27-02-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow KONGREDEYİM
KONGREDEYİM PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 18
KötüÇok iyi 
Yazar Şefika LEYLA   
22-02-2008
            KONGREDEYİM
                                           Şefika LEYLA                                      

            Kâbe-i Muazzama, büyük buluşma yeri, uluslararası İslam kongresiymiş. Öyle duyardım bu işin edebiyatını yapanlardan. Haccda Müslümanların meseleleri görüşülür, çözüm aranır, uygulamaya konulması gerekirmiş asıl... Bunlara inanıyordum. Umut fakirin ekmeği…

         Yolculuğa çıkarken kongrenin önemli üyeleri hangileri diye meraktaydım. İşte, otobüste elinde mikrofonla bize hitap eden kişi… Birini tanıdığım için sevindim. Kur-an-ı Kerim tilavetinden sonra başladı programını icraya… İlahi denilen, aslında beşerî nağmeler okudu. Sonra da menkıbeler, derken Resulullah’ın saçından ve göğsünden kıl kapışan, kılını sarığına saklayan,
sarığı  düşman saflarına yuvarlanınca ardından yerlerde yuvarlanan meczup, berduş karakterleri sahabe diye niteleyen biriBu ilimsizliğe itiraz ediyorum. Cılız sesimi mikrofon bastırıyor. Öfkem daha kabarıyor. Neden bilmem; konuşmanın seyri bir anda değişiyor.
            Neyse bu olaya takılmadan bu yılki önemli buluşmanın sonuçlarını ilk elden bizzat yerinde gözlemlemeliyim. Acaba neler yapılıyor? Etnik temizlik çalışmalarına bir karşı duruş hazırlandı mı, yeryüzünü fesada boğup biz ancak özgürlük getiriyoruz diyenlerin hile ve düzenleri deşifre edilip, tavır alınacak mı? Müslümanın bu kadar çok olduğu dünyada iyi müslüman yetiştirecek hocaların, okulların hazırlanacağı ilan edilecek mi? Daha neler; öylesine çok mesele var ki… Bir kaçına çare aradılarsa ne mutlu…
            Kongre çıkışı delegelerin yapacakları açıklamalardan, yüzlerindeki manalardan neler çıkarırım, onları duymaya hazır bekliyorum... Epey haşmetli kimseler gözüme ilişiyor bizim Türkler arasında. Lobide çiğ köfteler, yöre yiyecekleri, çerezler oluyormuş istişarelerinde, afiyet olsun. Tabiî ki önemli işler yapıyorlar ve yapacaklar.
            Tavafta arıyor gözlerim onları. İşte biri..  Fakat o ne? Elinde ‘Yusuf Tavaslı’ okuyor yüksek sesle. Olabilir büyük işlerle uğraşanlar ibadetlerin vecibelerini, rükünlerini öğrenmeye vakit bulamayabilirler. İşler hallolsun da…
            İşte şimdi bir bayrak görüyorum üç hilalli.. evet onlar da kongrede; sesleri üst perdeden.  Bu da bir başka partimizin amblemi; diğerini bastırıyor onların sesi. İşte bir tanesi daha tekbir diyor;  tekrarlıyor kabilenin hepsi. Sanki, bakın hepinizi döveriz der gibiler. Gerçi tavaf esnasında hafif sesle zikretmek efdaldir diye biliriz amma, anlaşılan bizimkiler burada epey söz sahibi, kararları onlar alıp duyuracak galiba  ki biraz şımarıyor, af edersiniz coşkuya kapılıyor olabilirler? Bir başka ülkenin siyah giysili insanları, çok çırpınıp ağlıyorlar, ara ara rastlıyorum. Bunların koro halinde Hüseyin diyerek ağlayışları... Herhalde önemli delegelerden birileriydi ki perişanlar, bir türlü acıları dinmiyor. Öyle ya ümmet-i Muhammed’in işleri aksayacak. Dillerini anlasam oturup ağlayacağım beraber. Şu sakalları, bizim yaşlı teyzelerimizin saçlarına benzeyenler de kendilerini öyle tanıtıyor galiba. Yoksa bu yaşa gelmiş insanlar elbet Resulullah’ın (sav) sakalının bir tutam olduğunu bilirler. Ben bile biliyorum.
               Tavaf esnasında ahenkle akan insan seline bakıyorum. Tüm bu topluluk cemaat şuuruna sahip olsun diye dua ediyorum. Bu akan insan seli bir yere gelince tıkanıp bir girdaba kapılıyor adeta, insicamı bozan ne? Bir noktaya yığılıp, ellerini oraya sürmelerinin manasını şimdi anladım sanıyorum. 
             Allah’ın (c.c) üzerimdeki hakkını ifaya geldim. Kongredekileri tanıyabilmek, onları arkalarından sıvazlayabilmek, desteklemek zevki bana da diğerlerine de yetmeli… İşte, ya şu Kâbe’nin duvarına tırmanıp yaslanıp kalanlar. Elbette ki bunlar da delegedir. Muhafızları aşıp düz duvara tırmanabilmek kolay değil… Eğitim almışlar belli ki; birçok ülkeden varlar galiba.
            Arafat’a çıkarken delegelerimiz mikrofonlardan öylesine nutuklar atıyorlar ki beşeri nağmeler mi istersiniz, ritüeller arası ayeti kelimeler mi dersiniz karıştırıyorum.. hangisi bu saftan hangisi delegeden. Hele vakfede, öylesi ağlamaklı dualara âmin dedik kiBuraya kadar gelmişken büyüklerimin çocuklarıma dua edip, onlara Hz. İbrahim gibi tek başına ümmet(*) olma şuuru, küçük Hz. İsmail teslimiyeti ve sabrı, Hz. Musa gibi kardeşini hesaba çekebilmesi, Hz. Hamza gibi ebu cehilleri tokatlama gücü, daha hangi şeref levhasından örnekler  vereyim, bencilce bunları dilemelerini bekledim. Onlar dertlilere deva, hastalara şifa dağıtıyorlardı. Oysa benimki de dertti. Anlamadılar. Coşku, hüzün, heyecan had safhada idi. Nitekim dua bitti hacı olduk, tebrikleştik. Bunların üstüne bir kahraman ne mutlu türküm diyene sedasıyla Arafat’ı inletmez mi? Bu ayrıcalıktan biraz mahcubiyet duysam da kendilerinin de burada hazır olduğunu diğer delegelere duyuran paroladır belki diye düşünmek zorunda kaldım. Birçok haşmetli burada da ayrı çadırlarda istişaredeymişler zira.
            Cebelürrahme insan kaynıyor papatya gibi görünüyorlar uzaktan.  Yakına gelince ellerinde kalem, taşlara bağladıkları çaput ve ipliklerle müşriklerin amellerini yaptıklarında kayboluyor papatya manzarası . Delege önderleri bunun doğru olmadığını söylüyor fakat yapanları kınamanın yanlış olduğunu da ekliyorlar hemen. Burası dünyanın merkezi imiş. Burada Nasrettin Hoca fıkrasını anımsıyorum. Birileri bizi kandırıyor oyalıyor. Ama kim bunlar?
           Bizim çadıra mikrofonla iki kişi giriyor. Bir isim ve sayı listesi uzatıyor. Hanımlar!.. Ne ayıp, onları önemli işlerinden alıkoyuyorlar. Hatme yapılması gerekli imiş. Mütevazı tavırlarla törene başlıyor delegeler. Uzun sürüyor. Yine aralarda kısa sureler, ayeti kerimeler yakalıyorum. Çocuklarımın yemek istemediği şeyleri ekmek arasında tost makinesinde sıkıştırarak çaktırmadan yediririm bazen ya,  ferasetli görevliler de tören esnasında rahmet damlaları sıkıştırıyorlardı aralara. Merasim sonrası tüm cesaretimi toplayıp bunun vahiydeki yerini, sünnetteki uygulamasını soruyorum. Olmadığını söylüyorlar ama beraberinde bir takım izahlara geçiyorlar. Yüz bulunca yeni sorular sıralıyorum. İrşat, ihya yerine neden halk kültürünün güdümünde bir tavır sergilediklerini, Allah’ın (c.c) üzerimizdeki hakkını eda etmek üzere geldiğimiz mukaddes beldelerde müfsid öncü durumunda olmalarının mesuliyetini, yola çıkalı bunlardan müşteki olduğumu… Hasbünallah ne yapıyorum şimdi, ya ibadetlerim boşa giderse! Muhterem hocalarımızdan biri ter içinde kalan alnını siliyor, samimiyetle helallik diliyor, mecbur kaldıklarından, bunların zamanla aşılacağından filan bahsediyor. Şu koskoca hocalara ter döktüren cahillere kızmalıyım. Yirmi beş yıldır bu camiada, ilahiyat görevlisi olan eşi ve grubumuzdaki müftü ile beni görüştürmekle tehdit eden görmüş geçirmiş hanım sıkıştırıyor beni. Üstelik bu özel durumlarını, mevkiini falan faş etmeye kendisini icbar eden tavırlarımla günaha da girdiğimi söylemez mi? Günah isnadına hayır, amma hocalarla görüştürürse sevineceğime hazır olduğumu söyleyince yok oluveriyor hanım.
          Hâsılı bu kongrede daha çok şeyler olacağa benziyor. Ben ikide bir meraka kapılıp sorular soracağım, onlarsa Kâbe’nin yollarını teğanni edip Medine’ye hala varamadılar. Lebbeyk Allahümme Lebbeyk diyorum ben. Bu mekânın tüm erleri Allahın taraftarı. Nasıl kıskanmasın ordular. Tek bir imamın sedasıyla rabbe boyun eğenlerden nasıl korkmasın, sinelerindeki asıl öfkelerini nasıl gizlemesinler.   
          Mahşere benzermiş burası…
          Hanif dine mensup bizlere bir silkiniş bir uyanış, ilim, irfan vermesi; ihsan ve cemaat şuuru nasip etmesi temennisiyle kongreden ayrılacağım. Teslimiyetin hazza, zevke dönüşmesinden tedirgin olmak istemediğim Kâbe de ilk kez aşkı meşru görüp, rahmet damlalarının musikisini dinledim.  
           Bazen ayağımı vurup hırçınca af istediğim, bazen ağlayarak suç bastırdığım, çoğu kez sınırsızca, şımarıkça isteklerimi devamlı sıraladığım, naz ve niyaz ile el-ğaniyye yöneldiğim bu Mekke-i Mükerreme’den ayrılırken, delegelerin bu halini işin edebiyatını yapanlara havale ediyorum.
           Bu sayılı günlerde Allah’ı anıp, bundan sonra da her nereden çıkarsam yüzüm Mescid-i Haramda, hacc ve umreyi Allah için tamamlayarak, beyti haramdakilere hürmetsizlik etmeden, iyilik ve takvada yardımlaşarak ittika etmeliyim gücümce. Haccı önemini insanlar arasında duyurarak, Hz. İbrahim’in şuuru ile ecir aramalıyım. Mekke-i Mükerreme’nin emin insanlarına selam olsun…

( Nida Dergisi Şubat Sayısından )

(*) "Soyunun önemi yok o tek başına ümmet
     Onunçün dindir İslam, İslam eşittir Millet."

                                                   M.Ö. (kriter'den)
       

Yorum
Yazar selahaddin açık 2008-02-23 22:19:08
tebrikler farkına varmanız çok önemli , böyle bir şuura varmak haccın bu açıdan algılanabilmesi mükemmel.
Hac olayını doğru yorumlamak en doğrusu.
Yazar afra açık 2008-02-23 22:48:44
Şüphesiz herkes baktığı gibi görür, ne var ki sünnetullaha uygun şartlar da hac olayının yerine getirilmediği de bir vakadır. Şefika hanımın izlenimleri de yanlış değildir.
teşekkürler
Yazar burhan açık 2008-02-24 13:25:36
şuursuz yapılan ibadetler adet,şuurla yapılan adetler de ibadet olur.bu gerçeği bütün acısıyla hac ibadetinde de görüyoruz.ali şeriati'nin HAC kitabını hediye ediyorum hacca gidenlere.ibadetleri bilinçli yapanlardan oluruz inşallah.Allah ibadetinizi kabul etsin..
Leyla Kardeşim,
Yazar kubha açık 2008-02-24 17:35:37
Duygu seli yazını net anlayamamış olabilirim ama hafif bir "umduğunu bulamama" hali var gibi... 
 
Ben senelerdir çevremdekilere Hac'ca değil Umre'ye gitmelerini tavsiye ediyorum. Özellikle Ramazan Umresi + orada kılınacak bayram namazı... 
 
Aradığını düşündüğüm atmosferi umrede bulabileceğini zannediyorum.
Yazar başak açık 2008-03-03 17:50:59
Allah Haccınızı kabul etsin, Allah gitmeyenlere nasip etsin.
Bu yazı Bu marşla birlikte Okunmalı...
Yazar admin açık 2009-10-20 21:37:04
HACILAR MARŞI 
 
 
http://www.kriter.org/index.php?option=com_content&task=view&id=1448&Itemid=59

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 26-02-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
64865523 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net