18-05-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow TARİH İLMİNDE NE DURUMDAYIZ
TARİH İLMİNDE NE DURUMDAYIZ PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 5
KötüÇok iyi 
Yazar Bilal SÜRGEÇ   
06-03-2013
TARİH İLMİNDE NE DURUMDAYIZ

                                              Bilal SÜRGEÇ
Türkiye’nin batı karşısında sadece teknik sahada geri kaldığı sanılmasın! Biz ülke olarak sosyal bilimlerde de geriyiz: Tarihte de, edebiyatta da, tiyatroda da, sinemada da geriyiz. 150 yıl önce ileriydik ama şimdi geri kaldık. 150 üniversitenin tarih ve edebiyat bölümlerine rağmen biz geriyiz. Bu kadar tarih profesörü, doçenti, doktoru, araştırma görevlisi var. Fakat onların içerisinde tarihî bir olayı senaryo yapacak birisi yok. Tarihi milli romanımız nerede ise hiç yok var olanlardan ise evlatlarımızın haberi yok varsa yoksa Rus romanları. Bu ülkede Rus edebiyatının o kadar korkunç reklamı yapılıyor ki Tolstoy’un Dosto’nun üzerine bir başka romancı düşünmek nerede ise ayıp sayılıyor. Bir ülke için bu ne kadar acı bir durumdur.

Bu ülkede gazeteciler, hurafeciler tarihçilik yapar; üniversitelerimiz ise mevcut yazılanları tekrar ederek akademik bir çalışma yaptıklarını sanırlar. Tarih yazılmış kitaptakilerini papağan gibi tekrar etmek olmayıp acaba sorusunu sormaktır? Bu yüce kitabımızda  da belirtilmiyor mu!:

“Ey iman edenler, herhangi bir fâsık size bir haber getirecek olursa, onu iyice tahkik edin, doğruluğunu araştırın. Yoksa, gerçeği bilmeyerek, birtakım kimselere karşı fenalık edip sonra yaptığınıza pişman olursunuz. “(Hucurat-6)

Tarih bölümü açmak masrafsız olduğu için de her üniversitede tarih bölümü açılır mevcut işsizler ordusuna yeni işsizler ilave edilir. Hâlbuki bu ülkenin gayretli tarihçilere o kadar çok ihtiyacı var ki!

Tarihimizde Osmanlı’da vak’anüvistler vardı, her olayı saniyesi saniyesine not tutarlardı. Sadece gerçeğe bağlı kalırlardı. Cevdet Paşa bunlardan biriydi, kaç kişi Cevdet Paşa’nın tarih üslubunu bilmek için onun 12 ciltlik dev eserini okumuştur? Bugün Amerika’nın en saygın üniversitesi onun bütün eserlerini orijinal birinci baskısından internette yayınlıyor. Dünyanın en büyük tarih âlimleri arasında onu gösteriyor. Ondan sonra onu geçen bir tarih âlimi çıkmadı.

İttihat ve Terakki Partisi kuruldu, ilk partiydi, her hareketi particiliğe, komitacılığa ve bunun gereği propagandaya dayalıydı. Bütün başarısızlıklarını geçmişe söverek kapatmaya çalışıyordu. Cumhuriyet döneminde CHP bunu sürdürdü. Müslüman kesim de onların propagandalarını yalanlamak için ömürlerini geçirdiler. Osmanlı’ya küfür etmek ve Osmanlı’yı günahtan, hatadan beri göstermek çok ciddi bir gelir kapısıydı. Sadece beş on kitabı kaynak alıp hiçbir tenkit yapmadan yüz binlerce basılan kitaplardan zengin olan tarih yazan kişiler çıktı. Zengin olmalarına sözümüz yok fakat yazılan bir şeyi tekrarlamanın neresi tarih! Birine sövmenin neresi tarih! Sosyal bir hadise de tek kişiyi günah keçisi görmenin neresi tarih!

Geçen yıl, Fetih 1453 filmi gösterildi. Hükümetimiz öyle bir destek verdi ki, bütün okul çocuklarına izlettirildi. O filmde; sanki Macar Urban usta olmasa ve o top dökmese(!) Osmanlı İstanbul’u alamayacak! Ulubatlı Hasan yakası paçası göğsüne kadar açık bir külhanbeyi olarak ve güya Urban Usta’nın  kız evlatlığı ile nikâhsız yaşamı ve kızın hamile kalışı zavallı masum çocuklarımıza izlettirildi. İstediği kadar bu film pahalı olsun! verdiği bu mesajla neye yarar? O küçücük mesaj bile yaşayıp yaşamadığı bilinmeyen ancak tasavvurda bütün Osmanlı mücahit askerlerinin simgesi olan Ulubatlı Hasan’ın şahsında Fatih’in kahraman askerlerinin hatırasına bir ihanet değil mi! Filmi izleyen insanlara ihanet değil mi! Macar Urban Usta bir tek top dökmüş ve ölmüştür.  Onun fetihte abartıldığı gibi bir katkısı yoktur ki! Surları yerle bir eden diğer toplar Osmanlı mühendislerinin eseridir.

Tarih bir ilimdir, başkalarının yazdıklarını tenkittir, bir belgeye acaba doğru mu sorusu ile yaklaşmaktır. Kesinlikle sövgü ilmi değildir. Tarih ilminin sebebi vücudu hatayı bulmaktır. Hata insan mayasında vardır. İlk insan hata işlediği için dünyaya gönderilmiştir. Hata olmazsa doğrunun kıymeti anlaşılmaz ve ilmi gelişme olmaz. 7 Mart 2013

                                                                                                                Bilâl Sürgeç

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 08-03-2013 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
82153445 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net