14-07-2024
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow ADALET SİSTEMİ ÜZERİNE TESBİTLER
ADALET SİSTEMİ ÜZERİNE TESBİTLER PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 25
KötüÇok iyi 
Yazar Dr. Sami GÖREN (Hukukçu)   
22-04-2008
YARGI / ADALET SİSTEMİ ÜZERİNE TESBİTLER-1
Dr. Sami GÖREN (Hukukçu)

‘Adalet’ (kısaca adl) masdar olarak, düzeltmek, eğri bir yoldan doğru bir yola kaymak, eşit ve muadil olmak, dengede tutmak, dengelemek, tartmak gibi anlamlara gelir.

‘Adalet’, doğru oluşu zihinde sabitleşmiş şeydir. Düzgün ve usulüne uygun olmayan şeye ‘cevr’ (haksızlık ve eziyet) denir.

Doğruluk ve düzgünlük kavramları, sapmazlığı ve şaşmazlığı da içerisine alırlar. Adaletin anlam sahası içinde doğruluktan söz ederken; haksızlıktan uzak olma, hakkaniyet sahibi olma manalarına da işaret etmiş oluruz.

‘Adalet’ bir başka deyişle, sapmazlık, kesin doğru ve tam düzgünlüktür.

Zulmün karşıtı olarak ‘adalet’, bir şeyi ait olduğu yere koymak, hakkını vermek, eşit ve denk yapmak anlamına gelir.

Aynı kökten gelen ‘muadil’ kelimesi, eşitlik, eşitlemek,

‘İ’tidal’ ise, ılımlılık, ölçülü olmak, yani denge ve orta yolu izlemek demektir.

‘Adalet’ kavramını tek bir tanımla ifade etmek zordur. Bu kavramın kapsadığı alan da çok geniştir. ‘Adalet’ olayını çeşitli cepheleriyle ve dereceleriyle anlatan bir kaç sözcük daha bulunmaktadır. ‘Adl’ kelimesi bunlardan yalnızca birisidir.

‘Kıst, kasd, istikamet, vasat, nasip, hisse, mizan’ gibi kavramlar da adalet kelimesiyle anlamdaştırlar.

‘Adalet’in karşıtı zulüm’dür. Tuğyan (azgınlık ve despotluk), meyl (kaykılmışlık) ve inhiraf (sapma) da zulmün anlamdaşlarıdır.

Adalet; hak, kanun, kuvvet, bilgi gibi unsurları da içinde barındıran külli bir kavramdır. Adalet; haklıya hakkının verilmesidir. Hak ise; hukuken korunan menfaattir.

Adaletin bu tarifinde özellikle iki kavram öne çıkmaktadır. Bunlardan birincisi hak sahibi, diğeri de hak sahibinin menfaatinin ne olduğunu gösteren hukuk.

Bizde "el-adlü esasü'l-mülk" denmiştir. "El-adl", yani adalet; esas: Temel; mülk: egemenlik... (Yani emlak manasına, taşınamaz mallar manasına değil) mülk, egemenlik demek. Meliklik, malik olmak; bir toplumun yönetimine sahip olmak demek. "Egemenliğin, hakimiyetin, idareye sahip olmanın temeli adalettir."

Kur’an insanlara adaletle iş görmeyi, adaleti yerine getirmeyi emrediyor:

“Allah, adaleti, ihsanı (iyiliği ve güzel davranmayı), yakın akrabalara yardım etmeyi; fahşa’dan (aşırılıktan), münker’den (kötü işlerden) ve bağy’den (azıp-haddi aşmaktan) uzak durmanızı emreder.” (16 Nahl/90)
“Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman, adaletle hükmetmenizi emreder.” (4 Nisa/58)
Peygamber Efendimiz (sav); “Bir ülke küfürle ayakta durur ancak zulümle ayakta durmaz” buyuruyor.

Yıllardır Türkiye’de en çok tartışılan konuların başında adalet / yargı gelmektedir. Yargı ile sıkıntısı olmayan, eleştirisi olmayan hemen hiç kimse yok gibi. Yapılan bütün kamuoyu araştırmalarında yargıya güven % 3-5 mesabesinde çıkmaktadır. Bu oldukça tablo üzücü ve düşündürücüdür. Zira yargı adaletin tecelli edeceği makamdır. Onun için “et kokarsa tuz var ya tuz kokarsa ne var” denilmektedir.

Günümüzde

Ergenekon Soruşturması,

Yargıtay Başsavcısı tarafından AK Parti hakkında Anayasa Mahkemesine açılan kapatma davası,

Fethullah Gülen hakkında  verilen beraat kararını oybirliğiyle onayan Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin kararına Yargıtay Başsavcısının itirazı,

yargıyla ilgili tartışmaları tetiklemiştir.  

Biz yazımızda yargı sistemini analiz etmeye, bir fotoğrafı paylaşmaya çalışacağız:
 

Yorum
ya tuz kokarsa..
Yazar Fahri açık 2008-04-22 04:20:28
"Adaletin karşılığı zulümdür" cümlesi, söyleyeceklerimi içermesine rağmen, ekleme lüzumu hissettim. 
Adalet, tek başına haklıya hakkının verilmesi değildir. Haksızın veya kusurlu, kabahatlı, suçlu olanın da, gerekli yaptırıma maruz bırakılmasıdır. Ki, insanların vicdanı rahatlasın. İnsanları -kamu vicdanını- rahatlatan muamele, "gereğin" ölçüsüdür. 
Bu, rahatlatma salt duygusal bir yaklaşım değildir. Geniş bakıldığında, yaptırım yoluyla hak sahiplerinin hakkının korunmasının gözetildiği çıkarılabilir.  
Adalet duygusunu asıl örseleyen, haklının hakkını alamamasından ziyade; haksızlığın-kabahatin-suçun karşılıksız kalması veya yaptırımda eşitlik sağlanmamasıdır. 
Adalet, kamu vicdanının kabul etmesine vesile olan, hakta ve yaptırımda eşit muamele ile tecelli eder. Bundan dolayı, adil bir hukuk düzeni, öncelikle zayıf-ezilen geniş kesimlere gereklidir. Toplumsal huzurun kaynağı burada aranır. 
Peygamber'imizin, “Bir ülke küfürle ayakta durur ancak zulümle ayakta durmaz” sözü tam burada yerini bulsa gerekir. 
Hak, "hukuken korunan menfaattir" tanımı, karşılıklı menfaatlerin tanınmasıdır şeklinde de ifade olunabilir. Mesela, sulama için aynı çayı paylaşmak zorunda olan birkaç köyün, sulama sırasına bağlı kurduğu –geçmişten süzülerek gelen- düzen, yazılı olmayan bir hukukun varlığı demektir. Bu çayın korunması, ıslahı, köprüsünün bakımı vd.de herkese yararlanılan kadar, ödev yükler. 
Geçmişten bugüne, adalette-yargıda yaşadığımız sorunlar, karşılıklı menfaatlere rıza göstererek, yani herkesin ve her kesimin menfaat ve ödevlerinin tanınması-kabulü ile oluşmuş bir hukuk olmadığındadır. Hakkın güçlü değil, güçlünün hep hakkı olduğu zihniyet iklimi hüküm sürdüğü sürece, sağlıklı bir değişim ummakta ne kadar rasyonel olur, Allah bilir.!  

"İnsanlar tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır. İnsanın gözleri öyle kelimelerle konuşur ki dil onları telaffuz edemez."  
FAHRİ AÇIK BEY'E TEŞEKKÜRLER
Yazar samigoren açık 2008-04-23 12:42:29
Fahri Açık Bey'e değerli katkılarından dolayı teşekkrülerimi sunuyorum; Allah (cc) kendilerinden razı olsun.... 
Selam ve Dua ile

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 22-04-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
115955138 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net