30-10-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa
EĞİTİM NEDİR? PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 46
KötüÇok iyi 
Yazar HURŞİT AHMET - Nuri BİRTEK   
22-07-2007
EĞİTİM NEDİR?
HURŞİT AHMET
ÇEV. NURİ BİRTEK
   ImageEğitim sadece bir kamu öğrenimi değildir. Eğitim bir milletin, onu oluşturan fertlerinin şuurlarının geliştirilmesiyle millet şuurunun geliştirildiği bir processtir. O yeni nesilleri hayat(ın idamesi) için gerekli meslek ve sanatlarda eğitmek ve hayattaki vazife ve misyonlarına vakıf olacak şekilde eğitmektir. Eğitim vasıtasıyladır ki insanlar kültür ve entellektüel miraslarını gelecek nesillere aktarabilir ve onlara hayatın gayelerini ilham edebilir. Eğitim zihni, fizikî ve ahlaki bir terbiye olup gayesi, görevlerini iyi bir beşer ve bir devletin değerli vatandaşları olarak ifa edecek yüksek kültürlü insanlar yetiştirmektir. Eğitimin mahiyet ve manası budur ve bütün çağların önde gelen eğitimcilerinin görüşlerinin dikkatli bir mütalaası neticesinde ortaya çıkmıştır.

   
   Etimolojik olarak «Education» (Eğitim) kelimesi Latince «hariç» manasına gelen «e, ex» ile önderlik etme manasına gelen «ducere duc» kelimelerinden oluşur. Harfi harfine «malumat doldur» ve «kabiliyetleri meydana çıkar» manasına gelir (4) Esas itibarıyla kelime malumat ve ilim verilmesi ve kişilerin gizli kalmış kabiliyetlerinin geliştirilmesi mefhumu ile ilgilidir.

   John Stuart Mill, eğitime daha geniş sınırlar vermeğe çalışan batılı öncülerdendir. O şöyle demiştir:

   «Eğitim bizi tabiatımızın mükemmelliğine yakıştırmak gayesiyle sarahaten bizim kendi kendimize yaptığımızla veya başkaları tarafından bizim için yapılanlarla kalmaz, en geniş anlamda daha fazlasını yapar. Asıl gayesi oldukça değişik olan hadiselerin dolaylı tesirlerinin beşer karakter ve kabiliyetlerine olan etkilerini de ihtiva eder» (5)

    John Milton eğitimi şu şekilde tarif eder :

   «Ben harpte ve sulhta bir adamı, şahsi ve bütün kamu görevlerini adilane, başarılı ve alicenaplıkla yerine  getirmesi için yetiştirmiş olan eğitime mükemmel ve verimli derim.» (6)

    Bu eğitimin muhtemel en geniş görüş açısıdır.

   Amerikan filozofu John Dewey eğitimi «tabiata ve insanlara karşı 
gerek entellektüel gerek hissi temel tutumunun şekillendirilmesi işlemi» 
addeder.(7) Dr. John Park ise «Eğitim bilgi ve alışkanlıkların öğretme ve 
öğrenme yolu ile iletme veya elde etme işlem veya sanatıdır.» görüşün 
dedir. (8) 

    Bir başka eğitimci, Profesör Herman H. Horne şöyle yazmaktadır:

   «Eğitim bedenen ve aklen gelişmiş, hür, şuurlu bir beşerin fikri, hissi ve iradi çevresinde kendini gösteren Allah'a ebedi bir yaklaşma işlemidir .»(9)

    Profesör Niblett şöyle iddia ediyor :

   «Eğitimin gayesi «mutluluk»tan ziyade doğru hareketi tabii hale getirmek için uyanık olmak hususunda yetenek geliştirmek ve beşer anlayışını -belki de çatışma, mücadele ve ıstırap çekerek- derinleştirmektir.» (10)

   Demek ki eğitim genç nesiller için ahlaki, akli ve bedeni talimin temin edildiği ve onların bu meyanda ideal ve kültürlerini kazandıkları devamlı bir işlemdir. Eğitimciler kelimeyi iki manada kullanırlar: geniş manasıyla eğitim fert ve milletin hayat tarzını şekillendiren fiziki, biyolojik, ahlaki ve sosyal tesirlerin tamamına işaret ederken dar manasıyla sadece okul, üniversite ve diğer eğitim yerlerinde öğretmenlerce tertip ve teşkil olunan özel tesirlere işaret edilir. Her iki halde de eğitim talebenin hayatının her veçhesine tesir eden çok yönlü bir işlemdir. Bu yüzdendir ki bir milletin hayat tarzı-onun eğitimine bağlıdır. Bir Çin atasözü bunu doğru bir biçimde tespit ediyor:

    «Eğer bir yıl ötesi için planlıyorsanız hububat ekin,

   Eğer on yıl ötesi için planlıyorsanız, ağaç dikin,

   Eğer bin yıl ötesi için planlıyorsanız, insanlar ekin.»

    işte eğitim vasıtasıyladır ki insanlar «ekilir» ve asırlar inşa edilir   

EĞİTİM VE KÜLTÜR

   Eğitim bir halkın kültürünün esası ve kültürün temadisi için bir vasıtadır. Et ve kemiğin birbirinden ayrılmadığı gibi bu ikisi de birbirlerinden ayrılamazlar. Bir halkın, herhangi bir ülke veya milletin eğitim sistemini bir zarara sebebiyet vermeksizin taklid edebileceği şeklinde yaygın bir yanlış kanaat vardır. Bir halk kendi kültürünü hakaretle reddetmedikçe -ki bu milli bir intihar demektir- yabancı eğitim sistemlerinden gelişi güzel yararlanamazlar.

   Her eğitim, sistemi esas itibariyle muayyen birtakım sosyal idealler, norm ve değerlerden oluşur ve hayat ile kültüre özel bir bakış açısına istinad eder. Bu manada eğitim sisteminin taklidi intihardır. Öte yandan öğretimin teknik ve metodu söz konusu olduğunda bir ülke emniyetle diğerlerinin tecrübelerinden yararlanabilir. Ancak değerler, prensipler ve idealler açısından büyük dikkat sarf etmelidir, zira onların şuurlu ve şuursuzca benimsenmesi bir milletin kültür bünyesinin bütününü mahvedebilir.

   İkbal bu konuda çok sarihtir.

   «Arzu edilen ateş için kendi öz cevherine bak.

   Bir başkasının ışığını elde etmek için uğraşmaya değmez.»

   «Batının cam üfleyicilerinin ihsanı peşinde koşma

   Kendi dünyanı Hindistan'ın çamurundan kur»

    «Ekmeğini başkasının ihsanından bekleme

   Güneş kaynağından su dalgaları bekleme…»

   «Başkalarının  kanatları altında daha ne kadar barınacaksın.

      Bahçenin esintisinde kanatlarınla hürce uçmasını öğren»

Belki de  en vazıh ifade  İkbal'in  yabancı eğitim  ile  yetiştirilmiş bir nesli tenkidinde ortaya çıkmaktadır.. Bu eğitim, kültürümüze karşı, medeniyetimizce makbul olmayan, örflerimize saygısız, tarihimize hakaret edicidir. Der ki :

   «Başkalarının bilgilerini öğrendin ve biriktirdin

   Yüzünü başkalarından ödünç alınmış rujla parlattın

   Başkalarının tavrını taklitte şeref arıyorsun

   Bilmiyorum sen kendin misin yoksa bir başkasının  «ben»imi?

   Senin idrakin başkalarının  düşüncelerine  zincirle  bağlanmıştır.

   Boğazından çıkan nefes' başkalarının ses tellerinden kaynaklanmıştır,

   Dilinde ödünç nutuklar;

   Kalbinde ödünç arzular;       .

   Kanaryaların ödünç şarkılar söyler.

   Selvilerin ödünç örtülere    bürünmüştür.

   Kadehindeki şarap başkalarından alınmıştır.

   Kadehini onu da başkalarından ödünç almışsındır.

   Sen bir Güneşsin, bir kerecik kendi benliğine bak.

   Işığını başkalarının yıldızlarından alma

   Mumun etrafında daha ne kadar dansedeceksin.

   Yürekliysen kendi ışığını yak.»

   Böylece ikbalin ödünç alınmış eğitime karşı olduğu ve örf ve ideallerimizle aynı paralelde, tarih ve kültürümüzün bir ürünü olan eğitim sisteminin benimsenmesini hararetle tavsiye ettiği açıktır. Günümüzün önde gelen eğitimcilerinin savundukları yaklaşım tarzı da aynen budur. John Dewey diyor ki: «Eğitim sosyal bir hadise olduğuna ve pek çok çeşitli cemiyetler bulunduğuna göre eğitimin kritiği ve yorumu için konulacak bir kriter muayyen bir sosyal ideali zımneder.»(11)

   Prof. Niblett «O (eğitim) doğuşumuzdan önceki dokuz ayda fiziki olarak husule gelen prosesin tam bir insan oluşumuna kadar devamıdır. Bu defa cemiyetin kültürü ana rahmi, hamile olunan ise vücut değil ruhtur.» (12) derken konuyu güzel bir şekilde dile getiriyor.

   Prof. Clark şu önemli müşahedede bulunmaktadır. «Başka ne manaya gelirse gelsin öncelikle eğitim kabul edilmiş bir kültürün kendi kendisine idamesi anlamına gelmelidir. Bu kültür kararlı bir cemiyetin hayatı demektir.» (13)

   Amerikalı Eğitimci Dr. J.B. Conant bu hususu bir başka anlamlı biçimde gündeme getirir. «Eğitim tecrübesinin ihraç olunabilir bir emtia olduğunu zannetmiyorum. Korkarım II. Dünya Savaşından beri Almanya ve Japonya ile olan münasebetlerimizde bunun tersi bir faraziye ima edilmiştir. Tarihimizin muhtelif devirlerinde bir İngiliz veya Avrupa telakkisini ithal teşebbüsleri faydadan ziyade zarar getirmiştir». (14)

   Buraya kadar yaptığımız tartışmalar eğitimin halkın kültür ve sosyal ideallerinden ayrılamayacak şekilde bağlı olduğunu ve bu ikisinin ayrılmasına teşebbüsün eğitimi asli gayesinden uzaklaştıracağını ortaya koymuştur. Eğitim halkın kültürünü temsil etmek ve onu gelecek nesiller için saklamak zorundadır. Kültüre ve cemiyete bigane kalan bir eğitim parçalayıcı bir güç olarak faaliyet gösterecek ve cemiyetin sosyal bünyesini imha edecektir. Bir cemiyetin kültürünü temsil etmeyen ve onu ihata etmeyen bir eğitim faydadan çok zarar getirir.

   (kriter dergisi, Kasım 983, C.4; s.37’den)

    (Gelecek Sayıda Liberal Eğitimin Başarısızlığı)

    Kaynaklar   ;

Shipley, Joseph T, Dictionary of Word Origin, Ames Iowa 1957. p, 114

Mili John Stuart, Inaugural Address as Rector of St, Andrews Uni-versity 1.867 vide Smith W.t>. Lesser, Education Pelican 1958. p, 9

Milton, John Areopagitica and other Prose Works Everyman's Lib-rary,. p, 46

Dewey,   John,  Democracy and  Educatioıı  Quoted  by   Hugl.es A.G. and Hugles E.H., Education  :  Some Fundamentâl Problems, Long-mans, London, 1960, p. 81

Park Dr. Joe «Introduction», Selected Eeadings in the Philosphy of Education Macmillan, New York, 1958 p. 83 9

Horne, Herman, I- «The Philosophical Aspcets of Education Ibid.»p. 176   (Devamı Sh. 7 de)

Yorum
Yazar dedemin mesleği açık 2008-01-06 11:44:36
Buraya uzun bir yorum yazdım. Ama kaybolup gitti. Diğer bir yorumda İslam Dünyasının ebediyete kadar parlayacak yıldızlarından Muhammet Ikbal'e Pakistanlı diye hitap edilmiş. Bunu kültürel seviyelere uygun bulmuyorum.Sizdeki yazıda Hurşit Ahmet'in kendi eğitm tarifi verilmemiş.Bizim Avukat Selami Bey memleketin eğitiminin ne ve niçin olduğunun bilinmediği zamanda gittiği sağcı eğitim dernekçilerine "Eğitiminiz bu haldeyken sizler bu ziyafeti ne kadar hak ettiniz? vs." deseydi iyi olurdu. İlaveten deseydi ki birileri "Solcuyum !" diyor ve oradakiler de sağcılrmış.Bence onlar sadece hakla batılı karıştıryorlar.Sanırım bu yüzden bizim eğitim her gün kötüye gidyor.Çünkü onların hiçbir idealist çıkışlarını görmedim. Daima "Mana şairin batnında" olarak gidiyorlar. Derneklerini kuralı kaç yıl oldu ve ne yaptılar? Hiçbir idealist çıkşları yok. Zavallı öğretmen maaşıyla geçinemezken dernekçiler galiba maaş derdinde değildir. 
Eğitim gerçekten atardamardır. Onunla uğraşmakta yarar var. Sayın Çekmegil'e teşekkürler. İkbal'den bahsetmek için onu çok iyi tanımak gerektiğini düşünüyorum. O bütün İslam Dünyası için ağlamış bir yüce insandır. Ülkesinde madalyalar kazanmış bir insandı. İngiltere'de huku doktortası,Almanya'da felsefe doktorası yaptı.Bu büyük başarılardan sonra ona Pakistanlı diye hitap edilmez.Sonra bu şahıs bütün dünya müslümanlarının kartdeşidir. Selamlarımla 

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 14-08-2009 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
60436109 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net