12-08-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Geçmişten arrow Geçmişten arrow DOĞU VE GÜNEY-DOĞU konusunda ATATÜRK’ÜN BAKIŞ AÇISI,
DOĞU VE GÜNEY-DOĞU konusunda ATATÜRK’ÜN BAKIŞ AÇISI, PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 0
KötüÇok iyi 
Yazar Mehmet YAMAN   
13-09-2013

DOĞU VE GÜNEY-DOĞU’DA GELİŞEN OLAYLARLA İLGİLİ,  ATATÜRK’ÜN TEMEL BAKIŞ AÇISI, DİNSEL İÇERİKLİDİR.

Mehmet YAMAN

   Çeşitli zamanlarda, millet olarak karşımıza çıkartılan ve zaman zaman da, uluslar arası arenada istismara vesile olan, yumuşak bir dokumuz var. Bu yumuşak dokumuzu oluşturan bu bölgemizdeki olayları iyi değerlendirmek ve zaman zaman oluşan bu konudaki rahatsızlıklarımızı, sağlıklı bir teşhisle, çözüm yollarını da, bu teşhise uygun olarak ortaya koyup, en etkin tedavi yükümlülüğümüzü yerine getirirken, atacağımız adımlara çok dikkat etmeliyiz.

   Problemimizin çözümünde, önce millet kavramı üzerinde durmak gerekli olup, milleti, şimdiye kadar beynimize işlenmiş yanlış modalardan uzak ve gerçekçi bir biçimde değerlendirmek zorundayız.

   BİR MİLLETİ OLUŞTURAN, TARİH, DİL VS. GİBİ ÖZELLİKLERİ YANINDA,  OLMAZSA OLMAZ, KABUL EDİLMESİ GEREKLİ BULUNAN EN ÖNEMLİ UNSUR, O MİLLET FERTLERİNİN, İNANÇ VE İDEAL BERABERLİĞİDİR. BİRBİRLERİNİ ANLAYABİLME, UYUŞABİLME VASIFLARIDIR.

   BIRAKIN BİR MİLLETİ, BİR AİLE İÇİNDE BİLE, İNANÇ VE İDEAL BERABERLİĞİNİ KAYBETMİŞ KARDEŞLERİN, BİRBİRLERİYLE BAĞLARININ KALMADIĞI VE HATTA BAZILARININ DA, BİRBİRLERİNE ADETA DÜŞMAN OLDUKLARI, ÇOK GÖRÜLMÜŞTÜR.

   DÜNYA MİLLETLERİNİ VE HATTA TÜM HAYVANLAR ALEMİNİ İNCELEDİĞİMİZDE, BUNLARIN PRATİK ÖRNEKLERİNİ ÇOK GÖRÜRÜZ. AYRI AYRI DİLLERİ KONUŞAN VE BİRBİRİNDEN ÇOK UZAK COĞRAFYALARDA BULUNAN BİR TAKIM MİLLETLER VARDIR Kİ, AYNI İNANCI PAYLAŞIP, AYNI İDEAL DEĞERLERİ ETRAFINDA BİRBİRLERİYLE SARMAŞ DOLAŞ OLMAKTA, BİRBİRLERİNİN DİLLERİNİ HİÇ BİLMESELER BİLE, RUH DÜNYALARINDAKİ TEMEL KÜLTÜRLE BİRBİRLERİNE SIMSIKI SARILIP, ADETA YEKVÜCUT HALE GELMEKTEDİRLER.

   Hayvanlar aleminde bile, aynı cinsten olmayan bir takım hayvanların, seslenişleri, dilleri, anlayışları farklı olmasına rağmen, birbirleriyle gayet rahat bir ilişki içinde olduklarını ve hatta problemsiz, uyumlu ve ortak topluluklar halinde, birlikte hayat sürdüklerini; her gün televizyonlardaki hayvanlar alemini seyrederken, görüyoruz.

   DEMEK OLUYOR Kİ, BİR TOPLUM OLARAK BİR ARADA, HUZURLA VE UYUMLA YAŞAMANIN YOLU, İLLA DA AYNI DİLİ KONUŞMAK VE AYNI IRKTAN GELMEK DEĞİLMİŞ. BİR ARADA VE HUZURLA YAŞAMANIN EN ÖNEMLİ UNSURU; DUYGULARDA, DÜŞÜNCELERDE, İDEALLERDE VE İNANÇLARDA BİRLİKTELİKMİŞ.

   NE HİKMETSE, DOĞU VE GÜNEYDOĞUDAKİ OLAYLARIN YATIŞTIRILMASINDA, BU ÇOK ÖNEMLİ BAKIŞ AÇISI, HEP İHMAL EDİLMEKTE VE ÖZELLİKLE GÜNDEMDEN UZAK TUTULMAYA ÇALIŞILMAKTADIR. YILLARDIR YAPILAN YANLIŞ YÖNLENDİRMELERİN, YANLIŞ KÜLTÜR EMPOZELERİNİN VE DAYATMALARININ, ARTIK BOŞ BİR KURUNTUDAN İBARET OLDUĞUNU GÖRÜP, GEÇMİŞTEKİ YANLIŞ POLİTİKALARIN BIRAKILMASI GEREKTİĞİNİ, BİR TÜRLÜ KABULLENEMİYORUZ. MATERYALİST VE ÇIKARCI BAKIŞ AÇILARINI BİR KENARA BIRAKIP, GERÇEKLER KARŞISINDA ŞAPKAMIZI ÇIKARTMAMIZ GEREKTİĞİNİ ARTIK GÖRMELİYİZ.

   BU BÖLGEMİZİN HALKIYLA, BU HALKIN ÜZERİNE BİR KARABASAN GİBİ ÇÖKMÜŞ BULUNAN, PKK CİNAYET ŞEBEKESİNİ AYRI TUTMAK ZORUNDAYIZ. Bura halkının, diğer bölgelerimizin bir kısım yörelerinde de olduğu gibi, bir takım ekonomik ve sosyal problemleri vardır. ANCAK PKK FARKLIDIR VE HİÇBİR ZAMAN DA, BURA HALKIMIZI TEMSİL EDEMEZ.

   O yöreleri bilmeden, oturdukları sırça köşklerden, aldıkları demlerin de tesiriyle, ahkam kesen yazar-çizer takımının, artık bu açık ihanet ve hatalardan dönmeleri gereklidir.

   BU DEĞERLENDİRME O HALE GELDİ Kİ, “CİNAYET ŞEBEKESİ PKK”, ARTIK MASUM BİR “ÖRGÜT” DEYİMİYLE İFADE EDİLEREK,  ADETA MEŞRULAŞTIRILMAK İSTENMEKTEDİR, EN YETKİLİLERİN AĞZINDA BİLE, PELESENK EDİLEREK.

    Yaptığımız ciddi yazılı ikazlarımıza rağmen, maalesef hükümetin en yetkili ağızları bile, “örgüt” lafını telaffuz etmeye başladı.

   DOĞU VE GÜNEYDOĞU BÖLGELERİMİZİN RAHATLATILMASINDA, YAPILACAK MİLLİ SEFERBERLİKLE İLGİLİ OLARAK, “DİNİ BİRLİKTELİK” ESKİDEN OLDUĞU GİBİ, ŞİMDİ DE ÇOK ÖNEMLİ BİR FENOMENDİR. MUTLAKA BUNUN ÖNEMLİ BİR UNSUR OLDUĞU GÖRÜLMELİ VE KÜLTÜR POLİTİKALARIMIZI, BU MİHVER ÜZERİNE OTURTMALIYIZ.

   Bakınız, Merhum Mustafa Kemal Atatürk, bu konuda ne kadar önemli ipuçları vermiş bizlere:

   “ Kürtçülük cereyanına, asla müsait zemin bırakılmamalı.” (1)

   “ Böylece TÜRK İLE KÜRT, BU İKİ ÖZ KARDEŞ, DİNDAŞ, EL ELE VEREREK, MUKADDES BİRLİĞİMİZİ MÜDAFAAYA KARARLI OLDUKÇA, CENAB-I ALLAH’IN YARDIMIYLA, ŞÜPHESİZ VATANIMIZ, BAĞIMSIZLIĞIMIZ KURTULACAKTIR.

   Milli bağımsızlığımız ve toprak bütünlüğümüzün müdafaası, bütün Kürtlerin, Türk kardeşleriyle beraber, hayatlarını fedaya hazır bulunduklarına dair hükümete, yabancı temsilcilerine çektiğiniz telgrafı, büyük bir kıvançla öğrendik.

   Fedakar Kürt kardeşlerimizin, BU HAMİYETLİ VE DİNİ ESERLERİNE, ŞÜKRAN-I ARZ EYLERİM.

   Sizler gibi, DİN VE NAMUS SAHİBİ BÜYÜKLER OLDUKÇA, TÜRK VE KÜRT’ÜN YEKDİĞERİNDEN AYRILMAZ İKİ ÖZ KARDEŞ OLARAK YAŞAMAKTA DEVAM EYLEYECEĞİ VE HİLAFET MAKAMI ETRAFINDA, SARSILMAZ BİR VÜCUT HALİNDE, DAHİLİ VE HARİCİ DÜŞMANLARIMIZA KARŞI, DEMİRDEN BİR KALE HALİNDE KALACAĞI, ŞÜPHESİZDİR. Cenab-ı Hak mesainizi kabul eylesin.

   BU DİN VE DEVLETİN SADIK BİR UZVU olan Çerkez kardeşlerimiz, hepimizin iftiharı ve baş tacıdır. Asıl bugün, düşmanlarla kuşatılmış olan Türk, Çerkez, Kürt gibi kardeşlerimizin el ele vermesi, sarsılmaz bir vücut meydana getirmeleri, namus ve hayatımızı kurtarmak için farz-ı ayındır.” (2)

   “Kastamonu meb’usu Yusuf Kemal Bey, “ arkadaşlar, Türkleri korumak için, önce sağlıklarını korumalıyız,” diye lafa girdi. Bu laf, Sivas Meb’usu Emir Paşa’nın itirazına yol açtı. Paşa, sağlığı korumanın, sadece Türklere hasredilmeyeceğini eleştirirken, “biz burada Türklük namına toplanmadık” dedi ve ekledi. “Bu vatanda Çerkez, Kürt, Laz ve daha bir takım İslam kabileleri vardır. Bunları dışarıda bırakacak, ayrımcılığa sebep olacak söz söylemeyelim”.

   Ülkenin neredeyse tüm kültürel zenginliğini yansıtan bir meclisti ve daha ilk adımda bir ayrımcılık görüntüsünün doğması, büyük riskti. Bunu sezen Meclis Başkanı Mustafa Kemal Paşa, söz aldı ve dedi ki:

   “ Efendiler, burada kastedilen ve yüksek meclisinizi teşkil eden zevat, yalnız Türk değildir. Yalnız Çerkez değildir, yalnız, Kürt değildir, yalnız Laz değildir. Fakat HEPSİNDEN MÜREKKEP İSLAM UNSURLARIDIR. Binaenaleyh çıkarlarımız ortaktır. Bunun böyle bellenmesini ve yanlış anlaşılmalara meydan verilmemesini rica ederim.” (3)

   Eksiğiyle noksanıyla da olsa, kabul ettiğimiz LOZAN ANLAŞMASINDA, “EKALLİYET=AZINLIK” DEYİMİ, GAYRİMÜSLİM UNSURLARLA İLGİLİ OLARAK KABUL EDİLİP, TÜM MÜSLİM UNSURLAR, VATANIN ASLİ UNSURU OLARAK GÖRÜLMÜŞTÜR. DEVLETİMİZİN ULUSLAR ARASI ARENADA, BAĞIMSIZ BİR DEVLET OLARAK TANINMASINI SAĞLAYAN LOZAN ANLAŞMASI DA, “İSLAM” FENOMENİNİ ASLİ UNSUR OLARAK DEĞERLENDİRMİŞ OLUP, BU DEĞERLENDİRMELERİ DİKKATLİCE İNCELEMELİYİZ.

     “Cinayet şebekesi, PKK şer örgütü” nün baskı ve zulmünden, ora halkımızı tamamen kurtarıp, Atatürk’ün deyimiyle, “İslam Kardeşliği” mizi pekiştirerek, problemlerimizin kolaylıkla çözüleceğini, birebir ora halkıyla kuracağımız ilişkide, açık-seçik göreceğiz.

   Kesin bir gerçektir ki, bu ülkenin bölünüp parçalanmadan, huzur içinde, birlik ve beraberlikle, güçlü bir devlet olarak devamını istiyorsak, materyalist ve şövenist militanlığı bırakıp, Merhum Atatürk’ün, yukarda naklettiğimiz sözünde görüldüğü gibi, “….hepsinden mürekkep, İSLAM UNSURLARI” olduğumuzu, HİÇ AKLIMIZDAN ÇIKARMAMALI ve bu kutsal deyimi, DEĞERLERİMİZDEN ÖTELEMEMELİYİZ.Tüm politikalarımızı, bu esas üzere geliştirmeliyiz. Bundan başka çıkar yolumuz da yoktur.

   Temel değerlendirme birimimizin ne olması gerektiği hususunda, yukardaki hassasiyetlere dikkat edilmesi dileklerimizle!...                                                                                                                                                                                                                                                                                      Mehmet Yaman                                                                                                                 Araştırmacı-Hukukçu

DİPNOTLAR   :

1 – Atatürk, Nutuk. Sh: 125

2 – Atatürk’ün Kur’an Kültürü. Dr. Abdurrahman Kasaboğlu, sh: 363

3 – Can Dündar, Milliyet Gazetesi. 23.04.2013

 

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 14-09-2013 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
56788374 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net