16-08-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow MEVLİT KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN
MEVLİT KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 41
KötüÇok iyi 
Yazar Dr. Sami GÖREN (Hukukçu)   
19-03-2008
MEVLİT KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN
Dr. Sami GÖREN (Hukukçu)

Kandil Geceleri İslam'ın ilk zamanlarında var olan bir adet olmayıp, hicri 3. asırdan itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye'de Osmanlı Devleti padişahı II. Selim'den itibaren bu kutlama gün ve gecelerinde, minarelerde kandil yakılmasıyla birlikte kandil adını almıştır. Bu kandillerden birisi de bu gece idrak edeceğimiz Mevlid Kandili’dir.
“Hoş geldin ey Kutlu Nebi!” 

Mevlid, “doğum zamanı” demektir. Sevgili Peygamberimiz (sas)’in dünyaya teşrif ettikleri [20 Nisan 571, Pazartesi] Rabiülevvel ayının 12. gecesidir ki buna Mevlid–i Nebi [Kutlu Doğum] denir.

O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlaksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.

Kainat ve beşeriyetin yüzyıllardır yolunu gözlediği o Peygamberler Peygamberi’nin doğum günüdür bugün. Hz. İbrahim’in duası (Bakara, 2/129), Hz. İsa’nın müjdesi ve dedesi Abdülmuttalip ve annesi Amine’nin rüyasıdır. Fil vak’ası onu haber verdi. Doğduğu gece irhasat denilen bir takım olağanüstü hadiseler cereyan etti. Dünyanın doğusunu ve batısını aydınlatan bir nur görüldü. Save Gölünün suları bir anda çekiliverdi. Ateşe tapanların bin yıldır aralıksız yanmakta olan ateşleri hiç sebepsiz sönüverdi. Asırlardır kupkuru olan Semave Vadisi, seller altında kaldı. Gökyüzünden onlarca yıldız kaydı. Kisra’nın saraylarından ondört burç kendiliğinden yıkıldı. Kabe’deki putların pek çoğu baş aşağı devrildi. Şeytan-ı lane, ölesiye çığlık kopardı. Daha ne gizemli olaylar iç içe ve peş peşe yaşandı. Nasıl yaşanmasındı ki Kainatın Efendisi, İnsanlığın İftihar Tablosu Hz. Ahmed–i Mahmud–u Muhammed Mustafa (sas) dünyaya teşrif ediyorlardı. Bütün varlık O’nu ayakta karşılamıştı.

Doğum anı öncesi hane–i saadetleri nurla doldu, yıldızlar evin üzerine salkım salkım dökülecekmiş gibi aktı. Seher vaktiydi. Bir ara Amine validemizin kulağına müthiş bir ses geldi. Korkudan eriyecek gibi oldu. Bir de ne görsün? Bembeyaz bir kuş peydahlandı ve yanına geldi; sonra da kanatlarıyla Amine’nin sırtını sıvazladı. Ne korku kaldı, ne kaygı. Yine doğum öncesi başka bir nur gözüktü. Amine’ye bu nur ile Şam’ın saray ve köşkleri gösterildi. Kendisine ak bir kase içinde şerbet sunuldu. İçer içmez de muhteşem bir nur bulutu kendisini sardı. Tam o esnada mukaddes doğum gerçekleşti. O sıra ebesi Şifa Hatun gizemli bir ses duydu: “Allah’ın rahmeti, Onun üzerine olsun!” diye. Hatta Rum diyarının bazı sarayları bile görünmüştü kendisine. Maşrık ile mağrib arası nurlara boğulmuştu. Annesinin anlattığına göre: “Doğuda, batıda ve Kabe’nin üzerinde bir bayrak gördüm. Doğum tamamlanmıştı. Yavruma baktım, secdedeydi. Parmağını da göğe kaldırmıştı. Hemen bir ak bulut inip onu kapladı. Şöyle bir ses işittim: ‘Doğuları ve batıları dolaştırın, deryaları gezdirin. Ta ki mahlukat Muhammed’i ismiyle, sıfatıyla, sûretiyle tanısınlar!’ Biraz sonra da bulut gözden kaybolup gitti.”

Hz. Adem’den başlayarak devirlerden devirlere, aileden aileye intikal ede ede gelen o Biricik Nur, artık vücud sahnesinde varlık bulmuştu. Efendimiz’in “Allah’ın ilk yarattığı şey, benim nurumdur” dediği kendi Nur’u, beden giymiş, görünür hale gelmişti. Her çocuk doğunca yere düşerken, o ise ellerini yere dayamış, önce secde edip sonra da başını ve parmağını semaya kaldırmıştı. Doğduğunda sünnetli ve göbek bağı kesilmiş vaziyetteydi. Sırtında, iki kürek kemiği arasında, tam kalbinin hizasında peygamberlik mührü “Hatem–i Nübüvvet” vardı (Hatem–i Nübüvvet: üzeri tüylü, kabarık, kırmızımtırak inci gibi benlerden oluşmaktaydı ve keklik yumurtası büyüklüğündeydi. Rasul–i Ekrem’in son peygamber olduğunun alâmetlerinden birisiydi). Dedesi Abdülmuttalip adını Muhammed koymuştu. Övülen demekti. Zira onu Allah övmüştü; melekler, insanlar ve cinler de övecekti. Sonra o Nur topunu alarak Kabe’ye götürdü ve Allah’a duada bulundu: “Bana bu temiz çocuğu ihsan eden Allah’a hamdolsun!” dedi. Nasıl ki insanlara ve cinlere sonsuz mutluluğun yollarını gösterecek Nebi dünyaya teşrif edince bütün varlık ayağa kalkmıştı.

O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:

“Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki  daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.” (Al-i İmran, 164)

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur: “Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler”(Sebe, 28). “Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik”  (Enbiya, 107).

Teşrifinden asırlar sonra da “Doğdu ol saatte ol Sultan–ı Dil / Nura gark oldu semavat ü zemin” –S.Çelebi– deyince mevlidhanlar, benzeri bir heyecanla Mü’minler “Hoş geldin ey Kutlu Nebi!” manasına ayağa kalkmaya devam ediyorlar. Bir edep anlayış ve göstergesi olan bu hürmet ve tazimlerini, O’na arz etmeye çalışıyorlar.

Efendimiz’in terakki çizgisinin müntehası Mi’raç, başlangıcı da Mevliddir. Bu kutlu gecede S. Çelebi’nin Mevlid–i Nebi’si gibi, Peygamber aşkını körükleyen na’t–ı şerifler, mevlidler okunmalı. Hafızlar, Kur'ân’dan Peygamberimiz’in adının geçtiği aşirleri seslendirmeliler. Hem yetim, hem öksüz yetişen o Nebi’nin doğum günü vesilesiyle öncelikle yetimler ve öksüzler sevindirilmeli, yoksullara ziyafetler verilmeli. Kutlu doğum hakkında yazılmış kitaplar ve makaleler bir kere daha topluca okunmalı. O’nu anlatan sohbetler dinlenmeli. Bol bol salat-ü selamlar getirilmeli. Gözümüzün Nuru, Gönlümüzün Süruru Efendimiz Hazretleri’nin doğum günü münasebetiyle bizlere düşen vazifelerin ön önemlisi ise, herhalde O’nu her yönüyle daha iyi anlamaya ve O’nun, insanlığa tebliğ ettiği esasları kavramaya çalışmak olmalıdır. Fakat kutlu doğumu, aynı zamanda kendi doğumu olan İslam dünyası, o Nevruz–u Sultani’yi layık–ı vechiyle tes’id edememektedir. Hz. İsa’nın doğumun bütün dünyada noel, paskalya ve daha başka yortu ve karnavallarla kutlanılması ölçüsünde, bu Kutlu Doğum'un en azından ümmet içinde olsun O’na ve O’nun mesajına yaraşır biçimde tes’id edilmesi, bir vefa borcu olmanın ötesinde İslâm’ın ruhundaki Hz. Muhammed’e muhabbet ve hürmet emrinin bir gereği olsa gerektir...

KANDİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bütün kandil gecelerinde yapılabilecek ve yapılması gereken önemli bir takım afv-ü mağfirete nail olma, ecr-ü sevap kazanma, manevi terakki kaydetme, bela ve musibetlerden kurtulma ve rıza–i İlahiye ulaşma vesileleri vardır ki, bunlardan bazılarını maddeler halinde kısaca ve toplu olarak yeniden hatırlamakta yarar var:

* Kur'an–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekanlarda Kur'ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

* Peygamber Efendimiz (sav)’e salat-ü selamlar getirilmeli; O’nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

* Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.

* Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah’ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

* Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plan ve programı çizilmeli.

* Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.

* Bol bol zikir, evrad-ü ezkarda bulunulmalı.

* Mü’minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.

* Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.

* Kişi kendine ve diğer Mü’min kardeşlerine hatta isim zikrederek dualar etmeli.

* Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlakı yerine getirilmeli.

* Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

* O gece ile ilgili ayetler, hadisler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.

* Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va’z-ü nasihat dinlenmeli; şiirler okunmalı; ilahi ve ezgilerle gönüllerde ayrı bir dalgalanma oluşturmalı.

* Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.

* Hz. Muhammed (sav), sahabe, ulema, evliya başta olmak üzere tüm ölmüşlerimizin ruhu için Fatihalar okunmalı.  

* Hayattaki manevi büyüklerimizin, üstadlarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e–mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.

* Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı
* O'nun ahlak ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Hz. Aişe (r.a.)'nın ifadesiyle “O'nun ahlakı Kur'an'dı “(Müslim, Misafirin, 139). O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmektedir; “Andolsun, Allah'ın rasulünde sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır.” (Ahzab, 21)


 İnsanlığın her zaman ve mekanda Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilahi mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. 

Yüce Allah'ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegane yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir... “De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın...” (Al-i İmran, 31)

MEVLİT KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN
Bu vesileyle tüm İslam aleminin, Ümmet-i Muhammed’in mevlid kandilini tebrik eder, Allah (cc)’tan sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim. Allah (cc), cümlemizi kendine kul, Hz. Muhammed (sav)’e Ümmet olma şerefine erenlerden, bu gece hürmetine kurtuluşa erenlerden  eylesin. Ülkemize ve tüm İslam alemine huzur ve barış ihsan eylesin (amin)….

Selam ve Dua ile…

Sami GÖREN

Yorum
beyefendi!!!
Yazar kubha açık 2008-03-19 19:33:39
peygamber efendimiz bir insandı. her insan gibi doğdu, annesi emzirdi, büyüdü, genç oldu, ticaret yaptı, evlendi ve vefat etti. Allah ona rahmet etsin, bizi de onun yolundan ayırmasın.  
 
yazınızı okuyunca sanki harry potter kitabını okuyormuşum gibi oldum. bir de öyle yazmışsınızki sanki olan bitene gözlerinizle tanıksınız. Bari bir-iki kaynak verseydiniz de güvenimiz oluşsaydı. 
 
birde sahabe zamanında hz. peygamberin doğumu kutlanmazdı diye biliyorum.  
 
sonuç olarak siz de bir yanlışlık hissediyorum ama tam ifade edemiyorum... 
 
saygılarımla 
olağanüstülüklere gerek yok
Yazar suntalam açık 2008-03-21 10:13:01
Allah ın rasulünün örnek kişiliği, yol göstericiliği,çok önemli ve büyük bir insan oluşunu bir takım yerleri sel bastı diğer taraflarda taş taş üstünde kalmadı gökyüzü aydınlandı gibi şeylerle isbatlamaya çalışmaya gerek yok. Herşey değerini Allah dan alır Allah değer katar ve rasulü Muhammed de örnek yaşamıyla değerlidir. O nun mesajına ve hayatına bakmak yeterlidir başka hiçbir şeye abartıya uçurmaya kaçırmaya gerek yoktur. Bunlar Allah ın rasulünü yüceltmez sadece bizi komik duruma düşürür.
kubha'ya cevaptır...
Yazar samigoren açık 2008-03-21 22:34:59
Harry Potter'de kim?.. Sizin için özel bir anlamı olabilir ama benim için hiç bir anlamı yok... Yazdıklarımla, Harrry Potter arasında nasıl bir ilgi kurabiliyorsunuz, hayret... 
Tabii ki olup bitene gözlerimle tanık değilim, öyle bir iddiam da olamaz... Ancak anlatılan hususlar hemen tüm siyer kitaplarında anlatılan ve hemen herkesin bildiği hususlardır... 
Yazıyı yazmakta ki amacım "bilinenleri hatırlatmak" ve "hayra vesile olmak"tır... 
Kaynak mevzuuna gelince; genellikle yazılarımda kaynak yazarım... Ancak bu yazı tamamen "sohbet" yazısı mahiyetinde olduğu için kaynak yazmadım... yazdıklarımın doğruluğunu tahkik etmek istiyorsanız, herhangi bir siyer kitabından yararlanabilirsiniz... 
Kandil kutlamasının Hicri 3. yy (Miladi 9. yy)'dan sonra başladığını zaten başta belirttim... Hicri 3. (Miladi 9.) yy'da hayatta olan sahabe de yoktu... 
"Siz de bir yanlışlık hissediyorum ama tam ifade edemiyorum" ne demek?... O yanlışlık Siz de olmasın?... İfade edemediği hisleriyle yazı yazmaya çalışan bir kişi olduğunuzun farkında mısınız?...  
Size tavsiyem, yadıklarınızı başkaları okumadan "tekrar tekrar" okuyunuz... 
Haksız ithamlarınız karşısında üzgünüm... 
Sizi Allah (cc)'a havale ediyorum....
suntalam'a cevaptır...
Yazar samigoren açık 2008-03-21 22:43:16
"Allah ın rasulünün örnek kişiliği, yol göstericiliği,çok önemli ve büyük bir insan oluşunu bir takım yerleri sel bastı diğer taraflarda taş taş üstünde kalmadı gökyüzü aydınlandı gibi şeylerle isbatlamaya çalışmaya gerek yok" diyorsunuz... 
Doğru söylüyorsunuz da "Allah Resulünün büyüklüğünü bir takım yerleri sel bastı, diğer taraflarda taş taş üstünde kalmadı gökyüzü aydınlandı gibi şeylerle" ispatlamaya çalışan yok ki... 
Yazıda ifade edilen hususlar tüm siyer kitaplarında anlatılan hususlardır... Bunları bilmiyor iseniz bu Sizin sorununuzdur... 
kubha'ya yazdığım cevapta da belirttiğim gibi; bu yazıyı yazmakta ki amacım "bilinenleri hatırlatmak" ve "hayra vesile olmak"tır... 
Hatam bu mu?... 
Hayra vesile olmuyorsunuz, güzel birşeyler ortaya koy(a)mıyorsunuz, ama bunu yapan insanları itham ediyorsunuz.... 
Lütfen "ya hayır söyleyin ya da susun...." 
Sizi Allah (cc)'a havale ediyorum...  
amacım tartışmak değil
Yazar suntalam açık 2008-03-22 19:18:45
Hayır olanı söylemek
Yazar suntalam açık 2008-03-22 19:38:15
Dr sami bey beni en yüce olana havale etmişsiniz gayrısına gerek yok Allah razı olsun. Amacım ne sizi itham etmek nede fayda getirmeyen tartışmalara girmek. Siyer kitaplarında geçen şeyler olduğunu biliyorum. Sorunum yok. Yazınızı hayra vesile olmak amacıyla yazdığınızı tahmin edebiliyorum. Ama iyi niyet herzaman iyi şeyler getirmeyebiliyor. Bu anlatılanlar hem metin yönüyle hemde rivayet zinciri bakımından problemli anlatımlar. Derinlemesine tahkik ederseniz görürsünüz. Bu tür anlatımlar mevlitlerde gözü yaşlı;hırkaya yüz sürmek için birbirini ezen kitleler oluşturmaktan başka bir işe yaramıyor. Ve O menkıbeler yoluyla duygusal bağlılıklar oluşturmuş bilinçsiz insanlar ilk imtihanda ordan oraya savrulup ne yapacağını bilemez hale geliyor. Hikayeler ilkeli neye ne için inandığını, neyi ne için yaptığını, kimi hangi sebeple takip ettiğini bilen insanlar oluşturamıyor malesef. Lütfen Sami bey hayır iş işleyin ve onlarca siyer kitabında onlarca kez tekrarlanan ve ne Rasulün örnekliğini anlamamıza yarayan ne de hayatımıza ışık olabilecek niteliği olan bu tür hikayeleri alıntılayacağınıza Rasulü daha iyi anlamamızı sağlayacak bir iki satır yazın daha faydalı olur diyorum ve hayır bildiğimi söylüyorum susmuyorum. 
Allah a emanet olunuz. Saygılarımla
ibretle izliyorum.
Yazar kartonboy açık 2008-03-23 21:41:15
karşılıklı yorumları okuyorum ve 'daha çok başındayız 'diyorum kendi kendime.Allah(cc) ,Kuran-ı Hakim'inde,Resulünün (sas)sade bir beşer olduğunu ve efendimizin risaleti mucizeler göstermeksizin yaptığını(isra 53)beyan ederken ne murad ediyor acaba.Tabiiki ,bizden birinin örnekliğinin en iyi olacağını muhtemelen.Tamamen iyi niyetle başlayan ve rezalete dönen bir peygamber methiyesi seyretmek isterseniz,youtube da 'ali bayram hoca,Muhammed eşittir Allah 'adlı klibi arattırıp seyredebilirsiniz.(Ali Bayram hoca,kısa bir süre önce İstanbul Fatih'te bir camii de katledilen imamdır).Sevgili Sami Gören beyefendi,bana lütfen söylermisiniz Allah(cc)resulünü beşer olarak takdim edip bunu defalarca tekrar ediyorken sizin yazınızdan dolayı ,her ne kadar iyi niyetle yazılmış olsada ,birileri efendimiz için insanüstülük izafe etse siz ne yapmış olursunuz.Bir de tümevarım yapalım ;bu tarzın yani duyguları aklın üzerine almaya kadar varabilecek bir maceranın bize,artısı eksisinden fazlamı acaba.Yazınızda bakara suresinde Hz İbrahim 'in duasının Hz Muhammed'i işaret ettiğini söylüyorsunuz halbuki öncelikle Hz İsmail'i dolaylı olarak Hz Muhammed'i işaret etmektedir.Çok uzatmamak adına ve Resulullah 'ın da tavsiyesi üzerine son söz olarak şunu söylemek istiyorum Kuran-ı Kerim'le ters düşen her söze tavra tarza karşıyım.Allah(cc),Peygamber efendimize (sas)beşer derken ısrarla O'na insanüstülük izafe eden her söze tavra tarza karşıyım.Allah u alem. 
Vesselam

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 19-03-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
85775129 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net