12-08-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Geçmişten arrow Geçmişten arrow Samed Ağaoğlundan Bir hatıra
Samed Ağaoğlundan Bir hatıra PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 2
KötüÇok iyi 
Yazar Sunum: Bilal SÜRGEÇ   
24-04-2014
Samed Ağaoğlu’ndan Bir hatıra

                                                   Sunum: Bilal SÜRGEÇ
Rahmetli Adnan Menderes, 27 Mayıs ihtilali’ndem  üç hafta önce, 28 Nisan’da İstanbul’da patlak veren olaylar üzerine dünya çapında bir alim olan Ord. Prof.Dr. Ali Fuad  Başgil’le görüşür.  Rahmetli  Başgil, 27 Mayısla ilgili eserinde bu görüşmeyi ayrıntılı olarak anlatır.  Biz burada bu görüşme ile ilgili  Hocanın değil de Mendere Hükümetinin başbakan yardımcısı olan Samet Ağoğlu’nun anlatıklarını verelim: “Menderes Ali Fuad Başgil’e Tahkikat Komisyonunun  Anayasaya aykırı olup olmadığını sordu. Başgil Hayır dedi, ama kalkmalıdır, kaldırmalısınız. Sonra bu kafi değil, hükümet de çekilmeli. Bu da yetmeyebilir.”

Menderes’le Profesör arasında Anayasa Hukuku üzerinde oldukça uzun bir konuşma oldu. Benim hükümetten çekilmem ehemmiyetli değil, dedi gelecek yeni hükümete karşı da nümayişler devam ederse ne olacak ?”
Başgil Fransa’da geçmiş bir olayı anlattı. Orada da hükümet gittikçe artan öğrenci gösterileri üzerine çekiliyor kurulan  yeni hükümete karşı öğrenciler aynı tutumu alınca bu sefer yeni hükümet zor tedbirleri kullanıyor. Bu hareketi de Meclis ve basın destekliyor. Başgil bunları anlatırken  bir ara İstanbul’daki durumu “müthiş” kelimesi ile niteledi. Menderes “ Hocam müthiş diyorsunuz nasıl yani?”
Cevap verdi
“Tıpkı Fransa’da 1789’dan sonraki halk hareketlerine benziyor.Toplananları dağıtmak için gönderilmiş askerleri ve subaylar, dağıtmaya memur oldukları gençlerle birbirlerine sarılıp öpüşüyorlar”
Menderes, Başgil Hoca’dan alınacak tedbiri soruyor. Aldığı cevap şudur “Halk Partisi’yle koalisyon hükümeti kurun!” (Samet Ağaoğlu- Arkadaşım Menderes- 1967, sh 160-161)
Gerçekten olayları asıl hazırlayan İnönü’dür. Bir yumuşama ortamı Başgil’in teklifinin kabul görmemesiyle elden uçup gidiyor. 24 gün sonra 27 Mayıs askeri darbesi oluyor. Ali Fuad Başgil şahit olarak Yassıada’da mahkemeye çıkıyor. Hukuk anlatıyor, Yassıada savcısı ve hakiminden azar ve hakaret görüyor “ size cevap vermeyeğim siz şahsıma değil hukuka saldırıyorsunuz diyor.
                                                                                                   BAŞGİL, Ali Fuat(*)

(*) Ali Fuat Başgil:
(Hukukçu, fikir ve siyaset adamı.)
(ö. 1893-1967)
Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğdu. Bölükbaşıoğulları’ndan Hâfız İbrâhim Efendi’nin torunu, Mehmed Şükrü Efendi’nin oğludur. İlk tahsilini Çarşamba’da,orta tahsilinin ilk yıllarını İstanbul’da yaptı. 1914’ten itibaren tahsilini yarıda bırakarak yedek subay sıfatıyla dört yıl Kafkas cephesinde savaştı. Orta tahsilinin geri kalan kısmını Paris Buffone Lisesi’nde tamamladı (1921). Yüksek öğrenimine Grenoble Hukuk Fakültesi’nde devam etti. Paris Hukuk Fakültesi’nde “Boğazlar meselesi” konulu teziyle doktor oldu; ayrıca Paris Siyasî İlimler Okulu ile Edebiyat Fakültesi’nden diploma aldı. Lahey Devletler Hukuku Akademisi’nin kurlarına devam ederek burayı bitirdikten sonra yurda döndü (1929).

İlk görevi Maarif Vekâleti Yüksek Tedrisat umum müdür muavinliğidir. 1930 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’nde açılan imtihanı kazanarak doçent oldu. Bir yıl sonra aynı fakültenin Roma hukuku profesörlüğüne tayin edildi. 1933 yılının sonlarına kadar Hukuk Fakültesi’nde Roma hukuku, Gazi Terbiye Enstitüsü’nde de medeniyet tarihi dersleri okuttu. İstanbul Üniversitesi’nin kurulması üzerine teşkîlât-ı esâsiyye hukuku dersini okutmak üzere buraya geçti. Ayrıca Mülkiye Mektebi’nde hocalık yaptı; İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi müdürlüğünde de bulundu (1937). Hatay anayasasını hazırladığı gibi 1937’de Hatay’ın bağımsızlığı konusunda Cenevre’de toplanan Milletler Cemiyeti Komisyonu’nda Türk heyetinin hukuk müşavirliğini yaptı. 1939 yılında ordinaryüs profesör oldu. Türkiye’de ilk defa iş hukuku dersini ihdas etti ve bu dersi okuttu. 1938-1942 yılları arasında İstanbul Hukuk Fakültesi dekanlığı yaptı. Kısa bir süre Ankara’da Hukuk Fakültesi ile Mülkiye Mektebi’nde esas teşkilât hukuku dersleri verdi. 1943’te tekrar İstanbul Hukuk Fakültesi’ndeki kürsüsüne döndü; Hür Fikirleri Yayma Cemiyeti’ni kurdu (1947). 27 Mayıs 1960 İhtilâli’nde Millî Birlik Komitesi tarafından 147 öğretim üyesiyle beraber üniversiteden uzaklaştırıldı. Daha sonra bu öğretim üyelerinin özel bir kanunla üniversiteye iade edilmelerine rağmen o bunu bir haysiyet meselesi yaparak üniversiteye dönmedi. 10 Nisan 1961’de de emekliye ayrıldı.

Ali Fuat Başgil emekli olduktan kısa bir süre sonra politikaya atıldı. 15 Ekim 1961’de Adalet Partisi’nin Samsun listesinden bağımsız aday olarak senatör seçildi. Bu devrede cumhurbaşkanlığına adaylığını koyduysa da 27 Mayıs’ı savunan çevrelerin tepki ve baskıları sonucu cumhurbaşkanlığı adaylığından ve senatörlükten istifa etti. 1962’de İsviçre’ye giderek Cenevre Üniversitesi’nde Türk Tarihi ve Dili Kürsüsü’nde görev yaptı. 1965 seçimlerinde Adalet Partisi’nden milletvekili seçilerek tekrar parlamentoya girdi. Anayasa Komisyonu başkanlığını yaptı. 17 Nisan 1967’de vefat etti; kabri Karacaahmet Mezarlığı’ndadır.

Ali Fuat Başgil hayatı boyunca ilmî haysiyet ve vakarını korumasını bilmiş, bir anayasa hukuku hocası olarak gerektiği zaman ilmî kanaatlerini yayın organlarında ve eserlerinde çekinmeden açıklamış, hatta bu uğurda hapse girmeyi dahi göze almıştır. Türk hukukçuları arasında siyasî, sosyal, hukukî sahalarda en çok çaba gösteren ve en çok eser veren Ali Fuat Başgil’in fikirlerinde büyük ölçüde hürriyetçi Batı düşüncesinin tesiri hâkimdir. Din ve laiklik hakkındaki görüşleriyle Diyanet İşleri Reisliği kanunu tasarısı ve 27 Mayıs 1960 İhtilâli ile ilgili tenkitleri büyük ilgi uyandırmış ve tartışma konusu olmuştur.

Eserleri. 1. Gençlerle Başbaşa (İstanbul 1949; 22. bs., 1988). Ali Fuat Başgil bu eserinde bir ömür boyu öğrendiklerine şahsî tecrübelerini de katarak gençlere rehberlik etmek istemiştir. Burada gençlere başarılı olma yolunun tehlikeli düşmanlarını anlatmakta ve başarıya ulaşmanın şartları üzerinde durmaktadır. Ayrıca terbiyenin ruh ve karakter üzerindeki tesiri ve verimli çalışma şartları hakkında gençlere yol göstermektedir. Eser Türk gençliği tarafından en çok aranan ve okunan eserlerden biri olma özelliğini hâlâ taşımaktadır. 2. Din ve Laiklik (İstanbul 1954). Din ve laiklik konusundaki düşüncelerini 28 Nisan-5 Mayıs 1950 tarihleri arasında birbirini takip eden konferanslarla önce üniversite gençliğine anlatmış, bu konuşmaları aynı yıl Yeni Sabah gazetesinde, daha sonra da kitap halinde yayımlamıştır. Burada gerçek anlamda laiklikte devletin din işlerine karışmadığını söyleyerek din hürriyetinin vatandaşların din konusunda sahip oldukları haklardan her birini serbestçe, korkusuz ve endişesiz bir şekilde kullanabilmelerini gerektirdiğini belirtmiştir. Bir ülkedeki din hürriyeti ölçüsünün dini öğretme, okutma-yayma ve telkin etme hakkı olduğunu, bu hakkın resmî veya gayri resmî, kanunî veya idarî baskı altında olmasının din hürriyetinin yok olması anlamına geldiğini savunmuştur (Din ve Laiklik, s. 16). Diyanet İşleri’ni muhtar bir müessese haline koymak, Vakıflar’ı bu teşkilâta bağlamak suretiyle Diyanet’i malî serbestliğe kavuşturmak ve böylece “şart-ı vâkıf”ı da yerine getirmek Başgil’in savunduğu diğer fikirlerdir (a.g.e., s. 204 vd.). 3. La Révolution Militaire de 1960 en Turquie “ses Origines” (Geneve 1963; 27 Mayıs İhtilâli ve Sebepleri, İstanbul 1966, trc. M. Ali Sebük - İ. Hakkı Akın). Bu eserinden dolayı Başgil aleyhinde amme davası açılmış ve anayasa nizamını bozmak ve yabancı ülkelerde memleketin itibarını zedelemek suçlarından yargılanmıştır. Sadece 27 Mayıs İhtilâli hakkında değil Atatürk Türkiyesi ve Atatürk inkılâpları hakkında da Batılı okuyucuya doyurucu bilgiler vermek amacıyla yazılmış olan eser Batı basınında ve ilim çevrelerinde büyük bir ilgi ve hayranlıkla karşılanmıştır. Eserde çeşitli siyasî olaylar ayrıntılı biçimde ele alınmış olup birçoğunun içinde yazarın da bulunduğu bu olaylar aynı zamanda belge niteliğinde bir hâtıra özelliği taşımaktadır.  (TDV,İslam Ansiklopedisi)

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 30-04-2014 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
56790789 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net