16-08-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow ...'Model Şahsiyet'...Battal Gazi
...'Model Şahsiyet'...Battal Gazi PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 39
KötüÇok iyi 
Yazar Yrd. Doç. Dr. Veysi ERKEN*   
26-02-2008
     Eğitimde 'MODEL ŞAHSİYET' ve BATTAL GAZİ

                                                Yrd. Doç. Dr. Veysi ERKEN*
                                         
                                                          

            Milletler arasında korkunç boyutlarda rekabetin yaşandığı ve yaşanacağı bir devirde yaşıyoruz. Bu rekabette ön saflarda yer almak ancak yetişmekte olan nesillerin bilgi ve teknoloji çağının gereklerine uygun talim ve terbiyeye tabi tutulmaları ile mümkün olur. Talim ve terbiye ıstılahları yerine günümüzde eğitim ve öğretim terimleri kullanılmaktadır.

Öğretim(talim) bilgi ve becerinin planlı bir şekilde kazandırılması süreci olarak tarif edilirken, eğitim (terbiye), öğretimi de kapsayacak şekilde ferdin bütün özelliklerinde bilgi, beceri, anlayış, tutum, tavır, davranış vb. değişiklik ve gelişme meydana getirme süreci olarak tanımlanmaktadır.

            Dolayısıyla terbiyesiz bir talim(öğretim) milletlerin ufkunu aydınlatamaz. Bazen fertlere kazandırılan bilgi ve beceriler kendi milletleri aleyhine koz olarak kullanılabilmektedir. Özel muayenehanelerine gidip muayene olmadığından veya olamadığından hastahanelerde hastalarına kötü davranan doktorlar, malzemeden çalan mühendisler, çürük mal satan tüccar terbiyesiz(eğitim) talim (öğretim) için bir misal oluşturur.

            Eğitim, ferdin özelliklerinde farklılaşma meydana getirme ameliyesi olduğuna göre, amacının ve hedeflerinin önceden belirlenmiş olması gerekir. Nasıl bir insan tipinin yetiştirileceğinin önceden bilinmesi icap eder.

            Eğitim sürecinin sonucunda ulaşılmak istenen hedeflerin gerçekleşmesi, hedeflere uygun metot ve vasıtaların kullanılması daha fazla ehemmiyet arz eder. Bu bağlamda genel olarak fertlere milli mefkûre ve şuurun kazandırılmasında cemiyetin içinde yetişen kahramanların efsaneleşmiş şahsiyetlerinden faydalanılır.

            Ferdin tutum, tavır, duygu ve davranış kazanmasında ve bilgi ile becerisini yerinde kullanabilme alışkanlığını kazanmasında “üstün”, kâmil”, “mümtaz” ve “kahraman” şahsiyetlerin önemli bir yer tuttuğunu özellikle sosyal öğrenmeciler ileri sürerler.

            Sosyal öğrenmeci eğitimciler tarafından geliştirilen öğrenme teorilerinde “Model Şahsiyet” kavramı ön plana çıkar. Bu yaklaşımlara göre insanoğlunun bir “model Şahsiyet”e ihtiyaç duyması, beşer ruhuna Cenabı-ı Allah tarafından yerleştirilen bir tabiattan kaynaklanır ki, o da  “taklittir”. Taklit, çocuğu, zayıfı ve bazen top yekûn halkı kâmil ve mümtaz bir insanı model edinmeye, kuvvetli ve reisi örnek almaya teşvik eden, sevk eden bir duygudur. Taklit duygusu her fertte mevcuttur. Sosyal grupların hepsinde, askerlik hayatında erin komutanını taklit ettiği gibi grubu oluşturan fertlerin taklit edeceği, örnek alacağı “model Şahsiyet”lere ihtiyaç bulunmaktadır.

            “Model Şahsiyet”e duyulan ihtiyaç insanı eğitmek için oluşturulan ve bir sosyal grup olan okullarda had safhaya ulaşır.

            Cemiyet hayatı ilerleyip, gelişip ve karmaşıklaştıkça fertlerin “model şahsiyet”e olan ihtiyacı da artar. Bundan dolayıdır ki, İslam eğitim yöntemlerinde “örnek olma” ve “örnek edinme”nin kullanımı zirveye ulaşır. Çocuk anayı- babayı, öğrenci öğretmeni, çırak ustayı ve genel olarak Müslüman peygamberini “model” alır(1). Özellikle kişilik gelişiminin önemli aşamaları olan çocukluk ve erginlik dönemlerinde “model şahsiyet”e ve “kahramanlara” duyulan ihtiyaç en güçlü noktadadır (2).

            Sosyal öğrenme yaklaşımlarının ortaya çıkardığı gerçek,  eğitimde “model şahsiyet”in kullanımı eğitmede kullanılan yöntem ve vasıtaların en tesirlisi ve başarıya ulaştırmaya en yakın olanıdır(3).

            “Model şahsiyet”le insanı terbiye etme eğitim tarihimizde de önemli bir yer tutar. Özellikle tekke, zaviye, ribat, medrese, oda, dernek vs. eğitim kurumlarında “Battal name”  ve “Saltuk name”ler okunarak, okunan eserdeki efsanevî kahramanlar “Model Şahsiyet” olarak genç nesillere benimsetilmeye çalışılır. “Battal name” ve “Saltuk name”lerde yer alan menkıbeler belirli sıra ve aralıklarla kendine mahsus töre ve saygı ile okunur(4). Bu yaklaşım günümüzde de geçerli olan “tedriç” yönteminin, başka bir deyişle konunun basitten karmaşığa, kolaydan zora doğru öğretilmesidir.

            Battal namelerdeki anlatımlara göre efsanevi kahramanlar toplumda bulunması gereken meziyetlere sahip olup özellikle “bahadırlığı” temsil etmekte ve nitelikleriyle yetişecek fertlere “model şahsiyet”  durumundadır.

            Özellikle, İslam’ı din olarak benimsemiş olan kahramandaki “ya şehit ol ya gazi” parolası bahadır meziyetinin muharrik unsuru olduğu görülür. İslam’ın kabulünden sonra yaşama düsturu olarak “İlayı Kelimetullah” benimsenmiş ve bu düstur müminleri kahramanlaştırarak cepheden cepheye koşturmuştur. İşte sırf Cenabı-ı Allah’ın rızası için cepheden cepheye koşan ve fevkaladeliklerle hayatını sürdüren mücahit şahsiyetlerin hayatları etrafında menkıbe ve destan halkaları oluşmuş ve Battal namelerle Saltuk nameler yazılmıştır.

İslam’ın cihad anlayışı etkisi altında gelişen menkıbe ve destanlardaki kahramanların bir tek gayeleri vardır.  O da İlayı Kelimetullah uğrunda cihadtır.  Cihad, ferdin bütün imkânları ile inancı doğrultusundaki gayretini ifade eder. Dolayısıyla bu kahramanların cihadlarındaki amaç ve hedefler, dünyevî savaşlardan tamamen farklıdır.
            Bu nedenle İlayı Kelimetullah uğrundaki mucahadeler ilgili gelişen menkıbe ve destanlarda maddi kuvvetle manevi kuvvet birleşir nusretullah biçiminde tecelli eder ve fertlere güç kaynağı olur.

            Gerçekte, İslamî hayatta “gazilik” ve “şehitlik” erişilmesi istenilen en yüce mertebelerdir. Küffara karşı koymak her müminin mukaddes görevleri arasında yer alır. Bu inanç ve azimle mucahadeye başlayan kişiler psikolojik olarak çok güçlü olurlar.

            Menkıbe ve destanlara konu olan şahsiyetlerin psikolojik olarak güçlü oldukları, bu yönleriyle yüceltildikleri ve “model” olarak takdim edildikleri görülmektedir.

            Bilindiği üzere “model” alma yoluyla öğrenme bilhassa kişiliğin önemli boyutları olan tutum, tavır, alışkanlık vb. yönlerde daha fazla etkili olmaktadır(5). Fert kimi sever, benimser ve hayranlık duyarsa onu kendine “model” ya da “kahraman” olarak seçer. Onun gibi olmaya ve davranmaya çalışır(6).

            Bireylerin hemen hemen her yaşta hayran oldukları, etkilendikleri, beğendikleri, üstün kabul ettikleri, hatta aynileşmek istedikleri şahsiyetler vardır.

            Bireylerin gönlünde üstün şahsiyetler belirli özellikleriyle temayüz ederler. Özellikler bireylerin kimliğinin oluşmasında ve oluşturulmasında temayüz etmiş “üstün şahsiyetler”in yeri ve önemi tartışılamaz. Eğitimciler gibi şairler de “üstün şahsiyet”leri gençliğin kimliğinin oluşturulmasında bir motif olarak kullanırlar. Naat, kaside ve benzer şiirleri yazanlarda bu durum açıkça görülür. Benzer şekilde, üstün özellikleriyle temayüz etmiş ve gemileri karadan yürüttürecek kadar hiddetli, kararlı, cesur, zeki ve kahraman olan Fatih Sultan Mehmet’i, şair A. Nihat Asya gençlere:

            Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek,
            Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek…
            Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek!
                        Yürü hala ne diye oyunda, oynaştasın?
                        Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın

            Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden…
            Senin de destanını okuyalım ezberden…
            Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…
                        Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın
                        Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın

            Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini!
            Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini!
            Küçük görme, hor görme –delikanlım- kendini!

                         Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın,
                         Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!
 Mısralarıyla model şahsiyet olarak takdim eder.

            “Model Şahsiyet” ile bireyi eğitme anlayışı batı ülkeleri eğitiminde de bir yöntem olarak yer almış durumdadır. Zenginlerden alıp fakirlere dağıtan ve zulme uğrayanların yardımına davetsiz bir şekilde koştuğu kabul edilen Robin Hood tipi kişiler, gençlere efsanevî bir kahraman tarzında “model şahsiyet” olarak benimsetilmeye çalışılır.

            İslam tarihi, genç ve yetişmekte olan nesillere “model şahsiyet” olarak öğretilmesi gereken yüz binlerle ifade edebileceğimiz efsanevî kahramanlarla doludur.  Bu efsanevî kahramanlardan birisi de namı Balkanlardan Hindistan’a kadar geniş bir coğrafyaya yayılmış Seyit Battal Gazi hazretleridir.

            “Model Şahsiyet” Seyit Battal Gazi pek çok özelliği ile temayüz etmiştir.  O ilayı Kelimetullahı düstur edinenlerin gönlünde taht kurmuş ve nesillere örneklik teşkil eden bir kahramandır. Lider ve kahraman olabilmek için bulunması gereken bütün meziyetleri ve vasıfları kendinde toplamıştır. Zira O, âlemlere rahmet olarak gönderilen, güzel ahlakı tamamlamakla vazifelendirilen ve insanlara en güzel örnek olarak gösterilen peygamberin (Hz. Muhammed s.a.v.) tebliğini düstur edinmiş ve ona benzemeye çalışmış mümtaz bir şahsiyettir.

            Bu yönüyle O , “bizi cesarete, cenge, doğruluğa ve hatta gerektiğinde de kurnazlığa götüren ve muhayyilelerimize hem gerçeğin hem de gerçeğin sınırlarını aşan bir menkıbeler kahramanıdır.

O, adaletinde cebir ve şiddet olmayan İslam’ın bir mücahididir. O, tek Allah fikrini ve tebliğini kâinata hâkim kılma ve bu yolla insanlar arasında kardeşlik, iyilik, hayır ve yardımlaşma düşüncesini yayma çabasındadır. O’nda sadece dünyada gerçek barışı, birliği ve beraberliği sağlayacak ülkü hâkimdir”.

Kısaca Seyyid Battal Gazi’de hâkim olan amaç “İlayı Kelimetullah ülküsü”dür. Bu ülküsüyle modeldir.
Ülküsü gereği kılıcını doğrudan öldürme için kullanmaz. Düşmanlarına önce İslam’ı tebliğ ve teklif eder. Onlara “la ilahe illallah” demeyi öğütler. Tebliğ ve teklifi kabul edilmediği ve mecbur bırakıldığı takdirde kılıcını kullanır. Bu davranış inancının gereklerindendir.

İnancının dayandığı ilkeleri her tarafa duyurmaya çalışan bir serdardır Battal Gazi. Zira O, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) “Le tuftehannel Kostantıniyye, fele ni’mel’ı- emiru emiruha, fele ni’me-l- ceyşu zalike ceyş ( İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan ve onun askeri ne güzel askerdir) hadis-i şerifin verdiği müjdeyi gerçekleştirme peşinde koşan ve elinden gelen gayreti ve cehdi sarf eden bir serdardır.

Kısaca Seyyid Battal Gazi, sahip olduğu ulvî gayeye uygun meziyet ve sıfatlara sahip üstün bir şahsiyettir. O bu üstünlüğü ile modeldir. Bilinmelidir.

Sosyal öğrenme yöntemi olarak kabul gören “model şahsiyet” kavramı açısından Seyyid Battal Gazi’nin meziyet ve sıfatları şu şekilde sıralanabilir.

Ülkü sahibidir,

İlkelidir,

Bilgilidir,

Yiğittir,

Merhametlidir,

Kahramandır,

Cesurdur,

Güçlüdür,

Kurnazdır,

Dürüsttür, Zekidir,

Tavizsizdir.

Seyyid Battal Gazinin meziyet ve sıfatları menkıbelerde geniş bir şekilde yer alır. Bir kısmından özetle bahsedilecek olunursa O, bilgilidir. Davasının gerektirdiği bütün bilgilere sahiptir. “Dört kitabı yâd kıldı. İlm-i tefsir ve ehadis içinde gayet eyu oldı. Mimbere çıktı hutbe okudu. Andan sonra silahşorluğa heves kıldı” (7) ifadesinden ilim derecesi hakkında bilgi sahibi olmaktayız. Yukarıda geçen ibarede dikkati çeken hususlardan birisi düşmanı olanların kitaplarını okuduğu ve onları dinleri konusunda bilgi sahibi olduğudur. Bu ibare bir liderde bulunması gereken düşmanı bütün yönleriyle tanıma özelliğini de ortaya koymaktadır.

Seyyid Battal Gazi sadece düşmanının dini bilgilerine sahip bir kişi değildir. O, hutbe okuyacak, Kur’an-ı Kerimi tefsir edecek ve Hz. Peygamberin hadislerini bilebilecek kadar kendi inancının ilmine de sahiptir. Zaten liderlik ve kahramanlık bunu gerektirir. Battal namede geçen ibarede dikkati çeken bir diğer husus Seyyid Battal Gazinin davasının gerektirdiği ilimlerle mücehhez olduktan sonra silahşorluğa heves etmesidir. Kısaca onun davası kuru bir cihangirlik değildir.

Seyyid Battal bahsi geçen özellikleriyle mükemmel bir askerdir. İyi asker cihad için gerekli her türlü bilgiyle donanmak durumundadır. Bunun için kahramanımız silah talimine de katılır. O Gazban adlı, güçlü ve hünerli bir silahşorun eğitiminde yetişir.  Kısa zamanda eşi menendi bulunmaz hale gelir. At koştururken, at altından geçme ve yön değiştirme ile gürz ve kılıç kullanma gibi becerilerde benzeri bulunamaz duruma gelir (8).

Seyyid Battal bir kahramandır. O harp sanatını iyice kavradıktan sonra sahip olduğu “öç alma” ve “kahramanlık” özelliklerine uygun bir tarzda hareket eder. Menkıbeye göre öç almak için babasını öldüren Mihriyayil’in sarayına girer ve “içkiden kendini kaybetmiş bulunan Mihriyayili bir yumruk darbesiyle yıkar ve sinesi üzerine çıkarak O’nu Müslüman olmaya davet eder. Ben Hüseyin Gazinin oğlıyam. Adım Cafer’dir. Atam kanını isteyup geldim. Şimdi eğer Müselman oldun kurtuldun yok dirsen başın keserem der. Kâfir imana gelmeyince başını keser” (9). Menkıbede geçen ibarede dikkati çeken en önemli husus yukarıda belirtildiği gibi Battal Gazi’nin sadece öç alma, yıkıp yakma duygusu ile hareket eden kuru bir cihangirlik ve kahramanlık davasında olmadığıdır. O, babasının katiline bile davasının emrettiği tarzda davranan bir cihangir ve kahramandır.

O, merhametli bir cihangir ve kahramandır. Merhameti rahmet dini olan İslamiyete mensubiyetinden gelir. Rahmet dini olan İslam’a göre Müslüman olmayana önce din tebliğ edilir, kabul etmez ise savaş hukukunun gereği yapılır.  Zira merhameti esas kabul eden İslam’a göre amaç, insanı katlederek yok etmek değil, kurtuluşa ve hidayete davettir. Dolayısıyla İslam’ın merhamet anlayışı Battal Gazi’de de tezahür etmiş ve niteliği olmuştur.

Battal Gazi kahramanlığının gereği olsa gerek gür bir sese de sahiptir. Düşmanla karşılaşma öncesi ve sonrası attığı naralar düşmanı perişan eder. Gür ses ve müziğin(mehter) savaştaki etkisinin araştırılması ayrı bir konu başlığı niteliğindedir.

Model Şahsiyet olan Battal Gazi, tek başına sarayları basacak cesarettedir. O korkmadan hadiselerin üzerine üzerine gider. Korkusuzluğu “Allah, mal ve canları ile cihad edenleri, mertebece oturanlardan üstün kılmıştır. Nisa-95” ayetinin müjdesinden kaynaklanır. Bu anlamda pek çok ayet ve hadis söz konusudur.  Cesareti ile Müslümanlardan herhangi birinin esir olduğunu duymasıyla her şeyi bırakır, onu kurtarmaya koşar. Seraskerlik konusunda kendisine haksızlık eden Abdusselam’ın bile esaretini kabullenmez. Abdusselam’ın esir düştüğünü duyar duymaz İstanbul’a giderek sarayı basar ve onu kurtarır.  O, cesaretiyle bütün cengâverlik faziletlerinin simgesidir. O, bu serüvenin çiçeğidir. Hz. Hamza’nın gücü, Hz. Ali’nin cengâverliği, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sabrı O’nda tebarüz etmiş ve cesaretin modeli olmuştur.

Battal Gazi dürüstlüğü ile de model bir şahsiyettir. Dünya malına önem vermemesi onun dürüstlüğünden kaynaklanır. Zaferlerde elde edilen ganimetlere el sürmez, etrafındakilere dağıtır. Battal’ın bu yönü de menkıbelere yansımıştır.  Menkıbelere göre oğlunu yetiştiren hocaya hediye göndermek ister ancak hediye edeceği bir şey yoktur. Üzerindeki cüppesini çıkarır ve hediye olarak gönderir (10).

Yiğitliği ile de “model bir şahsiyet”tir Battal Gazi.  Battal düşmanı da olsa herkese yiğitçe davranır. Nitekim O, dövüşte atından yere düşen düşmanlarına karşı kılıç kullanmayı doğru bulmaz. Kendisi de at sırtından iner ve kavgasına devam eder. Menkıbelerde Battal’ın bu yönü geniş bir yer tutar.

Battal adil bir niteliğe sahiptir. Bu yönüyle zayıfları koruyan, zalimin korkulu rüyası olan bir şahsiyettir. Zayıf ve mazlumun dostu, zalimin düşmanı olan kahramanımız mazlumun dinini sormaz. Her mazlumun yanında yer almaya çalışır.  Bütün gazilerin hayat tarzı gibi o da zayıfları korur, onlara yardım eder ve zayıflara kötülük edenlerle mücadele eder. O, ancak zalimleri kendine muhatap eder. Bu nitelik islam'ın mucahade anlayışından kaynaklanmaktadır.

Battal gazi inançlarında sadık ve tavizsizdir. İnançlarından asla taviz vermez. O, ölümün çok yakın hissedildiği zamanlarda bile temel değeri ve hayat kaynağı olan İslami inançtan en küçük bir tavizi kabul etmez. Battal’ın bu niteliği menkıbelerde şu şekilde anlatılır. Tariyun Battal’ı yakalatıp zindana attırdığında, Tariyun’un kızı Gülendam “gel benim dinime gir, seni bu zindandan kurtarayım ve seninle evleneyim diye teklif ve ısrar eder. Fakat Battal’dan aldığı cevap: Din Muhammed dinidir. Anda kim Muhammed dini ola, din-i İsa niye gerek” (11) olur.

Yukarıda izah ettiğimiz nitelikleri gibi liderlerde bulunması gereken feraset de Battal’da vardır. Hadiseler karşısında nasıl davranması gerektiğini bilecek kadar feraset sahibidir.  Ferasetiyle en tehlikeli anlarda bile uygun ve ani kararları alır ve uygular. Bu özelliği ile yerine göre kurnazca davranmasını bilir. Harp hiledir, taktiktir (12) anlayışıyla hareket ederek mucahadesinde gerektiğinde kurnaz bir tutum sergiler. Bu feraset sahibi liderlerin özelliklerindendir.

Battal Gazi’nin bu meziyeti de menkıbelerde geniş bir şekilde anlatılır. Bir menkıbeye göre o, düşmanın eline esir düşünce kurtuluşu kimliğini gizlemede bulur ve papaz olduğunu ileri sürerek incili papazlara okur. İncili güzel okuması ve tefsir etmesi nedeniyle kendisine inanılır ve kurnazlığıyla esaretten kurtulmuş olur.

Eğitim sürecinde “model şahsiyet” olarak menkıbelerinin okutulması gereken şahsiyetlerden olan Battal Gazi vefatından sonra da rüyalar âleminde insanları etkiler.  Menkıbeye göre rüyada cihangirlere iletilmek üzere şu nasihatte bulunur.

“Ey oğullar, şimdiden geri siz beni dünyada bulamazsınız. Ben Allah’u Teâlâ hazretlerine vasıl oldum. Ama benim himmetim sizinledir. Siz din yolunda dövüşün. Daima Allah’a güvenin. O’nun rızasını isteyin. Nefesinizin hevasına uymayın.  Yiğitliğinize mağrur olmayınız. Ne yaparsanız Allah rızası için yapınız.  Dünyaya gönül verip aldanmayın. Her yıl Mekke ve Medine’ye armağanlar gönderin. Zayıflara yardım edin.  Öksüzleri esirgeyin. İhtiyarlara saygı gösterin. Kötü bir iş yapmayın ki, sonradan pişman olmayasınız. Her iş’te Allah’tan yardım dileyiniz. Eğer bu nasihatimi tutarsanız kıyamet gününde yüzünüz ak olur” (13).

Özetle, Battal Gazi üstün ve fazıl meziyetlere sahip “model şahsiyet” konumunda olanlardandır.  Genişçe izah edilen meziyetleri genç nesillere kazandırılması ve benimsetilmesi gerekir. Menkıbelerin ihtiva eden Battal name ve Saltuk namelerden faydalanılmalıdır.

Sonuç olarak çocukları ve gençliği eğitmekten sorumlu olan herkesin “model şahsiyet”lerin etkili olduğunu bilmesi ve yetişenin önüne model koyması gerekir ki, kültürümüze aykırı olanlar model alınmasın.

Eğiticilerin Michel Jackson, Madonna, Bon Jovi vb.’nin yetişenler tarafında model alınmasını önlemeleri ancak kendi efsanevi kahramanlarımızı onlara “model şahsiyet” olarak sunmaları ve benimsetebilmeleriyle mümkündür.

Bu baptan Battal Gazi Türk-İslam tarihinde ve özellikle Anadolu’nun fethi ve vatanlaştırılmasında kahramanlıkları olan mümtaz bir “model şahsiyet”tir.  O hem bir veli, hem bir lider hem de üstün zekâlı ve güçlüklerden sıyrılmayı bilen dâhi bir şahsiyet olarak destanlaşmıştır.  Bize şeref kazandıran bu tür kahramanların hayatı model olarak okutulmalıdır.

Genç nesillerin geleceğe damga vurabilmelerinin yolu doğru şahsiyetlerle yetiştirilmeleriyle mümkündür.  Unutulmamalıdır ki, genç nesillerin geniş ufuklu bir şekilde yetişmelerinin yolu ufku geniş olanların model olarak sunulmasından geçer. 

Kısaca Battal Gazi ve onun gibi tarihte büyük işler başarmış, icat, keşif ve ilmi çalışmalarda bulunmuş, düşünceleri ile geniş insan topluluğunu etkilemiş, kitap yazmış kahramanlarımız gençliğimize “model şahsiyet” olarak sunulması ve yetişmekte olanları uygun bir programla bu “model şahsiyet”lerle yetiştirmek gerekir.

KAYNAKLAR
1- Bayraktar, M. F. : İslam Eğitiminde Öğretmen-Öğrenci Münasebetleri, İstanbul 1984, s.40.

2- Komisyon: Çocukları Tanımak, M. E. B. Yayınları, Ankara 1965, s.195.

3- Muhammed Kutub: İslam Terbiye Metodu, Çev. Ali Özek, İstanbul 1977, s.253.

4-Kırzıoğlu, M. F. : Doğu Serhaddimizde Battal Gazi Kitabının Okuma Geleneği

5- Selçuk, Z. : Eğitim Psikolojisi, Konya 1991, s.110.

6-Başaran, İ. E. Eğitim Psikolojisi, Ankara 1976, s.74.

7-Köksal, H. Battal namelerde Tip ve Motif Yapısı, Ankara 1984, s.60.

8-Köksal, H., A.g.e., s.60.

9- Köksal, H., A.g.e., s.61.

10- Köksal, H., A.g.e., s.67.

11- Köksal, H., A.g.e., s.69.

12- İmam Gazali, İhya’u- Ulum’ud-din, C.II, İstanbul 1974, s.4.

13- Karahan, A. : Menkıbelerde ve Edebiyatta Seyyid Battal Gazi, II. Seyyid Battal Gazi Bilimsel semineri, Eskişehir 1978, s.22.

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 15-03-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
85775713 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net