17-05-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow Devran...
Devran... PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 0
KötüÇok iyi 
Yazar Fikret Ertan/ Zaman (kri.Sunum Bilal SÜRGEÇ)   
06-01-2014

Devran

                                                           Fikret Ertan/Zaman 
Menderes'in ve Türkiye'nin cesareti 
Bundan yaklaşık 6 yıl kadar önce bu köşede Cezayir Kurtuluş Savaşı'nı desteklemediği için zamanında çok eleştirilen, suçlanan merhum Başbakan Adnan Menderes'in, bu eleştirileri ve suçlamaları hak etmediğinin artık belli olduğunu anlatan 'Menderes'in cesareti' başlıklı bir yazı yazmıştım. 

Şimdi bu yazı yeniden aklıma geldi; çünkü ben bugün Cumhurbaşkanı Sayın Demirel'in Cezayir'e yapmakta olduğu resmi ziyareti izliyorum.

Sözünü ettiğim bu eski yazıda Libya eski başbakanlarından Mustafa bin Halim'in 1993 yılında yayınlanan 'Libya Siyasi Tarihinin Kapalı Sayfaları' adlı hatıratından faydalanmış, bu hatıratta açıklanan gerçeği aktarmıştım. Şimdi Cezayir ziyareti vesilesiyle Menderes'in 'Cezayir gerçeği'ni Halim'in kaleminden bir kere daha hatırlatıyorum. Şöyle diyor Halim bu konuda: 

"... Zamanın Türk hükümeti Başbakanı Menderes'in Libya ziyaretini fırsat bilerek kendisiyle görüştüm... (...) Menderes'i, Melik Sunusi karşıladı ve onu Derne'de ağırladı. Bu arada Cezayir'deki mücahitlere yardım konusunu görüşmek için akşam yemeğini müteakip onunla baş başa görüşme imkanı buldum. Bana Türkiye'nin Cezayirli liderlerle anlaşması için Fransa'ya NATO vasıtasıyla baskı yaptığını söyledi. Fakat bunlardan hiçbir olumlu sonuç alınamamıştı. Ben Menderes'ten Cezayirli Müslümanlara maddi yardım ve silah yardımı yapmalarını talep ettim. Bu talebim Menderes üzerinde çok büyük etki yaptı; titrek bir sesle bana, 'Bu sözünüzün ne anlama geldiğini biliyor musunuz? Biz NATO ülkesiyiz. Fransa gibi bir başka NATO ülkesine karşı savaşmaları için Cezayirlilere silah vermemiz mümkün değildir.' dedi. Buna karşılık ben de ona Müslüman halkı Hıristiyanlaştırmaya çalışan işgalci Hıristiyan bir devlete karşı istiklal mücadelesi veren Cezayir'e yardım etmelerinin dini vecibe olduğunu belirttim ve fikirlerimle onu ikna etmeyi başardım. Vardığımız mutabakata göre silahlar Libya'ya verilecek, sonra da Libya ordusu bu silahları kaçak yollardan Cezayirli mücahitlere gönderecekti."

Sonuçta, merhum Menderes Türkiye'ye döndükten sonra gerekli olanları yapmış ve silahların Libya'ya gönderilmelerini sağlamış; sonra da Libya bunları gizli yollardan Cezayirli mücahitlere ulaştırmış.

Halim, hatıratında ayrıca Cezayirli liderlerin de Türkiye'nin kendilerine silah yardımı yaptıklarını bildiklerini, özellikle de Ahmet bin Bella'nın bu yardımdan haberdar olduğunu söylüyor ve 36 yıl kendisine sakladığı bu sırrı niçin açıkladığını da şöyle anlatıyor: "O zamanlar bu sırrı ifşa etmemiz Türkiye ve Fransa arasındaki ilişkilerde bir bomba tesiri yapar. Merhum Menderes'i de çok zor duruma sokardı. Bunun açıklanması için hiçbir olumlu sebep yoktu. Fakat şu anda, elhamdülillah Cezayir kurtuldu ve maalesef Menderes de vefat etti. Onun için bu sırrı açıklamakta bir sakınca görmedim. Çünkü bu hadise merhum Menderes için, Libya, Cezayir için ve bütün Müslümanlar için bir şereftir."

Halim bir haksızlığı 36 yıl sonra düzeltmesinden sonra geçen yıl çıkan bir başka hatırat ta Halim'i doğruladı. Bu hatırat değerli diplomat Kemal Girgin'in. Sayın Girgin, 'Dünyanın Dört Bucağı' (Milliyet Yayınları) adlı hatıratın 36-37. sayfalarında konuyu şöyle açıklıyor:

"... Galiba yine yaz aylarıydı. Zeki Kuneralp Bey beni çağırdı ve gizli bir 'Servis notu' dikte ettirdi. Buna göre, bizim silah ve cephane fabrikalarımızın bağlı olduğu Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu'nun elindeki bir kısım hurda malzemenin Libya'ya sevki konusu işleniyordu. Gereken malzemenin ve geminin sağlanması için tedbirler ve temaslara girişilmesi ilgili dairelerden isteniyordu. Seneler sonra açık edildiği üzere, bu 'hurda malzeme' adı altında aslında Cezayir'deki milliyetçilere yardım olmak üzere silah, top ve cephane yollandı. Bunlar önce Libya'ya ve oradan da çöller ve dağlardan Cezayir'e sokulmuştu. Bu konuda daha önce Başbakan Menderes ve Libya Başbakanı Mustafa bin Halim, yaptıkları bir görüşmede mutabık kalmışlardı. Ama bu çok gizli tutulmuştu. O sıralar Türkiye, Ortak Pazar'a katılma çabasında olduğundan, Fransa tarafından önünün kesilmemesi için bu yardım işi çok gizli olmalıydı. Hatta, Türkiye, BM'deki bir Cezayir işi oylanmasında çekimser kalarak Fransa'nın işine yarayacak bir tutum almıştı. Cezayir bağımsızlığına kavuştuktan sonra, yöneticileri bu oylama sebebiyle bize yıllarca soğuk davranmışlardır. (Turgut Özal başbakanken yaptığı Cezayir ziyaretinde, hava alanında Cezayirlilerden bu geçmiş olay için hemen özür dileyerek, senelerce sonra havayı yumuşatmaya çalışmıştır. Fakat nedense Cezayirliler bizim gizli yardımımızdan hiç söz etmemişlerdir. Sonra anlaşıldığına göre yardımımız, Libya üzerinden Cezayirlilerin doğu cephesine teslim edilmiş, o zamanki şartlarda kopuk bulunan Batı'daki milliyetçilerin bundan haberi olmamış, sonra da unutup kalmıştır. Böylece, bizim çok nazik şartlara rağmen göze alıp gerçekleştirdiğimiz riskli bir dostluk jesti, ne yazık ki, güme gitmiş oluyor. Buna da Türkiye'nin uğradığı bir başka haksızlık demek gerekiyor."

Bu yazıyla ben hem Türkiye'ye hem de merhum Menderes'e yapılan haksızlığı bir kere dile getirmeye, bunları gidermeye çalıştım. Cezayir'e giderken bunun yapılması ve yazının başlığının da 'Menderes'in ve Türkiye'nin cesareti' olması gerekiyordu. Öyle de yaptım. 


Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 06-01-2014 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
82131775 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net