18-11-2017
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL İÇİN YOL BİRDİR

(THERE İS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleriSAĞ TIKLAYIN
lütfen)

Bülent ECEVİT'e dair


How Nice to be 
                  remembered...
        (Sesi de açınız lütfen)
Murat Bardakçı'dan: 

Değerli yazar 
Soner YALÇIN sorup: 
Hangi Gerçek diyor!... 











 
Önerdiğimiz sayfalar:
M. SAİD ÇEKMEGİL 
anısına
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090


Nuri BİRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek



Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   kardeşimizin
(facebook sayfasından
dikkate değer görüşler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52



M.Selami Çekmegil'den
(twitter'da kısa beyan 
                ve tartışmalar)
https://twitter.com/M
SelamiCekmegil



M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!
1-
http://tr.wikipedia.org/
w
iki/Selami_%C3%87
cekm
egil
2-
http://www.biyografya.com
/biyografi/5959



    ____________________
BU SİTE
    Selami ÇEKMEGİL’in
Yeğenleri:
    MelikeTANBERK ve 
    Fatih ZEYVELİ'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGİL 
  anısına ARMAĞANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow Bir Avrupa Gezisi(4) ROTERDAM
Bir Avrupa Gezisi(4) ROTERDAM PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 0
KötüÇok iyi 
Yazar Bilal SÜRGEÇ   
03-10-2015
Bir Avrupa Gezisi(4):  

                                ROTERDAM
                                                                          Bilal SÜRGEÇ

Rotterdam Hollanda'nın Güneybatısında bulunur. Amsterdam'dan sonra nüfus olarak 2. büyük şehirdir. Rotterdam, Avrupa'nın en büyük limanını bünyesinde barındırır. Dünyanın dört bir yanından getirilen kargoların kıtaya kuzeyden giriş noktasıdır.

İsmini Rotte ırmağından almaktadır.

Nüfusun (1 Ocak 2007'de: 584.046 kişi) yaklaşık yarısının Hollanda kökenli olmadığı bu şehirde, %7,8 oranında (45.457 kişi) bir Türk nüfusu da yaşamaktadır. 

Rotterdam'in ulusal sloganı: Mücadele ederek, daha güçlü olmak..
   
                   II. Dünya Savaşı sırasında, 10 Mayıs 1940'da Nazi güçleri tarafından işgal edilen Hollanda, Hitler tarafından 1 gün içerisinde tamamen ele geçirilebilir olarak görülmüştür. Fakat Alman güçleri ummadıkları bir şekilde kuvvetli bir dirençle karşılaşmışlardır. 14 Mayıs 1940'ta Alman kuvvetleri, Hollanda güçlerinin silah bırakmasını sağlamak amacıyla Rotterdam başta olmak üzere Hollanda şehirleri üzerinde yoğun bombardımana başlamıştır. Özellikle Rotterdam, Alman uçakları   (Luftwaffe) tarafından neredeyse tamamen yok edilmiştir. 1950'den 1970'e kadar şehir tamamen yeniden inşa edilmiştir. Tarihi binaları yeniden aslına uygun olarak yapılmış. Özellikle Kiliselerinde, II Dünya Harbindeki yıkılmış halini gösteren fotoğraflar sergilenir.

Hollanda her taraf çayır çimen ineklerin başlarında çoban yok bulundukları çayırdan dışarı çıkamazlar,kurt yok, her tarla su kanalı ile çevrili Arpa tarlaları bira yapılacak. Rüzgâr enerjisi üreten santraller

Özellikle protestanlıkta din siyasetleri şu: gelip kilisede vakit geçirme! Ancak Protestan kültürüne ait olduğunu unutma! Sağcısısan da unutma solcusan da, liberalsen de! Faşistsen de Marksistken de unutma sen Hıristiyansın her tarafta parklarda sokaklarda Hıristiyan ikonları, Meryem ana Hz foto veya heykelleri Avrupa’nın en zengin şehirlerinden Roterdam’ın parklarında nüfsunun yarısı yabancı Hıristiyan olmamasına rağmen sık sık karşınıza Meryem heykelleri çıkar. Protestanlık zihinde canlı tutuluyor. Yaşamak için ibadet etmeyi gerekli görmüyorlar. Günde bir kaç kez çan sesi duyarsın! Bu da mensuplarına  aidiyet duygusunu güçlendirirmiş.

Roterdam’da Royal otelde yer ayırtmışız. Küçük bir gölün kenarında. Otelin sahibi bir Sırp. Geçmişinde müzisyenlik yapmış.Bu otelin İşletmecisi ve diğer çalışanları ise Müslüman.Otele giriş işlemleri esnasında Türkiyeden geldiğimizi öğrenir öğrenmez, bu yaşlı adam "Komşi komşi hoş geldin!" dedi. 50 yıl önce Hollanda'ya yerleşmiş. Çok sayıda Türk komşusu olmuş. Oğlu ikaz etmezse "Srbistanlıyım" demeyecek. Yugoslav'ım diyor. Sırbistan devlet değil diyor. O devleti kurduran, güçlü Yuğoslavya’yı menfaatine aykırı görüp parçalayan Almanya, Amerika ve diğer dış güçlü ülkeler. Dışarıdan karıştırıcılık olmazsa insanlar birbirini öldürmez” dedi. Yugoslavya dağılırken Hırvatlarla Sırpların birbirlerini nasıl boğazladıklarını anlattı. Sırpların Boşnaklara zulüm ettiğini kabul ediyor.

Osmanlı'yı biliyor. Hem de yemek ve müzik kültürü ile. Bana sözleri "Urfaya Paşa Geldi'nin sözlerini benzeyen Sırpça "Ali Paşa" ve Osman Ağa şarkısını dinletti. Evet, aynen şunu söyledi Osmanlılar olmasaydı Sırbistan olamazdı. Sırp ve Hırvat serseriler "Amerika’nın, Rusya’nın, İngiltere, Fransa ve Almanya'nın sözüne kanıp birbirlerini kestiler. Tıpkı İran-Irak, Afganistan'da olduğu gibi.

Bu otelden ayrıldıktan sonra benimle aynı dili konuşan tabelasında Türkçe döner, kebap, lahmacun salonu" yazan bir lokantaya gittik. Adam 25 yıl önce kaçak yollardan gelen adı Ramazan olan   PKK'lı bir lokantacı. Adam resmen vatan haini. Asker ve polisin şehit edilmesine haklı gerekçeler bulmaya gayret ediyor."Ateşle oynuyorsunuz dedim. Bir ayrılık anında perişan olursunuz" dedim. İstanbulsuz nasıl yaşayacaksınız dedim. Aynen ifade şu "Kobani bir petrol denizi üzerinde" şu cevabı verdim "O petrolu Esad'a yedirmediler, Suriye'ye yedirmediler sana mı yedirecekler! Irak'ta Petrolu Saddam'a yedirmediler, sana mı yedirecekler. Aynı türküyü 2 yıl önceye kadar Kuzey Irak için söyleniyordu? Trilyon dolarlık petrol rezervlerinden bahsediliyordu, ne haber, bak IŞID belasını icat ettiler. Kuzey Irak'ı ne güzel soymaya başladılar al silahı ver petrolü"

Adına layık olmayan lokantacı Ramazan’ın, yalana ve ihanetinden o kadar sıkıldım ki döner salonunu hemen terk ettim. Dışarıya çıktığımda derin bir nefes aldım. Yalanın, cehaletin örgütlü haline gelişindeki tehlikeyi net açık gördüm. Daha çok laf sayacaktım rehberim “burada zaralı fikir taşıyan bu luzumsuz adamlardan o kadar çok  var ki cevap vermeye kalkarsan Roterdam’ı gezemezsin” dedi.

Sahibinin bir Sırp olduğunu söylediğim  Royal Otelin işletme müdürü  Muhammed, Faslı,  aynı zamanda tur şirketlerine yolcu ayarlayan bir organizatör. Turist başına komisyon alıyormuş. Türkiye'yi müthiş tanıyor. Şehirlerini, turistik yerlerini bizim kadar biliyor. Bir Türk ile anlaşacak kadar Türkçeye vakıf sadece “hızlı konuşmayın, mahalli şive ile konuşmayın tane tane konuşun sizi anlayabilirim” diyor. 6 dil biliyor. PKK'yı, PKK sempatizanlarından daha iyi tanıyor. Değişik şeyle anlattı:

“Bu sene 20 Temmuz'dan sonra Türkiye için bulduğum turistler gezilerini iptal etti. 20 bin Euro zararım oldu. Türkiye'de tabanca patlasa burada atom bombası patlamış gibi tesiri oluyor. Türkiye'deki terör bir nedeni de ülkenize gelecek turistlerin yolunu çevirmek özellikle Yunanistan'a yönlendirmek. Avrupa artık buna mecbur. Avrupa'nın Türkiye'den alacağı yok. Turistler Yunanistan'a gitsin ki batakçı Yunanistan Avrupa'ya olan borcunu bir nebze de olsa ödeyebilsin. Hatta Tunus'taki saldırılar da bu ülkeye turist akışını durdurmak için yapıldı. PKK Alman devletinin taşeronu olduğunu bilmeyen yok. Yaptığı eylemlerin ne faydası var? Kendi halkına ne faydası var? Şurada kamplarda yüzlerce PKK militanı, Avrupa devletlerinden mülteci parası alıyor iş yapmazsa Avrupalılar onları bir saat, bile beslemez."

Roterdam'daki evimiz: Has Döner kebap salonu. Selam veriyoruz 40 yıllık arkadaş gibi samimiyet kuruyoruz. Mehmet Ali, üçüncü kuşak Türk. Doğma büyüme Roterdamlı. Bir kaç noktada Türk restoranları var. Herşeyi Türkiye'den geliyor; suyu da ayranı da. Çalışanları Türk. Müşterileri Hollandalı. Hollanda'ya döneri Türkler tanıtmış. Avrupa'nın yemek kültürü yok. Patatesten, makarnadan değişik soslarla tatlandırılan yemek yaparlarmış. Türkler ayran onlar şarap bira içerlermiş. İşte onların yemekleri bol bol domuz eti ve şarap.

Mehmet Ali, Sıvas Şarkışlalı. Dedesi 80 yaşında yılın 8 ayını Şarkışla'da geçirirmiş.50 yıl önce Hollanda'ya gelmiş olmasına rağmen Doğduğu Şarkışla dedesini çekiyormuş, orada mutlu oluyormuş. Satmadığı halde Şarkışla'da sebze yetiştirir, tavuk ve koyun beslermiş. Hollanda'ya geldiğinde bunları komuşularına emanet edermiş. Köyde kaloriferli ev olsa yine gelmezmiş.

Roterdamda evlerinde türkçe konuşurlar. Türkiye'ye gitiklerinde ise Hollanda dilini unutmamak için arada bir bu ülkenin dilini konuşurlarmış.

Erasmus, Roterdamlı bilgi vermiştik. Güya ön yargıları yıkmak için ülkeler arasında karşılıklı öğrencilere eğitim veren anlaşmaya bunun adını vermişler. Sayın Prof Dr Hacı Duran hocamızın bir yazısını paylaşmıştım şimdi bir kısmını tekrar paylaşıyorum

"Konuya Erasmus programının isminden başlayalım. Erasmus veya meşhur ismiyle söylersek Desiderius Erasmus, 1465-1536 yılları arasında yaşamıştır. Rotterdamlı Erasmus olarak da bilinmektedir. Hümanizmin ve Rönesansın belli başlı öncülerinden kabul edilmektedir. Aydınlanma sürecini ve çağdaş Batı uygarlığını felsefi manada besleyen birisi olarak da bilinmektedir. Kendisi bir Hıristiyan ilahiyatçısıdır. Ancak Yunan ve Latin kültürüne de hâkimdir. Hıristiyan itikadını, Antik yunan felsefesi ve mitolojisiyle yeniden yorumlamıştır. Bir Avrupa birliği ideolojisini itikadı manada temellendirmeye çalışmıştır. Bu amaçla, Hıristiyanlar arasında bölünme ve ihtilaf nedeni olarak gördüğü, söylemleri ve mutaassıp grupları eleştirmiştir.

Erasmus’un önemli eserleri de şunlardır: Hıristiyan Askerin El Kitabı, Adagia(Yunan ve Latin özdeyişleri) ve Deliliğe Övgü. Bu eserlerden en meşhuru ise Türkçeye de tercüme edilen Deliliğe Övgü’dür. Türkiye’de yayınlanan birçok felsefe, uygarlık, hukuk ve siyaset felsefesi kitaplarında Erasmus’un görüşleri fazlasıyla işlenmiştir.

Çağdaş Avrupa Birliği zihniyetinin kurucuları, onun anısını yaşatmak amacıyla “kültürel hoşgörüyü, tanınırlığı ve Avrupalılık bilinci etrafında işbirliğine gitmeyi kurumsallaştırma programına”, onun ismini vermişlerdir.

Hoşgörü programına adı verilen bu yenilikçi teolog acaba Türkleri(Müslümanları) nasıl bilirdi? Türkler hakkındaki kanaati neydi? “Deliliğe Övgü” adlı kitabında şöyle yazmaktadır:: “İngilizler; güzellik, müzik ve yemekleriyle, İskoçyalılar; soyluluk, kraliyet unvanları ve diyalektikleriyle, Fransızlar; nezaketleri ve ilahiyatçılıklarıyla, İtalyanlar; belagatleri ve edebiyatlarıyla, Venedikliler; soyluluklarıyla, Yunanlılar; bilimlerin yaratıcısı olmakla, Almanlar; uzun boyları ve müneccimleriyle, Türkler ve diğer barbar artıkları ise dinleriyle övünür(Erasmus, 2007:154-155)

Türkleri yani Müslümanları barbar olarak gören ve değerlendiren bir Erasmus var. O’nun anısını yaşatma konusunda ittifak eden bir Avrupa Birliği misyonu var. Ön yargıları ayıklama projesi kapsamında, Türklere hakaret eden bu ilahiyatçının isminin programdan kaldırılmasının tartışılması gerekir. Müzakere sürecine bu konular taşınmalıdır. Türkiye üniversiteleri bu hakaretin eleştirisini yapmalıdır. Her şeyin hoşgörüyle tartışıldığı bir dünyada kendimize yapılan hakareti de tartışmalıyız. Hoşgörüsüzlüğü besleyen tarihsel metaforları yıkmaya buradan başlamak gerekir. Hoşgörüsüz bir zihniyetin kurucusu ile hoşgörü kurumsallaşmaz." (http://www.haciduran.com/2011/11/09/erasmusun-barbarlari/)

Roterdam'da bir alış veriş merkezinde bir kasap reyonun arkadaki resim, tablo değil TV ekranındaki görüntü, satıkları etin ait oldukları domuzların yaşadığı yeri gösteriyor. Görüntüde domuz var. Fakat öyle bir görüntü veriyorlar ki, sanki domuzlar beş yıldızlı otellerde yaşıyor, şampuanla yıkanmış gibi pırıl pırıllar. Yine görüntüde çayır çimen üzerinde yaşıyorlar, arada bir bir su havuzunun içerisne girip banyo yapıyor.

Hollanda'nın en önemli gelir kaynağı çiçekçilik, işte lale soğanı, onlara laleyi tanıtan Osmanlı. Osmanlı'nın torunları şimdi onlara Anadolu mutfağını tanıtıyor. Onları domuz eti, börtü böcek yemekten kurtarıyor...  

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 03-10-2015 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
29403731 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net