12-07-2024
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow İlme Adanmış Bir Ömür
İlme Adanmış Bir Ömür PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 8
KötüÇok iyi 
Yazar Bilal SÜRGEÇ   
30-04-2008
İlme Adanmış Bir Ömür
                                      Bilal SÜRGEÇ
...

28 Şubat sürecinin mağdurlarının hatıralarını sürekli merak ettim. Çıkanları okumaya çalışıyorum bu  hatıra sahiplerinde  biri  Prof Dr Servet Armağan. İlme Adanmış Bir Ömür. Bir Zamanlar Rektördüm.. Birinci baskı. Bilge yayınlarından çıkmış. Birinci baskı 2003. Prof Dr Armağan 28 Şubat’ın ilk sinyallerinin ortaya çıktığında Harran Üniversitesi rektörüydü. Başta Cumhuriyet gazetesi olmak üzere laik basın aleyhinde yazıyordu. O yazılanlardan bir örnek şöyleydi:
“Bu üniversitelerin başında, adı bir dönem ''Nurcuların kurtarılmış bölgesi'' diye anılan Urfa'daki Harran Üniversitesi var. 1992'de kurulan üniversitenin rektörlüğüne getirilen Prof. Servet Armağan ve ekibi kisa sürede kurumu Nurcuların toplandığı bir merkez haline getirdi. Bazı yöneticiler Saidi Nursi anısına Beddiüzzaman Vakfi'ni kurdu. Üniversite kısa süre sonra bu vakıftan yönetilmeye başlanırken, Suudi Prens Muhammed Faysal El Suud , Nurcularin ileri gelenlerinden Abdülkadir Badilli ve Halil Gönenç' e fahri doktora verildi; vesaire, vesaire...”  

Tabi bu anlatılanlar bir kısmının doğru, bir kısmının ise suç olmadığı sonraki araştırmalarla ortaya çıkacak rektör üniversiteye bağlı bir besi ahırında  ölen bir inek yüzünden görevinde alınacaktı. Ancak asıl neden onun namaz kılan, inançlı bir rektör oluşudur. 
Önce  Prof  Dr.Servet Armağan hakkında  bilgi verelim:
 Prof Dr Servet Armağan Kimdir?
19.05.1939?da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şanlıurfa?da, Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yaptı. Aynı fakültenin Anayasa Hukuku kürsüsüne asistan oldu (1961). Anayasa Hukuku dalında hukuk doktoru (1966), Üniversite doçenti (1971) ve Profesörü unvanlarını aldı (1976). Federal Almanya Köln Üniversitesinde 6 yıl uzmanlık çalışmasını Alexander von Humboldt, DAAD ve Heinrich Hertz gibi uluslararası kuruluşlar destekledi ve düzenledi. İstanbul’daki üniversitelerde Anayasa ve İdare Hukuku dersleri ile Devrim Tarihi, Sakarya ve Isparta Üniversitelerinde İş Hukuku ve Genel Hukuk dersleri verdi. Diyarbakır Dicle Üniversitesinde ise Genel Kamu Hukuku, Anayasa ve İdare Hukuku dersleri verdi ve Hukuk Fakültesi Dekanlığı yaptı (1990-1992). Şanlıurfa Harran Üniversitesini kurdu ve 4 yıl rektörlüğünü yaptı (1992-1996). Kuveyt Üniversitesi Hukuk Fakültesi?nde Konferans verdi, incelemeler yaptı (1975). İslâm Kalkınma Bankasına bağlı İslâm Araştırma ve Eğitim Enstitüsünde uzman olarak çalıştı ve kurumun uluslararası toplantılarına katıldı (1983-1990). 100?den fazla bilimsel makale ve 50 civarında kitabı yayınlandı. Evli ve 3 çocuk babası olup, almanca, İngilizce ve Arapça bilmektedir. Halen İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesidir. 

Kitap Hakkında
638 sahifelik bir eser. Önsözünde  eserin bugünkü nesillere olduğu kadar bundan sonraki nesile de faydalı olacağı tahmininde bulunan,  çok fakirlik ve yokluklar içerisinde gelişen bir hayatın ifadesine işaret eden yazar hakkında eseri ile ilgili yapacağımız ilk tenkit buna benzer ifadelere hatıratında yer vermiş olmasıdır.  46 sahifede üniversitede okuduğu yıllarda ismini verdiği bazı arkadaşlarına 750,500’er lira para gelirken kendisine para yardımında bulunmamalarını belirtmesi inançlı, idealist bir ilim adamının hatıralarına gölge düşürmektedir.  

1940’lı yılların Urfa’sı hakkında kısa da olsa ibretlik olaylar da anlatılıyor “ Balıklı Göl etrafında oynar, Balıklıgöl’de yüzme müsabakalarını seyrederdim Balıklıgölde CHP döneminde bir sahne yapılmıştı. Bu sahnede “Sarı Kız “ dediğimiz kadınlar şarkı söyler, erkekler de içki içerlerdi. Bilindiği gibi burası Hz İbrahim(a.s)in ateşe atıldığı yerdir. Mukaddes bir yer diye bilinirdi. Böyle mukaddes bir yerde, senelerce içki içip, şarkı söyleyerek sefahat yaptılar. Hem de Urfa gibi halkı dindar olan bir muhitte. (shf 24) 

Prof Dr Servet Armağan, tarihçi Mustafa Armağan’ın amcasıdır. Ablası Melahat Hanım, başını örttüğü için görevinden alınan ilk öğretmendir. Eserde bu konu şöyle anlatılıyor “Melahat Ablam Kız Enstitüsünü bitirdi, uzun süre öğretmenlik yapan ablamı, benim asistan olduğum yıllarda Milli Eğitim Bakanı görevden almıştı. Günümüzde gündeme gelen başörtüsü konusu o zaman da sık sık konuşulurdu.” (shf 27) 

Prof Dr Armağan’ın ilk okul dönemine ait ibretlik bir başka hikayesi “İlkokul ve ortaokul sıralarında her sene sonu “müsamere” denilen bir şey yapılırdı. O okulun öğrencileri şarkılar okur, oyunlar oynardı. Bu oyunlarda kız erkek devamlı el ele tutuşturulur, kızlar sahneye yarı çıplak vaziyette çıkarılırdı. Böylece bizim ahlak ve utanç duygularımız rencide ediliyordu. Şimdiki postahanenin bulunduğu yerde Halkevi vardı. Bu halkevinin de bir tiyatrosu vardı. Urfa’da bir bir fabrika, bir su şebekesi ve elektrik yok, fakat Halkevi Tiyatrosu vardı.” (sf 36) 

Prof Dr Servet Armağan, Üniversitede  okuduğu yıllarda okuduğu fakültede mescit yoktur.Prof Dr Hıfzı Timur’dan mescit isterler o da kazan dairesinin yanında bir yer gösterir. Sonradan Sıdık Sami Onar’ın rektörlüğü döneminde bu mescidi kapatırlar. Esnaflardan alınan eşyalara el koyarlar. O zamanki gazeteler tıpkı bugünkü gibi mescitte toplantılar yapılıyor, siyasi konuşmalar yapılıyor diye yayın yapar. 

1960’lı yıllarda DP iktidarına karşı gösteriler başlar. Hoca olayı şöyle anlatır “Yeni Sabah ve Vatan gazeteleri  başta olmak üzere , hemen bütün gazeteler talebeleri Demokrat Parti aleyhine kışkırtıyorlardı.Diğer yandan bizim fakülteden  Prof Dr Hüseyin Nail Kubalı başta olmak üzere  birtakım profesörler, Ankara Hukuk Fakültesi hocaları, Siyasal  Bilgiler Fakültesi hocaları da talebeleri kışkırtıyorlardı.(shf 56)…. Talebeyi doğrudan veya dolaylı kışkırtanların başında bir de Sıdık Sami Onar geliyordu. Rektör talebelerin başında, onları kışkırtıyor, polisler de  “ Hocam yapmayın, talebeyi kışkırtmayın, odanıza gidin, biz meşgul oluruz diyorlar. Hayır gitmem derken kolundan tutup çektiler, o sırada yere yuvarlandı. Gazeteciler fotoğrafını çekerek “Profesörü yerde yuvarlıyorlar diye büyük manşet yaptılar. (shf 57)

Sıkıyönetim günlerinde  bile talebeler üniversite  bahçesinde topaladılar, günlerce gece gündüz bağırıp çağırdılar. Bir gün bağırışmaların şiideti artınca  akşam askeri birlikler geldi. Beyazıt’a gidip bunları seyrettik.Bahçe duvarında parmaklıklardan  içeri bakınca ağaçların altında kızlı erkekli oturmuş neşeli bir şekilde konuştuklarını gördük.Subaylar içerideki manzaradan memnundu.Talebeler subaylardan da destek  görüyorlardı..”(shf 57-58)

 Hoca, ibretlik bir olay anlatıyor.27 Mayıs darbesinden sonra  147 üniversite öğretim üyesinin görevlerine son verilir. Bunlardan  arasında  Hüseyin Nail Kubalı ve Tarık Zafer Tunaya da vardır. Halbuki bu iki öğretim üyesi darbenin şakşakçılarındandır, anayasanın yapıcılarındandır ve   üç devlet adamının asılmasında rol oynamış kişilerdendir. (shf 63)

Prof Dr Armağan, daha sonra şahsi hatıralarında 1960 yıllarda evliliğinden, Almanay’ya gidişinden söz ediyor.

Dikkat çeken bir başka husus Hoca’nın  12 Mart’ta Faik Türün’le ilgili bir anısı. “12  Mart  döneminde 1 Ordu komutanlığına Faik Türün  Paşa tayin edilmişti. Aydınlar Ocağı adına kendisini  ziyarete gitmiştik. Hatta bir defasında  Avukat Bekir Berk ve arkadaşlarımızla ziyaret ettik. Evinde gerçekleştirdiğimiz bu ziyarette kendisine  Risale-i Nurdan bazı parçalar okuduk. “Kurmay bir insandı ve bizi dikkatle dinledi. Milliyetçi ve mütedeyyin insanlar olduğumuzu, solcu yayın organlarından Müslümanlara iftiralar  yapıldığını, bu sebeple bazı Müslümanların  tevkif edilme  durumuyla karşı karşıya kaldığını  ve bu gibi yayınlara iltifat etmemesi gerektiğini söyledik.( shf 147)

12 Eylül öncesi öldürülen  Ümit Doğanay’la ilgili ilginç bir anısını anlatıyor. “ Ümit Doğanay,  İlk zamanlar oruç tutar, benim de oruç tutuğumu görünce tebrik ederdi. Bir gün Profesörler  Kurulunda  üniversitenin işgali görüşülüyordu. Talebeler iki gün iki gün okuldan çıkmadılar . Profesörleri dışarı attılar Dekan son derece üzgündü. Ümit Doğanay kalktı dedi “Bu işgalci arkadaşlar haklıdır.O yürüyüşlerin başında ben olacağım bayraklarını da ben taşıyacağım.” Böyle saf saf konuşan , komünistlere destek çıkan , ilmi hiçbir değeri olmayan  bir kimseydi.Bir gün duyduk ki kurşunlanmış kim kurşunladı anlaşılmadı ama yazık oldu.” (193)

12 Eylül’den sonra Hoca’nın üniversite ile ilişkisini keserler. Sıkıntılı günler yaşar İslam Kalkınma Bankasında çalışmaya  başlar. Nevzat Yalçıntaş, Abdullah Gül de buradadır. Hoca’nın onlar hakkındaki hükmü şöyle:

“Nevzat Yalçıntaş, 1960 yılından beri tanıdığım, Fransa’da doktora yapmış,hayatta gördüğüm çok şanslı, çok tedbirli, biraz tedbirli …(223)

Abdullah Gül, bir Kayserlidir, yani çok tedbirli ve kurnzdır. Ayrıca müeddep  ve hoş sohbet bir arkadaştı. Bu sebeple kendisine daima “Abdullah mutlaka siyasete gir” derdim.(239)

Prof Armağan Hoca’nın eserinde 12 Eylül ve  28 Şubat süreci ile ilgili daha ayrıntılı bilgiler olabilirdi  ancak bu verilen bilgiler yeterli değil.

Yorum
Problem with activating account
Yazar Judy açık 2009-11-16 02:12:28
118944090852fcfd326fa574efea860d Hi Guys, I am newbie in the internet stuff and I dont know if I am writing on correct board on this website. I 
have got problem with activating my account. I received email but when I click on the link it was not working, is this link is correct? http://www.kriter.org/?8af743a8b4e7,

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 08-05-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
115895654 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net