17-05-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow M. Said Çekmegil arrow İSLAMI YAŞAMAK
İSLAMI YAŞAMAK PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 44
KötüÇok iyi 
Yazar M. Said ÇEKMEGİL   
05-08-2007
Batı Almanya
Karlsruhe sohbeti :
                                             İSLAMI YAŞAMAK
                                                                                             M.  Said
ÇEKMEGİL


İslam keyfince yaşanacak bir din değildir. Kur’an-ı Kerim’de, Allah ve Resulü bir şeye hükmettiğinde, buna kayıtsız kalamayacağını bildiren tebliğler vardır. Allah Teala, kendisine iman eden yüce varlığa: “Ey iman edenler! Allaha hakkıyla ittika edin..” buyuruyor. Ve “Allah uğrunda (nasıl uğraşı lazımsa öylece) hakkıyla cihad edin” diye istikamet veriyor.


Görülüyor ki, bütün Nebi’lerin tebliğ ettikleri takva da, müminin baş vazifesi bulunan, hak yoldaki her türlü gayreti ifade eden Cihad da, diğer mükellefiyetler gibi, keyfiliğe terk edilmemiştir. Kur’anda buyruluyor ki, “Senin için hakkında bir bilgi hasıl olmayan şey’in ardına düşme. Çünkü, kulak, göz, kalp; bunların her biri bundan mes’uldür. Bu beyvineden anladığımız şudur: Bir konuyu iyice araştırıp bilmeden; delilsiz malumatlarla yola çıkmalar yasaklanmıştır. İlmi donelere dayanmayan; doğru çözümlenememiş zanların, lehinde veya aleyhinde, kesin iddialarla ortaya çıkmak,insanı Allah a karşı mes’ul eder; ilmi muhitlerde de mahcubiyete götürür. Eğer bir konuda kesinliğe yakın bir ifadeyle kanaat açıklamak mecburiyeti varsa , bu zorunluluğa düşen kimse, şu tebliğlerin gösterdiği yola girmelidir:

Buyruluyor ki: Eğer bilmiyorsanız (Allah tan gafil olmayan bilenlere) ehli zikre sorunuz. Tatmin olup bilginizi tamamlayıncaya kadar araştırın; konunun her uzmanına başvurun. Çünkü. …her bilenin üstünde bir bilen vardır. Ve ilmi dökümanlar tamamlanmadan “acele etmeyip ilmin gerektirdiği sabrı ihmal etmeyerek” Rabbim benim ilmimi artır diye, fiili ve kavli dualarla araştırmalara devam etmek gerekir. Bu tutumun dışında bilmeden; düşünmeden,rasgele konuşup hareket etmekte hayır yoktur, hatta büyük şerlere düşme tehlikesi vardır. Bundan dolayı olacak, Allah Resulu şu temel prensibi vazetmiştir: Allah a ve ahiret gününe iman etmiş olan,ya hayır söylesin veya sussun.

İşte yukarıda,tebliğlerde işaret edilen bu ilmi yapıya kavuştuktan sonra, Müslüman ı şu yaşantılarla mütteki; (kötü akıbetten Allah a sığınmış halde) buluruz.

Müslümanlığı yaşar halde bulunan müminler …sözü dinler, sonra da en güzelini tatbik ederler..(10) ..iyiliği emreder,kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar(11)… …boş ve faidesiz şeylerden yüz çeviricidirler..(12) ..boş ve kötü lakırdıya rastladıkları vakit şerefli olarak geçerler..(13). …onlar ırzlarını koruyanlardır..(14) …kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.(!5) ..harcadıkları vakit ne israf, ne de sıkılık(cimrilik) yapmazlar.(16) ….Allah yolunda savaşırlar ve (bilhassa bu husuta) hiçbir kınayanın kınanmasından korkmazlar.(17) …ahidleştikleri zaman sözlerini yerine getirenlerdir..(18) … Büyük bir tevazü ile “namazlarına devam ederler”(19) “zekatlarını verirler.(20)… onlar ahirete yakinen iman etmişlerdir.(21). Hasılı Müslümanlar, ..insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet olma yolunda yaşalar..

İşte, Kur’an-ı Hakim’de tanıtılan İslam yaşayışını gösteren temel umde(ilke) lerden bir “güldeste”. İnsan eğer Müslümanlığını yaşamk istiyorsa, kendisinden beklenen bu güzel meziyetleri bir tarafa itemez; onları gücünce yaşamaya çalışır. Ve bu fazileti gayretleriyle de …sözünü yerine getirir..(23) olanların aziz kişiliğine yücelmeye çalışır. Her namazın her rekatında “Yalnız sana ibadet ederiz,yalnız senden yardım isteriz.(24) dediği ve rabbinden
…ancak Allah a ibadet ederim. De (25) emrinden haberdar olması mümkün olduğu halde kendi benzeri bir beşere kul-köle olmalara özenen mukallitlere benzemek istemezler. Elbette ki sözünde durmayı prensip edinmeyen, bu şahsiyetli hayatı sünnet bilmeyen ciddiyetsiz kimseler İslam ı yaşıyor olmazlar..

Bir kimse eğer;

a-) Verdiği sözü yerine getirme çabası içersinde değilse
b-) Gücü yettiği ve imkanı olduğu halde, iyilikleri emir, kötülükleri yasaklamaya yanaşmıyorsa
c-) Kendini, efrad-ı ailesini ve mesul olduğu tüm insanların iffetini korumayı, gücüne, prensip edinmemişse
d-) Allah ın kendisine verdiği nimetleri Allah yolunda kullanıp harcama yoluna girmemişse
e-) Namazı ikame edip, varsa, zekatı vermiyorsa
f-) Her namazda, “Yalnız sana ibadet ederiz, yalnız senden yardım isteriz” dedikleri halde, Salih gördükleri veya duydukları kişilerin ölüsünden , dirisinden himmet beklemeyi adet etmişse

Hasılı, kısaca; dünyayı, ebedi saadeti için vasıta bilip, ahiret te vereceği hesaptan; şu ebedi olmayan alemde, çok önemli olan imtihanından habersiz, gafil bir hayat sürdürüyorsa, bu kimse inanmış da olsa fasık bir halde görüldüğü için İslam ı yaşamaktan uzakta bulunur.

Kendilerini Allah a kul ve bir peygambere ümmet (mesela Hz. İbrahim aleyhisselamın yolunda zanneden cahiliye toplumunun mukallit fertleri gibi) telakki eden, fakat İslam dışı; gayr-ı Kur’ani bidat inanışlarla sürüp giden yaşantılarının farkında olmayanlar az değildir. Onları tebliğler şöyle tanıtıyor:

Söz konusu bu cahiliye insanların bir kısmı, vaktiyle ektiklerinden, diktiklerinden ve besledikleri hayvanlardan bir şeyler “Allah için” ayırır, şayet bu ayırdıkları kurbanlar güzel çıkarsa, bu sefer keyfi tevillerle sözlerinde durmaz olanlara(26) : “Gökleri, yeri kim yarattı diye sorsan, muhakkak, Allah, diyecek”(27) olan kimselerden bazıları, Allah a inandıklarını iddia edebilirler. Ama ne var ki, O’na bir tane de olsa, farkında olarak veya olmayarak ortak tutulurlar(28) “Onların çoğu Allah a ortak koşmadan inanmazlar” “açık veya gizli bir şirk karıştırmadan” edemezler(29) “onlar Allah ı bırakıp, kendilerine ne bir zarar, ne de bir fayda veremeyecek olan şeylere kulluk ederler. Ve kınanınca bir de derler ki (biz Allah a eş koşmuyoruz. Ancak ibadet edegeldiğimiz) bunlar Allah yanında bizim şefaatçılarımızdır.(30) şeklindeki sözlerle tevile kaçarlar. Bunlara, gittikleri yolun batıl olduğunu, ancak hak olarak inan kitaba halisana sarılmak gerektiğini bildirdikten sonra Kerim rabbimiz şöyle buyuruyor: “Gözünü aç, halis din Allah ındır. Onu bırakıp da kendilerine bir takım veliler edinenler; biz, bunlara ancak bizi Allah a daha fazla yaklaştırsınlar diye ağabeydiz” derler.(31) VE böylece …Allah tan başka bir takım ilahlar edindiler, guya yardım olunacaklar.(32) Oysaki onların bağlanarak … yalvarıp durdukları veliler de rablerine daha yakın olmak için vesile(olacak Salih amel) ararlar; Onun rahmetini umarlar,azabından korkarlar…(33) …bunlar da ancak bir olan Allah a ibadet etmelerinden başkasıyla emr olunmamışlardır..(34). Gerçek o ki, hüsnüzan edilen Salih kişilerin …hepsi bir araya gelseler bir sinek bile yaratamazlar.(35) …hiçbir şey yaratamazlar. Onların kendileri yaratılanlardandır. Diri değil, ölüdürler; ne zaman dirileceklerinide bilmezler.(36)… bir hurma çekirdeğinin zarına bile malik olmazlar. Eğer onlara çağırsanız çağrınızı işitmezler, (bilfarz) işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de şirkinize küfrederler.(37). Evet, onların …Allah ı bırakıp da çağırdıkları (sözde kurtarıcıları) hiçbir şey yaratamazlar. Onların kendileri zaten yaratılıp duruyorlar ya.(38). Üstelik çağırıp durdukları bu sözde kurtarıcılar, ..diri değil, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler.(39). Öyleyse ey bilmez insan! Sen seni, cahiliyenin bu müzmin şirkine davet edenlere de ki: Bana, “ Allah ı bırakıp da ne fayda, ne de zarar yapamayacak olanlara( yalvarıp) çağırma. Eğer böyle yaparsan şüphesiz ki sen kendine yazık etmişlerden olursun(diye emredilmiştir)(40)

Kur’ani tebliğler böyleyken, gerçekleri örtegelen cahiliye insanları yine de aklını kullanarak doruya yönelmiyor; şu ilahi ihtarların daimi muhatabı oluyorlar. Yüce Allah buyuruyorki : “Bunlar….beni bırakıp da (Salih bilinen) kullarımı veliler edinmenin KENDİLERİNE FAYDA VERECEĞİNİ) mi sanıyorlar ..(41). Halbuki yaratılmışlardan da kendilerine; şaşmaz ve hata etmez veliler edinen gafiller, bu halleri ile ebediyete tevbesiz göçerlerse, yakıcı azap onlar içinidir.(42)
Kitabımız bildiriyor: Allah tan başka(yanılmaz; hata etmez) veliler. Oysa evlerin en çürüğü örümcek yuvasıdır; eğer bilseler…(43) ki, kendileri gibi yalnız Allah a kul olmak için yaratılanlardan da, aksamaz-yanılmaz zannedip bir takım mutlak veliler edinip bağlanmak bu kadar çürüktür; bu çirkin duruma düşerler mi?
İşte bu cahiliye çürüklüğünden çok müteessir olan Resulune, Rabbi Rahim i tarafında şu tebliğin yapıldığını görüyoruz: Allah tan “başka veliler edinenlerin hallerine üzülme, onları Allah kollamaktadır. (Onları yaratanına bırak) sen onlarım üzerinde vekil değilsin.(44)

Kur’an ‘da, böylesine cahiliye zavallılığına düşen kimselere bir misal getirilerek, “ona iyi kulak verin” diye dikkatler konu üzerine çekildikten sonra buyuruluyor ki: “sizin Allah tan başka dua(ederek yalvarıp bağlandıklarınız var ya) onların hepsi bir araya toplansalar bir sinek bile yaratamazlar. (üstelik) sinek onlardan bir şey kaparsa, bunu o sinekten geri alamazlar.(kendisine bağlanılıp bir şeyler) istenen de aciz, isteyen (zavallı gafil) de (45)

Dünün ve bugünün cahiliye toplumlarının ayrıcı (mümeyyiz) vasıflar budur. Hem bu zavallılar, haberde görüldüğüne göre, şirk koştukları ortaklara da tabi olmuyorlar. Onlar ilimsiz zandan başkasına uymazlar yalancılardır.(46)

Bu türden pağan (müşrik) yaşantıları, Kur’an-ı Mecid, arayıcı münevverlere ibret olsun diye rahmet olarak çok çok verir. Ve bütün açıklamaları da, “atalarımız Allah a şirk koşuyordu; biz de onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi o batılı kuran (tahrifçilerin) işlediği (kötülükler) yüzünden bizi helak mı edeceksin”(47) denilemesin diye tebliğ edildiğini anlıyoruz.

Dini Mübin-i İslam ın yegane kaynağı vahyi ilahiler iyi tetkik edilince görülür ki, ilmi olmayan aşırı gayretler, insanları islami yaşantıdan zaman zaman uzakta tuta gelmiştir. Kur’an i bir yaklaşımla Resulullahın sünnetini tanımayanlar; bid’atlarını sünnet, sünnetleri bid’at sananlar- çoğu iyi niyetli olmasına rağmen – İslam ı gereği gibi yaşayamaz halde görülüyorlar. İslam ı bilerek yaşamak isteyenleri tanımadıkları için de, araştırıcı Müslümanlar ı iftiralara boğarak tesirsiz hale getirmek istiyorlar. İmam ı Ebu Hanife hazretlerine sapık bir mezhep isnat ederek ona mürcie diyenler, imam i Şafii hazretlerini dövdürenler hep bu cahili yobaz tipler arasında çıkmıştır. Tarih misallerle dolu doludur.

Demek isteriz ki. Eğer bizler de, bilerek bilmeyerek, böylesine cahiliye hali yaşamıssak, yaşıyorsak ecel gelmeden evvel tevbe edip, Sünnet-i Resululahın ışığında Kur’anı Kerim i gücümüzce anlayıp anlatamaya çalışanlardan olmak için gayret sarf etmeliyiz. Bu din bizim dinimizdir. Onun öğrenip öğretilmesini başkalarına bırakmamalıyız. Bu güzel gaye ile takvalı bir hayatı öngörenlere, dünyada dahi, tevfik i İlahi umulur. Çünkü, siz Allah a itaat ederek yardıma layık hale gelirseniz “o da size yardım eder ve ayaklarınızı kaydırmaz” (48) ..karanlıklardan aydınlığa çıkarır.(49) yollarını gösterir(50)

Müslüman olanlar, her yer ve şartta güçlerince imkanlarını İslam ı yaşamaya sarf etmekle mükelleftirler. Güçlerinin dışındaki kendilerini aşan koca işleri yapmaya kalkanlar, İslam ı yaşamakta elbette zorluk çekecekler ve yapabilecekleri işleri de yapamaz hale gelecekleridir.

“Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez..(51). Sünnetullah böyle açıklamıştır: ..hiçbir kimseye gücü yeteceğinden başkasını yüklemeyiz.(52) …biz bir kimseye gücünün yettiğinden başkasını teklif etmeyiz..(53) …Allah, sizin üzerinize bir güçlük yapmayı dilemez..(54) … o halde ne kadar gücünüz yetiyorsa o kadar Allah a ittika edin(sığının emirlerini) dinleyin. İtaat edin..(55) . İşte bu temel esasları tebliğ eden resulullah onun için: “size bir şey emrettiğimde, siz bundan gücünüzün yettiği kadar yapınız..(56) buyurmuştur. Ancak imkanları olup da” Allah a ittika edin,(emirlerini) dinleyin(57) gibi tebliğlerine kulak vermeyen; güçlerince İslam ı yaşamak istemeyenler, günahlar içerisinde çalkalanıp dururlar. Allah böylesine …fasıklar güruhunu muvaffak etmez…(58)

De ki: “Allah a itaat edin, Resule itaat edin. Eğer y,ne yüz çevirip dönerseniz onun(tebliğcinin) uhtesine düşen ancak ona yükletilendir. Sizin üstünüze düşende size yükletilendir. Eğer itaat ederseniz yolu bulursunuz…(59) Selam size.


Kaynaklar :
1) bkz Ahzab suresi:36 16) Furkan:67
2) Ali imran: 102 17) Maide:54
3) Hac:78 18) Bakara: 177
4) İsra:36 19) Müminun: 2 ve 4
5) Enbiya:7 20) Müminun:4
6) Yusuf:76 21) Neml:3
7) Ta-ha:114 22) Ali imran:110
8) Diyalektik,çekmegil:137 23) İnsan :7
10) bkz Zümer:72 24) Fatiha:4
11) Hac:41 25) Zümer:14
12) Müminun:3 26) Elmalı tefsir, c.3,s.2060
13) Furkan:72 27) Zümer:38 ve Zuhru:9,87 Ankebut:61,
14) Müminun.5 Yunus:31,6/136
15) Hac:35 28) Putlar kitabı, İbn Al-kalbi,27
29) Age.Tefsir, c.4s.2932

                     (kriter, Temmuz, 84,  45. sayıdan)




Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 12-04-2009 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
82129772 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net