18-11-2017
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL İÇİN YOL BİRDİR

(THERE İS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleriSAĞ TIKLAYIN
lütfen)

Bülent ECEVİT'e dair


How Nice to be 
                  remembered...
        (Sesi de açınız lütfen)
Murat Bardakçı'dan: 

Değerli yazar 
Soner YALÇIN sorup: 
Hangi Gerçek diyor!... 











 
Önerdiğimiz sayfalar:
M. SAİD ÇEKMEGİL 
anısına
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090


Nuri BİRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek



Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   kardeşimizin
(facebook sayfasından
dikkate değer görüşler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52



M.Selami Çekmegil'den
(twitter'da kısa beyan 
                ve tartışmalar)
https://twitter.com/M
SelamiCekmegil



M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!
1-
http://tr.wikipedia.org/
w
iki/Selami_%C3%87
cekm
egil
2-
http://www.biyografya.com
/biyografi/5959



    ____________________
BU SİTE
    Selami ÇEKMEGİL’in
Yeğenleri:
    MelikeTANBERK ve 
    Fatih ZEYVELİ'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGİL 
  anısına ARMAĞANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow VARNA VE 2. KOSOVA ZAFERLERİ
VARNA VE 2. KOSOVA ZAFERLERİ PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 0
KötüÇok iyi 
Yazar İsmail Yozgatlı   
18-12-2014

SULTAN 2. MURAD DÖNEMİNDE VARNA ve 2. KOSOVA ZAFERLERİ  

                                                                                                           İsmail YOZGATLI

     Samimi dindardı, fakirleri çin yaptırdığı aşhanelerde kendi eliyle yemek dağıtırdı. Şairdi, güzel yazı yazmak merakı vardı. Onyedi yaşından itibaren bütün ömrü büyük mücadelelerle geçmiş, yer yer Osmanlı ordularının mağlubiyetine tanık olmuş, bu arada çok sevdiği şehzade Ali Bey de vefat etmişti. Bütün bu olayların Sultan Murad üzerinde büyük bir tesir yaptığı şüphesizdir.. Bu haleti ruhiye içinde tavizler vermek suretiyle Macaristanla Segedin antlaşmasını yaparak Balkanlarda, Karamanoğlu ile de sulhyaparak Anadoluda memleketi sükune kavuşturmuş ve tahtından feragat etmişti. Yerine henüz oniki-onuüç yaşlarındaki II. Mehmed (Fatih)’i bırakmıştı.

    Sevgili gençler! Kırk-kırkbir yaşlarındaki II. Muradın kendi iradesiyle tahttan vazgeçmesi, bütün yetkilerini oğluna devretmesi onun ne büyük bir kalb saffetine, olgunluğa sahip olduğunu gösterir. Tarih boyunca insanların, değil iki kıt’aya hükmeden bir devletin başkanlığından feragat etmesi, en basit bir iktidar mevkiinden, hatta bir mahalle muhtarlığından dahi çekilmemek için verdikleri korkunç mücadeleler göz önünde tutulursa, II. Muradın feragatının ne asil bir hareket olduğu daha iyi anlaşılır.

     Biz yeniden Varna’ya ve Kosova’ya dönelim. II. Murad sözüne ve ahdine sadık bir insandı demiştik ya! Evet!.. Tahttan feragat ederek dinlenmek istemesi bunu gösteriyor. Katolik Macaristan ile on senelik bir mütareke yapılmış, Karaman Beyi de büyük yeminlerle Osmanlıya saldırmayacağına söz vermişti. İşte bu antlaşmalara güvenerek yerine oniki-onüç yaşlarındaki oğlunu bırakmıştı.

     Koca devletin başına oniki-onüç yaşlarında bir çocuğun geçmiş olması Karamanoğlu’na ve Avrupalılara yeminlerini unutturmuş, “Karaman’ın koyunu, sonra çıkar oyunu” sözü buradan kalmıştır. Papalık mümessili Kardinal Julien Cesarini, Kral Cadislas’ı İncil üzerine yaptığı yemini bozdurarak bütün Avrupalıların iştirakiyle büyük bir Haçlı ordusu hazırladı. Ortodoks Bizans da müttefikler arasındaydı. Haçlı ordusunun miktarı tahminlere göre yüzbin civarındaydı. Müttefik devletler harbin zaferle biteceğine o kadar kuvvetle inanıyorlardı ki, daha sefere başlamadan evvel Osmanlıların Rumeli’deki topraklarını kendi aralarında taksim etmişlerdi. Haçlı orduları genel komutanı Hunyadi Yanoş Bulgarya kralı olacak, Macar Kralı Ladislas da İstanbula giderek Bizans imparatoruna damat ve zamanı gelince Bizansın tacına sahip olmak düşüncesindeydi.

         Haçlılar bu defa çok kararlı ve tedbirli görünüyorlardı. Hatta zaferden o kadar emindiler ki, Osmanlı Ordusunu Anadolu’ya kaçmadan imha planı bile hazırlanmıştı.

     Bizim için vaziyet korkunçtu. İki ordu değil iki iman karşı karşıyaydı: Hıristiyanlık ve Müslümanlık. Bütün Hıristiyan âlemi müthiş bir kinle üzerimize geliyordu. Yine kendimizi müdafaa zorunda bırakılmıştık.

     Osmanlı ordusu başında inandığı, sevdiği komutanlar olduğu vakit cihana bedeldi. Ancak bu defa devlet ve hükümetin başında genç ve tecrübesiz II. Mehmet (geleceğin Fatihi) vardı. Edirnede Saltanat Şurası toplandı, durum değerlendirilmesi yapıldı. Neticede II. Muradın tekrar hükümdarlık tahtına geçmesine karar verildi ve haber gönderildi. Sultan Murad bu daveti reddederek oğlunun tam salahiyetle işleri halle muktedir olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Sultan Mehmed babasına şu mektubu yazdı: “Eğer padişah biz isek size emrediyoruz, gelip ordumuzun başına geçin; yok siz iseniz, gelip devletinizi müdafaa edin!”

     II. Murad bu mektup üzerine Manisa’dan Edirne’ye ve oradan sür’atle düşman üzerine yürüdü. Zafer neş’esine kendisini fazlaca kaptırmış olan Haçlı ordusu, Sultan Murad gibi dahi bir harp adamının kumandası altında müthiş Osmanlı ordusunun üzerlerine geldiğini haber alınca dehşetli bir korkuya kapılmışlardı. Netice  10 Kasım 1444’te iki ordu Varna limanı yakınlarında karşı karşıya geldi. Muharebe başlamadan evvel Sultan Murad iki rekat namaz kıldı: “Yâ İlahi, mü’min kullarını benim günahım çokluğundan ötürü küffar elinde zebun etme! İlahi, Habibin hürmeti için ümmetini Sen sakla ve Sen mansûr-u muzaffer eyle!” diye dua etti. Zira, zafer Allahın lûtfu idi.

     Hunyadi Yanoş’un Osmanlı ordusunun sağ kanadına şiddetli saldırısıyla savaş başladı… İslam hilali, üstün savaş taktikleriyle bir açıldı, bir kapandı, neticede Haçlı ordusu Hilalin ortasında müthiş bir bozguna uğradı. Kral Ladislas öldürüldü. Hunyadi Yanoş ordusuna bile haber vermeden ve arkasına bakmadan Karadenizin kuzey kıyısından kaçmaya muvaffak oldu. Böylece tarihimize parlak bir zafer daha eklendi.

     Varna zaferi, bir daha birleşmemek üzere Macaristan ve Lehistan’ı birbirinden ayırmış, Osmanlıların Balkanlardaki varlığını garanti altına almıştır.

    Hunyadi Yanoş, Varnadan dört yıl sonra tekrar talihini denemek isteyecek, düzenlediği altıncı Haçlı seferiyle Kosova’ya tecavüz edecektir. Bu defa da tarihimize II. Kosova zaferini eklemiş olacağız. Üç gün üç gece süren savaşta da Hilal bir açılıp bir kapanıyordu. Neticede Haçlı ordusuna mühim zayiatlar verdirildi, nihai darbeyle de imha edildi. Hunyadi Yanoş yine kaçmaya muvaffak olmuştu. 19 Ekim 1448.

      II. Kosova, uzun süre Hıristiyan Avrupa’nın Müslüman Osmanlıyı Baykanlar’dan atmak için giriştiği son teşebbüs olarak kalmış ama asla son teşebbüs olmamıştır! Biz terk-i silah etmedikçe de olacağa benzemiyor değerli arkadaşlar!

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 18-12-2014 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
29403824 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net