18-07-2024
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow 'KÜRESEL ISINMA' TUZAĞI
'KÜRESEL ISINMA' TUZAĞI PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 37
KötüÇok iyi 
Yazar Raci Durcan   
13-02-2007
             ‘KÜRESEL ISINMA’  TUZAĞI

                                           RACİ DURCAN
                                                07/02/2007
       

                                    

       ImageBu yıl kış gelmedi.

       Sabah kalktığımda ilk yaptığım iş pencereden dışarı bakıp ne kadar kar yağdığını gözlemek oluyor. Bununla da yetinmiyor, şehirlerası telefon görüşmelerinde muhatabıma havanın yağışlı olup olmadığını sorma ihtiyacı hissediyorum. Hemen herkes durumdan memnuniyetsizlik izhar ediyor, eski kışların kalmadığından yakınıyor. Susuzluk ve kıtlıkla karşı karşıya kalmak fikri hepimizin zihnine yerleşdi.

  İklimlerin değiştiği ve bundan en fazla Kuzey Amerika’nın etkileneceğini bundan iki yıl önce öğrenmiştim. Daha önce yazan olmuş mudur bilmiyorum ancak, ben Akşam Gazetesi yazarlarından Serdar Turgut’tan öğrenmiştim. Amerika’nın Ortadağuyu işgal nedenini açıklamak için yazmıştı. Herkes petrol için ABD’nin Ortadoğuya geldiğini düşünürken, Kuzey Amerika’nın ikliminin değişerek buz tutarak yaşanmaz hale geleceğini; bu nedenle ABD nin başka yerleşim bölgeleri aradığını öğrenmek benim açımdan ilgi çekici olmuştu. Amerika’nın petrol kaynaklarına sahip olmak amacıyla bölgeye geldiğini söyleyenlerden daha mantıklı bir izah tarzıydı. Kuzey Buz Denizindeki buz kütlelerinin eriyerek Gulfstream akıntısına yol açtığını ve bunun da Amerika kıtası ikliminde ne kadar önemli rol oynadığını öğrenmiş oldum. Ardından vizyona giren The Day after Tomorrow ‘Yarından Sonra’ adlı film olayın üzerine tuz biber ekti. ABD, iklim değişiminin ardından kabaran okyanusun altında kalarak yok olacağını bu filmle  Dünya’ya ilan etmiş oluyordu. Dünya’yı ateşe boğan ve insani hiçbir gücün diş geçiremediği ülkenin böyle bir doğal afetle tarihten silinmesi bana da ilahi adalete uygun göründü.

   Konuya dikkat veren ilk kişilerden olduğumu sanıyorum. Bu mevzuyla ilgili çevremdekilerle konuştuğumda kimsenin üzerinde edeceği iki kelime dahi çıkmazdı. Aradan geçen iki sene gibi kısa bir süre zarfında iklimlerin değişerek büyük bir kuraklık ve şiddetli doğal afetler yaşanacağını, buna da otomobillerin yaktığı petrolün neden olduğunu bilmeyen  kalmadı. Şimdi sokaktan geçen her on kişiden dokuzu sorduğunuzda, size bu yönde bilgi verecektir. Önlem alınmadığı takdirde insanlığı büyük bir felaketin beklediğini söyleyeceklerdir. Eh! insanlığı tehdit eden bir tehlike olur da Amerika durur mu? Tabii ki gözler ona çevrilecek, onun bir adım atarak dünyayı kurtarması istenecektir.

   TV de klasik filmler gösteren bir kanalda izlediğim ve Rus yapımı olduğunu öğrendiğim Ramses adlı filmden çok etkilendim. Mısır tahtına geçen genç Ramses’e piramitlerin gizli odasına saklanmış Mısır hazinesinin yeri usulen gösterilir. Yeni kral Ramses, bu hazinelerin ancak acil durumda kullanılabileceğini öğrenir. Ne zaman, hangi durumda kullanılabileceğine sadece rahipler karar vermektedir. Gün gelip Mısır kıtlıkla karşı karşıya geldiğinde Ramses halkını korumak için bu hazineyi kullanmak ister. Fakat rahipleri ikna edemez.. Ramses’in hazineyi gizlice piramitten dışarı çıkarmak için görevlendirdiği kişiler suikaste uğrar. Böylece aralarındaki çatışma günyüzüne çıkar. Ramses, rahipleri halkına şikayet eder. Halk rahipler alayhine ayaklanır, tapınağın önünde toplanır. Birazdan öfke halindeki halk kapıları kıracak ve belki de rahipleri linç edecektir. Kralın ordusu ve en güvendiği komutanları da oradadır. Nihayet baş rahip yüksekçe bir yere çıkarak halka konuşma yapar. Halkın derhal tövbe ederek kendilerine bağlılıklarını ilan etmesini; aksi taktirde güneşin ışığını ebediyen söndüreceğini ilan eder. Krala bağlı komutan buna inanılmamasını ister. Halk halen krallarının arkasındadır. Bunun üzerine rahip ellerini kaldırıp dua etmeye başlar. Bir müddet sonra Güneşin parlak ışıkları sönmüş, gündüz vakti dünya geceye dönmüştür. Halk dehşet içinde secdeye kapanır, rahiplerinden özür diler, tevbe ederler. Başr Rahip lütfen kabul eder ve tekrar dileğini Tanri Ra’ya ileterek Güneşin eskisi gibi parlak ışıklarını yeryüzünden esirgememesini sağlar. Şimdi halk rahibin arkasında ve kralın karşısındadır. Ve Ramses böylece iktidarın gerçek sahiplerine yenilir.

   Rahiplerin bu zekice oyunlarıyle kralı altetmeleri dikkat çekicidir. Bizde eski insanların birşey bilmez, ota, ite tapan cahiller olduğuna dair genel bir kanaat vardır. Bunun da etkisyle rahiplerin bu kadar kurnazca toplumu yönlendirebilmeleri hayli tuhafıma gitmişti. Gerek Mısır, gerek yüksek uygarlık kurmuş diğer kadim medeniyetlerde Gök bilimleriyle din adamlarının niçin bu kadar yakından ilgilendiklerini şimdi anlamıştım. Binlerce yıldır izledikleri ve çetelesini tuttukları güneş tutalmasının zamanını bilmek hayati bir zafer kazandırmıştı.

  Bu türden bahisler Kuranda da hikaye edilir. Hz. Yusuf’un tabir ettiği bir rüya, yedi bolluk yılından sonra yedi kıtlık yılının geleceğine işaret kabul edilerek tedbir alınmış, Mısır bu zor yılları kolayca atlatmıştır.

  Bilgi her zaman güçtür. Günümüzde de bilgi sahipleri Dünyamızı istedikleri gibi şekillendirmiyorlar mı? Rahiplerin binlerce yıldır gözledikleri ve çetelesini tuttukları göksel olaylara dair bilgi, zamanında kullanılınca semeresini vermişti. Bu gelenek batıda Rönasans dönemine kadar sürdü. Ancak bundan sonradır ki, din adamlarının bilgilerinin kadük kaldığı, dünyayı açıklamaya yetmediği anlaşıldı. Böylece bilim adamları, din adamlarının sultasını yıktılar. Şimdi dünyada bilim adamlarının egemenliği söz konusudur. Peki rahiplerin yaptığını bilim adamları yapmazlar mı? Büyük teleskoplarla izledikleri göklerden edindikleri bilgiyi sadece insanlığın yararına mı kullanırlar? Bu bilgileri manupule ederek çıkar sağlamayı hiç mi düşünmezler?

   Tarih tekerrürden ibarettir diyen bilgeler elbette bunu bizatihi kavrayarak söylemişlerdir. Tarih, tekrar eden olaylar silsilesidir. İnsanlığın hafızasına bir şey yazılıyor, aradan geçen zamanla unutuluyor ve aynı şeyleri yeniden öğrenmesi gerekiyor. Böyle olmasaydı herhalde insanlığa sedece bir defa peygamber gelmesi yeterdi. Böylece tek seferde doğruyu öğrenir ve bir daha yanlışa düşmezdi. Ancak görüldüğü gibi sürekli uyarılması ve hatırlatılması gerekiyor. İnsanın özelliği bu!

     Petrol ürünlerinin Dünyanın geleceğini tehdit ettiğini bilmeyen kalmadığına ve bundan ençok Kuzey Amerika’nın etkileneceğini öğrendiğimize göre, bizi bekleyen şeyin ne olduğunu artık kestirebilirsiniz. ABD hem kendi geleceğini, hem de Dünya’nın geleceğinin mahvolmasına izin vermeyecektir. Petrolün yerini alacak yeni bir enerji kaynağını kullanımımıza sunacaktır. Biz de şükranla bağlanacağız kendisine. Petrol kullanmaya devam edenlere de Dünya’nın geleceğini tehdit ettikleri için nefretle bakacağız. Fakat hiçbir yeni teknoloji, sadece insanların tercihinden dolayı eskisinin yerini almaz. Her yeniliğin avantajı yanında birçok dezavantajı vardır. Ayrıca her yenilik birçok eksikliği beraberinde taşır. Mükemmel hale gelene kadar bir evrimden geçmesi gereklidir. Günümüzde kendisinden vazgeçemediğimiz otomobil, ilk bulunduğunda bir zengin oyuncağıydı. İlk uçurulan uçak havada sadece 37 sn. kalabilmişti. Bunlar başarılı sayılabilecek ve tutunmuş icatlardır. Tutunamayan, kabul görmeyip terkedilen birçok yaralı yenilik de mevcuttur. Yeni enerji kaynağını insanların heyacanla bağırlarına basmayacaklarını, tarihi dikkatle izleyenler bilmektedir. Onun kabulü için bu altyapı hazırlanmaktadır. Otomobil ve uçakla bizlere konforlu seyahat sağlayan petrol pek yakında kendisinden nefret edilen bir nesneye dönüştürülecektir. Üstelik ABD ve Avrupa alternatif enerji kaynakları üzerine dünyayı yeterince cesaretlendirmiş, teşvik etmiştir. O halde petrol yerine ikame edilecek Hidrojen için kimse söz söyleme hakkına sahip olmayacaktır. Pahalı hidrojen enerjisini kullanmak istemeyenler, bunun yerine ucuzlaşan ve önemini yitiren petrole devam etmek isteyenler, Dünyanın geleceğini karartmak isteyen hainler olarak lanse edilip cezalandırılacaklardır. Ucuzlayan petrol, yüksek vergi cezalarıyla pahalılaştırılacak ve enerjideki dönüşüm gerçekleştirilecektir. Yeni enerjinin patronu ABD, zenginliğini ve egemenliğini sürdürecektir.

   Anlattıklarımı komplocu bir yaklaşım olarak değerlendirip ciddiye almayanlar elbette çıkacaktır. Peki tarihte iklimler ilk defa mı değişmektedir? Bugün Karadeniz’in bir zamanlar Malatya’ya kadar uzandığına dair elimizde yabana atılmayacak deliller mevcuttur. Sadece Karadeniz’de yaşadığı bilinen bazı canlı fosillerine Malatya’da rastlanması üzerine bu yorum yapılmaktadır. Konya ovasında yapılan kazılarda deniz kumuna rastlanmaktadır. Demek bir zamanlar Konya’da deniz varmış. Ayrıca buzlar altındaki Sibirya’da rastlanan bazı canlı fosillerinden bir zamanlar buraya ılınan bir iklimin hakim olduğuna dair kanaat hasıl olmaktadır. Atalarımız Oğuzların, Ortaasya’yı görülmedik bir kuraklık üzerine terk ettiği herkes tarafından kabul gören tarihi bir yorumdur. İnsanlık Nuh tufanını yaşamıştır. O zaman da mı petrolün kullanımından dolayı sera etkisi oluşmuş, Dünyamız ısınmış ve denizler taşmışdı?

   Verdiğim örnekler, konunun manuple edilmek istendiğine dair ikna edici olmuştur sanırım. Birileri bizim petrol yüzünden Dünyanın ısınarak felakete gittiğine inanmamızı istemektedir. Bunda iyi niyetli değillerdir. Zaten ısındığı bilinen Dünyadaki iklim değişikliği bilgisini kendi kar hanelerine kaydetmek istemektedirler.

    Dünya genç bir gezegendir. İlk oluşumunda yüzeyinin buzlarla kaplı ve tamamen su olduğu, bilimadamları tarafından kabul gören bir teoridir. Sonra ısınarak üzerinde canlıların yaşayabileceği bir ortam oluşmuştur. Ve halen ısınmaya devam etmektedir. Yani Dünya, petrol kullanmasak da ısınmaya devam edecektir. Bunun insanlık adına olumlu tarafı daha çoktur. Bildiğiniz yağış sistemi tüm canlılar için hayati ehemmiyettedir. Canlıların kullandığı su, yağış sistemiyle sağlanmaktadır. Dünyaya düşen yağış miktarı, bölgeler arasında değişmekle birlikte toplamda sabit olduğu bilinmektedir. Yağış miktarı, sulardaki buharlaşmayla alakalıdır. Buharlaşma ve bitkilerin terlemesi olmasaydı atmosferedeki yağış sistemi de olmazdı. Herikisi de Dünyanın global ısısıyla ilgilidir. Dünyanın global ısısının artması, yeryüzündeki buharlaşan su miktarının da artmasına neden olacak; bu da yağış artışını getirecektir. Yeryüzündeki artan canlı miktarının, artan su ihtiyacı için bu gereklidir. Ben bir iklim bilimcisi değilim ancak konuyla yakından ilgili bilim adamları olaya bir de bu açıdan bakmayı düşünmelidirler.

    Birileri bizi fena halde işletmekteler. ‘Küresel ısınma’ adlı kazanda, petrole bağlı yaşayan, yarım milyardan fazla insanın geleceği kaynatılmaktadır.

Yorum
tebrik
Yazar selahaddin açık 2007-02-15 13:14:52
Selam 
Çalışana Allah nasip ediyor 
Atmosfer
Yazar selahaddin açık 2007-02-16 13:32:24
Sera etkisi masalı  
%78 azot %21 oksijen %0.93 argon=%99.93 geriside diğer gazlar
Küresel Isınma Terörü
Yazar girisim açık 2007-02-16 15:24:55
Ne yazık ki bizim gibi ülke vatandaşlarının korkmadan yaşaması haram sanki. Önce Komünizmden korktuk, sonra ayrılıkçı terörden, irticadan v.s  
Hepsi bitti şimdi de KÜRESEL ISINMA terörü. Bu hepsinden de şiddetli. Allah'tan bu sefer yalnız değiliz. Bütün Dünyayı terörize ettiler. En çok da kendi halklarını. 
Kuzey Amerika sular altında kalacak diye film çeviriyorlar ama Duvar inşaatı yok ortalıkta. Böyle birşey olsa, Hollanda gibi derhal sahilleri duvarlarla yükseltmezler miydi? 
'Terörle savaş'. Bush gelecek 50 yılın ABD açısından böyle geçeceğini söylemişti. 
Hakikaten terörize(korkutarak) ederek savaşıyorlar. 
Raci D.
Dikkat!..
Yazar Melitenli açık 2007-02-16 20:20:46
Bu yazı  
http://www.turkiyeforum.com  
sitesinde de yayınlanmıştır. Maalesef kriter org kaynak gösterilmemiştir. Site yönetici ve okuyucularının dikkatine sunmak istedim. 
 
http://www.turkiyeforum.com/image-vt19023.html 
 
İ.Melitenli
Yazar kamilov açık 2007-02-17 02:00:53
Canlı Fosil nasıl oluyor????
Canlı fosil
Yazar girisim açık 2007-02-17 09:47:04
Sayın Kamilov 
Sanırım fosiller zaten canlılardan meydana gelir demek istiyorsunuz. Cansız eşya buluntuları fosil olarak tabir edilmiyor. Bu konuda haklısınız. Dilimizde alışkanlık olmuş. Ben de belgesel seyrederken bu şekilde kullanıldığını görmüş ve dikkat etmeden almışım. 
Dikkatli bir yapınız olduğu anlaşılıyor. Teşekkür ederim. Keşke yazıya mana bakımından da bir eleştiri getirseydiniz. 
Selamlar... 
Raci D.
bilgi sunumu
Yazar Melitenli açık 2007-02-17 19:33:08
Raci beyin bu yazısı haber10.com sitesinde de kriter.org kaynak gösterilerek yayınlanmıştır. Bilgiye sunulur. 
 
http://www.haber10.com/haber/60182/#Scene_1
Açık olamaz mı?
Yazar Sanih açık 2007-03-22 06:29:35
selahaddin beyin ikinci yorumunun ne demek istediği anlşılmıyor; en azından ben anlamadım. Acaba rica etsek "Sera etkisi masalı  
%78 azot %21 oksijen %0.93 argon=%99.93 geriside diğer gazlar" ifadesiyle vermek istediği mesajı biraz açması mümkün olabilir mi? 
Şimdiden teşekkürler peşin veresiye değil...
Bu yazıya yorumlar!...
Yazar Melitenli açık 2007-12-15 18:54:35
http://www.haber10.com/haber/60182/ 
adresinde bu yazıya yorumlar yer almıştır; aşağıya dercediyorum: 
 
Salih05.10.07 15:17çok güzel yazmışsınız tebrik ederim geleceğin yazarı siz olacaksınız galiba 
 
MUHAMMEDİ15.02.07 21:351. İlahi ikaz(lar) saçmadır, çünkü ilah yoktur ! 
 
LA İLAHE ! --- YOK İLAH ! 
 
Seninle Benimle uğraşan İLAH - TANRI YOKTUR ! 
 
Ve ALLAH Tanrılık kavramından beridir - münezzehdir - SUBHAN ALLAH ! 
 
2. KURAN, basit bir Tarih ve Hikaye Kitabı DEĞİLDİR ! 
 
KURAN, ALLAH'ın Evrensel Sistem ve Düzenini açıklayan, İnsanları karanlıktan NUR'a aydınlığı çıkartan, Hakikatı bildiren, doğru TEK yolu İSLAM'ı gösteren OKU'nası Zaman üstü Kitaptır. 
 
Bilimsel kanıtlanmışdır en çok havayı kirletenler ABD'liler ! 
 
ABD Dünya'nın ve kendi geleceğini mahvolmasına izin vermeyecekmiş.  
 
Herşey ALLAH'ın izniyledir, ALLAH dilemedikçe kimse dileyemez !  
 
Herkes kendi yaptığının sonucunu kendisi bulucak görecek yaşıyacak. 
 
Sonsuz Sınırsız ALLAH'ın yanında birde ALLAH'a Rakip olucak ABD'mi VAR? Hayır! SUBHAN ALLAH !  
 
ABD'yi İLAHLAŞTIRMAYIN ! ŞİRKTİR !DECCAL'LİN PEŞİNİ BIRAKIN, belki kurtulursunuz ! 
 
ABD'ye SECDE etmeyin ! Yoksa yanarsınız! 
 
Dünya'da mı yoksa Dünyan'da mı yaşamaktasın ? 
 
ALLAH ismi ile işaret edilenden başka hiç bir şey YOKTUR !!! 
 
SELAM 
 
ismail15.02.07 21:12Mantıklı ve tarihin bilimsel değerlendirilmesiyle inandırıcıdır.İngiliz ve Amerika politikaları son 20 yıldır yeni yurt edinme peşindeler 
 
astress15.02.07 20:25evet son derece haklısınız bence;küresel ısınmacılar Allah yokmuş gibi davranıyorlar. 
 
cemal kavas15.02.07 20:22mükemmel.işin hiç bu tarafını düşünmemiştim.ayrıca bize beyin egzersizi yaptırdınız. 
 
yargıç15.02.07 20:20Küresel ısınmayı saglayan gazların salınımı en çok abd de gerçekleşmekte bundan en çok şikayetci olan da abd.Küresel ısınma sürekli olsa gerek aksi takdirde dünyamız buzul çagından çıkamazdı 
 
Ahmet ÖZTÜRK15.02.07 20:14Bu da soruna farklı pencereden bakmak oldu.Dünya çekirdeğinden gelen enerji nin açığa çıkması ile ısınmakta.Daha da ısınacak.Deprem sayıları şiddetle artacaktır.Petrol veya başka sebeplerle sonuç hiçte ben böyle düşünmüyorum.Kavimler göçündeki gibi bir göç olacağı kesin.Ama bunu milyarlarca nüfus kaldırır mı.Vahim olan bu göçte güçlünün yani üstün Amerika ve İngiliz ırkının hayatta kalacağıdır.Biz figüranlar filmin sonunu bilmeden böyle rolümüzü oynarız işte. 
Bu yazıya yorumlar!...
Yazar Melitenli açık 2007-12-15 18:54:35
http://www.haber10.com/haber/60182/ 
adresinde bu yazıya yorumlar yer almıştır; aşağıya dercediyorum: 
 
Salih05.10.07 15:17çok güzel yazmışsınız tebrik ederim geleceğin yazarı siz olacaksınız galiba 
 
MUHAMMEDİ15.02.07 21:351. İlahi ikaz(lar) saçmadır, çünkü ilah yoktur ! 
 
LA İLAHE ! --- YOK İLAH ! 
 
Seninle Benimle uğraşan İLAH - TANRI YOKTUR ! 
 
Ve ALLAH Tanrılık kavramından beridir - münezzehdir - SUBHAN ALLAH ! 
 
2. KURAN, basit bir Tarih ve Hikaye Kitabı DEĞİLDİR ! 
 
KURAN, ALLAH'ın Evrensel Sistem ve Düzenini açıklayan, İnsanları karanlıktan NUR'a aydınlığı çıkartan, Hakikatı bildiren, doğru TEK yolu İSLAM'ı gösteren OKU'nası Zaman üstü Kitaptır. 
 
Bilimsel kanıtlanmışdır en çok havayı kirletenler ABD'liler ! 
 
ABD Dünya'nın ve kendi geleceğini mahvolmasına izin vermeyecekmiş.  
 
Herşey ALLAH'ın izniyledir, ALLAH dilemedikçe kimse dileyemez !  
 
Herkes kendi yaptığının sonucunu kendisi bulucak görecek yaşıyacak. 
 
Sonsuz Sınırsız ALLAH'ın yanında birde ALLAH'a Rakip olucak ABD'mi VAR? Hayır! SUBHAN ALLAH !  
 
ABD'yi İLAHLAŞTIRMAYIN ! ŞİRKTİR !DECCAL'LİN PEŞİNİ BIRAKIN, belki kurtulursunuz ! 
 
ABD'ye SECDE etmeyin ! Yoksa yanarsınız! 
 
Dünya'da mı yoksa Dünyan'da mı yaşamaktasın ? 
 
ALLAH ismi ile işaret edilenden başka hiç bir şey YOKTUR !!! 
 
SELAM 
 
ismail15.02.07 21:12Mantıklı ve tarihin bilimsel değerlendirilmesiyle inandırıcıdır.İngiliz ve Amerika politikaları son 20 yıldır yeni yurt edinme peşindeler 
 
astress15.02.07 20:25evet son derece haklısınız bence;küresel ısınmacılar Allah yokmuş gibi davranıyorlar. 
 
cemal kavas15.02.07 20:22mükemmel.işin hiç bu tarafını düşünmemiştim.ayrıca bize beyin egzersizi yaptırdınız. 
 
yargıç15.02.07 20:20Küresel ısınmayı saglayan gazların salınımı en çok abd de gerçekleşmekte bundan en çok şikayetci olan da abd.Küresel ısınma sürekli olsa gerek aksi takdirde dünyamız buzul çagından çıkamazdı 
 
Ahmet ÖZTÜRK15.02.07 20:14Bu da soruna farklı pencereden bakmak oldu.Dünya çekirdeğinden gelen enerji nin açığa çıkması ile ısınmakta.Daha da ısınacak.Deprem sayıları şiddetle artacaktır.Petrol veya başka sebeplerle sonuç hiçte ben böyle düşünmüyorum.Kavimler göçündeki gibi bir göç olacağı kesin.Ama bunu milyarlarca nüfus kaldırır mı.Vahim olan bu göçte güçlünün yani üstün Amerika ve İngiliz ırkının hayatta kalacağıdır.Biz figüranlar filmin sonunu bilmeden böyle rolümüzü oynarız işte. 

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 13-02-2007 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
116192195 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net