18-11-2017
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL İÇİN YOL BİRDİR

(THERE İS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleriSAĞ TIKLAYIN
lütfen)

Bülent ECEVİT'e dair


How Nice to be 
                  remembered...
        (Sesi de açınız lütfen)
Murat Bardakçı'dan: 

Değerli yazar 
Soner YALÇIN sorup: 
Hangi Gerçek diyor!... 











 
Önerdiğimiz sayfalar:
M. SAİD ÇEKMEGİL 
anısına
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090


Nuri BİRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek



Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   kardeşimizin
(facebook sayfasından
dikkate değer görüşler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52



M.Selami Çekmegil'den
(twitter'da kısa beyan 
                ve tartışmalar)
https://twitter.com/M
SelamiCekmegil



M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!
1-
http://tr.wikipedia.org/
w
iki/Selami_%C3%87
cekm
egil
2-
http://www.biyografya.com
/biyografi/5959



    ____________________
BU SİTE
    Selami ÇEKMEGİL’in
Yeğenleri:
    MelikeTANBERK ve 
    Fatih ZEYVELİ'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGİL 
  anısına ARMAĞANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow "Şuyuup,gurban olduğuuum..,"
"Şuyuup,gurban olduğuuum..," PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 1
KötüÇok iyi 
Yazar Bilal SÜRGEÇ   
02-04-2015

"Şuyuup", (Şuayip Abi)

                                       Bilal SÜRGEÇ                                       
O bir avukattı. Bir hafıza ve hatıra küpüydü. Çevresi onun bu özelliğinden istifade etti mi; sanmıyorum. Çünkü özel bir konuda değil de sohbetler açıldığında daha çok hatıralarını anlatırdı.

Bilge bir kişiliği vardı. Bu özelliği de geniş yürek ve gönül taşımasından kaynaklanıyordu.
Bürosunda işleri dışında misafirlerinin sohbetini saatlerce dinler arada bir kendisi de bir hatırayla sohbeti renklendirirdi. Hacıbektaş ilçesinde, köyünden hukuk okumak için ayrılırken annesi ona bir nasihat eder:  “Şuyup, gurban olduğum  (annesi Şuayip diyemediği için oğluna böyle hitap eder) mektepte sana bulaşan (sataşan) olursa sen ona bulaşmayasın; kem söz söyleyen olursa karşılık vermeyesin, haa!..”
Şuayip Abi Hukukta okurken Anadolu şiirinin yaşayan zirvesi Sezai Karakoç’la beraber aynı evde kalırmış. Onu her zaman “abi” diyerek çok saygılı ifadelerle anardı. Şuayip Abinin gençlik yıllarında bir başka ev arkadaşı da Nuri Pakdil’dir.

Sezai Karakoç'u çok severdi. Sezai Abi Ankara’ya geldiğinde mutlaka onu takip ederdi. Bir defasında, 2013’te de geldiğinde de Saray tarafında, gece yarısı onun konferansını takip ettmişti. Hâlbuki Şuayip Abi, geceleri bu tür etkinlikleri pek izlemezdi.

Bilselerdi, Şuayip Abi’nin hatıralarının yakın zaman İslami mücadelede kalem oynatan bir çok yazar ve şairlerin, çok ilgisini çekeceğini sanıyorum.

Mücadele adamlarından etkilenen özellikle genç kesim, model aldıkları bu şahsı, aşk, sevme gibi insan fıtratında var olan duygulardan uzak sanırlar; ki bu çok yanlış... Nitekim çok sert çıkışlar yapan bir başka yazarımız -daha sonra evlendiği- bir kıza çok sevdalı olmuş bir zamanlar. Ama kendisi fakir, sevdiği ise zengin bir hakim kızı... Şimdiki gibi flört yok... Ama gönlünü kaptırmıştır bir kez. Gönül işini fazla ileri götürünce hastalanıp yataklara düşer bu radikal yazarımız; yüzü gözü şişer... Bir yandan da söylenir kendi kendine: Ben onunla nasıl evlenebilirim ki; ben ona layık mıyım ki, diye..  Neyse araya bazı görücüler girince, kızın  yufka yürekli, anlayışlı, mütevazi hakim babası da kızını -geleceğin mücadele adamı olacak- o yazarımıza nihayet uygun görür ve evlenmelerine rıza gösterir...

Şuayip Abi 1968’li yıllarda öğrenci hareketlerini de anlatırdı. Sonra şişirilip balon haline getirilen bir öğrenci lideri, bir köpeğin üzerine devrin başbakanın adını yazıp İstanbul’da Hukuk Fakültesi önünde kahkaha atıp alay eder. Prof Yılmaz Altuğ bu manzaraya bakıp “Bir ülkenin başbakanına bu şekilde hakaret eden adamı ağlatırlar” der.

Çok konuşan ressamlığından çok rijit tavırlarıyla dikkat çeken bir çizer, 28 Şubat sürecinde TV kanallarında sürekli Müslümanlara sataşıp durur. Şuayip Abi, iyi polemikçi bir TV tartışmacısına, o "ressam"ın babasının ev yapma reklamı ile milleti nasıl dolandırdığını haber yapan eski ve meşhur bir gazetenin ilgili nüshasını verir. O polemikçi de bunu TV’de gösterince saldırgan "ressam" uzun süre artık ortalıkta görülmez olur...

Şuayip Abi bir hukukçuydu. Biz Hüseyin Avni Paşa’yı yazmıştık. Bazıları Hüseyin Avni Paşa lehinde yazılmaz derken o hukukçu kimliği ile her yargılananın bir savulacak yönü olur anlayışı ile şu öğütte bulunurdu: “Hüseyin Avni Paşa hakkında yazılan her şeyi oku. Lehte aleyhte yazılanların kiritiğini yap. Kitap yazdığın için  aleyhinde konuşanları kale alma, bir eser ortaya koymayan insan, eser yazana ne diyebilir ki?..  Eser koyma yeteneğinde olmayanları dinleme!” diye öğüt vermişti.

Şuayip Abi kendisine dava vermiş meşhur müvekkilleri hakkında pek bilgi vermezdi. O tür mesleki mahremiyetlere çok dikkat ederdi...

Gönlü dünya kadar geniş bir insan... Mütevazi... Bir Anadolulu... Karşısındakinin yaşı kaç olursa olsun, dinler. Ankara’nın 50 yıllık geçmişine vakıf. Güçlü bir hafıza...

Her zaman çok şık giyerdi. Kendisini şair Arif Nihat Asya’ya benzetirdim. Milletini seven biriydi. Dostluklara önem verirdi. Kaba saba olanlarla ise ilişkisini en aza indirirdi...

Hemşehri canlısıydı. Son görüşmemizde, Ankara Gölbaşı’nda, bahçeli bir çay ocağı işleten eski pehlivanlardan Hacıbektaşlı Şakir Abi ile -40 yıl önceki bu köylüsünü- yeni görmüş gibi sohbete dalmıştı. Hep Hacıbektaşı sormuş, Osman Bölükbaşı’ndan söz etmişti...

Osman Bölükbaşı politikayı bıraktıktan sonra Şuayip Abi onu belli aralıklarla arada bir sorarmış. Bu zaman aralığı ortalama bir aymış. Bazen bir ayı geçtiğinde, Bölükbaşı: “51 gün geciktin, 25 gün geciktin, 12 gün geciktin..." v.s. dermiş.”

Selami Çekmegil en yakın dostuydu...Onun hakkında şöyle derdi “O iyi bir Avukat. Bir Hakim olsaydım onu karşımda bir avukat görmek istemezdim. Kök söktürür. Dünyayı alaya aldığına bakmayın. İsteseydi çok yüksek mevkilerde olurdu..." 

Said Çekmegil’le ilgili  “Bir şehri şekillendiren adam” isimli eserim çıktığında, Selami abi’yi göstererek: “Babasını oğlundan önce tanımıştım” demişti. Bu çalışmamdan dolayı da beni tebrik etmişti...

Şuayip Abi’ye,  Allah'tan rahmet diliyorum...

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 18-04-2015 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
29403498 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net