27-03-2023
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow BAŞKA YOL VAR MI?
BAŞKA YOL VAR MI? PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 17
KötüÇok iyi 
Yazar Raci Durcan   
30-06-2006
  Image Hatalı bir algılama, farkedilene kadar insana yüksek bir maliyet getirebiliyor. Hata yapmadan, doğru bir şekilde sürekli yaşamak mümkün görünmüyor. Ancak eleştirlere ve farklı bakış açılarına duyarlı bir yaklaşımla bunları minumuma indirerek, az zararla kurtulmak belki mümkündür.

   Bu yanlış algılamalardan bir tanesi, erdemlerin sadece belirli bir kitleye, gruba yahut din mensuplarına ait olduğuna inanmaktır. Eğer Türk’lerin kahraman bir millet olduğunu öğrenmişseniz, başka ulusların (mesela Japonların) yaptıkları savaşlarda gösterdikleri yararlılıkları anlamakta zorlanırsınız. Müslümanlığın insanı her türlü fedakarlığa olağanüstü motive etmekte oldukça haklı gerekçeleri(cennet) olduğuna inamışsanız, ahiret inancı olmayan bir ateistin toplum adına kendini feda etmesine şaşırır kalırsınız. Allah’ın dediklerine aldırış etmeyen bir Tüccarın ticaretini dürüstce yaparken görmek şizi şaşırtabilir.

 Nitekim çoğu insan şaşırıyor bu türden izlenimlerine. Yüksek mevkilere gelmiş nice bürokrat, yahut halkın aydın diye tanımladığı isimlerden bu şaşkınlığı çağrıştırır ifadelerin sizin de kulağınıza gittiğini sanıyorum. Yıllarca bütün erdemlerin sadece kendi grubunda olduğuna, olabileceğine inamış birisi, temas etmeye henüz başladığı ve kendi grubunun dışında kalmış insanlarda rastladığı yüksek değerlerleri gördüğünde şaşkınlık ifade ediyorlar. Bunun nedeni, kişilerin hayatta gidilebilecek iki farklı yolun olduğuna inanma yanlışlığına düşmeleridir.
   Kur’anın söylediklerine kulak tıkamayı ilke edinmemiş bir insanın hayatta gidilebilecek iki yolun bulunduğu şeklinde bir düşünce edinmesini olağan karşılamak gerekir. Bu ifadeyi çağrıştırır vecizeler günlük konuşma dilimişze girmiştir. ‘Hak geldi Batıl zail oldu’ gibi ifadeler bunlardandır. Yine bazı ayetlerde yapılan tefsirlerle insanların bir kısmının şeytana, diğer kısmının Allah’a uyduklarını anlamak mümkündür. Bunları yanyana getirdiğinizde, zihninizde, insanın seçimine sunulan ve birbirine tamamen aykırı görünen iki yol belirir. Ters istikametlere giden ve birbiriyle hiç keşismeyen yollardır bunlar. Bizleri yanılgıya düşüren de işte bu resim, bu algılamadır.

        İki farklı yolun kabulü, diğer bir deyişle iki farklı yoldan hedefe gidilebileceğini söylemektir. Müslümanların literatürüyle konuşursak; Allah’ın dediklerine uyan bir mümin,  sonu cennet olan bir yola girmiş demektir. Buna zıt olan ve tam tersi istikamete giden yolun sonu ise cehennemdir. İnsanlar baştan bir tercih yaparak nereye gitmek istediklerine karar vererek yola koyulurlar. Cehenneme gidecek olanın, diğer tarafı arzulayanla yolu kesişmeyecek, yolda hiç karşılaşmayacak ve birlikte hiç yürümeyeceklerdir. Çünkü aksi istikamete yönelmişlerdir. Belki aynı şeyi diğer yöne giden insan da düşünmektedir. Ahiretinin  değil Dünyasının güzel olmasını amaçlayan bir kişi, müminle karşılaşmayacak, onun neye inadığını önemsemeyecektir. Ancak herikisi de bir müddet yol aldıktan sonra karşılaşırlar. Bu karşılaşmanın heriki tarafı da şaşırttığını gözlemliyoruz. Ve hayret ifade eden cümlelerini, basında bizde hayret içinde izlemek zorunda kalıyoruz.

     Peki bu karşılaşmaların nedeni nedir? Ahiret kaygusu olmayan bir tüccar niçin, Allah’tan çok korkan bir mümin gibi dürüsttür? Genel görünümüyle bize farklı bir intiba veren kadın, niçin iffetine bu kadar düşkündür? Ve niçin ahiret inancı olmayan ateist halk için fedarkarlık yapmaktadır?

    Çünkü aslında hedefe ulaştıran tek bir yol vardır. ‘Akıl için yol birdir’ deyimi çok yerleşik kabul gören bir deyimdir.

    Mesleğinde yükselmek isteyen insan için çalışmak, gayret göstermekten başka yol yoktur. Sevgi ve mutluluk arayan bir insan için, başkalarını sevmek ve onlarla iyi ilişkiler içinde olmaktan başka çıkar yol yoktur. İşini geliştirmek isteyen bir üretici için sözünde durmak, güvenilir olmak ve kaliteye önem vermekten başka bir seçeneği yoktur. Başkalarının kendisine güvenmesini isteyen bir insanın, güvenilir olmakatan başka bir yolu yoktur. Haksızlığa uğrmaktan kaçınan bir insanın, haksızlık etmemeyi şiar edinmek ve onu şiar edinenlerle birlik olmaktan başka yolu yoktur. Dikaktli bir gözlemle, bizi hedefe ulaştıracak ancak tek bir yolun olduğunu anlayabiliriz. İnsanların aynı yola koyulmadıklarını söyledikleri halde karşılaşmalarının nedeni budur. Erdemli bir yaşamı baştan kabul etmemiş bir tüccar, yaptığı yanlışların kendi hanesine zarar olarak döndüğünü gördükçe, dürütlükten başka bir yolun olmayacağını acı bir tecrübeden sonra öğrenmiş olabilir. Tembellik eden bir öğrenci, aldığı kötü notlardan sonra, çalışmakatan başak bir yol olmadığını öğrenmiş olabilir. Ahlaklı bir yaşamı tercih etmemiş bir insan, bu yaşnatının acı sonuçlarıyla  yüzleştikçe doğru şeyler yapmaya yönelmiş olabilir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. İnsan hangi yola girdiğini düşünürse düşünsün, hata yaptıkça duvara toslayacak ve doğru yola yönelecektir. Bu durum labirentin içine gözleri bağlı olarak girmek şeklinde tarif edilebilir. Müslümanın farkı burada şu şekilde ortaya çıkar; o da aynı labirentin içindedir ancak elinde bir yol haritası mevcuttur ve gözleri bağlı değildir. O da zaman zaman duvara toslayacaktır. Çünkü bazen bu haritayı yanlış okuyacak, bazen bilgisine güvenip onu okumaya üşenecek, hatta etrafındaki gözleri bağlı olanlara bakıp bu haritanın gerekli olup olmadığından şüphe duyacaktır. Çünkü labirentin çıkış kapısında görünenenlerden kiminin haritaya ihtiyaç duymadan o noktaya ulaştklarını sanmaktadır. Onların o noktaya varıncaya kadar kaç duvara toslayıp kafasını gözünü yardığını bilmemektedir.

   Zihnimizde beliren birbirine zıt ve hiç keşişmeyen iki aykırı yol resmini düzeltirsek etrafımızda olan-biteni daha iyi kavrarız. Başka yolun yolcuları olarak dışladıklarımızın üzerine ne tamamen çizmek, ne de bir erdem gördüğümüzde hayret sayhalarıyla kendimize şaşırtmak durumunda kalmayız. İçimizden bazıları gibi kafamız karışmadan, herşeyi yerli yerine oturtarak yaşamamız mümkün olur.

   Erdem, bir köşe yazarımızın sıkça öğündüğü gibi yap-bozdaki parçaları dağıtıp toplayamamak, toplamak istememek ve böylece kafa karışıklığıyla  yaşamak değildir.

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 17-07-2006 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
96095804 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net