16-08-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow DOĞRU BİLGİ, DOĞRU DİL
DOĞRU BİLGİ, DOĞRU DİL PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 16
KötüÇok iyi 
Yazar Ercan Arslaner   
25-12-2007
DOĞRU  BİLGİ, DOĞRU DİL 
                                   Ercan Arslaner
                     
“Mevlana Belh’ten geliyor.” denilir. Belh’ten Anadolu’ya gelen diğer insanlar yerine babası ve kendisinden bahsediliyorsa, bunun hakiki sebebi önemlidir. Çünkü onlar İslam temeli üzerinde tanınıyorlar. Şu çok önemli çelişki insanı ister istemez konuşturuyor: Yüce peygamberdir temelde olan insan. Sonra büyük sahabeler, daha sonra İmam-ı Azam ve diğer mezhep imamları. Onların konuşmalarında ikircimli anlamlara rastlanmaz. İkircimsiz konuşmak iyi niyetin önemli belgesidir.Mevlana kendini mutasavvıf kabul eder mi? Vahdet-i vücud diye mevcut olmayan ve İslam dini ile taban tabana zıt bir görüşten bahsetmiş midir? Bu görüş, kime ait olursa olsun yanlış olacaktır. 
CHP başkanı Deniz Baykal Konya’da yaptığı 2007 anma toplantısında “Mevlana Yaratan’la yaratılanı bütünleştirmiştir.” dediler hatırımda kaldığına göre. Bu bütünleştirmeden anlaşılan yaratılmışla Yaratan arasında fark veya sınır olmamasıdır. Her madde aynı zamanda yaratıcı mı olacaktır? Allah da yaratılanların özelliğine sahipse, onu kim yaratmış olur? Şimdi insanlar kendi kendilerine neyi yarattıklarını sorsunlar.İnsan hücrelerinin çıkışını tüm bölünmelerin ötesinde bir hücreye kadar indirgeyelim.Tek hücrenin  sonunda nereye gideceğiz ?Bugünse halen yaratılış planı içinde özellikle denizlerde tek hücrelilere rastlıyoruz.Çevreye  baktığımız zaman bu işin sadece maddi bir sistemleşme olmadığını görürüz. Ruh ve akıl hangi maddeden oluşuyor? İnsan hafızasının hangi maddesi bulundu bugüne kadar ?

 Görüyoruz ki yaratma eylemi hiçbir şekilde insanın işi değildir. Bazıları kendilerini O’na bezetmek istemiş olabilirler. Kuran’daki Nemrut olayı bunun örneğidir. O, Hz. İbrahim’e onun Allah’ının ne yaptığını sorar. O da “Benim Allah’ım yaratır.” der (1). İki kişiyi yanına çağıran Nemrut birini öldürtür ve diğerini göstererek “İşte ben bunu sağ bırakarak yaratmış oldum.” der . Daha sonra  burnundan giren sinek onun çok feci ölümünü hazırlar. Kafasını duvarlara vurarak ölür Nemrut. Dünyaya gelen hiçbir Nemrut yaşayamazdı. Onlar ölümlerinden sonra zulümleriyle insanların lanetine, erdemli ve iyi insanlar hayır dualara hedef olurlar.Sebepsiz yere öldürülen insanların ıstırabı katilleri  sürekli ateşlerde yakacaktır. 
Allah’tan başka her şey için başlangıç gibi son da vardır. Kaynağını hatırlayamadığım bir eserde bir sahabeye İhlâs suresini neden namazda sık okuduğu sorulmuştur. O da çok sevdiğini söyler. Çünkü orada insan zihninin en önemli problemi çözülmüştür.

Hallac-ı Mansur’ un  “Enel Hakk” sözü yaratılmış ve yaratan bütünleşmesi faraziyesinin aynısıdır. Bu sözleri sorumsuzca söyleyenler kendi yaptıkları yaratma eylemini de açıklasalar çok iyi olur. Artık biz insanların hiçbir sıkıntısı kalmaz. Onlar su sıkıntısı varsa, yağmuru yaratırlar vb. Daha sonra dünyada hiçbir sıkıntı kalmaz. Bütünleşme komedisinde insanın başlangıcı sizce ne olabilir. Allah’ın başlangıcının olmadığını anlayabiliriz; fakat insanınki de aynı mı olacak, o da başlangıçsız mı olacaktır? Şu bütünleşme sözüne ne taraftan baksak daima çıkmazlar içinde kalacağız. Yaratılmışı Yaratan mı kendisiyle bütünleştirmiştir? Yaratılmış Yaratan’da kaybolmuşsa,  o zaman neden halen yaratıktan söz edilir? Şimdi biz yaratılmışı Yaratan’ın nesi sayacağız? Hâlbuki insanlar birbirine düşünce berraklığı ve başarısı yönünde yardım etmelidir. Yukarıdaki gibi sadece anarşi getirenlerin kendileri yardıma muhtaç görünüyor. Biz varlığın fani olduğunu gözümüzle görüyoruz; o zaman onunla bütünleşen Yaratan da mı ölüyor? 
***
Başbakanımız konuşmalarında bu anlaşılmaz sözlerin karşılığı olarak KESRETTE VAHDETTEN bahsettiler. Vahit (Tek ve benzersiz) olan Yaratan dışında bizim gözle görebildiğimiz nesnelerin mutlaka bir sınıflandırması vardır. Onların sayısı bellidir. Bitki ve canlı türleri her gün değişmez. Kesrete göz attığımız zaman sayılarının çokluğundan dolayı hayretler içinde kalırız. Bu çokluğa ve çeşitliliğe rağmen aralarında ortak yönler de vardır. Hele onları oluşturan elementler çoğu zaman birbirinin aynısıdır. İşte bu birlik de kesreti vahdete çeviren, yani nesnelerin aynı Yaratan’ın eseri oluşunun en önemli delillerindendir. Yukarıdaki çelişkilere karşılık sadece yaratılmışların faniliğini itiraf etmek en güzelidir. Yaratan tek ve ebedi; yaratılmışlar ayaklarını yere ne kadar dik bassalar, kafalarını ne kadar göğe yükseltseler onlar fanidirler. 
*** 
İkircimli, üçürcümlü sözlere şu örnekleri vermek istemezdim. “Bir hadis-i kutsilerinde de, ”Allah’ın ahlakı ile tahalluk ediniz’ diyor. Allahlaşınız gibi bir şey. Sanki Allahlaşınız, diyor.” sözleri çatallandığı zaman ortaya akıllı bir anlam da çıkmıyor. Bu sözleri Hz. Peygamber mi söylüyor kudsi hadislerinde?F. Gemuhluoğlu’ya göre “Sanki Allahlaşınız diyor’muş”.   Bu davranışın  adını lütfen siz bulunuz.  Doğru bilgi ve dil bir sayfanın iki yüzüdür. Fethi Gemuhluoğlu, bir zamanlar Milli Eğitim Bakanlığı Özel Kalem Müdürüydü. Onun konuşma cesareti bu yanlışların ortaya dökülmesine sebep olmamalıydı. Burada söylenmek istenen  “Ahlaka (davranışlara)  Allah’ın emirleri yön vermelidir.” ilkesi idi. Allah’ın emirleriyle ahlaklanmak ve (hâşâ) Allahlaşmak birbirine  benzetilemez.Allahlaşmak insanın Allah’la bütünleşmesinin bir diğer ifadesidir. Gemuhluoğlu ile Baykal’ın ifadeleri aynı anlamı taşıyor bu durumda.

F. Gemuhluoğlu’nun konuşmasını içeren kitapçığın dış kapağı övgülerle doludur.Eleştirinin hoş görülmediği hele kendi kendini eleştiriden bahsedilmeyen yerde insanlar dolu dizgin konuşabilirler.Onları düzeltmeyenler konuşmacıya itiraz etmemekle hiç iyi davranmamış olurlar. (2) 

İşte insanın yukarda olduğu gibi her zaman yanılgıya düşme durumu onun tenkit edilmesini gerektiriyor. Kendileri bizimle aynı düşüncede olmadığı için şunları söylüyor: “Ama fikre dost olmak, tenkidi mümkün kılmıyor. Tenkit İslam’da yok…………. Bizim son zamanlarda çektiğimiz, tenkit ile vakit geçirmiş olmamızdandır.” (3) Çekilen bir sıkıntı varsa, tek  sebebi çevreye eleştirel gözle bakmamaktır.Çok güncel bir olaya kendi eleştirinizi hiç düşündünüz mü? Bakın,şimdi her yer bekçi ile doldu.Okullar,fabriklalar,hastaneler,trenler ….. hep bekçi de değil “GÜVENLİKÇİ”  doldu. Siz bunu  hiç tenkid ettiniz mi ?Onlarla birlikte üretici olması gereken iş gücü de  ortadan çekilir ve her yeri tüketici çekirgiler kaplar.Okullarımızın amacı meslek eğitimi ile çalışan,kazanan insanlar yetiştirmek mi,yoksa bugün akşam olsun da yarına Allah kerimdir mi ?Galiba bazı insanlar sövme ve hakaretle  eleştiriyi birbirinden ayıramıyorlar.Sonra  da  merd-i Kıpti  şecaat arzedecekken bilgisinin sathıliği ortaya çıkar fakat olan asırlardır  bilmeyenle beraber bilene  de olmuştur.  

Kendisini tenkit edecek cemaatin varlığına şükreden Hz. Ömer ne kadar büyük örnektir. Biz insanları eksiksiz, kusursuz mu sayacağız? İmamlardan birine sorulan soruyu bilemeyince kendisiyle alay eden şahsa cevabı şudur: ”Ben bilmediklerimi ayağımın altına alsam, başım göğe değer.” demişlerdir. İşte tenkit edilmeye değer veren büyük insanlar. “Hoca Efendiye sormak ayıp olur.“ (4) diyenlerle yukarda andığım İmam (Malik) arasında ne kadar büyük fark vardır. Daha yukarda Deniz Baykal’ın sözleri üzerine söylediklerimin tenkit edilmesinden memnun olurum.
 
Yanlışların düzeltilmesi büyük görevdir. Yukarıdaki “….. bütünleşme ve (hâşâ) Allahlaşma”  gibi sözler yanlıştan çok ötede şeylerdir. Bu sözleri akıbetinden kurtulmak için “Doğru Dil, Doğru Bilgi” ile düşüncemizi arıtmaya çalışmalıyız.
 
Dipnotlar: 
1.H.B. Çantay: Ahmet Sait Matbaası-İstanbul–1965.Cilt:1,Sh.72, Bakara suresinin 258. ayeti ve onun dipnotu:
“Allah kendisine mülk (-ü saltanat) verdiği için (şımararak)İbrahim ile Rabbi hakkında çekişeni (217) görmedin mi? Hani İbrahim “Benim Rabbim hem diriltir hem öldürür” deyince o: “Ben de diriltir, öldürürüm.”demişti (Nemrut) (218) .İbrahim:”Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen de onu batıdan getir.” deyince ise o kâfir şaşırıp  (ve tutulup) kalmıştı. Allah zalimler güruhunu muvaffak etmez.” 
218-Bunun üzerine Nemrut iki adam çağırıp birini  öldürmüş,birini de affetmiş,güya bu suretle batıl davasını isbat etmek istemişti. 
2.Fethi Gemuhluoğlu: Dostluk Üzerine,22 Kasım 1975.Sh.16
3.ages. Sh.6
4.Said Çekmegil: Tenkit ve Tetkiklerde Metod.

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 27-12-2007 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
85775705 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net