23-11-2017
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL İÇİN YOL BİRDİR

(THERE İS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleriSAĞ TIKLAYIN
lütfen)





























 
Önerdiğimiz sayfalar:
M. SAİD ÇEKMEGİL 
anısına
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090


Nuri BİRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek



Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   kardeşimizin
(facebook sayfasından
dikkate değer görüşler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52



M.Selami Çekmegil'den
(twitter'da kısa beyan 
                ve tartışmalar)
https://twitter.com/M
SelamiCekmegil



M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!
1-
http://tr.wikipedia.org/
w
iki/Selami_%C3%87
cekm
egil
2-
http://www.biyografya.com
/biyografi/5959



    ____________________
BU SİTE
    Selami ÇEKMEGİL’in
Yeğenleri:
    MelikeTANBERK ve 
    Fatih ZEYVELİ'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGİL 
  anısına ARMAĞANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow Bir Kürt İle Bir Kürtçü
Bir Kürt İle Bir Kürtçü PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 1
KötüÇok iyi 
Yazar Bilal SÜRGEÇ   
13-04-2015
Bir Kürt İle Bir Kürtçü
                                                       Bilal SÜRGEÇ

              Bu yazı ideolojik bir yazı değildir. Gerçek hayatta karşılaştığım kişilerdir. Muhtemelen benzerleri ile sizler de karşılaşmışsınızdır. Halo dayı Elazığ'ın Yolçatı civarındaki Kürt köylerindendir. Oğlu Selahattin ortaokuldan itibaren sınıf arkadaşımdır. Halo dayıya Elazığ'ın yerli kibar Türk çocukları Halo demez: "Halil Emmi veya Halil dayı!" derlerdi. Halo sanki argocaymış, saygı dışıymış gibi geldiğinden ben de "Halil Emmi" hitabını kullanırdım.

             Halil emmi, serbest ticaretle uğraşırdı. Ancak; dükkanı yoktu o zaman semt pazarları filan pek bilinmediği için Hallo dayı köyden gelen peynir ve çökelekleri satın alır, hafta içinde şire meydanında satardı. Akşam olunca satılmayan erzağını Elazığ yerlilerinden Mustafa abinin dükkânına bırakırdı. Mustafa amca Türk'tü. Ama; Halo dayı ile çok samimi idi. Abi kardeş gibilerdi. O da Hallo demez "Halil abi" derdi. İkisi de Süleyman Efendiye intisablılarmış. Halo dayının en büyük zevki bu cemaatin yurtlarına kendi ifadesi ile milletin hayır ve hasenatını (milletin bağışına Hallo dayı -her hasenat derdi) toplamaktı. Halo dayı zengin biri değildi. Ancak; bir gün olsun fakirliğinden şikâyet ettiğini de duymadım. Mahallede fakir biri mi evlenecek Halo dayı yardım toplamaya çıkardı. Ramazan mı gelmiş, fakir komşuları onun sofrasındaydı. Bayram sabahı yemeğine cemaatten insan davet etmeye bayılırdı. Hallo dayı, misafirlerini yazın çatısız evin damında ağırlardı. En ağır misafirleri Kur'an kursunun hocalarıydı. Onlar yerde bağdaş kurup otururken rahat etsinler diye yere iki minder sererdi. Arkalarına şimdi şark usulü evlerde süs olarak tutulan halı kaplamalı yastıkları kordu. İki tane vaizi ağırlıyorsa, Halo dayı o an dünyanın en mutlu insanıydı. Ha onları ağırlamış ha bir Osmanlı Sultanını ağırlamış. Hocalara "kurbanınız olam!" diye hitap ederdi.
 
              Elazığ Türklerinin hocaları veya şeyhleri nedense Kürt şeyh hoca ve mollalarıydı. Hallo dayının hocaları ise Türklerdi. Zaten Süleyman Efendi de Rumeli kökenli bir Türk’tü.
 
              Halo dayı bir cenaze olduğunda cenaze evine gider, ihtiyaçlarını karşılar, yemek yapacak komşuları ayarlar, evin ineği filan varsa ( O zaman-1970'ler- şehirde inek beslenirdi) ahırını temizler, ineğin suyunu verirdi. Hanımı Fatte bacı (Türkler Fatma Abla derlerdi) akrabası olsun olmasın cenaze evine gider o evde taziye boyunca gece gündüz kalır, geceyi orada geçirir, cenaze evininde devam eden hayatın ihmal edilmeyecek işlerini görürdü. Evlilik, hasta sorma diğer saymayacağımız bir çok şeyde Halo dayı ve Fate abla Hızır gibi yetişirlerdi. Çanakkaleli bir öğretmen kiracıları vardı, kiracı değil sanki evin çocuğuydu. Bu kiracının doğum yapan hanımının yanında hizmetinde hep Fate bacı vardı.
 
              Hatta çocukların büyümesinde de onun babaanne şefkati gibi hizmetleri oldu. Halo dayının en büyük zevki kimsesiz, fukara, gariban öğrencilere yardım toplamak, kışın onlara soba, odun bulmaktı. Halo dayı Kürt’tü, Kürtlerin otantik bütün özelliklerine sahipti. Ama bu onun için bir ayrım değildi. Halo dayının en büyük kimliği İslam’dı. O, bazen yalnız kaldığında Kürtçe türküler söylemesi, Müslüman Türk Süleyman Efendiyi sevmesine hiç engel değildi. Zaten damadları Türk’tü. Evet, etnoğrafik olarak O, otantik bir Kürdün bütün özelliklerine sahipti. 

              Avukat Behzat da Kürt'tü. Ama Hallo dayıdan çok farklı bir Kürt'tü. Bunun da 68 li arkadaşı Türkler vardı. Onlarla eylem yapmış, üniversitede boykot uyğulamışlar, derse giren faşoları dövmüşlerdi. Halo dayı gibilere -feodal artıklar- derdi. Hallo dayının yüzüne "feodalsin”dermiş. Dayı da oğlu sınıf arkadaşım Sebahattin'e "çiye fodolite" diye sormuştu. 

                 Avukat Behzat'ın kimseye faydası yoktu. Zengin olmasına rağmen "bizi sömürüyorlar " derdi. Kürtlere yapılan olumsuzluğun öznesi olarak bütün Türkleri gösterirdi. Ancak CHP'den milletvekili adaylığında her zaman banko aday adayıydı.
 
                 Yanına iki tane Kürt genç geldi mi, başlardı onlara Kürtlerin nasıl ezildiğinden bahsetmeye, onları dolduruşa getirmeye, kafalarını karıştırmaya bayılırdı. Fitne fesat çıkmış, insanlar ölmüş, Türkiye, kan gölüne dönmüş umurunda bile değildi. Avukat Behzat, zengindi. Ancak variyetinin topluma bir katkısı yoktu. Onun kitabında Kürt diye sevdiğini söylediği çocuklara yönelik hiç bir yardım, burs ve katkı yapma yoktu. Kürtlere iyiliğini nedir diye sorulduğunda gittiği eylemleri, gösterileri söylerdi. Aslında Müslüman da sayılmazdı. Ona göre güya Kürtler İslam'ı kabul etmekle kaybetmişlerdi. Avukat Bey, kazanmanın ve hayatta mutlu olmanın ne olduğunu bilmiyordu. Kendisi zengin ama mutlu değildi.

                 Bırakın başkasının çocuklarını, kendi çocukları bile ona hürmet göstermezdi. Kürtçülük yapmasına rağmen çocukları doğru dürüst Kürtçe bilmezdi. Türkçe bilen birinin çok rahat öğreneceği Kürtçeyi çocuklarının öğrenmesine gayret etmezdi. Ama Kürtçüydü, din dışı bir yaşamı vardı. Moderndi. Kürt Halo dayıya hiç benzemezdi. Dinden ırak bazı Türk komşularına benzerdi, onlarla bir araya gelir şu cami yapılacağına fabrika yapılsın diye laflar ederdi. Boş kalan zihnini Kürtçülükle doldurmuştu.
 
                 Ancak Kürt kimliği Halo dayıda yaşıyordu. Kimliği sadece dili değildi. Yaşam şekli düşünmesi, komşuluğu hatır ve gönül bilmesi, iyilik insanı olması Halo dayının en önemli özelliğiydi. Ancak Hallo dayının yanında -Kürtçü- Türkçü- desen "Tövbe tövbe bu ne demek biz Ümmet-i Muhammed'iz" derdi. Bir Fransız gibi yaşayan Behzat Bey ise Kürtçülük yapardı. İçi boş bir Kürtçülük, hiç bir kültürel yapısı olmayan, kimliği olmayan, edebiyatı olmayan, sosyal yönü olmayan bir Kürtçülük.

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 13-04-2015 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
29510372 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net