18-05-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow Ortadoğu: Dünyanın Hasta Adamı
Ortadoğu: Dünyanın Hasta Adamı PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 5
KötüÇok iyi 
Yazar Vahteddin Bingöl*   
23-10-2013
Ortadoğu: Dünyanın Hasta Adamı   
                                                                   
                                     Vahteddin Bingöl*
Arap baharının başlamasından bu yana Ortadoğu bölgesinde sık sık dile getirilen konuların başında bölge haritasının yeniden çizileceği gelmektedir. Arap dünyasında yaşanan gelişmelerin de bu tezi haklı çıkardığı gibi yabancı birçok gözlemcinin de tespitleri genellikle bu yöndedir.  Aynı zamanda Arap aydın ve yazarlarının da Ortadoğu’da oynanmak istenen bu yeni oyunla ilgili olarak yaşanan gelişmeler hakkındaki görüşleri yabancı gözlemcilerin tespitleriyle örtüşmektedir.

Katar da yayımlanan günlük El-Şarq gazetesinin 18.9.2013 tarihli sayısında, Halid el- Casır’ın “Dünyanın Hasta Adamı” başlıklı makalesinde bir Osmanlı diplomatının İstanbul’a Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği mektuptan bahs etmektedir:

19. asrın sonlarına doğru Avrupa, çeşitli sebeplerden dolayı Osmanlı İmparatorluğuna “ Avrupa’nın hasta adamı” lakabını takmıştı. O sıralarda Avrupa’da bulunan bir Osmanlı diplomatı İstanbul’a Dışişleri Bakanlığına bir mektup göndererek, mektupta “ Avrupa ülkeleri büyük bir davete hazırlanıyorlar, eğer davetliler listesinde yer almak için erken davranmazsak, menü listesinde yer almak durumunda kalırız…” ifadeleri yer almaktadır. Olan olur, Osmanlı kaybeder ve Osmanlı İmparatorluğu Emperyalist devletlerin yemek masasında yenilir, bölünür, bitirilir…

Halid el-Casır’a göre, aynı senaryo bugün Arap dünyası üzerinde tekrarlanıyor ve bölgede Arap dünyasında bölünme mukadder görünüyor. Bölünmenin işaretleri Irak’ta Şii, Sünni ve Kürtler arasında; Suriye ve Lübnan’da Sünni, Şii, Hıristiyan, Alevi ve Dürzîler arasında görülecektir. Bununla da kalınmayarak başta Fas, Libya, Yemen, Somali ve Sudan da her an patlamaya hazır. Körfez ülkelerinde de büyük sarsıntı yaşanacak ve bazıları haritadan silinmeyle karşı karşıya kalacaktır.

El-Casır değerlendirmesini, özetle Arap dünyası bugün bir hasta adam durumuna getirilmiştir. Konulan teşhis doğrudur. Osmanlının bölgeden atılmasıyla bölge yönetimleri yaklaşık bir asırdan beri ABD, AB Çin, Rusya ve bölgesel aktör tarafından açık ve aleni küresel baskılarla karşı karşıya kalmış,  başarısız ve hor görülmüştür şeklinde sonuçlandırıyor.

Bölgede yaşanmakta olan gelişmeler ve söz konusu gelişmelerin gerek Türkiye – İran ve gerekse bölgedeki Sünnilerle Şiiler arasında ne gibi çekişmelere neden olabileceğine değinen,Hudael-Hüseyni iseSuudi denetimindeki günlük Sharq el- Awsat gazetesinin 29 Ağustos 2013 tarihlisayısındayer alan”Türkiye ve İran..Sünni ve Şiiler arasındaki çekişme”başlıklı makalesinde özetle şöyle bir tespit yapmaktadır:

“ Ortadoğu bölgesinde hâlihazırda gördüğümüz iki Müslüman gurup arasında yaşanan bir çarpışmadır. Suriye, Irak ve Lübnan gibiŞii nüfusu barındıran bölge devletleri Sünni-Şii çatışmasına şahit olabilecektir. Esed rejimi düşerse çarpışma alanı daha da genişleyecek, Lübnan ile Irak savaşa girecek, Sünni-Şii savaşı daha geniş alan bulacak ve Esed’in düşmesiyle İranlılar sessiz kalmayacaktır. Keza Lübnan Hizbullah’ı anılan düşüşü kendisi için büyük bir yenilgi olarak telakki edebilecektir.

Esed yönetimi eninde sonunda düşer. Bölünmeye daha çok yakın durmakta olan Suriye artık eski Suriye olamaz. Başka bir ifadeyle bölgede Suriye ve Irak bölünmeye daha çok yatkın görünürken, Kürtlerin de özel bir statüye sahip olması olasılığı kuvvetlidir.Sünni olan bölge ülkelerinde ise Sünni-Sünni çatışması yaşanabilecektir. Çatışma halkın çoğunun temsil ettiği ılımlı Sünnilerle radikal Sünniler arasında vuku bulabilecektir. Mısırda yaşanmakta olan savaş Sünni- Sünni savaşıdır. Hangi İslam’ın bölgede kazanacağını görürüz. Kısacası herhalukarda Ortadoğu bölgesi kötüden daha kötüye gidecektir.”

Yine Suudi denetimindeki günlük Sharq el-Awsat gazetesinin 30 May.2013 tarihli sayısında saygın köşe yazarı Salih el-Qallab, “İkinci yeni ‘Yalta’ …” başlıklı yazısında Ortadoğu bölgesinde haritanın yeniden çizilmesi ihtimaline işaret ederek özetle aşağıdaki yorumu yapmaktadır:

“ Rusya- ABD arasında gerek dışişleri bakanları arasında ve gerekse beklenilen Cenevre-2 toplantısında Obama ile Putin arasında yapılacak görüşmeler Suriye sorunun çözümünden ziyade iki süper gücün Ortadoğu bölgesi ile Afrika kıtası üzerinde etki alanlarının paylaşılması anlaşmasıdır. Kaygan ve stratejik öneme sahip Ortadoğu bölgesinde, ABD ile Rusya’nın yeni nüfuz haritasında hisseleri belli olmadan anlaşma sağlanamayacağı gibi, Suriye sorunuda çözülmeyecektir…
Bölge dışı bu iki süper güç arasında yeni etki alanlarının belirlenmesinden sonra mevcut bir kısım bölge devletlerinin silineceği ve yeni devletlerin ortaya çıkacağı ihtimal dâhilindedir. Filistin devleti yeni kurulacak devletler arasındadır. Çizilecek yeni haritanın hedefleri arasında Suriye ve Irak’ın da olacağı kuvvetle muhtemeldir. Suriye sorunu stratejik çözüm arayışı örtüsü altında Waşington-Moskova görüşmelerinde, İran’ın nükleer dosyasının çözümü de masaya yatırılacaktır.
Suriye sorununu bir fırsat olarak gören Putin, ABD ‘nin Ortadoğu bölgesinin yeni haritasında kendisine yer verilmesini, eski Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bölgede kaybettiklerinin kendilerine iadesi için güvence isteyecektir.


El-Qallab’a göre Moskova Soğuk savaşın bitiminden sonra Doğu Avrupa’nın tümünü, Soğuk savaş döneminde, doksanlı yıllarda da Mısır, Etopya, Somali ve iki sene önce de Libya’yı kaybettiğine inanıyor. Bölge üzerinde direnmesi kaybettiği hegemonyasını yeniden kazanmak içindir.Sonuç itibariyle, Ortadoğu bölgesi ve özellikle Araplar yeni bir Sykes- Picot anlaşmasıyla karşı karşıyadır. Yeni ülkeler ortaya çıkabilir, beraberinde yeni ihtilaflar ve yeni savaşlar gelebilir. Bölge bir asır daha emperyal güçlerin çekişme arenası olacaktır, bölge halklarına ait yer altı ve yerüstü kaynakları bölge dışı aktörlerin refahı için kullanılacaktır.Bölge yönetimleri, aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakarak, bölge halklarının çıkarları için kartlarını dikkatle seçmeli ve hesaplarını ona göre yapmalıdır. Aksi halde dünyanın hasta adamı olarak kalmaya devam edeceklerdir. 

 ___________                                                                                         
*Ortadoğu uzmanı

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 23-10-2013 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
82151273 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net