18-07-2024
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow TÜSİADIN DEMOKRASİ RAPORU ÜZERİNE
TÜSİADIN DEMOKRASİ RAPORU ÜZERİNE PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 83
KötüÇok iyi 
Yazar Dr. Sami GÖREN   
07-03-2007
TÜSİAD’IN DEMOKRASİ RAPORU ÜZERİNE

Dr. Sami GÖREN (Hukukçu)

GİRİŞ

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD)’nin “Türk Demokrasisi’nde 130 Yıl 1876-2006 Prof. Dr. Bülent TANÖR Anısına: Türkiye’de Demokratikleşme Perspektifleri 10. Yıl Güncellemesi” (kamuoyunda bilinen adıyla Demokrasi Raporu) başlıklı raporu Aralık 2006’da yayınlandı. Rapor Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sayın Zafer ÜSKÜL tarafından kaleme alınmış.

Bu son Rapor merhum Prof. Dr. Bülent TANÖR tarafından hazırlanan 1997’de yayınlanan “Türkiye’de Demokratikleşme Perspektifleri” ile 1999’da yayınlanan “Türkiye’de Demokratik Standartların Yükseltilmesi: Tartışmalar ve Son Gelişmeler” başlıklı Raporların güncellenmesi niteliğindedir.

Rapor 254 sayfa olup 3 ana bölüm (Siyasal Boyut,  İnsan Hakları, Hukuk Devleti) ve Ekler (Temel Hak ve Özgürlüklere İlişkin Uluslararası Sözleşmeleri Uygun Bulma Kanunları, Raporun Kapsadığı Konular ile İlgili Anayasa ve Kanun Değişiklikleri)’den oluşmaktadır.

ANA HATLARIYLA DEMOKRASİ RAPORU

1. Bölüm Siyasal Boyut: Bu bölüm “Siyasal Partiler; Seçimler; Yasama Organı; Yürütme Organı; Sivilleşme Sorunu; Kamu Yönetimi” ara başlıklarından oluşmaktadır. Bu bölümde Anayasa, siyasi partiler ve seçim mevzuatı ile bilgi edinme, olağanüstü hal ve sıkıyönetim mevzuatlarında değişiklikler yapılarak; “Seçimlerin 5 yıl yerine 4 yılda bir yapılması, milletvekili yemininin değiştirilmesi, milletvekili dokunulmazlığının sınırlandırılması, Cumhurbaşkanı yemininin değiştirilmesi, Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin kısıtlanması, Genelkurmay Başkanı’nın Milli Savunma Bakanına bağlanması, Devlet Denetleme Kurulu ile Milli Güvenlik Kurulu’nun kaldırılması” önerilmektedir.

2. Bölüm İnsan Hakları: Bu bölüm: “Anayasalarda İnsan Hakları; Genel Esaslar; Kişi Dokunulmazlığı, Özgürlüğü ve Güvenliği; Düşünsel Özgürlükler; Kitle İletişim Özgürlükleri; Kolektif Özgürlükler; Kürt Sorunu (Güneydoğu Sorunu)” ara başlıklarından oluşmaktadır. Bu bölümde Anayasanın 5. paragraf tümüyle kaldırılması; 3. paragraftaki “bu Anayasada gösterilen” ve 6. paragraftaki  “bu  Anayasadaki” sözcükleri madde metninden çıkartılması, 14. maddesinin kaldırılması, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunun yürürlükten kaldırılması, askeri ceza, terörle mücadele, olağanüstü hal, sıkıyönetim, pasaport, nüfus, ceza muhakeme, yükseköğretim, basın, RTÜK, dernekler, toplantı ve gösteri yürüyüşü,  sendika, özel öğretim, kamu sendikaları, il idaresi mevzuatlarında değişiklikler yapılarak; “Kolluk aşırılıklarının önlenmesi, Adli Tıp Kurumu’nun özerk hale getirilmesi, nüfus kütüğü ve kimliklerde “din” hanesinin kaldırılması, ilk ve orta öğretimde okutulan din ve ahlak bilgisi derlerinin seçmeli hale getirilmesi, imam hatip liselerinin ihtiyaç ile sınırlandırılması ve bu okullara kız öğrenci alınmaması, düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırlandırılmasında “yakın ve açık tehlike” ölçütünün kabul edilmesi, basın araçlarının zapt ve müsadere edilmemesi, anadil öğretiminin resmi dil yanında en azından seçimlik ders olarak okutulması, yer adlarının Türkçe olma şartının kaldırılması” önerilmektedir.

3- Bölüm Hukuk Devleti: Bu bölüm “Hukuk Devleti” ana başlığı altında: “Hukuk Devleti Anlayışının Tarihsel Gelişimi; Hak Arama Özgürlüğü; Devletin İşlem ve Eylemlerinin Yargı Denetimine Tabi Olması; Yargı Bağımsızlığı, Yargıç Güvencesi; Diğer Sorunlar” ara başlıklarından oluşmaktadır. Bu bölümde Anayasa ve ilgili mevzuatta değişiklik yapılarak; “Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)’nun yeniden yapılandırılması ve Kurul kararlarının yargı denetimine açılması,

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarının yargı denetimine açılması, Askeri Mahkemelerin kaldırılarak askerlerinde sivil yargıya tabi olmaları, Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılandırılması, Anayasa Mahkemesine bireylerin doğrudan başvurabilme hakkının sağlanması” önerilmektedir.

Değiştirilmesi önerilen Anayasa hükümleri şunlardır: Başlangıç bölümü’nün 3. ve 6. paragrafı ile 15 (Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması), 24 (Din ve vicdan hürriyeti), 26 (Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti), 27 (Bilim ve sanat hürriyeti), 28 (Basın hürriyeti), 29 (Süreli ve süresiz yayın hakkı), 30 (Basın araçlarının korunması), 33/6 (Dernek kurma hakkı), 34 (Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı), 42/son (Eğitim ve öğretim hak ve ödevi), 51 (Sendika kurma hakkı), 76/2 (Milletvekili seçilme yeterliliği), 77/1 (TBMM’nin seçilme dönemi), 78/1 (TBMM seçimlerinin geriye bırakılması ve ara seçimler), 81 (Milletvekili yemini), 82/1 (Üyelikle bağdaşmayan işler), 83 (Yasama dokunulmazlığı), 84/1,5 (Milletvekilliğinin düşmesi), 91 (KHK çıkarma yetkisi verme), 98/3 (TBMM’nin bilgi edinme ve denetim yolları), 103 (Cumhurbaşkanı yemini), 104 (Cumhurbaşkanının görevi), 107 (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği), 117 (Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı), 119 (Tabii afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü hal ilanı), 120 (Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilanı), 121 (Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme), 122 (Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali), 124/son (Yönetmelikler), 125/1,2,6 (Yargı yolu), 126 (Merkezi idare), 127 (Mahalli idareler), 129/3 (Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence), 130 (Yükseköğretim kurumları), 131 (Yükseköğretim üst kuruluşları), 133/2 (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, radyo ve televizyon kuruluşları ve kamuyla ilişkili haber ajansları), 135 (Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları), 140/6 (Hakimlik ve savcılık mesleği), 148/1-2 (Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkileri), 150 (İptal davası), 152/2-3 (Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi), 159/4,6,son (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu), 160/1 (Sayıştay), 175 (Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına katılma) maddeleri.

Bilgi edinme hakkı anayasal olarak düzenlenmelidir.

Yürürlükten kaldırılması önerilen Anayasa hükümleri şunlardır: Başlangıç bölümünün 5. paragrafı ile 14 (Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması), 108 (Devlet Denetleme Kurulu), 118 (Milli Güvenlik Kurulu), 129/son (Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence) maddeleri.

Anayasaya aşağıdaki madde eklenmelidir;

“Bireylerin doğrudan başvurusu

Madde: Herkes, kamu gücü tarafından, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin kapsamındaki anayasal hak ve özgürlüklerinden birinin ihlal edildiği iddiasıyla, yasa yollarının tüketilmiş olması kaydıyla, Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Ancak, başvuru sahibi açısından sonradan düzeltilemeyecek ağır sakıncaların ortaya çıkacak olması ya da Anaysa başvurusunun önemli bir soruna ışık tutacak olması hallerinde; Anayasa mahkemesi, diğer başvuru yollarının tüketilmesi koşulunu aramayabilir.

Bireysel başvurunun gerekçesinde; zedelendiği ileri sürülen temel hak ve buna neden olan kamu işlemi ya da ihmali belirtilmelidir.

Başvuru süresi, ihlalin kaynağını oluşturan işlemin başvuru sahibine yazılı ya da sözlü olarak bildiriminden başlayarak 30 gündür. İhmal yoluyla ihlal durumunda başvuru, ihmal devam ettiği sürece yapılabilir.

Anayasa başvurusu, bir yasaya karşı ya da aleyhine yargı yoluna gidilemeyecek bir mahkeme kararına ya da idari işleme karşı yapılabilir. Başvuru süresi, yasanın yürürlüğe girdiği ya da kararın kesinleştiği ya da işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde yapılmalıdır.

Anayasa başvurusu, bir mahkeme kararına karşı yapılmışsa Anaysa mahkemesi bu kararı kaldırabilir ve işi yetkili mahkemeye gönderir. Başvuru, bir yasaya ya da idari işleme karşı yapılmışsa, söz konusu yasanın ya da idari işlemin iptaline karar verir.”

Değiştirilmesi önerilen yasal düzenlemeler şunlardır: 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun; 3, 4, 6, 10, 78, 89, 90/2 ve Ek 1. maddeleri;  298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 7/3, 52/c,d,  68. maddeleri; 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 4/1, 4/5, 16/1. maddeleri; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun Ek 2. maddesi; 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 23. maddesi; 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu’nun 4. maddesi; 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 43/1. maddesi; 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun  4/b maddesi; 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 30/b maddesi; 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 6. maddesi; 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 1, 3/1-2, 5/1, 10/2, 37/1-1-3, 58/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220/8, 288 ve 301maddeleri yeniden düzenlenmeli, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu ile 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu gözden geçirilmelidir.

Yürürlükten kaldırılması önerilen yasal düzenlemeler şunlardır: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 252/2. maddesi; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 32. maddesi; 5682 sayılı Pasaport Kanunu 22/1. maddesi; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 7. maddesinin “(e) dini” bendi; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 4. maddesi ile 2541 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 5. maddesinin a, b ve ı bentleri; 5680 sayılı Basın Kanunu’nun19, 20, 25/2,3 maddeleri; 3984 sayılı Radyo ve Televizyon Kuruluşu ve Yayınları Hakkında Kanun’un 4/e, g bentleri ile 25/1, 28/a bentleri; 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu’nun 2. maddesinin son 3 fıkrası; 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 23/b bendinin sonundaki “ve kanunların suç saydığı nitelik taşıyan afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç ve gereçler taşınarak veya bu nitelikte sloganlar söylenerek veya ses cihazları ile yayınlanarak” ibaresi ile, k bendi; 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun “yer adlarının Türkçe olmasını” öngören değişik 2/D hükmünün 2. fıkrasından “Türkçe olmayan ve” ibaresi yürürlükten kaldırılmalıdır. Ayrıca 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun çeşitli maddelerine serpiştirilmiş bulunan “mülki idare amirliğine bildirim yükümlülüğü”  ile buna ilişkin cezalar kaldırılmalıdır. Askeri Ceza Kanunu’nun ölüm cezası öngören hükümleri yürürlükten kaldırılmalıdır. 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu yürürlükten kaldırılmalıdır. Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmalı, bunun yerine Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Sekreterliği Kanunu bir an önce çıkarılmalıdır.

DEMOKRASİ RAPORU HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİMİZ

Genel olarak Rapor’da tespit edilen hususlara katılıyorum;

Özellikle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ile Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarının yargı denetimine açılması çok önemlidir. Mevcut duruma göre; HSYK kararları ile YAŞ kararlarının yargı denetimine kapalı olması; “insan haklarına saygılı demokratik hukuk devleti ilkesine”, “idare işlem ve eylemlerin yargı denetine bağlı olması ilkesine”, “hak arama özgürlüğüne” aykırıdır. Bu itibarla Anayasanın 125/1. maddesi şu şekilde değiştirilmeli; “İdarenin hiçbir işlem ve eylemi, hiçbir halde, yargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamaz.” Anayasanın 125/2, 159/4.maddeleri yürürlükten kaldırılmalıdır.

Zorunlu din derslerinin “seçmeli” ders haline getirilmesi de, “ders müfredatının amacına uygun hale getirilmesi” kaydıyla olumlu bir yaklaşımdır. Din dersini seçenlere “Kuran, Hadis, Siyer, İlmihal” öğretilmelidir.   

“İmam hatip liselerinin ihtiyaç ile sınırlandırılması ve bu okullara kız öğrenci alınmaması” önerisinin savunulacak bir tarafı yoktur. Zira Milli Eğitim Temel Kanununun 32. maddesine göre; “İmim Hatip Liseleri, imam ve hatip yetiştiren, yüksek öğrenime öğrenci hazırlayan devlet okullarıdır.”

ÖNERİLERİMİZ

Genel olarak Raporda önerilen hususlar isabetli olmakla birlikte, Rapor yetersizdir, eksiktir. Biz de aşağıdaki ek önerilerde bulunuyoruz;

Anayasanın “Türk vatandaşlığı” başlıklı 66. maddesi değiştirilmelidir; Bu maddeye göre;Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.”

Anayasanın bu hükmü “insan haklarına saygılı, demokratik hukuk Devleti”, “kanun önünde eşitlik”,  “çoğulculuk”,  ilkelerine aykırı olup,  toplumsal barışı zedelemekte, kutuplaşmalara yol açmaktadır. Madde şu şekilde değiştirilmelidir; Türkiye vatandaşlığı “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes, eşit hak ve ödevlere sahiptir. Türkiye vatandaşı babanın veya ananın çocuğu Türkiye vatandaşıdır. Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türkiye vatandaşı vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.”

Bu değişikliğe paralel olarak Anayasa ve tüm mevzuatta gerekli değişiklikler yapılmalıdır; “Türk” tabiri “Türkiye”ye, “Türk milleti, Türk toplumu” tabirleri “Türkiye halkı”na, “Türk vatandaşı” tabiri “Türkiye vatandaşı”na dönüştürülmelidir.

“Vicdani red” hakkı kabul edilmelidir; Pek çok ülke vicdani red hakkını kabul etmiştir. Avrupa ülkeleri arasında zorunlu askerliğin olduğu tek ülke Türkiye”dir. Vicdani red, insan haklarını koruyan, militarizmi ve savaşı reddeden bir eylem biçimidir. Vicdani red temel insan haklarındandır. Anayasanın 72. maddesine göre; “Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.” Anayasanın 72. maddesi bu haliyle dahi vicdani red hakkının kullanılmasına engel olmadığı halde, ilgili mevzuatta bu hakka yer verilmemiştir. Bu itibarla Anayasanın 72. maddesi şu şekilde değiştirilmelidir; Vatan hizmeti “Vatan hizmeti her vatandaşın hakkıdır. Hiç kimse askerlik yapmaya zorlanamaz, askerlik yapmadığı için ayrıma tabi tutulamaz. Bu hakkın Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde nasıl kullanılacağı veya kullanılmış sayılacağı kanunla düzenlenir.” Bu düzenlemeye paralel olarak ilgili yasal değişiklikler yapılmalıdır.

2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu yürürlükten kaldırılmalıdır: 12 Eylül dönemi ürünü olup yargı bağımsızlığını zedeleyici hükümler taşımaktadır. 2461 sayılı Kanunun 1, 2, 3, 5, 8, 12, 19, 20, 23 maddeleri ile 2802 sayılı Kanunun 5, 8, 11, 12, 24, 47, 48, 49, 74, 82, 83, 87, 88, 89, 94, 95, 100. maddeleri yargı bağımsızlığını zedeleyen düzenlemelerdir. Yeni yasalar hazırlanarak yürürlüğe konulmalı, bu iki yasada yürürlükten kaldırılmalıdır. 

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 8, 20, 77, 110, Ek 4. maddeleri avukatlık mesleğini vesayet altına almakta, baronun bağımsızlığını zedelemekte, Adalet Bakanlığına bağlamaktadır. Bu hükümler kaldırılmalıdır.

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5/b maddesi değiştirilmelidir; Avukatlık Kanunun 5. maddesi “Avukatlığa kabulde engeller”i düzenlemektedir. 5. maddenin a ve b bentlerine göre; “Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık mesleğine kabul istemi red olunur: b) Kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hakim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak,” HSYK kararı ile meslekten çıkarılan bir yargı mensubunun avukatlık yapma hakkının olmaması kabul edilebilecek bir durum değildir. Bu durumda olan 200den fazla kişi vardır. Bu itibarla 5. maddenin b bendi şu şekilde değiştirilmelidir; “b) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak, kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırmak ve dolanlı iflas nedenleriyle kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hakim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak,” 

SONUÇ

Prof. Dr. Sayın Zafer ÜSKÜL tarafından hazırlanan ve TÜSİAD tarafından yayınlanan “Demokrasi Raporu”nun lehinde ve/veya aleyhinde (doğal olarak) çok şey söylendi, yazıldı. Rapor ile ilgili görüş ifade edebilmek için hukuk bilgisine sahip olmanın yanında Raporun tamamının dikkatle incelenmesi gerekir. Eleştiriler hukuki olmaktan ziyade, siyasi ithamlar içermekteydi.

Maalesef Ülkemizde “söylenmeyen/yazılmayan doğru yok ama yapılmayan iş çok”. Dileğimiz böylesine önemli çalışmaların kağıt üzerine kalmaması, pratiğe dönüşmesi, Ülkemizin “insan haklarına saygılı demokratik hukuk devleti” olma iddiasına katkı sağlamasıdır. İş yasama organımız olan Türkiye Büyük Millet Meclisine ve siyasi otoriteye düşüyor. Lütfen artık “alışkanlıkları değiştirmek paslı çivileri değiştirmek gibidir”, “masanın bu tarafı-o tarafı” mazeretlerini bırakınız. Biliyor ve inanıyoruz ki, Halkımız “insan haklarına saygılı,  demokratik hukuk devleti” olma, “muasır medeniyet düzeyine ulaşma” mücadelesinde kesin kararlıdır; hem üyesi olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği (AB) müktesabatı da bu değişiklikleri zorunlu kılmaktadır.

Herkesi bu talebe destek olmaya çağırıyorum; “Biz değilsek kim, şimdi değilse ne zaman?”….

Yorum
MAKALEYE EKTİR...
Yazar samigoren açık 2007-03-07 22:35:23
TÜSİAD'ın Demokrasi Raporu üzerine yazdığım bu yazının 'öneriler' bölümünde sehven unuttuğum hususlar olduğunu farkettim. Bu vesile ile ilave de bulunuyorum; 
Orta dereceli bütün eğitim-öğretim kurumları Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmalıdır; 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu "tüm ilk ve orta dereceli okulların Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmasını" öngörmesine rağmen, 1938den sonra bu hüküm ihlal edilmiş, adeta her bakanlık-kamu kurumu lise açmıştır. Bu karmaşıklığın sona erdirilmesi ve tüm orta dereceli eğitim-öğretim kurumları, Milli Eğitim Bakanlığına bağlanması gerekir.  
 
ÖSS sınavlarında uygulanan lise-meslek lisesi katsayı farklılığına son verilmelidir; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 7 ve 45. maddelerine göre, yükseköğrenime giriş sınavları ile ilgili düzenlemeler yapmak YÖK"ün yetkisindedir. 28 Şubat sürecinden sonra meslek liselerine farklı katsayı uygulaması getirilerek, bu öğrencilerin üniversitelere kayıt yaptırması önlenmeye çalışılmıştır. Bu haksızlığın giderilmesi gerekir.  
 
Kur"an Kursları ile ilgili düzenlemeler gözden geçirilmelidir;Yürürlükteki "Diyanet İşleri Başkanlığı Kur an Kursuları ile Öğrenci Yurt ve Pansiyonları Yönetmeliği" (Resmi Gazete: 3.3.2000/23982)"nin 8. maddesine göre; "Kur an Kurslarına kayıt yaptırmak için ilköğretim mezunu olmak şarttır". Bu hüküm din eğitimini kısıtladığı gibi, temel hak ve özgürlüklerin ihlal etmektedir. Zira ilköğretim mezunu olmayan bir kişi (veya öğrenci) başkaca kurslara katılabilirken Kur an kursuna kayıt yaptıramamaktadır. Yönetmelikte gerekli düzenlemelerin yapılması gerekir.  
 
Başörtüsü yasağına son verilmelidir; Milli Eğitim Bakanlığı ile Diğer Bakanlıklara Bağlı Okullardaki Görevliler ile Öğrencilerin Kılık-Kıyafetlerine Dair, Yönetmelik", "Yükseköğretim Kılık-Kıyafet Yönetmeliği" ile "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık-Kıyafetlerine Dair Yönetmelik" hükümlerine göre; okullardaki öğrenci ve görevlilerle, kamu kurumlarında çalışan bayanların "başları açık olmalıdır." Bu yasak temel hak ve özgürlüklere aykırıdır. Yasağın sona erdirilmesi için ilgili yönetmeliklerde gereken düzenlemeler yapılmalıdır.  
Selam ve Dua ile...
Tebrik...
Yazar Melitenli açık 2007-03-11 16:04:46
Kriterde alışık olmadığımız nitelikte bir çalışma, yorum ve eleştiri... 
Bu kabil aktüel konulara girmesinin çok yararlı olduğu düşüncesindeyim. Sami beyi bu zahmetli çalışması ve irdelemesi sebebiyle tebrik ediyor, yararlandığım için kendisine teşekkür ediyorum... 
İ. Melitenli
Melitenli'ye Teşekkürler...
Yazar samigoren açık 2008-03-21 22:55:58
Görüşleriniz için teşekkürlerimi sunuyorum... 
Selam ve Dua ile...

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 07-03-2007 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
116189230 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net