12-08-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Geçmişten arrow Geçmişten arrow AHİLİK VE ESNAF TEŞKİLATI
AHİLİK VE ESNAF TEŞKİLATI PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 1
KötüÇok iyi 
Yazar Halid ÖZDÜZEN   
30-05-2016
AHİLİK VE ESNAF TEŞKİLATI
                                            Halid ÖZDÜZEN
     Ahilik  kaynaklara  göre Kırşehirde  Metfun bulunan Ahi Evran tarafından Hacı Bektaş-ı Veli'nin tavsiyesiyle kurulan esnaf dayanışma teşkilâtıdır.
      Kökeni Horasana kadar uzanan teşkilat Selçuklu ve Osmanlı döneminde  Anadoluda dal budak salmıştır.
    Türkmenlerin   “sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik hem de ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenme modelidir”.    Kendi kural ve kurulları ile . günümüzün esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşli-ğin,   yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik  düzendir..
  Ahi Arapça Ehi ( kardeş) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Nitekim İslamiyet sonrası   kurulan Fütüvet teşkilatı ile  bazı  kural ve ilkleri benzeşmektedir. 
.   Araştırmacıların  tesbit ve değerlendirmeleri de  bu doğrultudadır “Fütüvvet Teşkilatı Fütüvvet, İslam dünyasında kahramanlık, yiğitlik ve cömertlik ilkelerinin adıdır. Şövalyelik nasıl Orta Çağ Batı dünyasına ait mahsus bir ülkü ise, Fütüvvet Teşkilatı Fütüvvet de Orta Çağ İslam dünyasına ait bir ülküdür. Nasıl ki Araplar İslam'dan önce kültürlerinde mevcut olan Fütüvvet anlayışını İslami değerlerle  geliştirip devam etmişler, nasıl ki Farslar "cevanmerdi" anlayışını aynı şekilde İslam süzgecinden geçirmişler, Türkler de kendi "Akılık" ülküsünü İslami ahlak ve değerlerle geliştirerek devam ettirmişlerdir. Arap kültüründe ideal kahraman, sehavet ve şecaat timsali olan Fütüvvet erinin adı "Feta", İran kültüründe "Cevanmerd", Türk kültürnde "Akı"dır. Türk Akılığı, İslamiyetle Arap Fütüvvet şiarından etkilenmiştir. Akılar birbilerine karşı kardeşçe tutumundan dolayı Akı kelimesi yerini Ahi kelimesine bırakmış ve Abbasi Devlet]'nin sona ermesiyle Fütüvvet yerini Ahiliğe bırakmıştır.” (Mikail Bayram, Ahi Evran ve Ahi Teşkilâtının Kuruluşu, Konya 1991),
TEŞKİLATIN  ANADOLUDA KURULUŞU VE YAYILIŞI
   Bazı araştırmalar Ahiliğin 
Kırşehir'de doğal ollarak ortaya çıktığını ileri sürseler de., Bağdat'ta büyük üstadlardan ders alan Ahi Evran, Arapların kurduğu Fütüvvet Teşkilatı'ndan etkilenerek, 1205'te Anadolu'ya gelmesinden kısa bir süre sonra ilk olarak Kayseri'de Ahilik Teşkilatını kurmuştur
    Tarihi kaynaklardan, Ahi Evran zamanında Anadolu'nun şehir ve kasabalarında ortaya çıkan Ahi kurumlarının, Ahi Evran'a bağlı merkezi bir teşkilat olduğu  anlaşılımaktadır. En azından bu kurumlar, onun koyduğu ilkelere bağlı kalmış olmakla, manen Ahi Evran'in liderliğindeki geniş bir teşkilatın şubeleri gibi faaliyet sürdürmüşlerdir.
  Arap Seyyah, İbn-i Batuta' seyahatnamesinde  bu  teşkilattan  gıpta  ve hayranlıkla bahsetmiştir.
    Zaman içerisinde Ahilik, Anadolu'da köylere kadar yayılarak kısa sürede Türkleşip İslamlaşmasını sağlamıştır.
    Göçebe Türkmenler yerleşik hayata geçirilerek hem İslami uyum kolaylaşmış, hem de Türk şehirciliği hız kazanmıştır.
    Türk esnaf ve sanatkarları arasında sağlanan dayanışma ve yardımlaşma sayesinde Ahilik önemli bir güç haline gelmiş, , asayişin bozulduğu zamanlarda örneğin  Moğol istilası ve  Fetret döneminde  kendi otoritesini sürdürmüştür.
O dönemlerde de  Türkmenler arasında Dini ve ahlaki yapıyı korunmuştur.[
.AHİLİKTE BİLİNEN  MEŞHUR YEDİ KURAL
     Ahi olmak ve peştemal kuşanmak için kişinin bir Ahi tarafından önerilmesi zorunludur. Üye olmak isteyenlerden yedi fena hareketi bağlaması ve yedi güzel hareketi açması beklenmektedir:
1-Cimrilik kapısını bağlamak, lütuf kapısını açmak
2-Kahır ve zulüm kapısını bağlamak, hilim ve mülâyemet kapısını açmak
3- Hırs kapısını bağlamak, kanaat ve rıza kapısını açmak
4- Tokluk ve lezzet kapısını bağlamak, riyazet kapısını açmak
5- Halktan yana kapısını bağlamak, Hak'tan yana kapısını açmak
6-Herze ve hezeyan kapısını bağlamak, Marifet Kapısını açmak
7- Yalan kapısını bağlamak, doğruluk kapısını açmak
Ahilik teşkilatına kimler alınmazlardı
Kafirler, çevresinde iyi tanınmayanlar, kötü söz getirebileceği düşünülenler, zina ettiği ispatlananlar, katiller, (kasaplar), hırsızlar, dellallar, vergi memurları, vurguncular örgüte katılamazlardı..
   Kadınlar, Ahiliğin "kadınlar kolu" olarak adlandırabileceği-miz  Bacıyan-  Teşkilatında yer almaktaydılar.
AHİLİĞİN  TOPLUMA -  DEVLETE SOSYAL VE SİSASİ KATKISI
Aşık Paşazade tarihine göre :Ahilik Teşkilatı Selçuklular döneminde ekonomik ve ticârî faaliyetlerinin yanı sıra, askerî ve siyasî faaliyetlerde de bulunmuş, aynen Bektaşi ve Yeniçeri Ocaklarının olduğu gibi Osmanlı Beyliği'nin kuruluşunda ve güçlenmesinde etkin rol oynamışlardır. Aşık paşazade, Os-manlı'nın kurulmasında etkin olan Dört unsur arasında Ahiliği de belirtmiştir. İlk Osmanlı padişahlarının ve vezirlerinin çoğu Ahi Teşkilâtı'na mensup şeyhlerdir.”
     Ahi Teşkilâtı'nın Müslümanlara has bir kurum olarak iş görmesi 17. yüzyıla kadar sürmüştür. Osmanlı Devleti'nin hakimiyet alanı genişleyip, gayrimüslim oranının artmasıyla farklı dinden kişilerin ortak çalışması zorunlu olmuştur. Din ayrımı gözetilmeden ortaya çıkan bu kuruluşa da “gedik” denmiştir. Nitekim Osmanlının  bazı paşaları da  bu kuruluştan yetişmiştir.

SON SÖZ YERİNE
   Tamamen mili ve İslami bir yapıya sahip Ahiliğin, kuruluş yılları ve evreleri düşünüldüğünde ne kadar sağlam bir yapı olduğu görülecektir.  Gerek sendikalaşma ve gerekse meslek odaları modellerin  Batıdan almış bir ülke olarak Hak-Hukuk ve adalet kavramlarını da kaybetme noktasına gelmiş bulunmaktayız.
    Bize göre O teşkilatın  omurgası Meslek odaları ve Sendikalara taşınarak kuruluşlarının revize edil meleri gerekir. Aksi halde toplumsal çürümeye durdurabilmek  imkânsızdır gözükmektedir.
     Birileri gelip  “Pabucumuzu dama atmadan” asli değerlerimize dönmekte yarar  bulunmaktadır

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
56787750 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net