17-05-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Spor arrow Deniz Gezmiş(1)
Deniz Gezmiş(1) PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 0
KötüÇok iyi 
Yazar Bilal SÜRGEÇ   
21-04-2014
Deniz Gezmiş(1)

                              Bilal SÜRGEÇ
2000’li yılların başına kadar o, Türk sağı için bir nefret, Sol için ise bir kahraman, bir devrimci, bir idoldü. Mesleğim dolayısıyla öğrencilerim (2000’den itibaren sağcısı, solcusu) onu sevmeye başladı. Çünkü o yönde hava estirildi.Özellikle Irak işgali getirdiği felaketi onu akla getiriyordu. Çünkü o, emperyalizmin, Amerika’ya duyulan haklı nefretin ve düşmanlığın simgesiydi. Bazı öğrencilerim, onun adını andıktan sonra “Kahrolsun “Amerikan Emperyalizmi!” sloganını atmayı çok severlerdi.

Deniz Gezmiş idam edildiğinde Elazığ merkez ilçeye bağlı Körpe köyündeydik. Solcu gençler ağlıyor, sağ partilere oy veren gençler ise bir memleket feth etmiş kadar seviniyorlardı. Solcu gençlere göre O Amerika’ya kafa tutmuştu. Sağcı gençlere göre ise o ülkemizi komünist, dinsiz yapmak için uğraşırken devletimiz onu yakalayıp cezalandırmıştı. Hatta bir gençlik lideri olan sağcı Y.A. Argun güya onu tokatlamış bir kahramandı. 

Evet, Deniz Gezmiş bir anti Amerikancıydı. Ama slogan düzeyinde! Hâlbuki Amerika’ya, onun ve arkadaşlarının bir gramlık bile zararı olmamıştı. Tek istisna Deniz Gezmiş’in arkadaşları ABD büyükelçisi Komer’in arabasının yakmalarıydı. Komer, 1969 model cadillac marka siyah renkli makam otomobiliyle 6 ocak 1969 günü saat 12:30’da ODTÜ’ye gider, haberi alan öğrenciler rektörlük önünde toplanıp, büyükelçinin arabasını ters çevirip ateşe verirler. Ancak Amerika’nın bu işte yine maddi bir zararı yoktur. Çünkü kadillac bir sigorta şirketinden kaskoludur.

Deniz Gezmiş’in arkadaşları, ABD’yi protesto etmek için Türkiye Üniversitelerinde boykota girişirler. Boykot aylarca sürer. Eğitim durur. Yani Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Türkiye’de eğitimi ve  bilimsel faaliyetleri engelleyerek Amerika’yı, emperyalizmi yendiklerini zan ederler. Bu Türk solunun değişmez aymazlığıdır.

Hatta bu gençler boykotu kırmaya çalışan öğrencilerin üzerinden silindir gibi geçerler. Bu silindirin altında kalanlardan biri de köylüm Kamil Abi’dir. ODTÜ’de okumaktadır. ODTÜ Deniz Gezmiş’in arkadaşlarının hakimiyetindedir. Kamil Abi okumak zorundadır; çünkü babası rahmete gitmiş, annesi onu okutmaya çalışmaktadır. Burs denilen bir şey o zaman pek bilinmemektedir. Annesinin gelir kaynakları: tek ineği, bir de yazın komşularının tarlalarında ekine orak sallayıp elde ettiği birkaç teneke buğdaydır. O zaman, Türkiye köylerde bırakın biçeri, traktör bile yoktur. Öküzlerle, atlarla tarlalar sürülmektedir, harmana serilen ekinler üzerinde günlerce süren gemler gemlenmekte, sonra taneler rüzgara tutularak sapından ayrılmaktadır. Türkiye, yoksullar ülkesidir. İşte Deniz Gezmiş’in arkadaşları, böyle gariban bir an önce hayata atılıp, ayakta kalabilmek için okumak zorunda olan bir öğrenciyi boykotlarına uymadığı, kendi tabirine göre boykot kırıcı olup, ders takip ettiği için dayak atmaktadırlar.

Kamil de vatanseverdir. Ancak o vatanı sevmenin eğitimi, bilimi engellemek değil daha çok çalışmak insan yetiştirmek olduğuna inanmaktadır. Nitekim ODTÜ mezunu Kamil parlak bir dershane öğretmeni olur. Binlerce öğrenciye matematik öğretir; onları üniversiteye yerleştirir. Bu öğrenciler Türkiye’nin önemli üretim kurumlarında Türkiye’ye katkı sunmaya başlarlarlar 1970’lerde iğneden ipliğe her şeyi Amerika’dan alan Türkiye’ye büyük katkılar sunarlar.

Ülkemizi uçak, tank yapacak bir seviyeye getirirler. Deniz Gezmiş ne olur idam edilir. Türkiye’ye katkısı nedir koca bir hiçtir. Sadece sloğan, kurtuluşu sokakta arayan, eylem yapmakla yurtseverlik yaptığını sanan bir anlayışı başlatan biri olarak zihinlerde kalır. İcraat yok, dersi öğrenme, kalkınma yolunda donanım kazanma yok. Vatanseverlik onlara göre eylem yapmaktır.Bu değişmeyen huylarından biridir.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının mücadele ettiği bir başka kişi de Süleyman Demirel’di. 38 yaşında AP Genelbaşkanı olmuştu. Demirel Anadolulu bir köylü çocuğuydu. Vatan ve hizmet için her türlü heyecan üzerindeydi.Her mitingde cebinden bir kağıt çıkarır “geçen yıl köylünün elinde şu kadar, şimdi bu kadar traktör var” diye propaganda yaparken aynı zamanda çocuklar gibi sevinirdi. 1965-71 yılları arasında ülkenin kalkınma hızı % 9’du. Ancak o yıllarda Demirel’in Amerika ile başı dertteydi. Çünkü ABD ilaç sanayi, Türkiye’de Göller bölgesinde üretilen haşhaşa göz dikmiş. Morfin sanayisinde kullanılan Türkiye haşhaşı yerine kendi ülkesinde üretilen haşhaşı satmak istiyordu. Bunu için Türkiye’ye baskı yapıyordu. “haşhaş üretimini yasakla” diyordu. Gerekçe olarak da “sizin haşhaştan üretilen uyuşturucu bizim çocukları zehirliyor.” Tez yasak edilsin!” Demirel’e baskı yapıyor Demirel ise kendi oy deposu olan böyle bir yerde bu yasağın sadece Türk çiftçisini değil Amerikan isteklerini reddediyordu. “Bizim ülkenin haşhaş üretimi yıllık 121 bin ton bu Amerika gençliğine bir hafta bile yetmez.” Demirel direnince 1968 öğrenci hareketleri başladı. Banka soymalar cinayetler başladı. Ordu müdahale etti. Demirel istifa etti. 40 yıllık CHP’li Nihat Erim partisinden istifa ederek güya tarafsız başbakan oldu. İlk icraatı kepçeleri, dozerleri haşhaş tarlalarına sürmek oldu. Amerika böylece Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının eylemleri ile eğitimi durduran ülkeyi kaosa sürükleyen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının eylemlerini bahane ederek muhtıra veren ordu üzerinden emeline erişmiş oldu. İşte Deniz Gezmiş’in Türkiye’ye faydası (!) bu oldu.

1974’te Erbakan ile Ecevit hükümet kurdu. Bu hükümetin yaptığı ilk icraat haşhaş yasağını kaldırmak oldu. O yıllarda Erbakan’a Ecevit’le hükümet kurdu diye neler söylendiği hala kulaklarda çınlamaktadır. Zaman ne biçim halden hale giriyor. O lafı söyleyenler şimdi CHP ile ittifak yapıyor. Doğru olan o günkü eleştiri değil bugünkü işbirliğidir. Çünkü bu ülkenin insanlarıyız.

Ecevit’e sen Milliyetçi değilsin diye 1970’lerde laf atıldığında biz milliyetçiliği haşhaş tarlalarına yazdık diye anlamlı sözler söylerdi.

Her şey unutuldu gitti Deniz Gezmiş’in idamı unutulmadı. Keşke idam edilmeseydi.

                                                                           Bilal SÜRGEÇ
Son Güncelleme ( 21-04-2014 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
82130358 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net