14-08-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow SANAL BİR DÜNYA İÇİN HAYALİ ÖNERİLER
SANAL BİR DÜNYA İÇİN HAYALİ ÖNERİLER PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 21
KötüÇok iyi 
Yazar M. Selami ÇEKMEGİL   
03-02-2008
SANAL BİR DÜNYA İÇİN HAYALİ ÖNERİLER(*)
                                    
                                           M. Selami ÇEKMEGİL
            
         Bu satırları yazdığım sırada müezzin beni Cuma namazına çağırıyor, yanık bir sesle beni topluluğa, toplulukla ibadet etmeye davet ediyor.

            Ama ben cami hocasının basmakalıp, nerede ve nede olduğu belli olmayan birlik ve beraberlik hutbesini dinlemekten gına getirdiğim için bu hafta camiye gitmeyeceğim. Müezzin kardeşim beni hoş görsün.
   
          Bu gitmeyişim kesinlikle Cuma Namazını önemsemiş olmadığımdan sanılmasın; mümkün ki tembelliğim yüzünden... İmamın çoklukla ruhsuz, gerçeklerden kopuk, ruhbani ve anlamsız, bazen bilmezlikle Kur’an‘a aykırı hutbelerinden bıkıp usanmış olduğum için -belki de kendimi aldatarak- bugün camiye gitmeyeceğim. Yoksa benim varlıklar arasında en sevdiğim insanlar: Müslümanlardır; kardeşlerimdir!.. Hatta onların bilinçlileriyle birlikteliğe can atıyorum.

                        Bununla beraber bu namaz vaktinde ibadetsiz durmak ta  istemiyorum. Vaizin hayali hutbesine inat ben, hayalimde topladığım insanlara, hayali olarak, hayal bir dünyanın özlemini taşıyan tasvirler sunacağım; hayallerimi anlatacağım. Ancak benimki çoklukla cami hocasınınki gibi menkıbeler olmayacak; Ay’da yeni bir dünya arayan fanteziler düzeyinde kalacaktır.
***
            Şayet ben, burda değil de Ay’da bir dünya kursam ve o ülkenin egemeni olsaydım ne yapardım? Nasıl bir düzen kurardım?..

            Bu düşüm gerçek olsa o dünyada ben:

1-Dinde zorlama yoktur, kimse kimseyi dinini değiştirmeye zorlayamaz der, hayatın yaşanacak olaylarına egemen kuralların akılla tartışılmasına yol açardım;

2-Kimsenin putuna sövülmez diye yasak koyar, Allah’tan başka tanrı edinmenin anlamsızlığını akılla anlatmaya imkan tanırdım.

3-Türbelerde ölülere ağıt yakmaya, türbe yapımına  harcanacak milyarları yaşayan ölülerin hayat bulmalarına harcardım.
Ölülerin ardından döğünmeyi özendirmez, yaşayanların saadeti için tefekkür etmeyi ve tedbir almayı teşvik ederdim.

4- İbadet niyetine, toplulukta en yetenekli, en bilgili, ve en cesur olanların önderlik etmesine imkan tanırdım.

5- Çalışmayı engelleyen tüm külfet ve formaliteleri asgariye indirir,  yatırım yapmayan stokçuya, spekülatöre servet vergisi koyardım.

6- Hırsızlığın, sömürünün, haksız ve gayrımeşrudan kazanmanın önünü keser, bugüne kadar aç ve mecbur kaldığı için utanarak yanlış yapmış olanlar için af yasası çıkarır, malı çalınanların zararını bütçeden tazmin ederdim;

7- İnsanların terbiyelice giyinmelerini teşvik eder, terbiyesizce sokaklarda teşhircilik yapmayı engellerdim.
 
8- Hurafeciliğin, menkıbeciliğin, serseriliğin, hippiliğin bilimle önünü keser, tabiata yönelik araştırmacılığın, estetiğe yönelik sanatın, ebediliğe yönelik ciddiyetin, tevazua yönelik zarafetin ülkemde yerleşmesine gayret ederdim;

9- Herkes her işi yapsın demez, herkesin yapabileceği işte ilerlemesi için mümbit (verimli) bir iklim oluştururdum;

10- Çok yasa çıkarmaz, az sayıda yasa ile az sayıdaki kötülükleri yasaklar, insan oluş için (az sayıda) zaruri  yükümlülükleri emreder, herkesin kendine özel dünyalarında istediği gibi yaşamasını sağlayacak bir düzen oluştururdum;

11-Evlilik dışı yaşayış tarzına inat evliliği çok kolaylaştırır, korkutucu sonuçlarını bertaraf ederek insanların birlikte sevgi ile yaşamalarına katkıda bulunurdum;

12-İnsanların birbirlerinden alacaklarını af yasaları ile bağışlamaz, onları birbirlerini bağışlamaya teşvik ederdim; siyasi suç kavramını yok ederdim;

13- Kitap yasaklamayı ayıplar, muzır fikirlerin barınamayacağı, sağlıklı ve bilinçli bir kültür ve fikir ortamının meydanlara çıkmasını gönülden arzu ederdim.

14- İçkiye, Uyuşturucuya, sigaraya, uygunsuz sekse, hayasız yayınlara savaş açar, kimsenin ayıbını araştırmaz, topluma propaganda edilmeyen rezillikleri kendi fare deliklerinde terkederdim. Bu deliklerden kaçmak, kurtulmak isteyenlere yol açar, imkan hazırlardım.
 
15-  Gelirler arasında aşırı farkları azaltacak ekonomik tedbirler alır. Devlet görevlileri arasındaki maaş farkını en çok  1’e 2 yapardım.

16- Dışımdaki çirkinliklerin ülkemde güzel gösterilmesi propagandasına karşı tedbir alır, dışarıdaki güzellikleri ithal eder, ülkemdeki adaletin tüm dünya ülkelerince görülüp benimsenmesine imkan arardım; hukukun haklı ölçülere göre gelişmesini ilke edinirdim.

17- Herkesin zaruri ihtiyacını devlet olarak garanti altına alır, ulusal sigorta sistemini kurar; işvereni, çalıştırdığı işçinin sigorta primine mahkum etmezdim.
Kokteyllerden, heykellerden, açılış törenlerinden, türbe yapım masraflarından, salona, mezara atılan çelenklerden yaptığım tasarruflarla fabrika, atölye ve eğitim yuvaları kurardım. Mesleki eğitimi hızlandırırdım.

18- Değerli beyinleri üretime yöneltir, rekabetin önünü açar, yatırım masraflarını düşürür, insanların zihnini üretim dışında sun’i ve abartılı denetim tehdidinden kurtarırdım;

19- Abartılı ve müsrif nişan, düğün törenleri ile insanların başkalarına gösteriş yapmalarından utanacakları bir ahlaki iklim oluşturur, bunu yapmayanların yapanlardan üstün olduğu fikrini yaygınlaştırırdım;

20- Yüksek masraflı ve maaşlı daimi parlamento yerine gerektiği zaman aşiretleri, bilimsel ve mesleki çevreleri temsil eden insanların -abartılı karşılık almadan- toplanacağı il genel ve ülke genel meclisleri ile yasama yapar, halka yabancı organların  halk adına karar vermelerinden kaçınırdım.

21- İnsanların saygılı olmalarını ve konuşmalarını teşvik eder, halka hakaret ederek tahrik ettirmez, doğrunun konuşmasına da imkan sağlardım;

22- Grev, lokavt tehdidini kaldırır, insanlara dengeli bir yaşam standardını garanti eder, işveren işçi birlikteliğini bozucu tahriklerin yolunu keserdim. Emeğe talebi artırarak değerini bulmasına katkıda bulunurdum;

23- Zarar eden kamusal işletmelerde gerçek zarar sebeplerini izale ederek rantabl hale getirir, bunu sağlayamazsam satar veya  kapatır millete yük etmezdim;

24- Altını, gümüşü biriktirip iyiliğe yatırım yapmayan stokçulara zevksiz bir sonuç hazırlar, aksine davrananlara kardeş ve destek olurum.

25- Eğitim kurumlarında hurafe öğreten dersleri kaldırır, bütün derslerin bilimselliği esas almalarını sağlar, ilme ihanet eden odak, ders ve hocaları okullardan tard ederdim; düşünce eğitimini getirirdim.

26- Cehalet ve hurafe odaklarını köreltir; -fonksiyonlarına ters düşmeyen- mektep, kültür ve fikir ocaklarını ihya ederdim;

27- Mezhep ayrımcılığı yanlışlığını terk eder, doğru fikirde kardeşlik sevgisini davet ederdim; ırkçılığı lanetlerdim.

28- İnsanları, hangi dinden olduğunu -hele de Müslüman olduğunu- söylemekten çekindirmez. Müslüman‘ın övünçle, herkesin  kendi dinine göre bilinçle çağrılmasından kimseyi gocundurmazdım;

29- Herkese eşit muamele yapmaz, layık olana layığını verir  adaletle muamele yapardım.

30- Seyahati, turizmi, görgü bilgi artırmayı teşvik eder, fuhuşa ve kumara teşvik vermezdim;

31- Tiyatroyu, televizyonu insani duyguları yücelten programlarla takviye eder, televizyonlardan ruhbani din programları kaldırtır, dinsizlik ve kışkırtıcı hayasızlık propagandasının bir insanlık ayıbı olduğunu deklare ederdim.

32- Çevreci bir politika oluşturur, ülke coğrafyasını korur, nefreti kötüye yöneltir, sevgiyi iyiye yönlendirirdim.

33- Kısacası, adil, Haklı ve külfeti az bir düzen içinde insanları insan olmaya teşvik eder, insanı aşağılamaz; bitimsiz mutluluğu  hedeflerdim.

            Bunlar benim hayali düşüncelerim, bunlar teokratik manada bir din değildir. Adı artık bilinmeyen (unutulmuş) bir hayat tarzının –akılla tartıştığım ve tartışabileceğim- zihnimdeki ana umdeleridir. Bunları ruhbaniyet ilkesine bağlı dinciler ve teokrat zihniyetli “demokrat” yöneticiler anlayamazlar.
            Ben, bu düşüncelerimi Jules Verne gibi bir hayal dünyası için taşıyorum. Ay’da yeni bir dünya düzeni kurabilirsem gerçekleştirebilirim. Bazı hayaller gerçekleşemez mi? Jules Verne‘nin dün hayal ettiği çok şey bugün gerçek değil mi sanki? Ay’da yeni bir dünya kurulamayacağına dair bilinen bir ayet var mı?
            Bir Cuma vaktindeki benim ibadetim de bu hayalim olsun.
            Ne olur sanki?..

(*) Kendimizi Tartışmak, İst. 1996, Timaş yayınları, adlı kitabından )

Yorum
s.a.
Yazar batuhan açık 2010-08-09 23:16:38
cuma namazını ya da herhangi bi farz namazı keyfi terketmenin hükmü nedir acaba?
CUMA
Yazar necaticavdar açık 2010-08-12 14:35:23
Her ne kadar; 
Kimi zaman devlet görevlilerinin keyfi harcamaları için topladıkları "vergi"yi artırmak. 
Kimi zaman da "Allah indinde din İslamdır" diye bağlanan hutbelerde başka mağbutlar ve uydurma dinlere öykünülsede  
Ya da evrensel bir ibadeti "ulusal"a boğup yerel hale getirmek için "29 Ekim "nutukları kabilinden hutbe okunurken, orayı terk edip bunu okumayan camiye koşsamda .. 
 
Cuma ve bayram namzalarını İslam milletinin "şiarı"olarak; müşrik ve münafıklara karşı açıkça göteri namazı kabul ederek.. 
Her hal ve şartta okunan ilahi çağrıya kulak verip o an cemaatte ve namzada olmayı tercih ederdim.. 
Sonra gelir; 
Ay, nebuloz ya da başka bir diyardaki hayalimi not ederdim.. 
 
Belki - hertürlü eksiğe rağmen - hala İslam milletinin çok olmasından korkan,üzülen guruhu sevindirma adına bir kişi eksik kalmıştır. 
Yine hertürlü "yol kesmeye" rağmen gönülden koşarak cami ve cevresini, cadeleri dolduran müminler için o anda bir kişi eksilmesi gönülleri mahzun etmiştir.. 
 
Ay için tutulan ve tarihe haydedilen "Notlar" güzeldi. 
Selamlarımla
Hayal..
Yazar dilhan açık 2010-08-14 16:27:03
Selami bey Cennet hayal ediyor; burası dünya... 
Alara Dilhan

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 26-03-2011 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
85702041 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net