28-10-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Temel Konular arrow MEALLER KONUSUNDA BAŞKA ELEŞTİRİLER
MEALLER KONUSUNDA BAŞKA ELEŞTİRİLER PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 26
KötüÇok iyi 
Yazar M. Selami ÇEKMEGİL   
30-06-2006
ImageM. Selami ÇEKMEGİL 
      “Kur’an Mealleri konusunda Bazı Eleştiriler” yazımın yayınlanmasını takiben bazı eleştiriler geldi. Yazıya yönelik bu eleştiriler başlıca şu iki hususta yoğunlaşıyor: 1- Diyanet mealinden ve Ali Özek – Hayrettin Karaman mealinden alıntıyla gösterdiğimiz yanlış meallerin ilişkin bulunduğu Kur’an  ayetlerinin doğru çevirilerinin nasıl olması gerektiği; Bu ayetlerin Türkçe karşılıklarını kavram saptırmadan veren meal bulunup bulunmadığı; 2- Yazıda neden sadece belli bir alana yönelik yanlışlar üzerinde yoğunlaşılıp başka yanlışlar da varsa onların da belirtilmediği...

Bu sorular, karşılık verilmeye değer ciddi eleştirilerdir.. Bunun dışında, örnek, gösterilen meal yazarlarının akademik kariyerinden söz ederek yazıya karşılık vermeye yeltenen eleştiriler -sıradan olduğu için- üzerinde durulmaya değer nitelikte görülmemiştir. Sadece, Hz.Ali’nin bir sözünün Mehmet Akif merhumdan naklen derc edilmesi cevap olarak yeterli olacaktır. Hz. Ali: ”Hakkı hakikati birtakım adamlarla kaim bilme; evvela hakkın ne olduğunu öğren ki ehlini tanıyabilesin” buyuruyor. Mehmet Akif de:” Biz Müslümanlar, hak ile batılı birbirinden ayırmak için söyleyene değil, söylenene baktığımız, şahsı değil, sözü tarttığımız devirlerde cihanın en yüksek milletiymişiz” diyor.(bkz. Kriter,c.1, sayı 8 1976)
      Bu girişten sonra söz konusu yazıda yanlış çevirisi Diyanet Meal’inden alıntılanarak örneklendirilen ayetlerin anlamlarını Kur’an’ın kendi kavramlarına uygun kelimelerle dilimize çeviren meallerin bulunduğunu söylemek hakşinaslık olacaktır.

      Onlardan birisi, İslam’ın evrensel mesajını yayma çabasını takdirle izlediğim sayın Dr. Yaşar Nuri Öztürk beyefendinin 1993 yılında yayınladığı “Kur’an’ı Kerim Meali (Türkçe Çeviri) isimli mealidir. Bu mealde eleştiri konusu yazımıza konu teşkil eden “kavim” kelimelerinin karşılıkları “toplum” veya “kavim” kelimeleriyle verilmiş; böylece ayetin orijinaline uygun anlam ve kavram, Türkçe çeviride de muhafaza edilmiştir. Nitekim Vakit gazetesinin okuyucularına hediye ettiği Ahmed Davudoğlu hocanın “Kur’an’ı Kerim Meali”inde de bu ayetlerin orijinalinde geçen kavim kelimeleri aynen muhafaza edilmiştir. Onun için anlam düzgündür.

      İkinci soruya gelince: Bahis konusu eleştiri yazımızda, yayınlanmış meallerin tümü gözden geçirilerek detaylı bir eleştiri yapılması hedeflenmemişti. Sadece, sosyal yaşantımızda önemli bir boyutu olan Kur’an’ın temel mesajlarından birini bozan, önemli bulduğumuz yaygın bir yanlışlığa dikkat çekilmek istenmişti. Esasen yazının hacmi bundan öteye kapsamlı bir tenkide yönelmeye de zaten müsait değildi. Yazıya yönelen eleştirilere ve hayat kitabımız Kur’an’a yönelik bu hassasiyete teşekkür ifade etmek üzere, daha evvel 1976 yılında Kriter dergisinde 12. sayıda M.S. imzasıyla yayınlanan daha sonra da M.Said Çekmegil‘in “Tetkiklerde Metod ve Tenkit” isimli kitabında alıntılanan bir eleştirisini, gözden geçirmeksizin aynen vereceğim. Ancak ondan da önce Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1993 yılında yeniden yayınlanan daha önce Suudi Arabistan ‘da yayınlanmış ve Prof.Dr. Ali Özek başkanlığında altı kişilik bir heyetin imza attığı “Kur’anı Kerim ve Açıklamalı Meali”nde, Nur suresinin 2.ayetinin meali verilirken yer verilen -vahim yanlış anlamalara yol açabilecek bir hususa değinmek gerekiyor. Bu kitapta, Nur suresinin 2.ayetinde “zina eden kadın ve erkekten her birine yüz sopa vurun” meali verildikten sonra parantez açılarak “ayette emredilen uygulamanın yalnız bekar olup da zina edenler için” olduğu, “evli erkek ve kadına zina cezasının recm olduğu” ifade edilmiştir. Bu, nereden çıkarıldığı belirtilmediği için okuyucu zihninde sanki Kur’an’a aitmiş gibi bir intiba uyandırmaktadır. Oysa ki ne bu ayette, ne de başka bir ayette böyle bir ayrıma ve recm cezası emrine rastlanılmamıştır. Hocaefendiler bu yorumlarının kaynağını göstermiş olsalardı Kur’an’ı Azimüşşan’ın orijinal hükmünü gölgelememiş olurlardı. Çeviride dürüstlük, orijinal metnin, mümkün olduğunca olduğu gibi aktarılmasını, şerh ve izahların ve de yorumların kaynağının işaret edilmesini gerektirmektedir. Ebediyete kadar Allah’ın hıfzında olan muhteşem Kur’an’ın mealleri ima yoluyla olsa dahi orijinal anlamlarının dışına taşırılmamalıdır. 

      Yukarıda sözü edilen meal eleştirisi ise şudur:

      “Elimizde onu aşkın kimseye ait Kur’an meali var. Allah rahmet buyursun Elmalılı Hamdi Yazır ve H.Basri Çantay gibi kıymetli ilim adamlarının meal ve tefsirlerinin de şüphesiz ki kritikleri yapılabilir. Fakat gördüğümüz, anladığımız kadarıyla, onlar kadar asla sadık kalmaya dikkat edebilmiş kimseler az bulunuyor. Onları da diğer bazılarını da gücümüzce tetkik etmeye çalıştık. Söz konusu birkaç eser müstesna, bazı “meal” denilen parlak kaplar içerisinde verilenler de dahil, pek çoğundan sakınır hale geldik.

      Bazılarının dikkatsizlikten, kimilerinin de kasıtlı veya lağvi tutumlarla hazırlanışından dolayı insanlara tavsiye edilebilir mi diye çok çok düşünüp durmuşuzdur.

      Biz şimdi burada, iyi niyetinden şüphe etmediğimiz A.Fikri Yavuz Hocaefendi’nin hazırladığı ve Sönmez Neşriyat’ın Durak Ofset Basımevi’nde 1967 bitim tarihiyle bastırdığı “Meal-i Ali”sine kısaca dokunmak istiyoruz.

      Bu meali, Sönmez, iyi hamur kağıda cazip şekilde ve renkli olarak bastırarak çok güzel bir cilt içerisinde vermiş bulunuyor. Fikri Yavuz Bey’in de üzerinde itina ile durduğunu ve “...en uygun mana alınarak okuyucuya” sunduğunu eserin önsözünde okuyoruz. Bütün meallerin bir ciltte toplanışı ve estetik yapıda bir tertiple sunuluşu takdire şayandır. Editörün, matbaanın, musahhihlerin (düzeltici) dikkatsizliğine verdiğimiz bir çok parantez açma-kapamalardaki yanlışlıkların Sayın Fikri Yavuz Hocaefendiye mal edilmesini de doğru bulmayız. Ancak, bu kadar önemli bir eserin imkan ve bütçeleri olduğu halde, yalnız bir kişiye ısmarlanmasının manevi mes’uliyetini de yayınlayıcı şirket sorumlularına yükleyebiliriz.

      Ancak ne var ki, hazırlayıcı hoca efendi birçok yerlerde o kadar indi davranışlarla görülür ki, insan meal mi okuyor, tefsir mi mütalaa ediyor net olarak kestirip atamaz. Bazı yerde parantezler açarak oradakilerin yorumlar olduğunu güzelce ihmal etmediği halde, bazı yerde nasıl “çala kalem” Allah kelamının meali ile beşeri yorumların birbirine karıştırılarak sunulmuş olduğunu görüyoruz. Mesela Hadid Sure’sinin 11. mealinde “karz-ı hasen”in açık manasını bulamazsınız. Şu diğer meallerini gösterdiğimiz numaralı ayetlerin de aşağı yukarı buna benzerliklerini örnek olarak verebiliriz: Bakınız 2/256, 3/75, 4/137, 6/127 ,10/26, 17/20 , 21/26, 24/23 , 83/18 , 92/69 gibi... vakti olanlar, Elmalılı veya Çantay mealleriyle, hatta Süleyman Ateş ‘in “meali” ile bir karşılaştırma yapabilirse dikkatsizliklerin nasıl olduklarını görüp anlayacaklardır.

      Ayrıca, ayetin aslında olmayan kelimelerin taşıdığı manaları mealde varmış gibi göstermeler daha da üzücü bir mahiyet arz ediyor. Mesela, Zariyat Suresi; 9 mealde “peygamber ve Kur’andan ...” bahsetmiş, hem de parantez açmadan; oysa ayette bu kelimelerin manaları görülmüyor. Mesela; Zuhruf Suresi: 15 “...sonra Allah’tır derler..” sözü var. Bu kelime ve manalar ayetin neresinde; nasıl vermiş bu meali bir türlü anlayamadık. Mesela; Nahl Suresi:43’de “ehli zikri” Tevrat ve İncil alimleri diye tahsis yapmış, hem de parantez açmadan. Ve mesela İsra Suresi:80 “kabir” kelimesi, Vakıa suresi: 75”Kur’an“ kelimesi, Nasr Suresi:1 “Mekke” kelimesi, Felak Suresi:4 “kadın” kelimesi, Nur Suresi:55 “İsrail” kelimesi vb. hem de parantez içi olmayarak.. sanki ayetin aslında varmış gibi verilmiş.. Hele Secde Suresi: 5 “Allah gökten (meleklerle) bütün dünya işlerini idare eder” diye meallendirilmesi bile diğer aksamalara bir örnek olarak yeter. Diğer ilim adamlarının meallerine baktık; siz de lütfen bakınız “Allah gökten bütün dünya işlerini idare eder” şeklinde bir ifade görülmez.

      Bir de “Ne yücedir O ki mülk O’nun elinde ve O her şeye kadirdir” (Elmalılı) mealindeki Mülk Suresi’nin 1. ayetine verdiği şu meale bakınız; hem de parantez içi falan değil, tam karşılığı gibi vermiş: “..Allah, her türlü noksanlıktan tenezzüh edip (de öylece) yücelmiş..” manasına gelen hiçbir meal bulunmaz. Biz, elimizdeki on adedi aşkın meallere baktık böyle bir mana ve meal bulamadık. Hayret doğrusu!..

      Esasen bu mühim kusurları ve benzerlerini tetkik edip eleştirmek bize düşmezdi. Ama ne var ki, senelerce önce hazırlanarak neşredilen işbu Fikri Bey’in eseri üzerine eğilerek onu tahsis ve ikaz eden kimseyi göremedik. Yoksa tenkidleri yapıldı da biz mi haberdar olmadık?”

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 25-03-2011 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
73646166 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net