27-03-2023
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow SİCİLYA'DA PORTAKAL TADI
SİCİLYA'DA PORTAKAL TADI PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 24
KötüÇok iyi 
Yazar Sebahattin Özden   
10-08-2006

Sicilya’da Portakal Tadı 

Sebahattin Özden 
 
 

ImageBu benim sinema üzerine ilk yazım ve öyle derinlemesine bir sinema yazısı yazmaya filan da hiç niyetli değilim; üstelik de bunun, kendime karşı yapacağım acımasızca bir gaddarlık olduğunu düşünürken. Onun haricinde bir film analizi yapmayacağımı böylece –altını çizerek- belirttikten sonra, şu meşhur portakal faslına geçmeden, filmden yüzeysel de olsa bahsetmeliyim, sanırım. Bahsi geçen filmi, ‘Baba’yı defaatle izleyen biri olarak söylemeliyim ki, bu filmden bahsetmek, hele de benim gibi ilk sinema yazısını kaleme alan biri olarak, oldukça güç ve benim kadar umursamaz birini bile umarsız bırakabilecek olması da şahsım adına ukalalık ancak bir film eleştirmeni olmadığıma göre –ve binlerce defa Sevin Okyay’dan özür dileyerek- bu filmi anlatabileceğime, belki tahlil edemesem de en azından şu portakal meselesine değineceğime olan inancım, tamamen filme olan ruhani bağlılığımdan kaynaklanıyor.

Bir üst paragraftaki kendini beğenmiş giriş okuyucuda kesinlikle büyük bir beklenti oluşturmamalıdır. Büyük beklentileri tatmin edememe hususunda kazandığım tecrübeler, neredeyse ömrümün yarısını teşkil ettiğinden ötürüdür ki, böyle bir uyarıyı, tam zamanında yapmayı gerekli görüyorum ve bir sonraki cümleyle birlikte filmden genel olarak bahsetmeyi planlıyorum. 

The Godfather 

Ortalama bir sinema izleyicisinin bile “başyapıt” olarak nitelendirebileceği “The Godfather”, Türkçe’deki ismiyle “Baba” filmi, yönetmen Francis Ford Copolla’nın inanılmaz kamerasıyla çekilmeden önce, İtalyan Mafya ailesine mensup kişiler, normal insanlardan ayırt edilebilecek bir tarzda giyinmiyorlardı. Mafyanın giydiği -tamamen kendilerine mahsus- çizgili takım elbiseler –ki bu elbiseler pantolon askısı kullanılarak tutturuluyordu-, Baba filminden etkilenen gangsterlerin giyim tarzıydı.  

Baba, öğrencisinden, yumurta topuk takımına, politikacısından gangsterine kadar bir çok erkek üzerinde bu kadar etkili olabilmesinin gücünü acaba nereden alıyordu? Bu soruya en iyi cevap belki de başka bir filmde, başrollerini Tom Hanks ve Meg Rayn’ın oynadığı, “Mesajınız Var” isimli filmde veriliyordu. Meg Rayn’ın Chat Arkadaşına yönelttiği, “Erkekler için Baba neden bu kadar önemlidir?” sorusuna Tom Hanks, “Baba bütün soruların cevabını içinde barındırır” diye cevap veriyordu. 

“Ona reddedemeyeceği bir teklifte bulunacağım” repliğinin, insanların kafasına kazındığı film, Baba’yı canlandıran Don Vito Corleone’nin kızının düğünüyle başlar ve usta yönetmen filmdeki bir çok karakteri bu sahnede izleyiciye tanıtır. Bu sahnede Don Vito’nun en küçük oğlu Michael’in, sevgilisiyle unutamayacağımız bir konuşması vardır. Masum ve temiz yüzlü sevgili Mike’a sorar: “Mike o adam ne yapıyor öyle, kendi kendine konuşuyor”. Michael cevap verir: “O Luca Brasi. Babamın adamıdır” ve bundan sonra Brasi ile Don Vito’nun, Johnny’e iş vermeyen bir adama yaptıkları ziyareti anlatır. “Babam o adama reddedemeyeceği bir teklifte bulundu” der. Brasi adamın kafasına bir silah dayamıştır ve Don Vito adama, bahsi geçen anlaşmanın üzerinde ya imzasının ya da beyninin bulunacağına dair bir teklif yapmıştır. Burada ünlü mafya ailesi lideri Al Capone’un, “tatlı dil ve bir tabanca yalnızca tatlı dilden daha ikna edicidir” sözünü hatırlatmaya gerek yok sanırım. 

Bu ‘reddedilemeyecek tekliflerin’ haricinde film gözümüze sokmadan binlerce tecrübe öğretir. Bunlardan bir kaçını sıralayacak olursak: 

  • Dostunu kendine yakın tut ama düşmanını daha yakın…
  • Bir daha Baba konuşurken sözünü sakın kesme.
  • Aileye karşı kimsenin yanında olma.
  • Sana buluşma (barış görüşmeleri için) teklifi getiren kişi haindir.
  • Düşmanından nefret etme. Bu senin yargılarını etkiler.
 

Portakala Dair 

Copolla’nın filminde portakal ilginç ve gayet ketum bir yer tutarken, aynı zamanda insan beyninin hani neredeyse tüm loplarında, kıvrımlarında ve o kendini bilmez sinir ve damarlarında sorular oluşturuyor. Baba’nın tüm serisinde portakal sanki ölümü temsil ediyormuşçasına, birileri ölmeden önceki sahnelerde gözümüze çarpıyor.  

Mesela Baba vurulmadan önce manavdan diğer meyvelerle birlikte portakal alıyor. O meşhur konuşmasında, hani diğer mafya ailelerinin liderleri ile yapılan toplantıda, ölecek bütün liderlerin önünde portakal bulunuyor. Baba Don Vito Corleone bir portakal bahçesinde ölmeden önce, dişlerinin arasına aldığı bir portakal kabuğuyla torununu korkutuyor; onunla şakalaşıyor. 

Serinin ikinci filminde suikast düzenlenmeden önce Baba kendisine teklif edilen bir portakalı reddediyor ve suikastten kurtuluyor. Bu filmde de portakalların can almaya devam ettiğine defaatle şahit oluyoruz.  

Yine serinin üçüncü filminde, helikopter sahnesinde, helikopterin terasa yaklaşmasıyla her şeyin titremeye başladığı o sahnede, Baba Michael Corleone’nin önündeki portakal meyve tabağından aşağıya düşüyor ve Baba o portakalın yerde yuvarlanışını seyrediyor; bu sahnede onlarca mafya ailesinin lideri ölüyor. Baba Sicilya Kardinaline günah çıkartırken şeker komasına girdiğinde bir bardak portakal suyu istiyor ve içtiği o portakal suyu onun komayı atlatmasına yardımcı oluyor. Son olarak Baba ölürken dikkat ederseniz Baba’nın elinde tuttuğu portakalı görebilirsiniz. 

Portakalın neden ölümü temsil ettiğini bilmiyorum ancak bir çok kimseyi öldüren portakalın, Baba 3’te günah çıkarma sahnesinde Baba’ya hayat vermesinden dolayı şu soruyu sormak istiyorum: Baba işleri bırakmaya karar vermişken, günahtan arınmışken ve bir daha kimseyi öldürmeme haline gelmişken, şeker komasına girmesi ve ikram edilen portakal suyuyla hayata dönmesi, onun can almadan yaşayamayacağı anlamına mı geliyor? 

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 10-08-2006 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
96097027 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net