16-08-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow YOLSUZLUK EKONOMİSİ II
YOLSUZLUK EKONOMİSİ II PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 26
KötüÇok iyi 
Yazar RACİ DURCAN   
24-11-2007
                         YOLSUZLUK EKONOMİSİ II        

                                              RACİ DURCAN

    
    Bir-iki hafta kadar önce maliyeye borcunu ödemeyenlerin tutuklanacağıyla ilgili haberler gazetelere yansımıştı. Sonrasında bazı bankalarda icra takiplerinin yapıldığını, borçlu firmaların hesaplarına el konulduğunu öğrendik. Allah’tan uygulama kısa sürdü, hata anlaşıldı; vazgeçildi. Bu haberleri okuduğumda ‘keşke devlet kendine borcu olanların peşine düşeceğine piyasaya borçlu olanları takip etseydi’ diye düşündüm.

    Böyle bir şeyin yasalar nezdinde mümkün olmadığını biliyorum. AB uyum yasaları doğrultusunda değiştirilmiş kanunlarla, borcu olan insanı borcunu ödemediğinden dolayı mahkûm edemiyorsunuz. Bu insani değilmiş. Ama alacaklarını alamayıp kendi borcunu da ödeyemeyerek iflas eden onurlu bir tüccara intihardan başka seçenek bırakmamak insani oluyor! Gerçi bir batılının ödeyemediği borcundan dolayı intihar etmesi herhalde en son aklına getireceği şeydir

Belki bu nedenlerle gündeme gelmiyordur oralarda. Onlar için tamam da bize ne oluyor ki aynı yasaları birebir kabul edip uygulamaya koyuyoruz?

    Piyasalarda her zaman iyi niyetle kar peşinde olanlar kadar, kötü niyetliler de bulunur. Bizim piyasa ekonomimizde bu ikisini ayırt edecek mekanizma mevcut değildir. Kötü niyetli oyuncular piyasanın işleyişini bozarak zincirleme bir çöküntü meydana getirebilirler. Ödemeler zincirinde meydana gelen bir kopukluk, borcuna sadık iyi oyuncuları da etkiler. Piyasaların şimdiki işleyiş şekli kötülüğe pirim vermektedir. Şöyle bir örnekle açıklayayım: Bir iş yeri açmaya karar verdiğinizde en az iki ortakla bir limited şirket kurabiliyorsunuz. Ticaret odasına, belediyeye ve maliyeye şirketinizin kaydını yaptırmanız yeterlidir. Kayıt yaptırırken dikkat ettikleri şey; mesleki yeterliliğiniz ve bazı şekli şartlardır. Mesela ticaret odası, belediye ve maliye sizin daha önce kimseyi dolandırıp dolandırmadığınızı araştırmaz Aidatınızı, verginizi ödediğiniz sürece bu kuruluşlarla başınızın derde girmesi söz konusu değildir. Birisi sizin ne kadar güvenilir bir firma olduğunuza dair bilgi almak istese buralardan öğrenebileceği bir şey yoktur. Firma adının tescil edilip edilmediğini yani gerçekte böyle bir işletmenin var olup olmadığını öğrenebilir. Şekli şartları yerine getirdiğiniz sürece rahatsız edilmezsiniz. Şirketiniz kurduktan sonra başka işletmelerden mal ya da hizmet alır borçlanır; mal satarak alacaklı olursunuz. Şirketin müdürü, şirket hesaplarından istediği kadar parayı çekip istediği alanda kullanabilir. Şirket borcunu ödemediğinde, kanuni sorumlu şirketin yetkilisidir. Şirketin mali sorumluluğu şirketin mal varlığıyla sınırlıdır. Yani şirketin borcundan dolayı, sorumlu kişinin şahsi malı alıkonulamaz. Eğer kötü niyetliyseniz şirketin bütün gelirlerini kendi şahsınız adına geçirebilir, borçlarınızı ise ödemezsiniz. Bu durumda alacaklıların takibinden kurtulmanız kolaydır. Üçüncü şahıslara olan borcunuz, önünüzde engel teşkil etmeden hayatınıza devam edebilirsiniz. Mesela İstanbul piyasasına borçlandınız ve piyasadan yeterince mal çektiğinizi düşündünüz. Şirketi kapatır başka bir şehirde yahut semtte başka bir isim altında açarsınız Bu aslında bir katilin estetik ameliyatla yeni kimliğe bürünmesinden başka bir şey değildir. Yeni şirketinizle hiçbir şey olmamış gibi hayatınıza devam edersiniz. Kimsenin size daha önce nerede olduğunuzu, birilerine borcunuz olup olmadığını sorma hakkı yoktur. Ancak belediyeye, maliyeye ve ticaret odasına borcunuz olmamalıdır.  Onları kapatmadan hiçbir işiniz görülmez. Bu borçlardan kurtulmak mümkün değildir. Ölseniz, varisleriniz ödemek zorunda kalır.

    Kanunların bu şekilde düzenlenmiş olması devleti, belediyeleri ve meslek kuruluşlarını kurtarıyor. Onların alacakları asla batmıyor. Fakat piyasa oyuncuları, alacaklarını tahsil edemiyorlar. Çünkü işini gücünü bırakıp alacaklı olduğu şahsın üzerinde bir kıymet yakalaması lazımdır. Borçluyu icraya verdiğinizde şahsın elinde mal ve para varsa alabiliyorsunuz. Yoksa iş sizin yeteneğinize kalıyor. Paranızı alamadığınızla kalmıyor, icra masraflarını da siz ödüyor ve bir kat daha cezalandırılmış oluyorsunuz. Alacağınız küçük bir şeyse lanet olsun deyip bırakıyorsunuz. Alacağınız, bunu diyemeyecek kadar büyükse iş de büyüyor, cinayete kadar varabiliyor. Gazetelerde bu tür haberlere sıklıkla rastlıyorsunuzdur. Adalet dağıtan bir sistemin insanları çözümsüz bırakmaması gerekir. Adalet, suç işlendikten sonra onu cezalandırmak değildir. Adalet insanı suç işlemeye yöneltmeden yaşamasını sağlamaktır. Üreten, vergi veren, kendi çoluk çocuğuna bakan ve başkaca bir amacı olmayan insanların kötü niyetli kişilere yem olmasının önüne geçilmelidir. Devlet nasıl ki kendi alacağını kimsede bırakmıyorsa en az bu şiddette tüccarların alacaklarının peşine düşmelidir. Hatta bu,  kendi vergi alacaklarından da önemlidir. Aslında onun teminatıdır da. Ödemeler bozulduğunda bundan etkilenmeyecek bir mekanizma mevcut değildir. Maliye bunun dışında kalamaz. Alacaklarını tahsil edemeyen tüccarın iş kapasitesi; dolayısıyla ödediği vergi küçülür. Devlete olan borcunu da ödeyemez, kaçmanın yolunu aramaya başlar. Masa başında kanun vaaz edip, uymayanları içeri atmak çözüm değildir. Önemli olan uygulanabilir ve vatandaşın işini kolaylaştıracak düzenlemeler getirmektir. Hırsızlıktan başka tüm yoları kapatmışsanız, cezası istenildiği kadar ağır olsun onun yapılmasını engelleyemezsiniz. İnsanlar sadece cezaların ağır olmadığından dolayı katil ya da hırsız olmuyorlar. Büyük çoğunluk, bilinçli ya da bilinçsiz kötülüğe doğru itiliyorlar.

    Piyasaların düzgün işlemediği, esnafının iş yapmaktan, mal satmaktan korkar hale geldiği bir ülkede işlerin iyi yürüdüğünü sanmak boş bir hayaldir. Ticaret yasaları yeniden ele alınmalı ve uygulamalar düzenlenmelidir. Kanunlardan kurulan ağ, iyi niyetlileri değil; kötüleri yakalamalıdır. Piyasada kötü oyuncuya izin vermeyen bir sistem hâkim olmalıdır. Devlet nasıl kendi alacağını kimsede bırakmıyorsa, vatandaşın alacağını da kimsede bırakmamalıdır. Adaletten bahseden bir devlet için bu elzemdir. Mal canın yongasıdır demiş atalarımız. Bazılarının kanunların güvencesi altında, diğerlerinin malını rahat rahat yiyebildiği bir ülkede huzurdan bahsedilemez. Birçok kötülüğe beşiklik eden bir bataklıktır bu. İşletmeler alacaklarını kolay tahsil edebilmeli ki büyüsünler, istihdam yaratsınlar.

    Benim ilk etapta aklıma gelen şey, meslek kuruluşlarınca bir bilgi bankası oluşturulmasıdır. Bir firmanın geçmişi temizse, hakkında bir şikâyet olmamışsa güvenli olduğu düşünülebilir. Kayıtlar sadece firma bazında değil; şahıs bazında da tutulmalıdır. Günümüzde bir ticaret karşılığı aldığınız çek sahibi hakkında ilgili banka bilgi vermekten kaçınmaktadır. Doğru bilgiyi verdiğinde Müşterisinin kendisiyle çalışmayacağını düşünmekte, alacaklı aleyhine kendini korumaya yönelmektedir. Bunun karşılığı olarak sattığınız onca malın bedeli, bir şeye yaramayan bir kağıt parçası oluveriyor. Bankalar bunca kötülüğün aracı olamamalı, her isteyene hem de sorumluluk gerektiren şekilde yazılı belgelerler bilgi vermelidirler. Diğer önemli nokta piyasada açık hesap çalışmanın önüne geçilmelidir. Şirket kuruluşunda verilecek bir ödeme kartıyla olabilir bu. Konunun uzmanlarının şimdi benim aklıma gelmeyen kolay bir çözüm yolu bulabileceklerine inanıyorum.

    Yeter ki istensin. Yeter ki kötüleri değil; iyi oyuncuları korunmak hedeflensin.

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 28-11-2007 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
85776254 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net