22-11-2017
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
Son Eklenenler
 
Duyurular
AKIL İÇİN YOL BİRDİR

(THERE İS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleriSAĞ TIKLAYIN
lütfen)





























 
Önerdiğimiz sayfalar:
M. SAİD ÇEKMEGİL 
anısına
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090


Nuri BİRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek



Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   kardeşimizin
(facebook sayfasından
dikkate değer görüşler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52



M.Selami Çekmegil'den
(twitter'da kısa beyan 
                ve tartışmalar)
https://twitter.com/M
SelamiCekmegil



M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!
1-
http://tr.wikipedia.org/
w
iki/Selami_%C3%87
cekm
egil
2-
http://www.biyografya.com
/biyografi/5959



    ____________________
BU SİTE
    Selami ÇEKMEGİL’in
Yeğenleri:
    MelikeTANBERK ve 
    Fatih ZEYVELİ'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGİL 
  anısına ARMAĞANIDIR!  


   Anasayfa
Bir Nasreddin Hoca Hikayesi PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 88
KötüÇok iyi 
Yazar M.Selami ÇEKMEGİL   
28-05-2007
Bir Nasreddin Hoca Hikayesi 
                               (İNŞALLAH)                                                     
                                                              M. Selami ÇEKMEGİL
 
       TRT televizyonunda, program yapımcısı Şahin DEMİRAL bey'in mültefit davetleriyle katıldığım “İstanbul’un Fethi” konusundaki bir söyleşi programının, TRT-GAP'ta da yayınlanacağı önceden duyurulduğu halde, yayınlanacağı zaman diliminin, sanki çok mühimmiş gibi, “Meclis Saatine denk gelmesi” gibi “zaruri bir sebep”le ertelenmesi, bana bir Nasrettin hoca fıkrasını hatırlatmıştı.
      *** 
      Nasreddin Hoca uluslararası bir şöhrettir. Onu İranlılar da sahiplenirler yer yer, "Molla Nasrettin" ismiyle. O'nun nükteleriyle neşelenmek isterler de bir nebze… Doğrusu, nedendir bilmem ama İngilizler -her güzel şey gibi- sanki onu da bizden alarak -zorlamalarla- İran’a
yakıştırmayı daha tercih ederler gibi gelmişti bana o zaman…Oysa ki Nasrettin hoca fıkralarında, aşağıda anlatacağım fıkrada da görüleceği üzere, Farsi hiçbir espri yoktur; bulamazsınız. İngilizler’in  -her güzelliğimiz gibi- onu da  bizden alarak komşuya monte etmeye çalışması kanımca nafile bir çaba…
      
       Nasreddin hocanın ana karakteristiği, -tarihten, ansiklopedilerden ve Prof. Dr. Mikail Bayram hocamızdan aldığımız izlenimlere göre- iyi bir Müslüman olmasıdır. Fıkraları çok kez anonimleşmiş olsa da belli bir karakteristik içinde maşeri aklı telkin ederler.
...
       Otuz yıl kadar önce bir gün  İngiltere’de oğlum, ilkokul 1. sınıftan eve dönünce bana bir Nasrettin hoca fıkrası anlatmıştı; hem de ne fıkra... Hala o sevimli anlatım tarzıyla hatıramdadır, hala olabildiğince canlıdır zihnimde bu fıkra... Buradaki okullarda hiçbir çocuğumuzun bugün böyle bir fıkra öğrenmiş olabileceği ihtimalini düşünemez bile bizim insanımız...  Fıkra şöyle idi:

      Bir akşam, elektrikli aydınlatma  olmayan o dönemde Hoca, yatsı namazını kıldıktan sonra erkenden yatağa gidince hanımefendisiyle beraber, yastık sohbeti cümlesinden olarak der ki: "hanım, kazma, kürek ve beli hazırladım; yarın hava iyi olursa -erkence- bahçeyi bellemeye (eşelemeye) gideceğim; yok hava kötü olursa, balta, çuval, nacağı alır ormana odun kesmeye giderim. Sen uykunu bölme, rahatına bak; beni merak etme..." 

      Hocanın hanımefendisi gerçekten çok iyi, mümin  ve gerçek bir hanımefendi imiş. Demiş ki: "Hoca!.. şöyle iyi Müslümanlar gibi inşallah de konuşurken!.."  Hoca, hanımefendinin bu uyarısına oldukça kızmış; hem de mütehakkim, rahatsız olan bir eda içinde: "Hanım, ne diyorsun sen; iki ihtimal söylüyorum, ya ormana gideceğim, odun getireceğim hava bozuk olursa; ya bahçeye gidip bahçeyi belleyeceğim (kazacağım) hava güneşli olursa... Bunun inşallahı maşallahı mı var; ya öyle ya böyle..." Hanımefendi bakmış Hocanın kaşları çatık ve sinirlendi; ne yapsın susuvermiş tartışmayı tırmandırmamak için… Uyumuşlar... Ertesi gün hoca uyanmış; bakmış hava güllük-güneşlik; kuşlar şarkılar söylüyor -daha betonarme şehirlere gömülmediğimiz- o yemyeşil bahar sabahı dönemlerinde… Kalkmış, büyük bir neş’e  içinde, şarkılar mırıldanarak, toplamış kazma kürek ve beli çuvalın içine, yerleştirmiş şöhretli eşeğinin üstüne, bahçeyi belleme niyetiyle yönelmiş menziline.  

      Yolda giderken bakmış karşıdan üç asker geliyor. Askerler bir adres arıyorlarmış. Görünce hocayı -yaşlıca bilgin bir hava içinde- bu adam kesin bilir bu adresi düşüncesi ile, sormak istemişler aradıkları yeri bu sevimli hoca efendiye: Hocam, "falan filan yeri arıyoruz oraya nasıl gidilir", diye... Hoca kafası içinde şimşekler çakmış halde, şimdi bu çetrefilli adresi bilir de bunlara anlatmaya kalkarsam en az on-onbeş dakikama mal olur endişesi içinde,  hemen kolayından: “hayır, ben orayı bilmiyorum..” demiş; kısa yoldan sıyırmak düşüncesiyle. Askerler, hocanın yalan söylediğini anlamışlar ve adresi söyletmek içim başlamışlar dövmeye. Hayli de hırpalamışlar hani... Hoca dayanamayınca sopaya, durun, durun biliyorum diyerek başlamış adresi bülbül gibi anlatıvermeye. Adres girift ve uzunca imiş... Demişler: “Hoca, bu adres çok karmaşık,  bi zahmet sen götüreceksin bizi o yere..” Hoca çaresiz, eşek üstünde, askerler yaya: git Allah git... Neyse, varmışlar gidecekleri yere; sonra da ufak -ve numaradan- bir teşekkürle bırakmışlar hocayı kendi haline. Yol uzun, hoca ezik, tekrar aynı yollardan dönerken eve, başlamaz mı bir de sağanak bir yağmur silkelemeye. Hoca sırılsıklam,  git Allah git aynı yollardan yeniden, nihayet varmış evine. Vakit gece, belki de saat on iki. Çalmış kapıyı önce kibarca; hanımefendi derin uykuda... Bir daha, bir daha çalmış; gittikçe artan bir telaş ve çaba  içinde… Nihayet, hanımefendi uyanmış derin uykusundan ve ses vermiş kapı ardından: “Kim o, kim o”, diye. Hoca:

- Benim, ben; İNŞALLAH!.. deyivermiş efendice...

Yorum
Yazar gülenay açık 2007-06-06 09:35:15
Merhabalar slm bey ben Nuran öncekle konuşmanızın yayınlanmamasına üzündüm eminim faydalı bir konuşa olmuştur dinleme gibi bir şansım olmadı malesef.Yaznızı okudum bazen evdeki hesap çarşıya uymuyor hayatı ne kadar planlasakta istemediğimiz tatsız zorluklar yaşaya biliyoruz önemli olan üstesinden gelebilmek herşeye rağmen şükredip hayata gülümsemekte çok önemli ama yapacağımız işlerden çok niyetlerimizinde icten olması da çok önemli. Saygılar.
HOCA BİRGÜN
Yazar abdullah efendi açık 2007-06-09 21:42:08
Akşehirin zenginlerinden bir zat hocaya bir gün elli akçe vererek : 
- Efendi benim içinde beş vakit dua ediver, der. 
Hoca hemen bunun on akçesini iade etmiş ve : 
- Duacınız çoktandır sabah namazına kalkamıyor.Günün dört saatinde edeceğim dua için beş vakit dua parası alamam, Allahtan korkarım , demiş
İleti...
Yazar Sanih açık 2007-09-07 13:10:24
Sayın hocamız Prof. Dr. İSA KAYACAN'dan gelen aydınlıtıcı bir değerlendirmeyi aşağıda iletiyorum. Hocamıza teşekkürler sunuyorum... 
 
Nasrettin Hoca'ya çağdaş bakış 
Prof. Dr. İSA KAYACAN 
 
Nasrettin hoca deyince aklımıza gelen ilk gerçek: Güldürürken, düşündürüyor olması. 
 
Bu gerçekten hareketle, araştırmacı-Yazar Behzat Şaşal yeni bir yayın ortaya koydu.  
 
Adı: Güldürürken Düşündüren Nasrettin Hoca'ya Çağdaş Bakış.  
 
Kitap 374 sayfayla, Ankara'da "Akasya-Kitap" yayınları arasında gün yüzü gördü.  
 
Behzat Şaşal'ın, "Duygularıyla değil, beyinleriyle öğrenenlere armağan olsun" şeklinde anlamlı, birazda sitemli bir ithafı var beyinleriyle öğrenenlere ihtiyacımız olduğunu sürekli hatırlayabilsek, bunlarla yaşabilsek, ne kadar güzel olur değil mi?  
 
Yayınevi yöneticilerince yazılan bir önsöz var kitabın ilk sayfalarından birinde. Bu önsözün bir yerinde de: 
 
- "Nasrettin Hoca, asırlarca önce o ince zekasıyla insanları güldürerek düşünme eylemini uygulayarak insanlara öğretim ve eğitim sistemini uygulamış büyük bir bilge kişidir" deniyor.  
 
Nasrettin Hoca'nın bilinen veya az bilinen (hiç bilinmeyen demeye dilim varmıyor.. Bilinmeyen fıkrasının bulunduğunu inanmak istemiyorum) fıkralarının genel yorumları yapılmakta Behzat Şaşal tarafından.  
 
Bunlar ustalıkla, dikkatlilik içinde ve en ince noktasına kadar yorumlanmak suretiyle gerçekleştirilmiş.  
 
Örneğin; Parayı veren düdüğü çalar, Hocanın eşeğine ters binmesi, Hırsızın hiç mi suçu yok? Bakalım kara kitap ne buyurur, Bir kişilik eksik verin, Her gün bayram olsaydı, Ye kürküm ye gibi fıkralar anlatıldığından, bilindiğinden daha bir başka açıklık ve netlik içinde sayfalara aktarılmış. Behzat Şaşal'ın yorum ustalığı kendini göstermiş.  
 
Bu ustalık, fıkranın arkasından "kıssadan hisse" başlığı altında verilirken, burada sergilenip ortaya konulurken okuyucuların zeka derinliklerine aktarılma gayreti gösterilmiş.  
 
Hani şu "Yorgan gitti, kavga bitti" adlı fıkra var ya: Hoca bir kış günü kapısının önünde kavga sesleri duyar. Hoca, karısının "yat yatağından dışarı çıkma" ikazına rağmen yattığı yorgana sarılıp dışarı çıkar ya... Sonra, soğuktan titreyerek içeri girer ya hoca Karısı, kavganın nedenini sorunca, hoca, "Kavga bizim yorgan içinmiş, yorgan gitti, kavga bitti" der ya... Bu fıkranın yorumuna Behzat Şaşal şu cümlelerle başlıyor:  
 
- Kapımızın önünde veya evimizin içinde olsun, bizden miras hakkı doğabilecek kişiler arasında açık ve gizli, zamanlı ve zamansız yapılan çekişmelerin, kavgaların nedeni, bizim mallarımızdan onlara düşecek olan payın kavgası, çekişmesi olabilir...  
 
Tebriklerimi sunuyorum efendim.  
 
Catch steaming movies how?
Yazar FrouFrouFrou açık 2010-07-07 08:02:40
I tried different youtube downloaders - free or paid, and I was impressed with possibility to rip and convert online videos and save them on any devices. Then I have done some kind of research and found really awesome tool that totally changed my view! I prefer to watch movies online and I know a lot of sites with online video sharing - YouTube, Hulu, Myspace etc. But even if you find web site with free online video you cannot rip off streaming video to your PC withot special tools. DRM-Removal surf'n'catch allows to record streaming audio and video, watch it on your PC and convert it to the most popular formats for playing on the devices like MP3 players, iPods, iPhones etc.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 18-11-2015 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Anket
Kullanıcı Girişi
Kimler Çevrimiçi
Şuan 101 misafir çevrimiçi
Ziyaretçi Sayısı
29497239 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net