28-10-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Temel Konular arrow ŞANLI KURANa DAİR
ŞANLI KURANa DAİR PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 3
KötüÇok iyi 
Yazar M. Selami ÇEKMEGİL   
31-07-2008

ŞANLI  KUR’AN’a  DAİR

                                                M. Selami ÇEKMEGİL

Bu kitapta şüphe yoktur. Bu emin bir kitaptır.

Kural belirleyen emirleri, hurafeye bulandırmayanlar için açıktır, nettir; yasakları belirlidir, nettir, kesindir.

Bu Kitap doğruya iman tavsiyesidir. Şüphe, imanın zıddıdır; kuşku, felsefededir. Kuşkuculuk bir ruh hastalığı olup, kuşkunun beyinde yer etmesidir.. İman ise kuşkunun giderilmesi, ruhun dengeye ermesi, felsefenin bilimleşmesi, beynin sahteliklerden ve iki yüzlülükten temizlenmesidir. Gerçek imanın temelinde tahlil ve terkip vardır; ilim vardır. Bilinçsiz iman saplantıdır, totemdir: 
Hint ineğinin  tanrılaşması, evine ekmek alamayan babanın çocuğunun sütünden keserek babasına türbe yaptırması gibi rastgele bir saplantıdır. Bilimsiz iman totemcilik anlayışıdır. Bilinçsiz imanın değeri olsaydı Allah bizi İslam’a bir basiret üzere değil, körü körüne davet ederdi; “Hala düşünmeyecek misiniz” demezdi...

Bu Kitab’ın, kötü sondan, kötü işlerden kaçınmak isteyenlere bir rehber olduğu da şüphesizdir. O, insanı özlenen hedefe, Cennete götüren bir kılavuzdur. Bu kitap, Allah’ın vazettiği doğa kanunları içinde devr-i daim eden evren için kalıcı bir düzen; sebep sonuç ilişkisi belirleyen hayatın akışı içinde toplumların mutlu sonuçlar elde etmesine yönelik bir ışık; hiçbir davranışı karşılıksız kalmayacak olan fertlerin bitimsiz saadetleri için bir yürüme kılavuzudur.

Tabii onu kabul etmeyenler ondan yararlanamazlar. Onu rehber kabul edenler, muttakilerdir: kötü sonuçtan sakınanlardır. Allah’ın vereceği karşılığı şimdiden ciddiye alanlardır... Allah korkusu Ahd-i Atik yazarına göre de, hikmetin başı, aklın başlangıcıdır. Takva, dilini, elini ve kalbini kötülüklerden sakınmaktır, geri tutmaktır. Takva yerine göre doğruluk, iyi eylem, samimiyettir; hayat yolunun dikenlerinden sakınma şuuru içinde mesafe katetme; duygulu bir vicdan taşımaktır.

Bu Kitap takva sahipleri (Cennete varmak isteyenler) için, bir kılavuzdur. “Allah herkesi Cennete koyar; istemeyen  müstesna”... Allah, isteklere ve liyakate mukabele eder. İstemeyenin cezası (karşılığı) belli bir vakte kadar kendi haline, daha sonra da layık olduğuna terk edilmektir.

Kimlerdir muttakiler?
Muttakileri biz nasıl tanırız? Kalpleri Allah bilir; biz ancak kendimizi tanır, başkaları hakkında görülenle muamele ederiz. Muttakiler: gaybe, gayb hakkında Allah’ın bildirdiğine inanır, onu öğrenmek isterler. Onlarda ahiret bilinci, hesap verme endişesi vardır. Bu endişe ile iyi iş yapıp, kötü iş yapmaktan geri dururlar. Onlar, daha çok hesaba çekecek olana yönelir, ona dua ederler; namaz kılar, ondan iyilik isterler. Başkalarına, Allah’ın isteğinden, Resulullah’ın öğrettiğinden fazla namaz empoze etmezler; helali haram, serbestiyi mecburiyet gibi göstermez, hakkı hak, batılı batıl olarak sunar, emrolundukları gibi dosdoğru yaşamaya çalışırlar. Böylece yaratıklara tapmaktan, kula kulluk etmekten kurtulur, yücelirler. Zorluklar karşısında İbrahim Ethem gibi tacı tahtı bırakıp kaçmaz -gücü varsa tabi- Ali İzzet Begoviç gibi yanlışa karşı direnç gösterirler. Onlar, Allah’ın kendilerine verdiklerinden yerli yerince harcarlar.

Bütün nimetler Allah’tandır. Nimetler: Allah’ın verdiği fiziki şeyler olabilir; yiyecek, içecek, giyecek, evler, bahçeler, fabrikalar, servetler gibi... Bunlar elle tutulamaz bazı yetenekler de olabilir: tesir gücü, iktidar, sağlık, kabiliyet ve bunlardan neşet eden imkanlar gibi… Ya da ruhi meziyetler olabilirler: iyiyi kötüden ayırma yeteneği, insanı tanıma, sevginin derinliğine inme kapasitesi gibi... Kötü sonuçtan sakınan muttakiler, bütün bu nimetleri yerli yerince kullanır, tevazu ve insafla harcarlar; stok yapmazlar. Bütün bu nimetlerden başkalarının refahı, iyiliği için de dağıtım ve yatırım yaparlar. Onlar ne zevk ve safa, lüks düşkünü sefihler; ne de bencil cimriler, düşüncesiz harcayan müsriflerdir. Onlar itidal üzere giderler, efendidirler. Onlar bu imkanlarını başkalarına da açık tutarak biri birlerine karşı kardeşlik duygusunu, insanlık şuurunu ve beşeri tesanüdü geliştirerek dağınık fertlerden bir millet meydana getirirler. Millet budur işte...

Bu vasıfları ile onlar, son peygambere ve ondan önce vahyolunanlara kalplerini açık tutarlar; onları reddetmez, örtmezler, kabul ederler. Onlar ahirete yakinen kanidirler. Takvaları, bu güvenli imanları ile Allah’a samimi bağlılıklarındandır.

İşte onlar, eğiticileri olan Allah’tan gelen bir iz, bir çizgi, bir hidayet üzerindedirler. Nimete erenler de onlardır. Gerçek nimetler onlar içindir.

Her nimetin doğru kullanımı o nimetin çoğalmasını ve başka nimetlere de ulaşılmasını sağlar. Gerçek muvaffakiyet, saadet, felah, refah, ikbal budur; ve bunlar muttaki zümreleredir.

Nimeti elindeki günübirlik fırsatçılıklarıyla tanımlayanlara ve sınırlayanlara sözümüz yoktur bizim. Bırakın, bir süre, o fırsatları içinde oyalanıp dursunlar; çalıp oynasınlar... Er ya da geç başları dara düşecek; er ya da geç onlarla da görüşülecek!..

                                                        M. Selami Çekmegil  

                                                                               
Bkz: Bakara/2-5:
“İşte o kitap ki, onda kuşku yoktur. O, muttakiler (kötü akıbetten sakınanlar) için bir kılavuzdur.”
“Onlar (kötülükten kaçınan muttakiler), gayba inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden başkalarına da infak ederler.”
“Ve onlar, hem sana indirilene, hem senden önce indirilene inanırlar; ahirete de (kavrayarak) kesin kes inanırlar.”
“İşte bunlardır, Rablerinden bir hidayet üzere olanlar; işte bunlardır, (gerçek anlamda) kurtuluşa (Cennette saadete) erecek olanlar...”


(Çoban Tefsiri'nden)

Yorum
English Version of the text..
Yazar Sanih açık 2008-07-31 20:28:13
A slightly different English version of the text is presented below: 
 
ABOUT THE GLORİOUS QURAN (LA RAYBE FIH) 
There is no doubt in this book. This is a trustworthy book.  
Its orders are clear for the people who do not contaminate them with superstitions. Its prohibitions are clear and certain.  
This book is a recommendation to believe in the truth. Doubt is the opposite of faith; Doubt is in philosophy. Doubtfulness is a mental condition where suspicion is set in the head. Whereas, faith is the disappearance of doubt, the equilibration of the soul, scientification of philosophy and the purification of mind from double standards and falseness. There is analysis, synthesis and science in the foundation of faith. The faith without science is totemistic: like the deification of Indian cows or at the edge of 21 century where inflation, unemployment and poverty is common place and many people could not find food to eat whereas, the rulers of this country able to find a huge amount of money to build a tomb for a person who was tried with capital punishment in the past. Faith without knowledge is like taboo.  
If there were any value of faith without knowledge the God would not say, " Are you still not going to think". There is no doubt that this book is a guide to people who wants to avoid bad doings and the bad ends. This Book is a guide to lead people to the desired destination, to heaven. This Book is a permanent order in the universe where everything follows the laws of nature which themselves are imposed by God. This book is also a light for the societies that are shaped by a set of causes and effects of events in their lives; and a roadmap to lead people to eternal happiness whose every act will be rewarded. It is a guidebook for the people for their infinite happiness where none of their action is left unanswered.  
Of course, the persons who do not accept it they cannot benefit from it. The people who accept it as a guidebook are the true believers. They are the ones who avoid from bad end. They are the ones already take God's punishment seriously. According to the author of Old Testament the fear of God is the starting point of wisdom. TAKVA is to avoid and keep away from badness with ones hands, tongue and heart. Takva also means truthful, good deed and honesty, to lead a conscientious life avoiding consciously all the badness on the way. 
This book is a guide for the people who abstain from sins. God lets everybody go to the heaven except those who does not want to. God reciprocates to desire and merit. The punishment of those who rejects heaven would be suspended for a defined time and later would be left where they deserve. 
How do we recognise Muttakies (people who abstain from sins)? 
Only the God knows what people are; we only know ourselves and we treat other people what we observe about them. The Muttakies: believe in the unknown, they believe what the God told them about the unknown and they want to learn about them. They have expectancy abut the next world and they have anxiety about the day of judgement. Because of this anxiety, they do good deeds and refrain from badness. They face God who is the one they are going to be questioned by, they pray to God, perform salat and they ask for goodness. They do not impose more salat than God's order and the prophet's teaching on other people, they do not denote permissible as forbidden, freedom as compulsion, they present right and wrong as they are and they endeavour to lead a straight life as they are ordered by God. In this way they do not worship other creatures and they do not become slaves to other human being, thus they are exalted. They do not run away in the face of difficulties leaving crown and palaces behind but resist like Ali Izzet Begovic.  
They spent wisely what God has given them. All the blessings are from God. These blessing could be physical things like food, drink, clothing, houses, gardens, factories and wealth. Or, could be non-physical things like influence, health, ruling power, ability and the opportunities emanating from these. It could also be mental abilities such as being able to differentiate good from bad, to know people, to have the capacity to understand what a deep affection is. Those people who avoid the bad end use all these blessings in their proper places, they do not stock them up. They invest and distribute these blessings for the benefits of other people as well. They are neither dissipated, addicted to pleasure, extravagant nor miserly selfish. They are gentlemen and they do everything in moderation. They offer these opportunities to other people, and in this way the feelings of brotherhood, the community spirit will develop and from scattered individuals a nation will form. This is the ideal Nation. 
With these qualities they keep their heart open to the last prophet and the ones before him, they do not reject them, cover them but accept them. They are convinced about the next world. Because of their secure faith and devotion to God they keep themselves away from all the badness. 
Therefore, these are on a trace, on a line from God and they are the ones on the right path. They are the ones blessed and the real blessings are for them. 
Each favour from the God will multiply and lead to different favours if they are used properly. This is the real success, happiness, prosperity and these are all for the people who abstain themselves from wrong doings. 
We have no words for those who describe and limit God's favour as their opportunistic daily gains. Let them to amuse and enjoy themselves in their opportunistic life for a while. Sooner or later they will face hardship and sooner or later they will be questioned. 
See: Bakara/2-5:  
"This Book is not to be doubted. It is a guide for the righteous" 
"Who believe in the unseen and are steadfast in prayer; who bestow in charity a part of what We have given them." 
" Who trust what has been revealed to you and to others before you, and firmly believe in the life to come." 
" These are rightly guided by their Lord; these shall surely triumph." 
 
M. Selami Çekmegil – translated by Vakkas TEKİN  
 
nullA slightly different English version of the text is presented below:
Açıklama
Yazar Sanih açık 2008-08-01 02:36:40
Yukarıdaki ingilizce metin www.cobantefsiri.com  
adresinden tarafımdan alıntılanarak bu şekilde dizayn edilmiş ve sunulmuştur.  
Sanih

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 15-07-2013 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
73647013 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net