23-11-2017
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL İÇİN YOL BİRDİR

(THERE İS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleriSAĞ TIKLAYIN
lütfen)





























 
Önerdiğimiz sayfalar:
M. SAİD ÇEKMEGİL 
anısına
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090


Nuri BİRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek



Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   kardeşimizin
(facebook sayfasından
dikkate değer görüşler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52



M.Selami Çekmegil'den
(twitter'da kısa beyan 
                ve tartışmalar)
https://twitter.com/M
SelamiCekmegil



M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!
1-
http://tr.wikipedia.org/
w
iki/Selami_%C3%87
cekm
egil
2-
http://www.biyografya.com
/biyografi/5959



    ____________________
BU SİTE
    Selami ÇEKMEGİL’in
Yeğenleri:
    MelikeTANBERK ve 
    Fatih ZEYVELİ'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGİL 
  anısına ARMAĞANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow İRAN DOSTLUĞU MU, TARİHİ TUZAK MI
İRAN DOSTLUĞU MU, TARİHİ TUZAK MI PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 7
KötüÇok iyi 
Yazar Halid ÖZDÜZEN   
14-03-2016
İRAN DOSTLUĞU MU,  TARİHİ TUZAK MI

                                                            Halid ÖZDÜZEN
       Kısa bir tarihi gezinti yaptığımızda, Türklerle İranlıların arasında her dönemde rekabet ve tehdit yaşanmıştır. Bunun en önemli nedenlerinden biri, iki ülkenin Orta doğuda daima önemli güç olmalarından kaynaklanmıştır.

       Diğer bir nedende İslam coğrafyasında İran Şiiliği yaymaya çalışırken Selçuklu ve Osmanlının Sünniliği benimsemiş olması Şia yayılmasına engel olmuştur
    Aradaki bir başka sürtüşme nedeni de İran'da yaşayan Azeri Türklerine  Türkiye'nin  haklı olarak sahip çıkmasıdır. Türk dünyasının büyük bir kesimi  şaha karşı Humeyni  hareketini desteklemiş olmasına rağmen, Humeyni İran’da yaşayan  Azeri Türkleri ve  Türkiye’yi kendisine  her zaman rakip olarak görmüştür.

    Fakat   Humeyni’ye gerek İran’daki mücadelesinde, gerekse de yurt dışındaki sürgün yaşamında Türk kökenli  Ayetullah Şeriat Medari  ve   Azeri Türklerinin  çok  büyük desteği olmuştur..  Ayrıca ilk sürgün yıllarını Türkiye ve  Bursa'da geçirdiği göz önüne alındığında, Tükiyenin de  Şaha  rağmen  Humeyni’ye ne denli destek olduğu  görülecektir.

     Buna karşılık Humeyni İran'a  dönerek  iktidarı ele geçirdiğinde İlk icraatlarından biri Ayetullah Şeriat Medari’nin. siyasal ve ilmi otoritesini ortadan kaldırmak olmuştur.


    ŞİiLEŞTİRİLEN SÜNNİLER
   Bununla da yetinmeyen Humeyni  Türkiye üzerine geliştirdiği  stratejide, pek çok eli kalem  tutan  sağ  kesimden  Türk’ü İran'a davet ederek, onların  beynini yıkama  gayretine girmiştir. Gidenlerin bir kısmı Şialaşırken  bir kısmı da  Şia ve  İran dostu olarak  Humeyni hareketini desteklemiştir.

     Sünni kökenli o insanlar, ülkelerine  döndüklerinde devşirme Şialar olarak, Sünni ve Alevi Müslümanlar arasından yeni Şiiler kazandırmaya çalışmış ve çalışmaktadırlar. Bu strateji tarihte Şah İsmail’in Osmanlıyı yıkmak için Alevilere uyguladığı metotla oldukça  benzerlik göstermektedir.

      Nitekim İran’ın ,  İstanbul, Ankara ve İzmir’de birkaç yıl  içerisinde 3 dernek ve 1 vakıf kurduğu   öğrenilmiştir. Tabelalarında ‘Alevi’ yazan   bu kuruluşların  gerçekte Alevilerle hiçbir ilgilerinin  olmadığıdır. Yaptıkları işin, Türkiye’deki Alevi dedelerini İran’ın Kum şehrine götürmek ve kendi planlarına alet etmektir
   . Bu dedeleri önce Devrim Muhafızları komutanlarıyla, ardından da dini lider Ali Hamaney’le  görüştürerek . belirlenen  stratejileri   doğrultusunda  Alevi toplumunu kullanmayı amaçladıkları anlaşılmaktadır
     Bu konuda  basına açıklama yapan Türkmen Alevi-Bektaşi Derneği Başkanı Özdemir Özdemir  “ İran’ın  Vakıf ve dernekler kurarak dedeleri İran’a götürmelerinin amacı Alevi kesimi  kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak ve Türkiye’de iç  kargaşa ve kaos yaratmak olduğunu”  belirtmiştir
      Burada üzerinde durulması gereken en önemli nokta Şia ile Alevilik arasında  bir  yakınlık  veya benzerliğin olup olmadığıdır. Alevilerle Şia arasında mezhepsel ve akide bağ  bulunmamakta ; Sadece inanç olarak “ Hz. Ali!nin  hilafetinin Hz. Ebubekir tarafından gasp edildiğine  inanmakta , iki tarafın da  ayrıca  12 Ehlibeyt İmamı kabullenme  konusu  bulunmaktadır.
     On iki Ehlibeyt İmamı anlayışında da İran Şia’sı  ( 12 imamcılar olarak)  konuya siyasal açıdan yaklaşırken, Alevi kitle Başta Hz. Ali olmak üzere 12 Ehlibeyt İmamına  aşk ve  muhabbetle yaklaşarak  benimsemektedir.  İki grubun birleştiği tek nokta Sünniliğe  karşı olan muhalefet  ve buğz etmektir.  Bu adavetin başlangıcını da Hz. Ebubekir’ ve  sonraki iki halifeyi Ehli  Sünnetin  gerçek  halife  olarak  kabul etmeleri gösterilmektedir.
     Bazı bölgelerde takiye yapan  Sünnilikten  Şiiliğe devşirilen   Türlerin de bir çok yörede de Sünni ve Aleviler arasında önemli çevreler bularak onları Şii ve İran sempatizanı yaptığı, açık  gerçekler arasındadır… Bilindiği gibi Takiye  Şia mezhebinin önemli bir kuralıdır.

     Bu kural zor ve korku karşısında Şia olduğunu inkar ve ilkelerinden taviz vererek yaşamlarını devam ettirme esasına dayanmaktadır. Babil  sürgünündeki Yahudi toplulumu da  böyle davranmıştır.

   Bu günkü İran'ın siyasal davranışlarına ve İslam topluluklarındaki yerine baktığımızda: Zahiren Filistin halkına sahip çıkıp İsrail’i  bazen  tehdit ettiği görülse de, Filistin halkı için siyasal ve ekonomik  önemli  bir  adım atmadıkları da  görülmüştür.
       Müslümanlar için Mekke ve Medine'den sonra en kutsal belde olan Kudüs ve çevresine gerek Osmanlı döneminde gerekse günümüzde ziyaret amaçlı hiçbir İranlının uğramamış olması Filistinlilere değer verip -vermediklerinin göstergesidir

      Batı dünyasının İran'a ambargo uyguladığı yıllarda Çin ve Rusya ile çok yakın ilişkiye girerek nükleer programını belli bir düzeye çıkarmıştır. O dönemde Türkiye çeşitli yollarla ambargoyu delerek İran'a  can simidi olmuştu. Her ne kadar nükleer tehdit olduğu, İsrail tarafından dillendirilse de, yakın bir gelecekte ülkemiz ve bazı Sünni coğrafya için tehdit oluşturacağı aşikardır.
SURİYEDEKİ  İRAN
     Pek çok yazıp çizen yazar  takımı geniş araştırma yapmadan  Suriye’deki Nusayrilerin de  12 İmam  Şia’sından  olduklarını  sanmaktadır. Anadolu Alevilerinin  nasıl  İran Şia’sı ( 12 İmam  mezhebi)  ile nasıl bir ilgisi yoksa   Suriye’deki Nusayrilerin de  ilgileri yoktur.
   Nusayriler  Anadolu Aleviliğine yakın olmakla beraber ,pek çok konuda onlardan da ayrılmaktadırlar. En önemli ayrıldıkları konu Anadolu  ve Trakya Alevileri  bütün ibadetlerde  Kadın_ Erkek ayrımı yapmazken :  Nusayriler, Yahudiler  gibi cem ve diğer ibadetlerine  kadınları almamaktadırlar.  Diğer farklar da  değinmek bu yazının formatını aşacaktır.
    Bilindiği  gibi, Suriye’de 15 Mart 2011 tarihinde patlak ver-
en ayaklanmalardan sonra  toplum farklı gruplara bölünmeye  başladı. Uzun yıllardan  beri bastırılan ve  yok sayılan   etnik kimlikler siyasetin bir parçası olarak gruplaşarak  dış destekle silahlanarak rejimle   mücadeleye  başladılar.
. Bu gruplaşma sonucunda Beşer Esed yönetiminin Nusayri/Alevi kimliği ön plana çıkarıldı. Türkiye Esed’e karşı muhalif grupları  desteklemeye başlayınca   Şii İran’da  muhalefete karşı Esad’ı destekledi .
    Türkiye bazı gruplara  mali ,lojistik ve siyasal destek sağlarken İran  sayılan desteklerin yanında önemli askeri birlikleri ile Esed’in yanında yer alarak  resmen  iç savaşın tarafı oldu.
    Suriye’deki gelişmeler zamanla öyle noktaya geldi ki muhalif cephede mücadele eden güçlerin bir bölümü kendi adına çalışarak işgal ettiği bölgelerde devlet kurmaya kadar  gitti ve dünyanın başına bela oldu.
    Adına İŞİD diyerek kısa süreçte  ırak ve Suriye’nin önemli şehirlerini işgal eden   örgüt  petrol kuyularını  ve rafineleri de ele geçirerek  ekonomisini  ve silahlı  birliklerin güçlendirdi
    Paris saldırısına kadar batılı devletlerce  dikkate alınmayan örgütü o saldırıdan sonra  batının  baş düşman ilan edildi. Arkasından uçaklarını göndererek kendilerince  bombalamaya başladılar . Fakat bu güne kadar önemli zayiat verdirildiği ve bazı bölgelerden temizlendiğine dair hiçbir bilgi gelmedi.
     Bütün bu gelişmeler olurken İran Esed’e  bir akıl vererek, NATO AB ve Türkiye’nin karşısına Rusya’yı çıkararak elini güçlendirmesini önerdi. Esed’de bu fikri kabul ederek İran Üzerinden Rusya’ya  gidip Putin’le  anlaştı….
    İşin ilginç yanı Rusya’nın Suriye’ye gelmesine  Batı hiçbir tepki göstermediği gibi bazı noktalarda da müttefik olarak kabul ederek işbirliğine girerek  beraber stratejik planlar yapmaya  başladılar.
    Yapılan plan gereği Rusya  bir uçağını feda edip Türkiye’nin elini Suriye’den çekmesini  sağlayarak   ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde  bir Kürt Devleti kurmasının yolunu  açtı :.  İran’ın  ise  Suriye  parçalanınca Şam merkezli  ve Lübnan’a yakın bir Şii devlet  kurma hayallerini güçlendirdi…
     Uçak olayı sonrasında Suriye’de  Rusya  İran ve Esed’in elini güçlendirirken  Türkiye’nin elini zayıflatmış oldu. Bunun üzerine Türkiye  yeni arayışlar giderek bazı konularda  İran ile işbirliği yaparak  elini güçlendirmeye  çalışmaktadır.
     İran için hayati önem taşıyan  Esed Suriye’sinin geleceğidir. Esed kaybederse  İran’ın bölgedeki gücünü ve siyasi  stratejik konumunu da  kaybedecektir... İranın,  Esed’in devrilmesi ile  Suriye, Lübnan ve Filistin üstündeki  prestiji  azalacak,  O bölgeyle ilgili “Şii hilali” projesi “ de ortadan kalkacaktır. .
      Bu nedenle  İran Türkiyeyi  kendine  rakipten öte düşman olarak görmektedir, adeta. Bu nedenle Türkiye’nin İran’a uzattığı el boşta kalmaya mahkumdur.
   Eğer  İran Suriye konusunda Türkiye’ye herhangi bir söz vermiş ise  o sözü de ihtiyatla karşılayıp, Acem tuzağına  düşmemek gerekir

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 14-03-2016 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
29510381 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net