18-05-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow Modern Dünyayı Anlama Kılavuzu
Modern Dünyayı Anlama Kılavuzu PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 3
KötüÇok iyi 
Yazar Raci DURCAN   
15-02-2015

Modern Dünyayı Anlama Kılavuzu (Yakın tarihin Kronolojisi)

                                                                                                   Raci DURCAN

 Dinlerken mest olduğum ‘kâtibim’ şarkısının hikâyesinde, Türk tarihinin en acı gerçeğinin yattığını bilemezdim. Bununla birlikte kâtip, etek, fetre, Üsküdar, kolalı gömlek gibi birbiriyle pek ilgili görünmeyen, Türk giyim tarzında olmayan kelimeleri işitmek, araştırma duygumu tahrik ediyordu. Şarkı 1853 yılında, Selimiye kışlasında kalan ve Osmanlı için Ruslarla çarpışan İskoç birliğindeki askerlerin etek giymelerinden esinlenilerek yazıldığını düşünemezdim. İngiltere’nin Osmanlı’yı Rus işgalinden korumak için İstanbul’a gelip savaştığını kim biliyor? Biliyorsa dahi bunu anlamlandıran, ne ifade ettiğini açıklayan kaç tarihçi var? 

  Bugünü anlamak için Tarihte geri bakmalıyız: Osmanlı’da yenilikçilerin baskısıyla 1839da Tanzimat fermanı ilan edildi. Bu tarih, Osmanlının felaketinin başlangıç tarihidir. Aradan çok geçmeden 1853 yılında Sinop’ta konuşlanan ve Karadeniz; dolaysıyla Kırım ve Kafkasya’yı kontrol eden Osmanlı donanması hiç savaşamadan, baskın yapan Rusya tarafından yakılarak imha edildi. Kuzey sınırı tamamen savunmasız; saldırıya açık hale gelmişti. Rusya’nın İstanbul’u işgali işten değildi. Yeni bir donanma hazırlamak onlarca yıl alırdı. Bunun üzerine İngiltere ve yanındaki birkaç devlet, Osmanlı’yı korumak için İstanbul’a asker gönderdi. Fransa, Kırım yarımadasındaki Sivastopol’ü kuşatmıştı zaten. İki yıl süren savaşlardan sonra Rusya mağlup edildi ve anlaşmaya zorlandı. Savaş sonrası yapılan antlaşmalarla Osmanlı bir Avrupa devleti olarak kabul edildi. Toprak bütünlüğü Avrupa devletleri tarafından garanti altına alındı. Burada tarihin bize söylemediği fakat anlaşılması gereken şey şudur; Osmanlı imparatorluğu bu tarihte bitmiştir. Balkan savaşları, Çanakkale savaşı, I. Dünya harbi hikâyedir; gerçek savaşlar değildir. Savaş adı altında ülke nüfusunu kırma hareketleridir. Savaş sonucunda ölen insan sayısının çokluğu bunu açıkça göstermektedir.

   Konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır; Kronolojiye bir göz atalım: 1650 Yılları. Osmanlı gücünün zirvesindedir.  Avrupa’da Fransa ile müttefiktir. Fransa, İngiltere ile sürekli savaşmaktadır. Derken İngiltere’de iç savaş çıkar. Savaş sonucunda cumhuriyetçiler Kral taraftarlarını yenerek Cumhuriyet ilan ederler. 10 yıl süren Cumhuriyet ve Oliver Cromwell yönetiminden sonra işlerin iyi gitmediği görülerek tekrar krallık yönetimine dönülür. Sürgünde iken tekrar kral olan II. Charles, cumhuriyetçilerden korkunç şekilde intikam alır. Cromwell’in cesedi mezardan çıkartılıp zincire vurulur. Kesik başı kazığa geçirilmiş halde İngiliz parlamentosu önünde 1960 yılına kadar teşhirde kalır. Ancak bundan sonra bir mezara layık görülerek kaldırılır.

  Bu olay yakın tarihin en önemli olayıdır. Dünyada ilk defa İngiltere, Cumhuriyet yönetimi tecrübe etmiştir. Bir devlet yönetimin ne kadar zafiyet taşıyabileceğini tecrübe ederek bundan ders almasını bilmiştir. Fakat bunu rakibi olan devletlere ihraç ederek onları zayıflatabileceğini de anlamıştır. Bundan sonra İngiltere’ye bir daha cumhuriyet gelmemiş fakat her ne hikmetse bütün Dünya Cumhuriyet yönetimin faziletlerini keşfetmiştir.

  1700: İngiltere ‘denizlere hâkim olan dünyaya hakim olur’ felsefesini benimsemiştir. Karada kullanılan topları gemilere monte ederek ateş ve isabet gücü çok yüksek bir donanma kurar. Bu donanma ile önüne gelen tüm kuvvetleri ezmekte ve dünyanın her tarafında sömürgeler ele geçirmektedir.

 1789: İngiltere yükselirken Fransa’da cumhuriyetçiler yönetimi ele geçirir. Onyıl, otuz yıl ve yüzyıl savaşlarının tarafı (kan düşmanı) Fransa ile İngiltere kanka oluyor. Osmanlı zayıflamaya başlıyor. Fransa’daki cumhuriyetçilik akımı Osmanlı düşünürlerini etkisi altına alıyor.

1839: Osmanlıda Fransız devrimin etkisinde kalanlar galip geliyor, Tanzimat fermanını ilan ediliyor. Osmanlı devletinin gerçek yıkılış tarihi budur. Bir bünyeye anayasa girdimi, kanser girmiş gibidir. Bir daha o bünye iflah olmaz, gelişemez.

1853: Osmanlının en önemli gücü, Rusya’nın dünyaya egemen olmasının önündeki en önemli engel Sinop’taki Karadeniz donanması basit bir baskınla yakılarak, savaşmadan yok edilir. Böyle bir donanmayı yeniden kurmak kolay değildir. Rusya’nın İstanbul’u işgali işten değildir. Böylece tüm Akdeniz’i, Avrupa’yı kontrol altına alarak İngiltere’nin karşısına dikilmesi de…

  Osmanlı cepteki kekliktir. Şimdi önemli olan Rusya’yı durdurmaktır.  İskoçya, İngiltere, Sardinya (eski Italya) krallıklarından toplanan askerler Osmanlı ile birlikte Rusya’nın Karadeniz donanmasını ezerler. Böylece İngiltere hem Osmanlı hem de Rus donanmasından kurtulmuştur. Açık denizlerde kendisini tehdit edecek bir güç yoktur (Japonya hariç. Onun işini daha sonra bitirecek!).

1877 İngiltere’yi tehdit edebilecek iki güç Osmanlı ve Rusya birbiri ile savaşa tutuşur (tutuşturulur). Her ikisi de savaştan yıpranarak çıkar. İngiltere’nin önünde ciddi bir engel kalmamıştır. Daha doğrusu Osmanlı’yı yıktığında doğacak boşluğu Rusya’nın doldurması mümkün olmayacaktır. I. Dünya savaşının başlatılmaması için neden yoktur?

1912: Osmanlının Avrupa’daki varlığı, daha yeni doğmuş; dün kurulmuş devletler tarafından bitirilir.

1914-1918: Doksan üç harbinin yaralarını saramamış Osmanlı, Almanya tarafında olmaya zorlanarak savaşa sürüklenir. Bu savaş değil, katliamdır. Bütün insanlık tarihi boyunca yapılan savaşlardan daha çok insan 1 ve 2. Dünya savaşında öldürülür.

1917: Gelişme istidadı gösteren ve İngiltere’nin en önemli rakibi olabilecek Rusya, Bolşevik ihtilali ile bertaraf edilir. Dünyanın en modern ve büyük donanmalarını kurup işletecek yetenekteki Rus denizciler, devrime karşı oldukları gerekçesiyle katledilir. Rusya’nın açık denizlere çıkış ucu, baltık donanması imha edilmiştir. Kim tarafından? Çarlık Rusya’sının düşmanı Bolşeviklerce… Bolşevikliğin işlevi burada yeterince açık değil mi? Rusya bir daha açık denizlerde İngiltere’nin karşısına çıkacak bir donanmayı asla kuramayacaktır.

1920: Savaş bitmiştir. Doğu, Ortadoğu’da güçsüz, zayıf, kudretsiz, olmasa da olur devletlere bir bayrak, bir marş ve bir anayasa ile özgürlük bağışlama zamanıdır.

1940: Almanya’nın çalışkan milleti yaraları çabuk sarmış, İngiltere’nin kontrol ettiği sanayii alanında önemli yenilikler getirmektedir. Bu çalışkan, sanayie yatkın Nüfusun derhal hakkından gelinmesi gerekir. Hitler diye sıradan bir onbaşı ülkenin başına geçirilir. Ülke bir maceraya sürüklenir. Almanya bilime yatkınlığının bedelini 17 milyon insanını savaşta kaybederek ödemek zorunda kalacaktır. Bu arada Avrupa’da gelişen Fransa, Polonya, Çekoslovakya gibi ülkelerin nüfuslarını da tırpanlamak mümkün olur.

2009: Türkiye’de birileri barıştan, komşularla sıfır sorundan bahsetmektedir. Bu; İngiltere’nin 300 yıldır tesis etmeye çalıştığı, savaşa ve gerilime dayalı dünya siyaseti için çok önemli tehdittir. Derhal bertaraf edilmesi gerekir. Bizatihi Kraliçe’nin ziyaretini gerektirecek önemdedir. Uzun yıllar sonra ilk defa ülkeye Kraliçe gelir. İktidara ORTADOĞU valiliği teklif eder. Yeni Osmanlı hayali görenler buna hemen atılırlar. Antlaşmanın göstergesi olarak Cumhurbaşkanına şeref nişanı takılır. Sıfır sorunlu bir dünya siyasetinden bin bir soruna geçiş çok hızlıdır. Libya’da Mısır ve Tunus’ta twitter devrimleri gerçekleşir. Suriye’de ise İngiltere siyasetin ne olduğunu öğretecektir. Gerilime dayalı modern dünya siyaseti bir kere daha kurtulmuştur. 100 milyona yaklaşan genç ve diri nüfusuyla yeniden bir tehdit haline gelmeye başlayan Türkiye, bataklığa çekilerek tıpkı daha önce olduğu gibi ufaltılabilecektir.

 

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 15-02-2015 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
82152448 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net