18-07-2024
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow Esir Ingiliz Askerlerinin Zihinde bıraktığı Sorular
Esir Ingiliz Askerlerinin Zihinde bıraktığı Sorular PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 19
KötüÇok iyi 
Yazar Raci Durcan   
14-04-2007
Esir Ingiliz Askerlerinin Zihinde bıraktığı Sorular
                                        

Raci Durcan

                                      

  Iran kendi karasularına giren 15 İngiliz askerini tutuklayınca bir kere daha Dünya’nın yüreği ağzına geldi. Savaş tehlikesiyle birlikte Teksas petrolünün fiyatı yükseldi, Dünya borsaları hareketlendi.  Ortalık iki hafta sonra ancak duruldu. Herkes rahat bir nefes aldı, savaş tehdidi şimdilik bitmiş, kabus sona ermişti. Iran olaydan büyük bir zaferle çıktı. İngilterenin itibarı yere serildi. Mazlum halkların yüreği bir defa daha soğruldu. Dünyanın egemen güçlerinin her istediklerini yapamayacakları, karşılarında bazılarının dik durabileceği anlaşıldı. Halkı müslüman ülkelerin gençleri, Batılı yönetimler karşısında dik duruş sergileyemeyen kendi hükümetlerini aşağılarken İran’a karşı artan bir bir hayranlık hissettiler.


  Bütün bunlar olup biterken akla takılacak bir sürü suru cevapsız, boşlukta kaldı. Kimsenin sormadığı soruları sıralayım istedik. Cevabını bulup bulamayacağımızı bilmemekle birlikte biz yazmış olalım:
-- İngiliz askerlerinin Iran Karasularında işi neydi?

-- Bu askerler Iran sınırlarını bilmeden mi ihlal etmişlerdir? Eğer öyleyse bu kadar tecrübesiz askerlerin Dünya savaşına neden olabilecek bölgede görevlendirilmesi ne anlam taşımaktadır? İngiliz Genelkurmayı ülkeyi bir savaşın eşiğine getiren olayla ilgili soruşturma açmış mıdır?

 --Askerler yanlışlıkla bölgeye girdilerse niçin kaçmamışlar ve İran’a teslim olmuşlardır?

 --Askerin görevi düşmana teslim olmak mı yoksa savaşmak mıdır? Savaşmaksa, niçin bu kadar kolay telim olduklarıyla ilgili soruşturma açılmış mıdır?

--İki düşman askeri karşılaştığında hiç çatışma çıkmadan nasıl teslim alınabilmektedir? Askerin görevi ilk zorlukta silahını ve mühimmatını karşısındakine teslim etmek midir? Bu noktada İngilizler kusurlu bulunmuşlarmıdır? Soruşturma açılmış mıdır?

-- İngiliz askerlerinin harp araçları İran’dan daha geri bir teknolojiye mi sahiptir? Yani üzerlerine gelen İran gemisinden hiç haberdar olmadılar mı? Oldularsa karşılarındaki kuvvetin dost mu düşman mı olduğunu tespit edecek cihazları yok muydu? Var ve düşman kuvvet olduğunu anladılarsa hemen oradan niçin uzaklaşmadılar? Kendilerini teslim alacak kadar yakınlaşmalarına niçin müsaade ettiler?

--Diyelimki İngilizler kendilerini uluslarası sularda sanıyorlar ve bu yüzden emindiler. O zaman İran savaş gemisi hiç çatışma olmadan kendilerine nasıl yaklaşabilidi? Aralarında hiç telsiz konuşması geçmedi mi? Yok konuştularsa, kendilerini sesli olarak uyaramazlar mıydı? Ellerindeki silahlar çatışma için yeterli değilse niçin donanmadaki diğer kuvvetleri durumdan haberdar edip yardıma çağırmadılar? Teslim alınıp savaş suçlusu olarak yıllarca İran hapishanelerinde yatmak daha mı kolaydı?

-- Iran savaş gemileri, İngiltereninkilerden daha mı hızlıdır? Yani çatışmaya güçleri yoksa kaçıp kurtulma ihtimalleri de mi yoktu?

-- Iran silahları İngiltereden daha mı uzun menzillidirler? Menzil dışına çıkılarak teslim olmadan olayın kapanmasını sağlamak mümkün değilmiydi?

 -- Bu ihtimallerin hiçbirinin mümkün olmadığını varsayalım; yakalandılar, İngiltere’nin Dünyaya çaresizlik mesajı veren diplomatik tavrı nasıl açıklanabilir? Eğer gerçekten bu kadar çaresizlerse ve askerlerin bırakılması İran’ın lütfuna bağlıysa; bölgeye girmiş bu  kuvvetleri nasıl tamamen bölge dışına atamamaktadır?

-- Aynı hadise İngiltere ile Pakistan yahut Suud-i Arabistan arasında geçmiş olsaydı, İngiltere bu şekilde mi tepki verirdi?
--Türkiyenin arabuluculuk çabasına Iran niçin sert tepki vermiştir? Basındaki haberleri hatırlayınız, olayın başlangıcında Türkiye’nin araya girmesiyle İran kadın askeri serbest bırakacağını açıklamış sonra da vazgeçmişti. Türkiye’nin itibarını yükseltecek böyle bir olaya İran izin vermedi Zaten sonunda serbest bırakılacak askerler için Türkiye’ye bu kadarcık katkıyı bile çok görmelerini nasıl izah etmeli?

 -- Madem Iran için karasularına girilmesi kriz yaratacak kadar önemlidir; yakaladıktan sonra niçin bu kadar kolay serbest bırakmışlardır? Niçin casusluk suçu ile yergılamadılar? Yok yargılamış ve suçsuz bulmuşlarsa İngiltere’den özür dilemeleri gerekmez miydi? Yahut Dünyanın nefesini tutmasına neden olmaktansa yakaladıklarında 'bir daha bu tarafa girmeyin, burası bizim karasularımız!' diyerek hemen oradan kendi taraflarına dönmelerine müsaade edilemez miydi?  Ya askerleri bu şekilde teslim aldıkları için ülkeleri bir savaşa girşmiş olsaydı? Yoksa İran böyle bir sonuçtan emin olduğu için mi bu kadar rahat davranmıştır?

-- İngiltere izlediği pasif politikayla İran’ı bir kat daha kahramanlaştırdığının farkında mıdır? Farkında değilse, İngiliz muhalefeti hükümetlerini buna neden olmakla suçlamışlar mıdır? Bölgedeki ABD ve Batı karşıtlığının İran çevresindeki desteği artırdığını gözlemliyorlar mı? Eğer İngiltere ve ABD’nin bundan sonraki hedefi İran’ı vurmaksa, izledikleri politikanın bunu zorlaştırdığını farketmekte midirler?

--ABD ve İngiltere izlediği politikayla bölgede oluşan muhalfetin İran çevresine kaydığını, böylece azınlık nüfusun İslam dünyasında daha etkin bir konuma yükseldiğini farketmemekte midir? Bölgedeki gerçek muhalifler Şiilerse, onların etkilerini azaltacak bir poilitika izlemeleri daha mantıklı değil midir?

--Dünyada nam salmış İngiliz dış politikasının bu kadar küçük hesaplar ve çelişkiler içinde boğulduğunu düşünmek doğru olur mu?  Olursa böylesine çelişkili bir politikayla Dünya’yı idare ettikleri nasıl kabul edilebilmektedir?

--İran tam bu olaydan büyük bir zaferle ayrılmış ve prestij kazanmışken, Irakta da bir başka şii grubunun ABD karşıtı gösteri düzenleyerek prestij kazanması tesadüf müdür?

--Irak bu kadar demokratik bir ülke midir? Yoksa ABD’ mi çok güçsüzdür de gösteriyi engelleymemektedir? Yani şii lider bu kadar büyük bir kitleyi (1 nilyondan bahsediliyor) işgal edilmiş bir ülkede, işgal güçlerine rağmen nasıl toplayabilmektedir? Eğer bu kadar güçlüyse niçin işgalcileri oradan kovmamaktadır?

--Ülkede işgalciler aleyhine gösteri yapmak yasal mıdır? Eğer yasalsa mesela sünni gruplar da böyle gösteri yapabilmekte midirler? Yapmaya kalkıştıklarında aynı demokratik tavır gösterilecek midir?

--Ülke işgal edileli dört yıl olmasına rağmen Mukteda Sadr’ın aklı şimdi mi başına gelmiştir? İşgalcilerin Irak’a demokrasi getirmek için girmediklerini yeni mi anlamıştır?

--İran tarafından esir alınan askerler serbest bırakılıp ülkelerine döndüklerinde kahraman gibi karşılandılar. Bunda bir tuhaflık yok mu? Yoksa yanlışlık bizde midir? Benzeri bir olay Süleymaniye’de Türkiye ile ABD arasında yaşandığında savaşın eşiğine geldiğimizi hissetmiştik. Çatışmadan ABD kuvvetlerine teslim olan ve başlarına çuval geçirilen askerlerimizi hiçkimse kahraman gibi karşılamadı. Hatta grup komutanı terfi ettirilmedi, isimlerini halktan kimse bilmez. Yanlışlık İngiliz halkında mı? bizde mi?

--Askerlerin esir alındığının duyulmasıyla Dünya borsalarda el değiştiren para miktarı ne kadardır? Teksas petrol fiyatlarının yükselmesiyle Amerika bu işten ne kadar kar etmiştir? İran petrol gelirleri bu yükselişten payını almış mıdır? Zengin ülkelerin en büyük gelir kalemlerinin bu tür para hareketleri olduğunu bildiğimize göre; piyasalarda bu duruma uygun pozisyonu önceden almışlar mıdır? Yoksa sıradan borsa oyuncularının başına geldiği gibi tedbirsiz yakalanıp zarar mı etmişlerdir? Eğer kazanmışlarsa bu olayın film çekimi gibi planlı olduğunu söylemek uçuk bir yaklaşım mı sayılmalıdır?

   Bunlar zihnime takılan sorular. Ben de sanki cevap veren çıkacakmış gibi soruyorum işte. Kimse sormadığına göre belli ki çok basit cevapları var, ben anlamıyorum. Bunda da kimseyi suçlamıyorum tabii ki, benim hatam.

Yorum
Önemli olan satranç oynamak
Yazar selahaddin açık 2007-04-16 13:52:47
Selamlar 
Oyuncu olabilmek önemli galiba böylece seyircileriniz oluyor. Sadece seyredekalmak la hiç bişe elde edemeyizki. Şükür ki oyuncu olarak İran da masada var.Türkiye aktör olmak için kendini yırtıyor ma nafile çünki içten çökük.
Oyuncu olmak
Yazar girisim açık 2007-04-16 14:02:08
Oyuncu olmak önemli tabii. Fakat ne oynadığınız önemsiz mi? 
Dünyadaki herkişi bir rol üstleniyor. Önemli olan 'iyi adam' rolünü kapmak olmalı. Yoksa Erol Taş gibi gittiğiniz heryerde yuhalanmak söz konusu olabilir...
Yazar irfan tekneci açık 2007-04-17 01:00:50
Raci Bey, çapraz sorgulama yaparak kafa huzurumuzu bozmaya ne hakkınız var! Biz Türkler henüz 3 bilinmeyenli denklemin ötesine geçemedik. Şu cennet ülkemde 4 bilinmeyenli denklem çözen mühendis var mıdır acaba? Yurdum insanının kapasitesini zorluyor, huzurunu kaçırıyorsunuz... Saygılarımla,
Evet Raci Bey buna ne diyeceksiniz acaba
Yazar irfan tekneci açık 2007-04-17 23:37:36
Evet Raci Bey şimdi sizi dinliyoruz! 
Bizde 32 öğrencinin trafik kazasında vefatından 24 saat geçmeden Amerika'da 32 öğrenci sizlere ömür oldu. Buna ne gibi komplo teorileri üreteceksiniz acaba..?
Ne diyebilirim?
Yazar girisim açık 2007-04-18 10:38:36
Irfan bey beni aşan, cevaplayamacağım bir sahaya girmiş. O noktada bir teori üretmek zor. Sormakla siz bir nevi cevap vermiş oluyorsunuz aslında... 
Asıl Selahattin Bey bu sataşmanıza ne diyecek, ben onu onu merak ediyorum.
32 farz
Yazar selahaddin açık 2007-04-18 19:46:04
Komplo teorisi ; Öyle yada böyle hayatta olaylar zinciri ile karşılaşmamak mümkün değil. Kimine kaderin cilvesi deyip işin içinden çıkıyoruz. Ama kimide altında eloğlunun hinlikleri ile dolu. Ben komplo teoriciliği düşüncesinin karşısındayım. Kafanızı kuma sokarsanız hiç bir şey göremeyeceğiniz aşikar. Önemli olan feraset aklıselim sahibi olmak ve uzak görüşlülüktür. Ne kadar grift oyunlar tezgahlarsanız o kadar kolay mesafe alırsınız siyasi olarak. Kuranı kerim deki birçok kıssada bunu görmek mümkün. Firavunun başına gelenler en az 30 yıllık bir mizansen. Bazı şeyler söylenmez yaşanır anlayan anlar anlamayan seyreder.
Selahattin Bey
Yazar irfan tekneci açık 2007-04-18 22:44:13
Yorgunken ve karmaşık duygular içerisindeyken klavye başına geçtiğinizi düşünüyorum. Ne dediğiniz net olarak anlaşılmıyor. Yorumlarınızı okuma zahmetine katlanan kişilerin vaktini israf etmemenizi öneririm.
Komplo Teorisi
Yazar girisim açık 2007-04-20 10:50:35
Selahattin Bey yazarken tam karar verememiş komplo teorisinin iyi ya da kötü olduğuna. Cevabından çıkan bu... 
Ben komplo terisi kurmuyorum. Zaten o konumda değilim. Onu büyük ve dış politikası olan devletler kurup uygulayabilir. Ben sadece kurulmuş olanları anlamya çalışıyorum. Tuzağı görürseniz tedbir alır, yakalanmazsınız. 
Düz mantıkla düşünmeye o kadar alşıştık ki... Dışımızdakilerin bu kadar içten pazarlıklı ve ince planlarla hareket etmiş olabilcekleri bize uzak ihtimal gibi görünüyor.
komplo teorisi
Yazar selahaddin açık 2007-04-22 23:45:55
Özür dilerim.Komplo teorisi lafına bozuluyorum onu ifade etmek istemiştim.Yaşadığınız olaylardan çıkardığınız yorumları ifade ediyorsunuz, birisi ordan çıkıp komplo teorisi deyip kendi ufuksuzluğunun ezikliğiyle sizi reelin dışında olmakla tanımlıyor. Birini komplo teorisi kuruyor olmakla tanımlıyacaksanız,demek ki elinizde işin teorisi değil, gerçeği var size düşen hemen gerçeği anlatmak. Yoksa komplo teorisi deyip yatağınıza rahat uzanacağınızı sanıyorsanız bilinki yanılıyorsunuz.Aslında bu biraz çevresine karşı sorumlu olmak la alakalı. Burada Akıl gücü önemli bir unsur. Bu güç kolay elde edilmiyor işin ilginci ingilizcede bu kelime hem istihbarat hemde zeka olarak kullanılıyor(İntelligence).Birileri bu kapasitenin sınırlarını zorlarken siz yatıyorsanız tabiki bir manada başınızı kuma saklamış oluyorsunuz,istediğiniz kadar dünya yok deyin var işte.Sorun sizin görememenizde. Firavun kısasından bahsetmem de bu manadaydı Kuranın anlattıkları ne kadar uzun vadeli ve cilveli olayların içiçe geçişi idi. Hz. Musa'nın kundakta başlayan mücadelesi ve varılan sonucu anlatmama gerek varmı?
kutlamak kifayet etmez
Yazar fahri açık 2011-06-24 01:27:58
selahattin açık a katılmamak hic mümkün degil. 
bu kadar cok ve cesitli soru üretip, yanıt arayan bir 'düsünür' ancak takdir edilebilir ve alkıslanır. 
anti parantez, bu kadar soru tek kisi tarafından cevaplanamaz. ki, yazarda o hamlıga zaten düsmemiş. 
saygılarımı lütfen kabul etsin.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 29-04-2007 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
116189636 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net