27-02-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow TÜRBAN FAŞİZMİ
TÜRBAN FAŞİZMİ PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 31
KötüÇok iyi 
Yazar Hasan Celal Güzel   
26-01-2008
TÜRBAN FAŞİZMİ                                          

                                                                      Hasan Celal Güzel

Her türlü peşin hükmünüzden sıyrılarak lütfen şu soruyu cevaplandırır mısınız? Bir genç kızın, saçını nasıl tarayacağı, başörtüsü takıp takmayacağı, ne giyeceği konusunda karar vermesi kadar şahsî ve özel bir şey olabilir mi? Demokratik bir toplumda insanların nasıl giyineceği konusunda yasaklar getirilip baskı yapılabilir mi? Bu sorulara 'evet' cevabını veriyorsanız, hiç şüpheniz olmasın ki, siz bir faşistsiniz. Zira, bir genç kızın başörtüsüne, kılık kıyafetine müdahale etmek, hele üniversiteye gidişini yasaklamak, ancak totaliter bir zihniyetin mahsulü olabilir.

Ne yazık ki ülkemizde son çeyrek asırda üniversitelerde uygulanan 'başörtüsü yasağı', insan hak ve hürriyetlerine ve demokrasiye indirilmiş bir darbedir. 'Darbe özürlü' demokrasimiz, son dönemde bir de 'türban özürlü' hâle getirilmiştir.  
Yeni Anayasa münasebetiyle yasakçılarla demokratlar arasındaki mücadele, ya başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla hürriyetçi ve demokratik bir çözüme kavuşturulacak ya da oligarşik despotizmin baskısıyla 'türban faşizmi' devam edecektir.

* * *

Başörtüsü yasağı, darbecilerin hazırlattığı antidemokratik 1982 Anayasası'nın dahi birçok hükümlerine açıkça aykırıdır. Özellikle, din ve vicdan hürriyetini düzenleyen 24. madde ile eğitim ve öğrenim hakkını düzenleyen 42. madde, üniversitelerdeki başörtüsü yasağıyla açıkça ihlâl edilmiştir. Sırf inancından dolayı başını örten genç kızlarımız eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılmıştır.

Başörtüsü yasağı, hâlen yürürlükte olan 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun Ek 17. maddesine de aykırıdır. Bizzat kaleme aldığım bu maddeye göre, yüksek öğretim kurumlarında kılık kıyafet serbest bırakılmıştır. Kanunun bu açık hükmüne rağmen başörtüsü yasağı koyan YÖK ve üniversite yetkilileri açıkça suç işlemektedirler. Daha önce yapılan düzenlemede 'inançlarından dolayı' ifadesi sebebiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen maddeden sonra getirilen bu hüküm, bugün de aynen geçerlidir. Ancak, ne gariptir ki, AYM'nin iptal etmediği bir hükmün yorumu mahiyetindeki bir gerekçe, hüküm icra ediyormuşçasına Kanunun yerine geçirilmiştir.

Diğer taraftan, AİHM'nin türban kararı da, sanki yeni bir hüküm getirilmiş gibi, kasten yanlış yorumlanıp istismar edilmiştir.

* * *

Başbakan Erdoğan'ın, başörtüsü yasağı hakkındaki son beyanları, Yeni Anayasa Reformu'nu sadece türban açısından gören at gözlüklülerin tepkisine yol açtı. Erdoğan şunları söylemiş; "Başörtüsü takana, 'Sen siyasî simge olarak takıyorsun' deniliyor. O da, 'Hayır, ben siyasî simge olarak takmıyorum' diyor. Velev ki, bir siyasî simge olarak takıldığını düşünün, siyasî simge olarak başörtüsü takmak suç mu? Simgelere, sembollere yasak getirebilir misiniz? Dünyanın neresinde böyle bir suç vardır?"

Başbakan'ın sözlerine kelimesi kelimesine iştirak ediyoruz. Esasen, hür düşünceden biraz nasibini almış, faşist zihniyetli olmayan herkes bu sözleri tasdik edecektir.  
Bir defa, Başbakan, Baykal'ın suistimal ettiği gibi, başörtüsü siyasî simgedir demiyor. Son dönemde yapılan bütün ciddî kamuoyu araştırmalarında başörtüsü kullananların çok büyük çoğunluğu, bunu inançları gereği yaptıklarını ifade etmiştir. Başbakan'ın dediği gibi, bir an için başörtüsü takanların siyasî simge olarak taktıkları düşünülse de, üniversal bir eğitim kurumunda siyaset ve siyasî semboller yasaklanabilir mi?

Bir zamanlar marksistler üniversiteye sırtlarında parkalarla ve özel sembollü kıyafetlerle gelirlerdi. Hâlen üniversitelerde çeşitli siyasî, sosyal ve kültürel simgeler kullanılabiliyor. Muhtelif siyasî parti üyesi üniversite öğrencileri, yakalarına partilerinin rozetlerini takabiliyorlar. Lion ve Rotary kulüplerinin simgeleri taşınabiliyor. Hatta bazı genç kızlar, istisnaen de olsa, haç şeklinde mücevherler takabiliyorlar. Üniversiteye, mini etekle, göbeklerini açıkta bırakıp piercing takarak, saçlarını olmadık renklere boyayıp gelenler de var.

Bunların hiçbirine itiraz edilmiyor. Varsa, yoksa başörtüsü... Başörtüsü siyasî simge ise, hangi siyasî partiyi temsil ettiğini söyleyebilir misiniz? AK Parti'yi mi, SP'yi mi, MHP'yi mi, DP'yi mi, BBP'yi mi? Başörtülü genç kızlar içerisinde CHP'ye oy veren hiç mi yok?...

* * *

CHP lideri Baykal, gene coşmuş, sayıp sıralıyor. Bir yandan, Erdoğan'a karşı 'Bir babayiğit kalmadı mı?' diye, her zamanki gibi 'darbeci babayiğitleri' tahrik ederken, diğer taraftan mevhum 'demokratik güçler'e davetiye çıkararak gene ortalığı karıştırmaya çalışıyor.  
Türkiye'de artık 'türban faşizmi' ne son vermenin zamanı gelmiştir de geçmektedir. Üniversiteli öğrenciler, istedikleri gibi giyinebilmeli ve öğrenimlerine serbestçe devam edebilmelidir.  
21. Yüzyılın başında, bu saçma sapan yasaklarla Türkiye'yi dünyaya rezil etmenin anlamı yoktur.

(17.01.2008 tarihli Radikal'den)

Yorum
Yazık!..
Yazar Sanih açık 2008-02-05 08:22:57
İçinden 64 devlet çıkmış koca bir imparartorluk kuran güzel insanlarımız nelerle nelerle meşgul, perişan ediliyor!.. 
Bu medya ve güdümündeki güç bu millete bir bahtsızılık kanımca!.. Hasan bey önemli bir eleştiri getirmiş bu kötü yaklaşıma... 
 
http://www.kriter.org/index.php?option=com_content&task=view&id=541&Itemid=52

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 04-02-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
64865315 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net