02-12-2023
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow KÖTÜ KALPLİ KRALİÇE NE KADAR KÖTÜ KALPLİ?
KÖTÜ KALPLİ KRALİÇE NE KADAR KÖTÜ KALPLİ? PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 15
KötüÇok iyi 
Yazar Sebahattin Özden   
31-05-2006
ImageSebahattin Özden* 
 

İnsanlar özgürlüğün devredilemez bir değer olduğuna inanmakta şüphesiz çok haklılar ve ben de bu noktada aynı kanaatteyim ancak “hiçbir zaman için devredilemez olarak” kabul edilen özgürlüğün, bazı durumlarda devredilip devredilemeyeceği hala belirsizliğini korumaya devam ediyor. Mesela henüz reşit olmamış bir çocuğun tüm hakları velisine bırakılmalı mıdır, bırakılmamalı mıdır? Birçok kişi yapılabilecek başka hiçbir çözüm olmadığını düşünerek, bu konuda tüm kanaatin veliye bırakılması gerektiğine inanır. Bugün burada bunun doğru olup olmadığını tartışmak istemiyorum. Belirtmek istediğim husus sadece velinin tasarrufuna terkedilmiş hakları kullanması nedeni ile velinin suçlanıp suçlanamayacağıdır ve şüphesiz ki suç, velilerin kendilerine izin verilen sınırları aşmasıyla oluşur. Peki ya bahsi geçen sınırların doğru olup olmadığını yeniden sorgulamak gerekmez mi?

İnsanlar çoğunluğun fikrini doğru kabul ederek hareket ettiklerinden olsa gerek, oluşmuş genel kanaate aykırı bir fikir geliştirmekten daima imtina ederler. Mesela Galilei dünyanın yuvarlak olduğunu iddia ederken, tüm bilim çevreleri(!) dünyanın düz olduğuna inanıyor ve Galilei iddiası nedeni ile engizisyonda yargılanmak zorunda kalıyordu; iddiasından vazgeçerek de canını zor kurtarıyordu.
      Galilei örneği, bir kişinin doğru söyleyerek bütün dünyanın yanılgıya düşebileceğinin kanıtı olarak tarihte dururken, ben birinci paragrafta bahsettiğim meseleye yeniden dönmek istiyorum. Gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine bakacak olursak dünyanın, çocuklarının üzerindeki tasarruflarının sınırlarının belli olmaması sebebiyle suçlanan velilerle dolu olduğunu görürüz ve her nedense buna pek de şaşırmayız. Hergün onlarca insan çocuklarını okula göndermemekte, kızlarını aşık olmaları nedeni ile hastanelik etmekte, erkek çocuklarının toplumun öngördüğü ve kabul ettiği cinsiyeti tercih etmediği için vurmakta. İşte sorun burada ortaya çıkıyor; acaba velilerin böyle davranmaya hakkı var mı? Buna haklarının olup olmadığını tartışmadan önce, bir hakkın/özgürlüğün muhakkak doğal ya da yapay bir sınırının olduğunu hatırlatmadan edemeyeceğim. Örneğin özgürlükçü bir bakış açısıyla, özgürlüğün sınırı başkalarının özgürlüğünü sınırlamamaksa, sınır belli olduğu için de insanlar çizginin öteki tarafına geçmedikçe yaptıkları hiçbir şeyden ötürü suçlanamazlar.  

Rapunzel Rapunzel, O Güzel Saçlarını Sarkıtıver! 

Madem işe öğrendiğimiz doğruları sorgulamakla başlayacağız, o halde çocukken beynimize dayatılan o masallardan birini inceleyelim; bilinçaltımıza yerleşmiş masallardan birini, Rapunzel’i!

      Ömrü boyunca ‘beyaz atlı prensini’ beklemiş ve bu beklentisi gerçekleşmiş olan Rapunzel, ciddi bir sorunla karşı karşıyaydı. Ona velayet eden Kötü Kalpli Kraliçe, Rapunzel’in ‘beyaz atlı prens’iyle mutlu bir ilişki yürütmesini istemiyordu ve Kraliçe, işte bu sebepten ötürü ‘kötü kalpli’ydi. Burada insanları niyetlerinden ötürü suçlayamayacağımızı hatırlatarak, uygulamaya bakmanızı bekliyorum. Ben Kraliçe’nin kötü kalpli olup olmadığını mülkiyet ve velayet çerçevesinde sorgulamak istiyorum.

      Diyelim ki Rapunzel reşit değil; o henüz bir çocuk, dolayısıyla velayeti tamamen Kraliçede. Acaba Kraliçe, Rapunzel’in kimlerle gönül ilişkisi yürütüp yürütmeyeceğine karar veremez mi? Türkiye’de bir çok veli bırakın kızlarının ilişki yürüteceği insanı tercih etmeyi, onların bu tip bir yaşantı içerisine girmelerine bile şiddetle karşı çıkarken, peki neden bu hakkı Kraliçeden esirgemekteyiz. Ya bütün veliler ve tabii ki Kraliçe yanlış’a düşmüş, ya da Kraliçe de diğer insanlar gibi suçsuz. Bunun velayet hakları çerçevesinde bir suç olup olmadığını ya da başka bir deyişle, insanların çocuklarının gönül ilişkisine girmelerine izin verip vermemeye haklarının olup olmadığını bilmiyorum. Benim amacım Kraliçe’nin yıllardır kötülenen itibarını iade etmektir. Bunca insan suçlanmazken ve hatta haklı bulunurken, sadece Kraliçenin suçlanmasını da anlayamıyorum.

      İkinci bir husus da şu: Diyelim ki Rapunzel reşit ve o bir yetişkin, dolayısıyla velayeti Kraliçede değil fakat Rapunzel’in içerisine hapsolduğu -ya da Kraliçenin perspektifinden- yaşamını idame ettirip, korunduğu şatonun mülkiyet sahibi Kraliçe. Acaba Kraliçe kendi şatosuna, Rapunzel’in erkek atıp atmayacağına karar verebilir mi? Bu soru aslında velayet haklarıyla direk ilgilidir, çünkü mağdur olduğu iddia edilen çocukların bir çoğu velilerinin mülklerinde yaşamaktayken, onların kendi evlerine birisini atmalarına izin vermeyebilirler. Bu sizin kitabınızı başkasına vermemeniz kadar doğal bir hakkınız değil midir?

      Birçok düşünür, insanların çocuklarına -gönül ilişkisi de içerisinde olmak üzere- bazı sınır getirmelerini eleştirmekteyken, velayet haklarına ne gibi bir sınır önereceklerini cidden merak etmekteyim. Hata yaptığına inandığımız insanları suçlamak çok da zor olmasa gerek ama onların hatasının aslında ne gibi bir belirsizlikten kaynaklandığını sorgulamak için de fazlasıyla geç kalmış bulunmaktayız. Dolayısıyla da düşünmek fiilini yerine getirebilecek ve konuyla ilgilenmiş herkes, velayet haklarının sınırlarının ne olduğunu üzerine düşünüp, bir sınır çizmelidir. Ancak bu sınır çizildikten sonra Kötü Kalpli Kraliçenin, gerçekte kötü olup olmadığını belirleyebiliriz ama şu an için duruma belirsizlik hakim olduğundan, velayet ve mülkiyet hakları çerçevesinde baktığımızda Kötü Kalpli Kraliçeye iade-i itibara mecburuz.  


Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
105805289 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net