16-08-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow Öğrenme Hakkı ve Öğrenci Affı
Öğrenme Hakkı ve Öğrenci Affı PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 30
KötüÇok iyi 
Yazar Veysi ERKEN   
14-01-2008
                                            Öğrenme Hakkı ve Öğrenci Affı
                                                                         
                                                                        Veysi ERKEN
           Son günlerde Sayın Muhsin Yazıcıoğlu tarafından tekrar gündeme getirilen konulardan birisi de öğrenci affı meselesidir. Bu konunun gündeme getiriliş sebebi üzerinde durmak fuzuli bir durumdur. Önemli olan mağdur edilmiş olanların mağduriyetinin giderilmesidir 
            Aslında af bir suçun yok farz edilmesidir. Meseleye bu açıdan bakıldığında suç işlemediği halde öğrencilerin suç işlemiş gibi kabul edilip affedilmelerine çalışılması doğru bir yaklaşım değildir.
          Affa konu edinilen husus öğrencilerin büyük bir kısmının parasızlık yüzünden devam edememe,,alanlarını beğenmeme veya öğrenme hak ve özgürlüğünün zorla gasp edilmesinden doğan mağduriyetlerdir. Bir başka deyişle hukuka göre  suç işlememiş öğrenciler affa mahzar olmaktadır(!).

           Esasında bir ülkenin kalkınmasında ve söz sahibi olmasında yetişmiş insan gücü birinci derecede etkili ve önemli faktördür. Eğitim; ferdin niteliklerinde farklılaşma meydana getirme süreci biçiminde tanımlanabildiğine göre, toplumun kalkınmasını sağlayacak ve onu milletler camiasının en önemli unsuru haline getirecek olan eğitilmiş insanlar olacaktır.

           Bilhassa, üniversite eğitiminin hem fertlerin refahı, hem de ülkenin kalkınması için önemli bir role sahip olduğu kabul edilir. Yükseköğretim birçok meslek için ön şart, yüksek gelir ve içtimaî itibarın en etkili belirleyicilerinden birisi ve ülkeler için can damarı kabul edilir.

           Bundan dolayı ülkesini ve milletini seven yöneticiler mümkün olduğunca herkesin bu öğretim kademesinden faydalanabilmesini esas alırlar. Zira hiç bir devlet ve vatansever yönetici yükseköğretim hakkından mahrum bıraktığı insan sayısının çokluğu ile övünmez, övünemez.
           Yükseköğretim diploması “sosyal hareketlilik” araçlarından birisi  ve üst katmanlarda yer almanın belirleyicilerinden ise -ki bu doğrudur-tedbirler buna göre alınmalıdır.

            Bu izahın yapılması yükseköğretimin gerek fert,gerekse milletin hayatında oynadığı role dikkat çekmek içindir. Dolayısıyla  bize göre af meselesine öğrenme hakkı açısından bakılması gerekir.

             Bireylerin yükseköğretimden Anayasanın, ilgili kanunların ve uluslararası sözleşmelerin ön gördüğü faydalanma haklarını kullanabilmeleri  öğrenme hakkı önündeki bütün engellerin kaldırılmasına bağlıdır.

            Öğrenme hakkı ile ilgili hukukî metinlerden bazıları şu şekilde sıralanabilir:

            İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi;  
            “1-Her şahsın eğitime hakkı vardır. Eğitim parasızdır,hiç olmazsa ilk ve temel eğitim safhalarında böyle olmalıdır. İlk eğitim mecburidir. Teknik ve mesleki öğretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öğretimi liyakatlerine göre herkese tam eşitlikte açık olmalıdır. İnsan Hakları evrensel  Beyannamesi,Madde-26”        Maddenin tahlilinden anlaşılacağı üzere,bu beyanname her şahsın eğitim hakkı bulunduğu gerçeğini kabul etmekle yetinmeyip, ilk ve temel eğitimde devletlere görev yüklemektedir.

              Eğitim hakkının vazgeçilmezliği ve devredilmezliği sebebiyle,bu hak  “İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme(Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi)de  de yer almış ve taraf devletlerin iç hukuklarının ayrılmaz parçası olduğu gerçeği teyid edilmiştir. 1954’te yürürlüğe giren ek protokolde: “Kimse,tahsil etmek hakkından mahrum edilemez. İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme(Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) Ek Protokol,Madde-2” denilerek eğitim hakkının vazgeçilmezliği  vurgulanmaktadır.
       Türkiye  bu hükümleri usulüne uygun biçimde kabul ettiğinden dolayı Anayasanın 90. Maddesinin son fıkrasında yer alan “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile
Anayasa Mahkemesine başvurulamaz” hükmü uyarınca kanun hükmü olup herkesi ve her kurumu bağlamaktadır.

      Bu bağlayıcılık Anayasamızın muhtelif maddelerine yansıtılmıştır. Uluslararası sözleşmelerde yer alan eğitim hakkıyla ilgili Anayasada yer alan maddeler:
      Herkes,yaşama,maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Madde-17.
         Herkes,bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme,açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir. Madde-27.
          Kimse,eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.... Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim,öğretim,araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez. Madde-42.

     1982 Anayasasının başlangıç maddesinin 8. Bendi “Her Türk vatandaşının bu anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden  eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür,medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme
ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu” nu ifade etmektedir. Yine Millî Eğitim Temel Kanununda;

    
     Genellik ve Eşitlik:

    
     Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınmaz.(M.E.T.K.,Madde-4)
    

     Eğitim Hakkı:
    

    Temel eğitim görmek her Türk vatandaşının hakkıdır. Temel eğitim kurumlarından sonraki eğitim kurumlarından vatandaşlar ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde yararlanırlar.(M.E.T.K.,Madde-7)
     Özellikle af konusu haline getirilmek istenen yetişkin fertlerin (Yökseköğretim Öğrencilerinin) eğitim hakkı  ile ilgili uluslararası sözleşmelerle getirilen düzenlemelere göre “Herkes, zorunlu öğrenimini bitirdikten sonra daha ileri düzeylerde eğitimini kendi seçeceği zamana erteleme ve aynı zamanda, eğitim sistemine yeniden girme hakkına sahiptir” denilmektedir.

         Bireyin eğitimini kendi dilediği zamana erteleme ve sisteme yeniden dönebilme hakkını kullanabilmesi sistemin esnek olması ve hiç bir ferdi dışlamamasına bağlıdır. 

         Buraya kadar yapılan izahlardan da anlaşılacağı üzere “af” konusunu sayın Yazıcıoğlu  bir lütuf olarak değil yönetme gücünü elinde bulunduran kurum, kuruluş ve yöneticilerin  yanlışlarını, hatalarını ve hak gasplarını  ortadan kaldırılmasını sağlayacak ve öğrenme hakkını sınırsız kullanılabilecek bir tarzda ele alması gerekir.

Kısaca, düzenlemeler bilgi, hüner ve maharet kazandırmaya ve teknolojik gelişmeye önem vermesi gereken yükseköğretim kurumlarından (üniversitelerden) hiç bir  öğrencinin kaydı isteği dışında silinmeyecek ve öğrenme hakkı gasp edilmeyecek tarzda gerçekleştirilmelidir. Sayın Yazıcıoğlu af konusundaki mücadelesini bu doğrultuda yapmalıdır.  Zaten aklın, hukukun ve insanlığın gereği de budur.
Esasında katillere, hırsızlara, hortumculara ve ırz düşmanlarına karışılmadığı bir zaman diliminde öğrencilerle ilgili düzenlemelerin yapılmaması akla aykırıdır.

 Öğrencilerin mağduriyetini gündeme taşıyan ve giderilmesi için çabalayan sayın Yazıcıoğlunu tebrik ediyor ve mecliste yapılacak düzenlemelerin kalıcılığının sağlanması için  şu düzenlemelerin yapılmasını diliyorum:

          1- İlgili mevzuat yeniden ele alınmalı ve öğrencilerin “kendi istekleri” dışında kayıtlarının -her ne sebeple olursa olsun- silinmesine ve öğrenme hakkının gaspına son verilmelidir.
          2-Üniversite yönetimlerinin keyfi muamelelerine yol açan mevzuat aklın, ahlakın, bilim ve teknolojinin gereklerine uygun bir şekilde yeniden düzenlenmeli ve Yök’ün, Rektörlüklerin, Dekanlıkların keyfiliklerine son verilmelidir.
          3-Öğretim sistemi, öğrencinin öğretim sisteminden dilediği zaman ayrılma ve tekrar dönmesine imkan sağlayacak esnekliğe kavuşturulmalıdır.
          4-Bu tür konuların kanunlarla değil daha sade mevzuatla düzenlenebilir esnekliğe kavuşturulması ve meclisin konusu olmasından çıkarılması sağlanmalıdır.
          5-Bir diğer tedbir,şimdiye kadar işlenen hataları gidermek için acilen kanuni düzenlemeler gerçekleştirilmeli ve öğrenme hakkı gasp edilmiş öğrencilere hakları iade edilmeli ve okullarına dönmeleri sağlanmalıdır.    

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 14-01-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
85775424 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net