27-03-2023
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow YAZMIŞ OLMAK İÇİN YAZMAK DEĞİL MAKSADIM
YAZMIŞ OLMAK İÇİN YAZMAK DEĞİL MAKSADIM PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 24
KötüÇok iyi 
Yazar M. Selami ÇEKMEGİL   
24-10-2006
Yazmış Olmak İçin Yazmak Değil Maksadım
                                                M.  Selami  ÇEKMEGİL 


      ImageYazmış olmak için yazmak, konuşmuş olmak için konuşmak, genelde araç olan bu olguları amaçlaştırmak karşı olduğum bir davranıştır. Malayani(yararsız), yani gerçek ve aktüel bir değer taşımayan lakırdılar gibi, estetik değeri olmaksızın güncel sorunlarımızı unutan ve unutturan, hayatın matuf bulunduğu asıl yüce amacı hedef almayan yazıların uyuşturucu ve saptırıcı bir yanı olduğunu da düşünüyorum. Onun için ufuk şahsiyet Hz.Resulullah (s.a.v.)‘a atfen ‘ya hayır söyle, ya sus’ dendiği zaman hep etkilenmişimdir; henüz uçağa binerek Amerika’ya seyahat etme rüyası dahi göremeyen birinin, kutuplarda ya da Ay’da namazı nasıl kılacağını sormasından irkilmişimdir. Etrafımızda olan bitenler, olması beklenen veya gerekenler üzerinde işlemesi icap eden insan beynini tabii mecrasından saptırarak, mesafe kat edemeyeceği alanlarda patinaj yaptırmaya yönelmiş felsefi yaklaşımları çoklukla eleştirmişimdir. 

      Henüz vakti gelmemiş veya olması gayet şüpheli olaylar ve sorunlar ihdas ederek(ortaya çıkararak), ya da zihni artık cezalandırılması mümkün olmayan tarihi olayların içine gömerek, düşünceleri bu alanlara yönlendirmek isteyen siyasi ve çok kez sinsi yaklaşımlar, çoklukla hali ve yarını düşünmekten alıkoyan diktatör veya sömürücü yöntemlerin işlemesini oldukça kolaylaştıran bir tarz oluşturmuştur. Büyük ilim adamı Hz.Ali(r.a.)’nin, kendisine hayali bir problemin muhtemel çözümünü soran bir mollaya, “böyle bir sorun vaki oldu mu?”diye sorduktan sonra “olmadı” cevabını alınca da, “öyleyse git, vaki olunca gel sor” diyerek eleştiri yöneltmesi, uyutmacı ya da çıkarcı yöntemlere karşı bir zihniyet ve niyet taşımasındandır. 

 

      Böyle olunca, insanın fonksiyonel bir görüntüsü olan yazara yakışan da, esas olarak içinde yaşadığı toplumun gerçek, güncel ve ideal değerler platformunda, uğrunda fedakarlığa değer bir anlam taşıyan meselelerini bağımsızca tartışmak olmalıdır.Yoksa uyuşturucu etkisi yapan lafazanlıklarla toplumu kendi sorun ve dertlerini tartışmaktan alıkoyarak sun’i ve yabancı sahalara kaydıran spekülasyonlara kapılmak değil. 

      Bugün kitapçı dükkanlarını dolduran yüzlerce kitabın, acaba, yüzde kaçı bizim yaşantımıza konu teşkil eden veya etmesi kuvvetle yakın sorunları içeriyor. Dikkat ederseniz, çoklukla bu kitaplar zihnimizi “Ay’da nasıl namaz kılınır” misali, bugün kendi evinde karnını doyurma imkanı bile elinden alınmış insanımıza pratik hiçbir önem taşımayan konulara yönlendiriyor. Belki de Türkiye’de insanları okumaz hale getiren veya okumayı faydasızlaştıran faktör ve olguların başında bu, günümüzle ve kendimizle ilgisiz kitap ve yayınların bolluğu gelmektedir. Üstelik bunların çok büyük bir kısmında estetik de yok... Kültürsüz Kültür Bakanları‘nın fakir halkın parasını israf eden yaklaşımları olmasa satış listelerine ismi dahi girmeyecek bazı kitapların geçmişte devlet kesesinden çokça yayınlanmış olması bizi aldatmaması gereken bir hadisedir. Bunu söylerken, sırf zıt fikirlilerin eleştirisinden korunmak için kendi kendilerine -değerli ve düşündürücü kültür eserleri  konusunda- yayın yasağı koyan yeni moda tuhaf tavırlı “Kültürel Bakanların” bu garip kültürel(!) tutumlarını onayladığım da sanılmasın… 

      Bu sitedeki yazmış olduğum ve yazacağım yazılarımın yukarıda derc ettiğim eleştirilerime uygun olmayan bir nitelik taşıdığı ve taşıyacağı kanaatindeyim. Aktüel değeri olan konular üzerinde kendimizi ele alan ve kendi meselelerimizi tartışan bir muhteva içerdiği ve içereceği kanısındayım. Bu değerlendirme dışında hiçbir satırı “ben de yazdım” demiş olmak için zorlayarak lafı uzatmak niyetiyle ve hevesiyle kaleme alınmamıştır ve alınmayacaktır bunlar… Aksine, çeşitli mülahazalarla (düşüncelerle), hayrı söylemeyeceği için, ya da kokuşmuş ağızlara sakız olmamak için, susulmuş mısralarla doludur ve dolu olacaktır. Her biri 1992-2006 yılları arasında toplumu derinden sarsan bir olay veya olgu sebebiyle hissedilen deruni (içten) etkilenişimle zihinden dökülen tabii reaksiyonları, eleştirileri, teşhisleri ve çözümleri, sun’iliğe kaçmadan, olduğu gibi aktarmayı amaçlıyorlar ve amaçlayacaktırlar. Bu yazılarımda çok nadiren başvurduğum ve başvuracağım detaylar, rakamsal ve istatistiki şaşmazlık iddiası da içermiyor ve içermeyecektir. Ama bizzat kendi karşılaştırmalarınızda bu hususta da üç aşağı-beş yukarı doğruları tespit etmeniz için ipuçları verebileceklerdir. Bununla beraber -özde ve esasta ortaya getirdiğim eleştiri ve çözümler için- bunların isabetini sansürsüz ve tahditsiz tartışmak hususunda da oldukça iddia sahibiyim... 

      Unutmayalım ki bu yazıları Amerikalılar, Fransızlar ya da Ruslar okuyacak olmadığı için, bize sorunlar yükleyen politikaları sebebiyle onları tenkit ve çokça ucuzcu üslupların yaptığı gibi, tahkir(aşağılama) hedeflenmemiştir ve hedeflenmeyecektir. Yazılarımda esas olarak kendimizi tartışmaya önem veriyorum ve önem vereceğim. Onlara yönelik zaruri tespitlere bile sırf kendimize yönelik uyarılar içermesi halinde satırlarımız arasında yer vermiş oluyoruz ve olacağız... 

      Ama netice olarak, onlar da, o yabancılar da bizim gibi insani bir potansiyel taşıyorlar. Kendimizi tartışırken kendimize ilaveten tüm insanlığa da bir mesaj vermiş olma bahtiyarlılığını birlikte hissedebileceğiz.

      Esasen sağ iken ve ben daha kundakta bebek iken dedem Sanih’in benim ağzımdan söylediği üzere burada da:

      “Ayrı gayrı bilmezem, her zerre bir ayinedir,

      “Bir gelir bunda müsemma ile her esma bana”  diye terennüm ediyoruz, terennüm edeceğiz...
      İnşallah tabii…
      Selam Size; siz aziz kardeşlerimize… 

M.Selami Çekmegil

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 24-10-2006 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
96095839 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net