27-02-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow Öğretmen Mahalleye Karşı Kaybetti
Öğretmen Mahalleye Karşı Kaybetti PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 5
KötüÇok iyi 
Yazar Prof.Mardin- GÜRKAN GÜNEŞ/Milliyet   
25-05-2008
Prof. MARDİN:
ÖĞRETMEN 'MAHALLEYE' KARŞI KAYBETTİ

GÜRKAN AKGÜNEŞ İstanbul

Mahalle baskısının işlendiği toplantıda konuşan Prof. Mardin; cami, imam, imamın okuduğu kitaplar ve tekkelerden oluşan mahallenin, cumhuriyeti temsil eden, okul ve öğretmenden ibaret olan yapıyı zaman içinde yendiğini söyledi

Siyaset bilimci ve sosyolog Prof. Dr. Şerif Mardin, cumhuriyeti temsil eden ‘öğretmenin’ cami, imam, tekke ve esnaftan oluşan mahalle yapısına karşı kaybettiğini söyledi.
Mardin, ‘mahalle baskısı’ kavramını ortaya atışının yıldönümünde Sosyal Sorunları Araştırma ve Çözüm Derneği’nin CRR’de düzenlediği ‘Ne demek istedim?’ konulu toplantıda konuştu. Osmanlı’da mahallenin gerçek bir birim olduğuna değinen Mardin, cami, imam, imamın okuduğu kitaplar, tekke, külliye ve esnafın da var olduğunu anlattı. Bu yapıya cumhuriyetin kurduğu yapının rakip olduğunu ifade eden Mardin, bu yapının karşısında öğretmen, okul, öğrenci, öğrencinin kitabı ve cumhuriyetin öğretmenle birlikte getirdiği ‘bir inşa’ bulunduğunu vurguladı. Bu inşanın mahalle yapısına rakip bir inşa olduğunu anlatan Mardin şöyle konuştu: 

‘Cumhuriyetin eksiği var’
“Uzun vadede bu iki inşanın birbiri ile rekabetinde öğretmen kaybetti. Çok değil. 1950’den beri bu rekabette tuhaf bir şekilde çok aydın olan iyi işler yapmak isteyen, halka doğru gitmekte kendine bir şekil vermiş olan, halkı seven öğretmenin bu işte geride kaldığını görüyoruz. Burada cumhuriyetin küçük bir eksiği var ama aslında büyük bir eksik.”
1970’lerden sonra mahallenin yerini belediyelerin aldığını da kaydeden Mardin, belediyelerin de gözle görülebilecek uygulamalar yaptığını ve içki içilecek yerleri sınırların dışına gönderdiğini vurguladı. 
Siyasi partilerde kariyer yapmaya karar veren insanların sofistike değil, basit insanlar olduğunu kaydeden Mardin, “Türkiye’de insanların mahalle baskısından rahatsız olduğunu görüyor musunuz?” sorusu üzerine, “Kimlerden bahsettiğiniz önemli. Her akşam arkadaşları ile toplaşıp çok iyi bildiği mekânda içki içip meze yemek insanın olmazsa olmaz yaşama tarzı haline gelir ve onu dağıtırsanız, bu insanlar ondan hoşlanmaz” diye konuştu.
 “Belediyelerdeki bir çeşit açgözlülük gelişmeleri ile çalışmalarının oradaki İslamla nasıl bağdaştırılabildiğini soran Mardin, “Çünkü bu açgözlülüğün tamamen İslam karşıtı bir şey olduğu çok açık” dedi.
Mahalle baskısının iç dinamiklerine tam olarak vâkıf olamadığını da kaydeden Mardin “Biz Türkiye’yi çok iyi tanımıyoruz. En önemli saydığım ‘iyi doğru ve güzel’ hakkında Kemalizmin bir zaafı var. Batıda laiklerin tartıştıkları ve binlerce sayfalık tartışma yaptıkları ‘iyi, doğru ve güzel’ anlatısı hakkında bu gün Türkiye’de liseden mezun olanların bilgisi sıfır seviyesindedir. Kemalizm’in zaafının bu olduğunu anlamak lazım” dedi.

‘Kemalizmin kuru yanı’
“Uzun zaman Kemalizm çalıştığınız zaman kuru bir yanı olduğunu anlıyorsunuz” diyen Mardin, “Yurtta sulh, cihanda sulh çok derin bir ifade değildir. Bu kuruluk nereden geldi, uzun vadede niçin devam etti. Bizim okullarımızda ‘iyi doğru ve güzel’ hakkında inceleme yapmayı lüzumsuz bir şey olarak gördük ve bunun tersini yapan İslami eğitim tipidir. İlle de İslami eğitim tipinin bu ‘iyi doğru ve güzel’i halletmesi diye bir şey yoktur” diye konuştu.


(24 Nisan 2008 tarihli Milliyet'ten)

Yorum
Sabah'ta Emre diyor ki...
Yazar Sanih açık 2008-05-29 00:23:32
Emre Aköz - Sabah 
2008-05-27  
 
Apoletçilerin büyük hayali  
 
Geçenlerde bir restorasyon planından söz etmiştim. Statüko tamir edilecek, yitirilen pozisyonlar yeniden ele geçirilecekti. 
 
Tabii meseleyi çok daha derin ve kapsamlı bir biçimde ele alarak, büyük hayaller kuranlar da var. 
 
Restorasyon onları kesmiyor. çünkü geri püskürtülen çevre güçleri, beş ila on yıl içinde toparlanıp bir kez daha hükümeti alıyor. Ayrıca her seferinde biraz daha ileriye gidiyorlar. 
 
İşte bunun farkında olanları restorasyon kesmiyor. " Nasıl olsa geri dönecekler, bu kez başka bir şeyler yapmalıyız " diye düşünüyorlar.  
 
Mesela Prof. Şerif Mardin'in " öğretmen, imama kaybetti " sözü kulaklarından dumanlar çıkmasına neden oluyor. Ve şöyle akıl yürütüyorlar:  
 
"Evet, cumhuriyetin laik öğretmenleri, aydınlanmayı halka ulaştırmada başarısız oldu. Ancak bunun tek nedeni imamla simgelenen dinci/muhafazakâr kesimin direnişi değildi. Sabırlı ve örgütlü bir biçimde bir kısım öğretmenler imamlaştırıldı. Bu karşı devrim süreci tek bir partinin işi değil; kuşaklardır uğraşıyorlar."  
 
Restorasyon planı... Yani AKP'nin kapatılması, liderinin yasaklanması ve cumhurbaşkanının indirilmesi apoletçileri kesmiyor. 
 
Onlar çok daha kapsamlı bir projenin peşinde. Mesela emekli tümgeneral Doğu Silahçıoğlu derdini apaçık ortaya koymuştu:  
 
AKP'nin iktidardan uzaklaştırılması yetmez. Onun ardılları, seçimi yine kazanırsa bugünkü resim yeniden ortaya çıkar. O halde, Atatürk Cumhuriyeti yandaşlarının genel seçimler sonrasında siyasal iktidarı ele geçirebilmeleri ve yeni bir nesil yetişinceye kadar yönetimde kalmayı sağlayabilecek önlemler geliştirmeleri gerekir. (Cumhuriyet, 3 Şubat)  
 
Doğu Silahçıoğlu'nun hayal ettiği o bir nesli yetiştirmek için en az 20 yıl iktidarda kalmak gerekir. Ancak " demokratik, adil, rekabetçi " bir seçim ortamında apoletçi partinin bir kez dahi çoğunluğu sağlamasının mümkün olmadığını biliyoruz. 
 
Ayrıca çağdaş dünyada, televizyondan internete, insanları etkileyen sürüyle faktör var. 
 
Dolayısıyla apoletçilerin, asıl büyük hayallerine ulaşmak, 1930'lu yılları yeniden " yaşamak ve yaşatmak " için otoriter bir rejim kurmaları gerekiyor. 
 
Bu rejimin dünyada örnekleri var. Biri yanı başımızda: Rusya!  
 
Sosyalizm çökünce ülke büyük krize girdi. Sonra bürokrasinin temsilcisi olan Putin iktidara getirildi.  
 
ABD'de hükümet sermayenin sözünü dinler. Rusya da ise sermaye hükümetin sözünü dinliyor.  
 
Düzeni tekrar kuran Putin, emeğin özgürce sömürülebilmesini sağladı. Bunun karşılığında sermaye bürokrasiye tabi oldu, işine karışmadı.  
 
İşte bu anlamda bizim apoletçilerimiz 'Putinci'dir. Kapitalizme karşı değiller. İstedikleri düzen şöyle bir şey: Serpilen sermaye vergisiyle bürokratik yönetimi beslesin ama asla hesap sormasın, işine karışmasın. 
 
Bunu sağlamak için de Türkiye'yi, Avrupa Birliği yolundan döndürmeleri şart. çünkü AB; demokrasi, hukukun üstünlüğü kadar şeffaflık anlamına da geliyor.  
 
Şeffaflık ise tüm kurumların, ' milli güvenlik' kavramının ardına sığınmadan, harcadıkları her kuruşun hesabını Meclis'e vermeleri demek. 
 
Hatırlayın: TESEV'in ' Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim' başlıklı raporuna nasıl da kızmışlardı. çünkü rapor şeffaflık istiyordu.  
 
özetle: Türkiye'yi Batı'dan koparmak isteyen eski batıcı, yeni doğuculara dikkat edin.  
 
Not: Şerif Mardin'in " öğretmen, imama kaybetti " sözüne katılmıyorum. 
 
Toplum düzeyinde; ne otoriter laiklik kazandı, ne de sofu dindarlık. 
 
Türkler ikisine de kulak asmadan modernleşmelerini sürdürüyor 

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 26-05-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
64865229 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net