekilde anlatılmasıdır. Yazıda yazmış olmak için yazılmaz.

      Yazı yazmak ve nutuk çekmek için bilgili olunmamalıdır. Çok okumuş çok bilgili desinler diye bilinmemelidir. İnsan ayaklı kütüphane olmak için değil canlı olmak için okumalıdır. Hayatımızda pratik değeri olmayan felsefi bilgilerden ziyade kendimize ve insanımıza en faydalı bilgiler ile donanmalıyız. Halkın değil hakkın rızasını istemeliyiz.

      Çok şey bilen ama yaşayamayan acaba nedir? Kitap yüklü merkep dense tam ifadesidir. Çünkü birçok bilgi ile yüklü olduğu halde bu bilgilerin kendisine hiçbir faydası olmaz.

       İnsan yaptığını söylemelidir>> çünkü en etkili propaganda yaşanarak anlatılan fikirlerdir. Yaşanmayan fikirler yalnız göze hitap eder. Radyo, teyp gibi: yaşanarak tebliğ edilen şeyler hem göze, hem kulağa hitap eder, sinema televizyon gibi.

       Şehitlerin kanları çok zaman kalemin yapmadığı etkiyi yapar. Onların haberleri imtihan meydanlarına örnek olur. Seyit Kutup bunun güzel örneğidir. Yazdıklarını ve konuştuklarını kanıyla imzalamıştır. Şehitler topluma kan ve can verir. Suyun toprağa can vermesi gibi; Nasihatın vaaz’ın etkilemediği, üzerlerine ölü toprağı serpilmiş toplumları şehit kanları harekete geçirip can vermiştir. Şehit vermeyen hangi hareket elle tutulur, gözle görülür başarı kazanmıştır gösterebilir misiniz?..

       İnsanlar inandık demekle bırakılmıyorlar. Mallarıyla, canlarıyla, sevdikleriyle imtihan olunuyorlar. Bu imtihanı başarıyla verenler inandıklarını yaşayan kimselerdir. Sevdiklerini, mallarını ve canlarını gerektiğinde inancı için feda eden kimseler zoru başaranlar dünya ahiret saadeti kazanırlar.

      İnşallah bizde hakka inanan, inandığını yaşayan kimseler oluruz.

(kriter, 4. Cilt, Temmuz 84, 45. sayıdan)

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 11-10-2005 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
29460896 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net