28-10-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Çocuklardan arrow GİZEMLİ EV
GİZEMLİ EV PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 48
KötüÇok iyi 
Yazar Esra DURCAN   
13-09-2007
                                       GİZEMLİ EV
                                                     Esra DURCAN                   

      Yasemin 1995 yılında Ankara’da büyük mü büyük bir evde doğmuştu. Aradan yıllar geçip 12 yaşına bastı.  Dışarıya çıkıp arkadaşlarıyla oynamayı pek sevmezdi. En sevdiği şey; kendisini geliştirecek çeşitli kurslara katılmak ve orada öğrendiklerinden dolayı çevresinden takdir görmekmiş. Henüz piyano çalmayı öğrenmemiş ancak şimdi üzerinde durarak kısa zamanda bunu yapmayı umuyordu. Ailesi böyle şeylerde arkasında olur, onu desteklerdi. Nihayet öğrendiğinde piyano ona en büyük arkadaş olmuştu. Sevdiği şarkıları çalmak onun için en büyük neşe kaynağıydı. Bazen annesi de kendisine eşlik eder, sevdiği şarkıları çalmasını istermiş.
     Hikaye bu ya! İşler hep yolunda gitmez hikayelerde. Bir gün annesi onu odasına çağırmış; 
   - Kızım sen ne yaptığını biliyor musun? diye bağırıp çağırmış
Yasemin ne hata yaptığını anlayamamıştı. Annesinin çok titiz olduğunu biliyordu. Ya bir eşyasına zarar vermişti ya da O’nun şahsi eşyalarından birini kullanmış olabilirdi. En çok bunlara kızdığını biliyordu. Bakınırken;
    - Kızım odama girip bütün eşyalarımı yere atmışsın. Ben sana evi dağıtma dememiş miydim?
    Annesi konuşmasına bile izin vermeden dönüp mutfaktaki işine koyulmuştu. Bu işte bir terslik vardı. Annesinin eşyalarını kullanmayı seviyordu ancak böyle bir şey yapmamıştı. Fakat evde başka biri de yoktu. ‘’Bir kuş girip odayı dağıtmış olmalı’’ diye düşündü.
        Yasemin’in odası üst; annesi’ninki ise alt kattaydı. Bir gece Yasemin’in uykusu kaçmıştı. Şu içmek için elindeki bardakla oturma odasına gidiyordu. Birden bir takırtı duymuş ve korkuyla onu yere düşürmüştü. Yasemin hem kırdığı bardak için korkuyor hem de   o takırtının nerden geldiğini anlamaya çalışıyordu. Bütün odaları dolaşmış ama bir şey bulamamıştı. Korkudan  elleri ve ayakları titriyordu.  Nihayet oturma odasına girerken karşısında bir karaltı buldu. Adamın yüzü karanlıkta görünmüyordu. Çığlık atarak ışığa doğru kaçtı. Bunu gören hırsız alt kata inip dış kapıyı açarak evden kaçtı. Tam o sırada annesi uyanmış, yanına gelmişti.  ‘’Neler oluyor burada diye azarlarcasına sordu’’. Yasemin annesine açıklamaya çalıştı ama annesi onun hayal gördüğünü sandı.

        - Bu anlattıkların doğruysa hırsız nerede peki? Beni boş yere uykumdan ettin diye söylenerek odasına gitti. Kapısını kapatmadan öce de; ‘Bunu yarın seninle konuşacağız’ diye ilave etti.
         Annesi ona iki gün odasından çıkmama cezası vermişti. Yasemin sadece yemek vakti ve diğer zorunlu ihtiyaçları için odasından çıkabiliyordu. Zamanını odasında kitap okuyarak geçirdi. Cezası bittiğinde annesi Yasemin’i kahvaltıya çağırmıştı.  Yasemin küstüğünden duymamazlıktan geldi. Ama hem çok acıkmış, hem insanlarla konuşmayı özlemişti. Yemekten sonra çok sevdiği piyanosunun başına oturmuştu ki annesi seslendi;
        - Hadi hazırlan gidiyoruz!
          Ayağa kalktı, nereye gittiklerini öğrenmeye çalıştı.
         - Toparlan hemen gidiyoruz, diye üsteledi annesi.
        Hemen toparlandı, arabaya bindiler. Bir hastanenin önünde indiler. Acaba bir yakınlarına bir şey mi olmuştu? Bölümler arasından geçip psikiyatri polikliniğinde beklemeye başladılar. Meğer annesi kendisi için bölümden randevu almışmış. Doktor Yasemin’i içeri alıp sorgulamaya başlamıştı bile:
        - Kaç yaşındasın, adın ne, baban var mı, okula gidiyor musun gibi birçok sıkıcı soruyla karşılaştı. Ayrıca bir form uzatıp onu doldurmasını istedi. Bu arada kendisini dışarı çıkarmışlar ve doktorla annesi konuşmaya başlamıştı. Yasemin bir bahaneyle içeri girdiğinde annesinin kendisi hakkında doktora övücü sözler söylediğini işitti. ‘’Benim kızım çok akıllı, çalışkan, sağlıklı ama… ‘’ diyordu. Oradaki işleri bitince eve yöneldiler. Yolda hiç konuşmadılar. Eve geldiklerinde kapının önünde iki tane bavul görünce çok şaşırdı. Yasemin salona girince babasının yurtdışından döndüğünü anladı. Ona öyle sarıldı ki. Bir daha kısa süreli olsa bile kendisini bırakıp gitmemesini söyledi. Neler yaptıklarını konuşmaya başladılar. Bu arada babası bavulu açıp ona hediyesini verdi. Çok zamandır istediği cep telefonunu almıştı. Buna çok sevindi. Yine çok istediği çalışma masasını yarın getireceğine dair babasından söz aldı. Her şey yoluna girmişti. Yasemin çok mutluydu. Bütün diledikleri olmuştu. Bu arda annesi de kendisine çok iyi davranmaya başlamıştı. Babasından ayrı kalmanın üzüntüsünden yıprandığını anlamıştı. Bütün işler üzerine kaldığından belki annesi de sinirli olmuştu. Şimdi annesini daha iyi anlayabiliyordu.
     Babası bir daha iş için evden ayrılmamış. Yasemin, annesi ve babası hep birlikte, mutlu ve uzun bir hayat sürmüşler.

Yorum
hey güzel kız!
Yazar kubha açık 2007-09-15 17:00:49
orga neden piyano diyorsun? merak ettim de!
org
Yazar esra açık 2007-09-15 19:06:05
org'la piyano ayrı müzik aletleridir neden org olması gerektiğini anlayamadım! ff:p
çünkü...
Yazar kubha açık 2007-09-15 20:05:36
piano asortik evlerde olur. türkiyede evinde pianosu olan aile sayısı çok azdır. demekki hikayenin geçtiği ev çok zenginmiş. paraları pianolara dökecek kadar.
Tebrikler Esra.
Yazar dilhan açık 2007-09-16 12:06:54
Hikayen çok güzel. çok hoş bir anlatımın var. 
Tebrikler. 
Alara Dilhan
org
Yazar esra açık 2007-09-16 13:08:33
hikayenin kahramanının org'u veya piano'su olduğunu bildiğinize göre hikaye kahramanın yakından tanıdığınızı düşündüm birden... ff:p
Aferin Esra...
Yazar Selami Çekmegil açık 2007-09-16 18:49:14
Esra seni kutluyorum. Çok güzel hikayeler yazıyorsun. Bu hikayen de çok güzel. Hele Büyümeyen Çiçekler bir harikaydı. Sen bu kadar güzel yazmayı nasıl beceriyorsun. Sanırım ileride önemli bir hikayeci veya roman yazarı olacaksın. Seni tebrik ediyorum.  
Selami Çekmegil
Teşekkürler
Yazar esra açık 2007-09-17 18:02:56
Teşekkürler dede ff:)
ALLLAH VİYOLONSELDE NASİP ETSİN
Yazar abdullah efendi açık 2007-09-18 20:04:16
Bu ne ya herkesin evinde piyano , org ve hong kong anıları var maşallah...
Çok Güzel
Yazar saida açık 2008-01-01 19:27:37
Çok güzel olmuş. 
Tebrik ederim.Hikayelerin çok güzel.
beyendim
Yazar emira açık 2009-12-21 11:29:06
güzel bir hikayeydi beyndim ff;) ama daha güzelleri de var TEBRİKLER KUTLARIM ff:grin ff:)
GÜZEL
Yazar emira açık 2009-12-21 11:29:51
hhhaaaarrriiikkkaaa

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 21-09-2007 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
73644894 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net